You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

BiR BABA AĞLIYORDU!

BiR BABA AĞLIYORDU!

BiR BABA AĞLIYORDU!
[Resim: 293.jpg]

BiR BABA AĞLIYORDU!

"Bir tek gece" diyordu; sadece bir tek gece
Hiç eser kalmasa da karanlık korkusundan
Uyandırmam, sözüm söz, ebedî uykusundan
Uzanayım yavrumun sağ yanına...Sessizce...

Bir baba ağlıyordu, oğlunun başucunda
Acı gözyaşı vardı, boş kalan avucunda.

Oysa daha çok değil, sekiz hafta önceydi
Akraba, eş, dost ile girerken beş yaşına
Nerden bilebilirdi, ne gelecek başına?
Herkes ne kadar mutlu, ne muhteşem geceydi.
Yaş günü pastasını keserken pek de şendi
Hayat yeni başlamış, ölüm için erkendi!

Önce dikkati çeken hafif baş ağrısıydı
Daha üç gün geçmeden Ali hastanelikti
Bu ağrı hakikatte Rabbin bir çağrısıydı!
Nefesinin sayısı dört kusur senelikti!
Doktorların teşhisi yürekler için kordu
Söylenenin kabulü ölümden daha zordu.

Aile eve döndü âdetâ sürünerek
Azrail geliyordu "kanser"e bürünerek.
Geceler kâbus oldu, uyurken yoklayarak
Ömürden gün saydılar, öperek, koklayarak.

Sessiz kalbe akarken gözdeki hüzün seli
Ağza giden her lokma, zehirli bir taamdı.
Kırılmıştı umudun, kolu, kanadı, beli
Sekiz hafta sonunda "vakit" artık tamamdı!

Yine anneydi kalkan o gecenin sabahı
Kalbine aşikârdı yolunun güzergahı.
Sarsıldı koca bina bir "yavrum" nidâsıyla
Ali çoktan gitmişti, sessiz elvedâsıyla.

Kirpikler yarı açık; güler gibiydi sanki
Bir anne ağlamıyor, meler gibiydi sanki.
Yolar gibiydi sanki, saçlarını kökünden
Omuzları çökmüştü kaderinin yükünden.

Ekimin onyedisi, saatin sekiziydi
Alevsiz yangın vardı âile ocağında
Baba koşarak geldi; yavrusu kucağında
Tek teselli kaynağı Ali'nin ikiziydi.
Erken vedâ edince bir evlâdı hayata
Sarılmamış Selim'e yapışmıştı âdetâ.
"Bunu bizden ayırma!" Der, yakarır gbiydi
Rabbinin takdîrine ta ezelden tâbiydi.

Bir çiçek gibi soldu, soğudu pamuk teni.
Duyup da gelen herkes hayli müteessirdi
Gözler mendile muhtaç, kalpler hüzne esirdi
Yıkanıp kefenlendi, Can Ali'nin bedeni.

Kalabalık saf olup kılarken namazını
Yitirdi anlamını, şan, şöhret, makam, mevki
Kardan helvaya döndü, dünya sevdası, zevki
Dinledik ibret ile "ölüm"ün vaazını.

Ten toprağı bekliyor, mezarı kazılmıştı
Hatta Ali'nin adı taşa da yazılmıştı.

Tutmasalar kolundan, düşerdi anne kesin
Öyle perişandı ki, içi yandı herkesin.

"Bir tek gece" diyordu; sadece bir tek gece
Uzanayım yavrumun sağ yanına...Sessizce.
Acı gözyaşı vardı, boş kalan avucunda
Bir baba ağlıyordu, oğlunun başucunda...

Mecit AKTÜRK
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.