Sultan Çelebi Mehmed Han, yay kirişi yapardı.
Fatih Sultan Mehmed Han, iyi bir bahçıvandı.
Yavuz Sultan Selim Han ve Kânûni Sultan Süleyman Han kuyumcu idiler.
Sultan Üçüncü Murad Han ok yapardı.
Sultan Üçüncü Mehmed Han ile Sultan Birinci Ahmed Han kaşık ve okçuların parmaklarına taktıkları yüzükleri yaparlardı.
Sultan Üçüncü Ahmed ve Sultan İkinci Mahmud Han iyi hattat idiler.
Sultan Birinci Mahmud Han, abanoz ve fildişinden kürdanlar yapardı.
Sultan Üçüncü Osman Han, marangoz idi.
Sultan Üçüncü Mustafa Han, atölyesinde işçilerle beraber çalışır, ince elişi yaparlardı.
Sultan Birinci Abdülhamid Han, ok ve yay yapardı.
Sultan Üçüncü Selim Han nakkâş idi ve desen yapmada mahirdi.
Sultan İkinci Abdülhamid Han ince marangozlukta pek usta idi.
Sultan Birinci Mahmud Han, kuyumculukla meşgul olurken, vezirlerden birisi pâdişâhın yanına gelir ve:
“Şevketlüm, bunca hazîne ki sizindir; niçin böyle uğraşıp kendinize zahmet edersiniz” deyince hamiyetli pâdişâh dedi ki:
“Bu, milletin hazînesidir, bunu milletin ihtiyacına harcamak gerekir. İkincisi, insan olana durmadan çalışmak düşer. İnsanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın bereketi başkadır İçinde alınteri, göz nuru bulunan kazanç helal olur, tadı ve bereketi olur.”
[Tarihin Satır Aralarından, Ç.B.Y]