...
- Takip mesafesi kısaldıkça ön cama yapışacağıma, saç topuzum bozulmasın diye geri giderken bile mümkün mertebe kafayı döndürmeyeceğime...
...
- Tek başıma park etme durumunda, kırk ve üzeri manevra yapacağıma, en imkansız kombinasyonları deneyeceğime, yine de gerisi dışarıda, arka lastik kaldırımda tarzı modern yaklaşımlar sunacağıma...
...
- Belediye otobüsleri, dolmuşların arkasından gidip onların durduğu her durakta onlarla birlikte bekleyeceğime ve "Ayol bu trafik akmıyor" diye sızlanacağıma...
...
- Yokuşlarda aracı kaydıracağıma, ter ve göz yuvalarımı büyüterek daha da elimi ayağıma karıştıracağıma, nasıl olsa arkadan vuran 8'de 8 suçlu düşüncesiyle rahatlayacağıma, kalkarken stop etmesin diye köküne kadar gaza yüklenip pati yapacağıma...
...
- Kullanılan aracın zarar görmesi halinde eşe, babaya, polise "Napıyım yaaa, frene basamadım işte" diyeceğime, hatta "Benden kıymetli mi" tribiyle küseceğime and içerim...
alıntı