You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Bilvesile Râbiatu"l Adeviye

Bilvesile Râbiatu"l Adeviye

General
Bilvesile Râbiatu"l Adeviye
Bilvesile Râbiatu"l Adeviye

Özel bir mahremiyet perdesi altında saklı ve ihlas örtüsüyle gizli olan, aşk ve iştiyakla tutuşan, yakîn ve yanık olmaya vurulan, Meryem-i Safiye"ye naip olan, erenler nezdinde kabul gören Râbiatu"l Adeviye (r.a.).
(Evliya Tezkireleri/Tezkiretu"l Evliyâ/Feridüddîn Attâr/Kabalcı Yay.)

Köle olarak doğan Râbia, kendisinin sıradan bir kız olmadığını fark eden efendisi tarafından âzât edilmiş. Bir gün, bir elinde çıra öteki elinde su olduğu halde bağırarak Basra sokaklarında koştuğu ve şöyle söylediği rivayet edilir: "Ateşle cenneti yakıp suyla da cehennemi söndürmek istiyorum ki bu iki perde ortadan kalktığında kimin Allah"a cehennem korkusu veya cennete girme ümidiyle değil de O"na duydukları sevgiden dolayı taptığı ortaya çıksın."

Ayrıca nakledildiğine göre şöyle dua edermiş: "Rabbim, bana bu dünyada bahşettiğin payımı düşmanlarına, öbür dünyada bahşettiğin payımı da dostlarına ver. Bana Sen yetersin, Sen."

(Tanrı"yı Hatırlamak/Gai Eaton/İnsan Yay.)

Süfyan ona sordu:

- Allah"a yakınlık arayanların en ilerisi hangileridir?

Râbia dedi:

- Dünyada ve âhirette Allah"tan başka dost ve gaye edinmeyenler...

(Velîler Ordusundan 333/Necip Fazıl Kısakürek/Büyük Doğu Yay.)

Rabia der ki: "Ey Âdem"in çocukları, göz ve Allah arasında hiçbir basamak, dilden O"na hiçbir geçiş yoktur; dinleyicilerin kibir makamındaki kulakları zayıf ve yetersizdir, elleri ve ayakları ise ancak şaşkınlığın dümeni-kılavuzudur. Bu iş yalnızca kalp içindir."

(Sufi Öğretisinde İnsan ve İnsan Psikolojisi/Dr. Cevad Nurbahş/Kurtuba Kitap)

Sermaye sahiplerinden biri Râbiatu"l Adeviye"ye (r.a.): "Ya Râbia, dile benden dilediğini, yerine getireyim muradını," dedi. Râbia ona dedi ki: "Be adam! Ben, dünyayı, dünyanın Hâlık"ından istemekten utanıyorum. Senin gibi birisinden istemekten hiç hayâ etmez miyim?"

(Hakikat Bilgisi/Keşfu"l Mahcûb/Hücvirî/Dergâh Yay.)

Râbia demiştir ki, "Herşeyin bir meyvesi vardır. Mârifetin semeresi de Allah Teâlâ"ya teveccühtür."

Yine o, "Allah"a istiğfarım sırasındaki dürüstlüğümün azlığından tevbe ederim" demişti.

(Evliya Menkıbeleri/Nefahâtu"l Üns/Abdurrahman Cami/Pinhan Yay.)

Malik bin Dinâr anlatıyor: Râbia"nın yanına gittim, abdest alırken kullandığı bir kırık testiden su içerken gördüm onu. Altına da eski püskü bir hasır sermiş, bir kerpici de başına yastık yapmıştı. Bunu görünce içim yandı ve, "Ey Râbia! Zengin dostlarım var. Eğer izin verirsen senin için onlardan bir şey isteyeyim," dedim. "Ya Mâlik! Yanılıyorsun! Bana da onlara da rızk veren bir ve aynı Zât değil midir?" dedi. "Evet, öyledir," dedim. "Şu halde O fakirleri fakir oldukları için unutuyor da zenginleri yalnızca zenginlikleri nedeniyle mi hatırlıyor ve yardım ediyor?" dedi. "Hayır, hiç de öyle değil," dedim. "O halimi bildiğine göre kendisine neyi hatırlatacağım? O öyle istiyor, biz de O"nun istediğini istiyoruz."dedi.

(Evliya Tezkireleri/Tezkiretu"l Evliyâ/Feridüddîn Attâr/Kabalcı Yay.)


g.özcan
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.