You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

BEREKETSİZ BİR GECE

BEREKETSİZ BİR GECE

General
BEREKETSİZ BİR GECE
BEREKETSİZ BİR GECE

"Ben çocukluğumda beyit okumaya çok meraklıydım. Rahmetli babam(Mevlana Yahya Kandehlevi) sert ve şiddetli biri olmasına rağmen bu işi men etmezdi. Bundan dolayı bende bu hastalık gittikçe artıyordu. Mübalağasız, birkaç lisanda binlerce şiir ezberimdeydi.

Benim en mühim eğlencem şuydu; benim hususi yakınlarım rastgele bir yerde toplanınca, bu şiir okuma işi başlardı.

Ben ilk müderris olduğum zaman, aniden bir geceliğine Kirâne şehrine gitmiştim. Orada halamın oğlu avukatlık yapıyordu. O da bu şiir işine meraklı, hatta onun hastasıydı. Benden dolayı, diğer bazı yakınlarım da toplandı.

Yatsıdan sonra, bu gereksiz iş başladı. Havalar soğuktu. Onlar, "gece birkaç defa sütlü çay faslı olacak" diye üç kilo süt getirip koymuşlardı. "Birazcık zaman geçince, çay yapılacak" diye düşünüyorlardı. Ancak çay yapmaya sıra gelmemişti.

Benim tahminime göre yarım saat veya kırk beş dakika geçmişti ki, ben ufak abdest ihtiyacı hissettim. Dışarı çıkınca, doğu tarafında öyle parlak bir beyazlık göründü ki, hayret ettim. Bu beyazlığın ne olduğu hakkında hiçbir fikir yürütemedim. Onu görmeleri için diğer arkadaşlara da seslendim.

Onu görünce hepsi hayretler içinde kaldılar. Bu beyazlığın neyin nesi olduğu hakkında çeşitli tahminler ileri sürülüyordu. Bu esnada dört bir yandan ezan sesleri gelmeye başladı. Bundan anlaşıldı ki o beyazlık, fecr-i sadıktır.

O günü "acaba gece nereye uçtu?" diye acayip bir şaşkınlık içinde geçirdik. O günden beri bu olayı ne zaman hatırlasam, "o gece neden bu kadar bereketsiz geçti" diye ürperirim. Şimdi ne zaman o gecenin hayali gözümün önüne gelse, hayret etmenin dışında bir ibret alma ve üzülme de oluyor. Demek ki, ölümden sonra dünyada geçirdiğimiz bütün ömür o gece gibi olacaktır.

O gün, yukarıda bahsi geçen halamın oğlu, rüyasında babası Mevlânâ Radiyyul Hasen(r. Aleyh)'i görmüş. Hala oğluna babası rüyasında şöyle diyormuş; "Zekeriyya Efendi de nasıl bir din büyüğü imiş? Geceyi bu şekilde zayi ediyor."

Biraz o zatın teveccühü olacak ki, ondan sonra hiç bu işe sıra gelmedi. Ama ömür boyu beni hayrette bırakmak için, Kirâne şehrindeki o gece bana yeter."

Mevzu ile İlgili Ölçüler;

* Bir kula bak! Vaktini boşa harcıyorsa, boş şeylerle vakit geçiriyorsa, bilesin ki Allahu Teâlâ onu sevmiyor. Zünnun-u Mısri

* Ömrünü boş şeylerle geçiren tarlaya tohum ekme vaktini geçirir, hasat zamanı geldiğinde pişman olur. Hz. Ebubekir(r.a)

* Musibetlerin en büyüğü vaktini faydasız yere zayi etmektir. İmam Ebu Hanife

Kaynaklar

1-M. Zekeriyya Kandehlevi, Fezâil-i Sadakât, tercüme; Hayri Demirci, Gülistan Neşriyat, İst.2011

Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.