Yorgun bir ırmaktı çırpınıyordu
Bir yol arıyordum denize doğru
Ölü bir geceden gündüze doğru
O müzmin şarkıyı unutmak için
Nağmeler devşirdim dudaklarından
Adınla buluşan bir ize doğru
Nasıl da sevmiştim dağları öyle
Şimdi ta yerlere değdi başları
Çölleri bilmeyen yolcular gibi
Susacaksan sustur önce kuşları
Sen de mi çeşmeyi kurutup gittin
Yılkı atlarını yürütüp gittin
Rüya mıydı yoksa yağmurda yanmak
Toprağa düşerken gökte uyanmak
Gözlerim buzlara saplandı yine
Demek ki kar yağdı kirpiklerine
Şimdi bir ıssızda yar başındayım
Ölümü sevmenin telaşındayım
Biraz cezbe katıp kalbin âhına
Varmalı mansur’un kıblegâhına
Şimdi sultanları sevdiren masal
Mihrican yurdunda mahrem ve kutsal
Yok artık hayalin sarmaşığında
Belki de bulunur ayışığında
..
Nurullah Genç