![[Resim: 227839_130944703740869_809288626_n.jpg]](https://fbcdn-sphotos-f-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash2/227839_130944703740869_809288626_n.jpg)
ŞERİATİ'nin BİZ VE İKBAL kitabından sf:53"Ne yazık ki İslam'ı bugünün ruhu ve diliyle anlatmaya çalışan, zamanımızın ruhuna uygun düşen ve moda haline gelen her türlü zevke ve düşünceye ilgi duyan bazı Müslüman aydınlar arasında, dünya barışı, barış içinde bir arada yaşama, taassupsuzluk, özgürlük, bütün düşüncelere ve inançlara saygı gibi şeyler moda olmuştur. Hatta çağdan edebiyatçılardan birisi bana "Sen kendi inancını tebliğ ederken başkasına iftira etmiş oluyorsun, yani sen batıl üzeresin." demişti. Hal böyle olunca bizim Müslüman aydınlarımız veya taze aydın Müslümanlarımız, kendilerini liberalistlere, demokratlara, ve hümanistlere şirin göstermek için, İslam "silm" yani barış; barış da sınıflar, dinler, düşünceler ve inançlar arasında uzlaşma ve anlaşma içinde yaşamak demektir, demeye başlıyorlar. Acaba!? İslam barış değildir. İslam savaştır. Papazların, sömürgecilerin, aydın bozuntularının yapıp ettiklerinden korkup olduğumuz yere çakılmamalıyız. İslam'ı süsleyip püsleyerek, güncelleştirmiş gibi yaparak varılacak bir yer yoktur. Gerçeği olduğu gibi tanımak zorundayız.; birilerinin beğendiği gibi değil. Cihat, bir savunma şekli olarak algılanamaz. Savunmanın başka hükümleri vardır, cihadın başka hükümleri. İslam, Adem'den tarihin sonuna, ahir zamana dek sürecek hak batıl savaşıdır.
"İslam sadece vaaz ve öğütle yetinen bir din değildir, aynı zamanda "kelime-i tevhidin" gerçekleşmesi için kılıç da çeker. Eğer İslam peygamberinin bir heykelini yapmak isteseler bir elinde kitap bir elinde kılıç olmalıdır. Gerçek Müslüman hiç bir zaman boş yere çarmıha gerilmez! "