Allah dostlarından Mustafâ bin Süleymân hazretleri, bir gün şunu anlattı sevdiklerine:
Hazret-i Ömer'in "radıyallahü anh" huzurunda bir dâvâ görülürken, dâvâcı, birini şâhit göstermişti. Hazret-i Ömer, şâhit gösterilen o kimseye, dâvâcıyı göstererek sordu:
- Bunu tanıyor musun?
- Evet ey halîfe, tanıyorum.
- Pekâlâ onu nasıl biliyorsun?
- Emîn ve âdil biridir efendim.
- Peki, bu adam senin komşun mudur?
- Hayır, komşum değil.
- Bununla herhangi bir alış verişte bulundun mu?
- Bulunmadım.
- Yolculuk yaptın mı?
- Yapmadım.
Hazret-i Ömer gadaba geldi.
- Öyleyse tanıdığını nasıl iddiâ ediyorsun be adam?!
Sonra dâvâcıya döndü.
- Bu seni tanımıyor. Git, seni tanıyan birini getir bana!
Selam ve dua ile...
Ne kadar toplarsan topla, bir gün bırakacaksın.
Ne kadar yaşarsan yaşa, bir gün öleceksin.
Ne yaparsan yap, bir gün hesabını vereceksin.
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)