BÜLENT AKYÜREK
Yaşadığımız topraklar Osmanlı'nın bakiyesidir...Selamlaşmanın, töleransın, karşılıklı anlayışın olduğu ve zorbalığın, her türlü dayatmanın olmadığı, olamayacağı topraklardır.
Bütün cenahların ucuz tartışmalarından, kısır döngülerinden, kinlerinden "Nasıl geçirdik gördün mü?" gibi ucuz kahramanlıklarından gına geldi. İnsan gibi oturup konuşacak, bir çıkış yolu bulacak insanlar azaldı.
İnsanlar inançlarından, hayat tarzlarından dolayı can ciğer kuzu sarması olmayabilir, müştereklerimiz az olabilir lakin her sözü kavga bahanesi eder, selamlaşmayı, hasta ziyaretini, düğünü, bayramı birbirimize zehir edersek içi boşaltılmış bir ülke olarak işgalimiz kolaylaşır.
Tüm enerjimizi birbirimize harcamaktan kültürel anlamda kuruyup gittik.
Yağmur yağdığında aynı şehirde, aynı ülkede hep beraber ıslanmak ne güzeldir oysa...
Hal hatır sormak, iki bardak çay içerken siyasette boğulmamak, konuşacak başka şeyler bulmak, iyi niyetlerle ayrılmak....
Bunu istiyorum diye liboş diyenler var... Olsun....
Bu yazıya bir kaç amin çıksın bana yeter.