You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ateist ve yaratılış gayesi

Ateist ve yaratılış gayesi

Kıdemli Üye
Ateist ve yaratılış gayesi
Sual: Ateistlerin sorusu: Zariyat suresinin 56.ayetinde, (Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etmeleri için yarattım) denirken, A'raf suresinin 179.ayetinde, (Biz, cin ve insanların çoğunu Cehennem için yarattık) deniyor. İnsan ve cin, kulluk için mi, yoksa Cehennem için mi yaratıldı? Bu iki ayet çelişkili değil mi? Bir de, Tanrı, insanların Cennete veya Cehenneme gideceğini biliyorsa veya Cehennem için yaratmışsa, onları imtihan etmesi, sorguya çekmesi gereksiz değil mi?

CEVAP
Böyle sorular, ateistlerin sayfalarında, sitelerinde sık sık bulunmaktadır. Bu nedenle de gündeme gelmektedir.

Her ilmi, ancak o ilmin uzmanları anlayabildiği gibi, kendisine Kitap verilen Peygamberden başka, kimse o Kur'anı net bir şekilde anlayamaz. İlim sahibi olmadığı için, Kitapta çelişki var zannedilebilir.

Birinci ayette, cinlerin ve insanların kulluk için yaratıldığı söyleniyor. Zaten kulluk etmezlerse Cehenneme gireceklerdir, bu nedenle bu amellerden sorumludur.

İkinci ayet eksik aktarılmış. Ayetin devamının mealinde şöyle yazıyor:
(Biz, cin ve insanların çoğunu Cehennem için yarattık. Onların kalbleri var, anlamazlar, gözleri var, görmezler, kulakları var, işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidir, hatta daha da aşağıdır. Bunlar gafillerin ta kendileridir.) [A'raf 179]

Ayet-i kerimenin daha kolay anlaşılan meali de şöyledir:
(Cin ve insanların çoğunu teşkil eden, anlamayan kalbleri, görmeyen gözleri, işitmeyen kulakları olan gafiller, hayvan gibi, hatta daha aşağı oldukları için Cehenneme gidecektir.)

Demek ki Cehennem ehli olan cin ve insanların vasıfları ayetin devamında anlatılmıştır. O kimseler, hayvanlardan da aşağıdırlar.

Bu gafiller neden öğrenmez, bilmek istemezler? Çünkü onlar imansızlardır. İman olsaydı, kalbi nur ile dolar, o nur hem kulağa, hem göze tesir eder; göz görmeye, kulak da duymaya başlar. Bunları kısaca açıklayalım:
Kalbleri var, anlamazlar: Cehenneme gidecek olan bu kimseler, anlamazlar. İyiyi, kötüyü, küfrü, şirki, karı, zarı, Cenneti, Cehennemi anlayamazlar. Her cansıza can veren Yaratıcıyı anlayamazlar. Çünkü onların basiretleri kapaılıdır, Cehennem ehlidirler.

Gözleri var, görmezler: Gözleri var, ama göremezler. Bilimi, ilimi, fenni göremezler. Dünya'nın nasıl bir yörüngede olduğunu, evrenin muazzam güzelliğini göremezler. Ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarını, doğruyu göremezler. İbret alınması gereken olayları göremezler.

Mesela Ay, Güneş niçin yaratıldı? Bunların da Kur'anda anlatılması büyük bir mucizedir. Benim bu konuda bir makalem de bulunmaktadır. Bunlar, boşuna mı yaratıldı?

Kulakları var, işitmezler: Okunan Kur'an-ı kerimi anlamazlar, işitmezler. Hak sözü bilmek istemezler. Dünya sevgisi onların kalplerini karartmıştır. (Hayvan gibidirler, hatta daha da aşağıdırlar) deniyor. Ha öküz trene bakmış, ha ateist Ay ve Güneş'e bakmış? Bunda hiçbir fark yoktur. Güneş, şimdiki yerden uzak olsaydı donardı. Yakın olsaydı, Dünya yanardı. Bunların hepsi milimetrik hesaplardır. Bütün fen adamları, böyle söylüyor ama bunlar işitmiyorlar.

