Darbe değil haçlı istilası
15 Temmuz FETÖ askeri kalkışması bizden çok Batılıları hayal kırıklığına uğrattı. Türkiye’yi işgal için Kıbrıs’ta 10 bin askeriyle bekleyen İngilizler, PYD üniforması giymiş 50 bin özel kuvvetle güney sınırımıza konuşlanmış ABD, 5 bin DEAŞ’lı teröristi Hatay’ın karşı yakasına yığmış istihbarat örgütleri, girişim sonuçsuz kalınca kelimenin tam anlamıyla şok geçirdi.
İBRAHİM SARP
İngiliz aklı, ABD askeri ve Avrupa desteğiyle 1991 yılında başlayan Ortadoğu işgalinin son halkası Türkiye oldu. Demokrasi yalanları ve ekonomik vaatleriyle Bağdat’ı, Musul’u, Sana’yı, Şam’ı, Halep’i, Trablusgarp’ı yerle bir eden Haçlılar, bir tek petrol kuyularına, boru hatlarına dokunmadılar. Zırhlı gemileri, devasa füzeleri, ölüm kusan uçakları ve kim için ne için savaştığından haberi olmayan askerleriyle geldikleri bu coğrafyada, Türkiye olduğu sürece istedikleri gibi at koşturamayacaklarını bildiklerinden sınırlarımıza dayandılar. Etrafımızdaki bütün ülkeleri harabeye çevirdikten sonra geldiler. Türkiye yıkılmadığı sürece coğrafyanın teslim olmayacağını, hiçbir haritanın çizilemeyeceğini çok iyi biliyor. 2003’ten bu yana Danıştay darbesi, Sayıştay darbesi, Anayasa darbesi, Rektör darbesi, Üniversiteler arası kurul darbesi, cumhuriyet mitingleri, ulusal birlik hareketi, MİT’e muhtıra, MİT’e operasyon, gezi kalkışması, 17-25 küresel paralel ihanet şebekesinin baş kaldırması, 6-8 Ekim Kobani bahanesiyle bu millet, devlet ve iktidar hedef alındı. Açık açık saldırmadan önce yokluyorlar. İçimizdeki terör örgütleriyle, istihbaratçılarıyla, bizden gibi görünen mankurtlarıyla başladılar yoklamaya. Onlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan var olduğu sürece bu ülkeyi dize getiremeyeceklerini çok iyi biliyorlar. Eğer 15 Temmuz gecesi FETÖ kalkışmasında başarıya ulaşmış olsalardı, İslam’ın son kalesi zaten işgal edilmiş, teslim alınmış olacaktı. Onlarca yıl belini doğrultamayacak, ABD ve Avrupa karşısında diz çökmüş olacaktı. Az kalsın başarıyorlardı.
SAVAŞIN AÇIK İLANI
15 Temmuz işgal girişimi müttefiklerin Türkiye’ye açık savaşının ilanı oldu. Örtülü savaş ise birkaç yıldır devam ediyordu. Gezi olayları sırasında marjinal gruplarla işgal etmek istediler. 17 Aralık’la sistemi kansız ele geçiririz diye düşündüler. Ancak Türkiye’nin çok güçlü olduğunu gördüler. 15 Temmuz işgal girişimi ise müttefiklerin Türkiye’ye açık savaşının ilanı oldu.
22 NATO GEMİSİ BEKLİYORDU
Haçlıların darbe gecesi asıl planı ise sonraki haftalarda ortalığa saçılmaya başladı. Eğer darbe başarılı olsaydı, Gaziantep-Maraş bölgesine PYD destekli işgalciler girecekti. Antalya bölgesine Kıbrıs’ta bekleyen İngiliz askerler gelecekti. İstanbul işgal edilecekti. 22 Nato gemisi Karadeniz’de tatbikat adıyla hazır durumdaydı. İzmir’i işgal edecek İngiliz donanması da Ege’de bekliyordu. İlk hedefleri bankalar, altın rezervleri, tarihi eser müzeleriydi. Bir yandan da çıkartacakları iç savaşla kan gövdeyi götürecekti. Anadolu’yu yakıp yıkacaklar, şehirlerimizi harabeye çevireceklerdi ve biz yüz yıl daha belimizi doğrultamayacaktık. En az 10 yıl sürecek parçalanmadan sonra Güney ve Doğu Anadolu bölgeleriyle Batı illerimiz kopartılıp elimizden alınacaktı. Doğu Ermenistan’a, Güney PYD/PKK’ya, İzmir ve İstanbul İngilizlere, Trakya ise Ege Adalarıyla beraber Yunanistan’a verilecekti. İntikam planları korkunçtu.
DAHA GÜÇLÜ SALDIRACAKLAR
Hain FETÖ’cü cuntanın amacı ülkeyi iç savaşa sürükleyip, emperyalistlerin işgaline hazır hale getirmekti. Böylece Türkiye’yi böleceklerdi. Önce Allah’ın takdiri ve dualar sayesinde darbe başarılı olamadı. Sonra milletimizin asil ruhu ayağa kalktı ve meydanlara inip liderine sahip çıktı. Ancak akl-ı selim herkes, FETÖ ve arkasındaki küresel şebekenin, bundan sonraki süreçte askeri bir darbeden ziyade işgal girişimine yöneleceği ihtarında bulunuyor. Türkiye’nin ipini çekmeye çalışanlar, ister darbe yoluyla isterse başka yöntemlerle mutlaka bir girişimde daha bulunacaklar. Çünkü tarih boyunca hiç vazgeçmediler.
