Bazen ölüm ile imtihan ediliriz. Koca bir karanlık olup her yeri kaplar ölüm. Bütün adımlarımızın önüne çıkar. Çıkışsız bir dehlizde ya da dipsiz bir kuyuda yapayalnız olduğumuzu düşünürüz. Hayata dair bütün tatlar acılaşır, hayata dair bütün anlamlar boşalır, hayata dair bütün görüntüler ölümün karasına bulanır. Sıkılırız, neden yaşadığımızı unutacak kadar sıkılırız. Sıkılarak çoğaltırız ölümün adını. Ve daha yaşarken ölü toprağı serpilir üstümüze.
Bazen kaybettiklerimizle imtihan ediliriz. Elimizden kayıverenle, yanımızdan gidiverenle, içimizden çıkıverenle yanar kavruluruz. Hayatın son adımını attığımızı, her şeyin tükendiği vakte ulaştığımızı düşünürüz. Kaybettiklerimiz, kaybetmediklerimizin sıcaklığını arttırmak içindir oysa. Bu derin bilmeceyi asla çözemeyiz. Ölümün iki tarafa da açılan bir kapı olduğunu bir türlü aklımızda tutamayız.”
g.özcan