Ali Ramitani k.s. bu ayet-i kerimeye işaretle talebelerine zikirde saklı üç büyük nimet bulunduğunu anlatır:
“Birincisi, kulun Allah’ı zikretmek için niyetlenmesidir.Böyle bir niyet ilahi bir lütuftur. Allah’ın kuluna ihsanıdır. Yeryüzündeki pek çok insan içinden kişiye nasip olan özel bir nimettir.''
“İkincisi, Allah’ı zikretmeye niyetlenen kişinin niyetini gerçekleştirerek zikretmesidir.” Bu da ikinci lütuftur, çünkü kişi hayatta pek çok şeye niyetlenir, fakat hepsini yapmak mümkün olmaz. Gerçekten de düşündüğümüze niyetlenip yapamadığımız nice güzel işler vardır. Zikretmek gibi hayırlı bir niyetin ardından bunu amele dönüştürebilene hakikaten büyük bir hayır isabet etmiş olur.''
“Üçüncüsü, ‘Beni zikredin, ben de sizi zikredeyim’ ayetinde müjdelenen kişinin Allah’ı andığı zaman Rahman’ın da onu anması. Bu ise kul için en büyük lütuf ve bayramdır. Zira azamet ve celâl sahibi Rabbimizin aciz kulunu anması büyük bir şereftir. Kul zikrin bir anıyla dahi nimetlere nail olmuş olur. Bu ilahi lütufların her biri kul için birer bayram hükmündedir.''