PKK VE DEAŞ İŞGALE GİRİŞECEKTİ
İşgal planını bir de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in baş stratejisti Aleksander Dugin gündeme taşımıştı. Star Gazetesi’ne konuşan Dugin’in açıklaması şöyle: “İlişkilerin tekrar gelişmesinin ardından bir şeyler gerçekleşeceğini anladık. Darbe girişiminin zamanlaması manidardı. Erdoğan gibi güçlü bir adam var karşınızda ve bunu yıkmaya çalışıyorsunuz, üstelik Rusya-Türkiye ilişkilerinin geliştiği bir dönemde. Bu son derece mantıklı küreselciler açısından. Erbil’deyken çok ilginç bir şey öğrendim. O sırada PKK’nın hazırlıklarını tamamladığını söylediler. Önceden darbe haberini ABD’den almışlar ve Türkiye’de yönetimin değişmesiyle hemen ayaklanacakları bir senaryo geliştirmişler. Darbenin başarılı olduğunu ve Erdoğan’ın gittiğini düşünün. Darbe, PKK’nın da içerisinde bulunduğu bir ABD senaryosuydu. Bilgi kaynağım jeopolitik manzaranın farkında biri. Darbe girişimi Türk devletini yıkmak istiyordu. Türkiye’nin bölünme projesinin bir ayağıydı. Tıpkı Irak’taki gibi. Belki ardından bir işgal gelecekti. Bir yanda DEAŞ diğer taraftan da PKK’nın saldırdığı parçalanmış bir Türkiye.”
CIA İNTİKAM İÇİN ÇALIŞACAK
Küreselcilerin Türkiye ile ilgili planlarını anlatırken “Libya’ya Irak’a Afganistan’a bakın” diyen Dugin bir de uyarı yaptı: “Bu saatten sonra küreselcilerin Türkiye hakkında olumlu bir senaryosunun olması mümkün değil. Erdoğan FETÖ’yü temizledikten sonra CIA yeni araç bulmak durumunda. İntikam isteyecektir.
PYD Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehdit ediyor. Kürtler kimliklerini bilmiyorlar. Türkiye onlara bir kimlik, görev sunabilir. Ortadoğu’da bunu yapabilecek tek güç Cumhurbaşkanı Erdoğan. Fakat farklı ideolojilerin çatışması nedeniyle bu potansiyelini ortaya çıkaramıyor. Birlikte hareket etmeliyiz Rusya ve Türkiye Atlantikçilerin Ortadoğu’yu parçalamasına izin vermemeli.
10 BİN İNGİLİZ ASKERİ KIBRIS’TA
Devletin de çok iyi gördüğü İngiliz planını ilk önce, Apo’yu sorgulayan Albay Hasan Atilla Uğur dile getirdi. 15 Temmuz’dan bir gün önce ABD ve İngiliz askerlerinin hazırda beklediğini söyleyen Uğur “Darbe girişimi günü uçaklar uçunca ordudaki arkadaşlarımız beni aradı. Yapılan, ABD eliyle erken başlatılmış bir işgal girişimidir. 15 Temmuz’dan bir gün önce Gaziantep, Kilis üzerinden sınırları aşarak ABD, IŞİD ve PYD güçlerinin olduğu yere geçen askerler oldu. Kıbrıs’a 10 bin İngiliz askeri geldi. Amaç darbe girişiminde Türkiye’yi işgal etmek. İşgal ederken de ‘kan gövdeyi götürüyor, yardıma geldik’ diyeceklerdi” açıklamasını yaptı.
HABERİNİ BİLE YAPTI
Uğur’un açıklamasını destekleyen bir haberi de İngiliz Daily Ekspress gazetesi yayınladı. Gazete, İngiliz hükümetinin gerektiği takdirde tatil için Türkiye’de bulunan ve sayıları 50 bin civarı olan vatandaşlarını kurtarma bahanesiyle askeri bir operasyon planladıklarını, hatta bu görevi gerçekleştirecek askerlerin Güney Kıbrıs’ta bulunan İngiliz üssüne gönderildikleri bilgisini yazdı. Haberde, “ Kurtarma operasyonunun merkezi Türkiye’ye 100 mil uzaklıktaki Kıbrıs’ın güneybatı sahilinde bulunan Kraliyet Hava Kuvvetleri üssü olacak gibi görünüyor, fakat halihazırda Akdeniz’de bulunan Kraliyet Donanması savaş gemileri, Başbakan Theresa May’in görevlendirmesi halinde harekata dahil olabilirler” denildi.
‘HAÇLILARIN İŞGAL ETMESİ KÖTÜ BİR ŞEY DEĞİLDİR’
Yazının başından beri bahsettiğimiz Haçlı işgal girişimi bir iddiadan öte kesin delillere dayanıyor. Teröristbaşı Fetullah Gülen, 20 Ağustos 2016’da yayınlanan bir konuşmasında, tabanını bu işgale hazırlar bir açıklama yapmıştı. Gülen “Haçlının ülkenizi işgal etmesi, çok tehlikeli değildir; çünkü sizin ve onların arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar, sizin kadınlarınıza kızlarınıza ilişmezler, mâbedinize ilişmezler; ilişmemiş Haçlılar” diyerek 15 Temmuz girişiminin asıl gayesini açık etmişti.