Menfaatsiz sevmelerimi hep büyüttüm faturası acı olarak kesilse de bana.
Başkaldırının o ihtişamlı çığlığıyla firari yollara vurdum anlaşılmazlıklarımı. Mağlup sayıldığım geri çevrilen dilekçelerimi, yine yeniden yazma telaşı içine girdim. Sil baştan diyemediğim başlangıçlarım var benim. Kaldığı yerden ... Sürsün istediğim film karelerim...
Cesur eylemlerim, yanlışı doğruya çeviren bakışlarım, olmazları olduran cesur duruşlarım var... Yalnızlıklarımı kalabalığa süren sesimde dualarım var tüm anlaşılmazlıklarımın içinde.
Aynı fotoğraf karesinde yan yana olmak isterken on parçaya bölünmüş resimlerim var.
Menfaatsiz sevmelerimi hep büyüttüm faturası acı olarak kesilse de bana.
Yangın yerlerine su taşıdım küçük ellerimle. Güldüler bana söndüremezsin koca yangını bir dirhem suyla dediler. Oysa göremediler avuçlarımın içinde hiç tükenmeyen bir kaynak olduğunu. Yüreğimden başlayan avuçlarıma uzanan damarları hesaba katamadılar.
Öfkelerim mum aleviydi küçücük bir esintiyle sönen.
Serzenişlerime muhatap aramadım, üzüntülerimde kimseyi etiketlemedim. Tüm sitemim kendi hatalarımaydı, ancak nedendir çözemedim hep muhataptım serzenişlere, hep sitemlerin hedefindeydim.
En sevdiğim dediklerimden en umulmaz acıları yaşadım. Nedenleri anlatma fırsatı tanımadan hüküm verildi, infaz edildim. Kıyamazdım kimseye ama onlar bir anda çektiler ipimi. Öldüm onlarda hiç yaşamamış gibi. Hiç bir güzel anı yaşanmamışcasına yok oldum. Kötü müydüm, ya da tek bir güzellikte mi yoktu hatırı olan diye düşündüm durdum; sonra bende yok ettim onları hiç nefret etmeden, edemeden. Çünkü nefretin soğuk yüzüyle hiç tanışmamıştım. Beni yok edenlerin iyilikleri nefret kelimesini yok sayıyordu.
Yok oluşları yaşatan vedalar hiç bana göre değildi. Vedasız ayrılıklarım oldu. Kimseden gidemedim... Bir parçamı da alıp hep benden gittiler. Veda kelimeleriyle başlayan sonunu getiremediğim üç noktalı cümlelerim oldu. Bitiremedim... Yaşamaya devam ettim. Vedaların ardından sadakatin ahmakça bir hüzün taşıdığını bile bile yaşadım içimi acıtan uykusuz bırakan gecelerimi.
Sorgulama zamanlarında hep kendimi ihbar ettim asıl suçluları gizleyerek. Eksildim, yara aldım, mağlup oldum yinede galibiydim hayatın. Karaktersiz kareler dökülürken, çoğaldım, büyüdüm.
Bir zamanlar insanların \"iyi\" bilmeleri için uğraştığım her bir mücadelede \"kötü\", \"galip\" çıkmak için çabaladığım her bir savaşta \"mağlup\" olduğum gerçeğiyle yüzleştim. Bundan gayrı bir insanın bana \"iyi\" demesi ya da insana \"galip\" gelmek adına en ufak bir talebim yok.
Kendimi tanıyorum, kendimle barışığım. Kendimle iyiyim, tüm yenilmişliklerime ve harcanmışlıklarıma rağmen herkese iyiyim. En önemlisi de kendime galibim, birçoğuna yenilsem de.
Yapmam, yaşamam, düşünmem gereken her şeyi belirleme yetkisine haizim. Tüm dünya karşımda olsa da ben benimle dertlenmiyorsam, benim benimle bir düşmanlığım yoksa yol devam ediyor demektir.
İnsanın insana olan hükümranlığına eyvallahım yok artık. Haddimiz kadar konuşuruz, haddimizi bilerek dâhilizdir yaşamlara...
Zorlama ilişkilerden yoruldum, bundan böyle akışındayım yaşamın.
Ey insan! Sen yargılayamazsın, suçlu ilan edemezsin. Hesaplar sana verilmeyecek anlamaz mısın? Sen bilmez misin ki hata herkeste yaşanandır tıpkı sende de yaşandığı gibi. Senin benden şikâyetçi olduğun kadar bende senden şikayetçiyim ama sana değil şikayetim. Yok seninle bir derdim.
İşte bu kadar...
Son bir şey;
Tüm beyanlarım \"ben\" gibi görünse de aslında \"SİZ\" e dairdir bilirim...
Mirage ( Özlem Ayral )