İmansızlar aynı zamanda dilsizdirler. Birkaç ayet-i kerime meali:
(Onlar sağır, dilsiz, kördür, doğru yola dönmezler.) [Bekara 18]

(Onlar sağır, dilsiz, kördür, düşünemezler, akledemezler.) [Bekara 171]

(Onlar karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizdir.) [En'am 39]

(Onlar, yaratıkların en kötüsü, gerçeği düşünemeyen, akledemeyen sağır ve dilsizlerdir.) [Enfal 22]

Neden dilsizler: Kelime-i şehadeti söyleyemezler. (Kainatın bir Yaratıcısı vardır) diyemezler. Zaten bunun için akılsız, kör, sağır ve dilsiz olmuşlardır.

İmansız, bütün kainatın yoktan var edildiğini, her şeyi yaratanın doğa olduğunu söylediği halde, yok olanların, çürüyenlerin ve ölülerin tekrar dirileceklerine akıl erdiremiyorlar. Nasıl oluyor ki Dünya, Ay, Güneş ve Doğa, yokken var olabiliyor, yani canlılık kazanabiliyor, ve ölüyor? Bunun Yaratıcısı bunları tekrar Yaratamıyor mu? Bu, nasıl bir ahmaklıktır?

Doğa demeyip başka güç dense de, yine aynı şekilde kendini yapabiliyorsa yine yapamaz mı? Bu sefer kendileri ile çelişmiş oluyorlar.
İmansız o kadar kafasızdır ki, Güneş'i, Dünya'yı ve Kainattaki her şeyi görüyor. Yani bunun bir Yaratanı olduğunu biliyor. Ama bunları tekrar yaratmanın [Diriltmenin] imkansız olduğunu sanıyor. Bu çok büyük bir akılsızlıktır. Çünkü Dünya zevklerine öylesine kapılmışlar ki, bunu engellemeye çalışıyorlar. Dini, yanlış ve cahillik olarak görüyorlar. Oysa ki İslamiyet, bizi bilim yapmaya teşvik eder.

Yoktan var olana inanıp da, yok olduktan sonra tekrar olacağına inanmamak çok saçmadır. Bir ateist, ateşe, ineğe, puta tapanlardan daha akılsızdır.

İnsanların çoğunun Cehennemlik olduğunu bildiren ayetler çoktur. Birkaçının meali:
İnsanların çoğu kafirdir. (Nahl 83)

Çoğu fasıktır. (Maide 49, 81, Tevbe 8, Hadid 16, 27)

Çoğu müşriktir. (Rum 42)

Çoğu inanmaz, iman etmez. (Bekara 100, Hud 17, Rad 1)

Çoğu inkarcıdır. (İsra 89)

Çoğu gafildir. (Yunus 92)

Kafirlerin çoğu akletmez, kafası çalışmaz. (Maide 103)

Ölüleri Allah'ın dirilteceğini çoğu bilmez. (Nahl 38)

Kıyametin geleceğine çoğu inanmaz. (Mümin 59)

Doğru dinin Müslümanlık olduğunu çoğu bilmez. (Rum 30, Yusuf 40)

(Çoğunu Cehennem için yarattık) mealindeki ayetin, (Çoğu Cehenneme gidecektir) anlamında olduğunu yukarıdaki ayetler göstermektedir.

İmtihan gereksiz mi?
Son sorunun cevabı şöyledir:
Allahü teala, imtihan etmeden de, kimin ne yapacağını elbette bilir. İmtihanı kendisi için değil, insanlar için yapmaktadır. Mesela Allahü teala ateiste, (Ben biliyorum ki, sen zaten inanmayacaktın, onun için seni Cehenneme attım) deseydi, ateist, (Suçum yokken, imtihan edilmeden, beni cezalandırmak adaletsizliktir. Beni dünyaya gönder, iyi ameller işleyeceğim) demez mi? Ateistlerin ve diğer kafirlerin böyle dememeleri için, böyle büyük bir merhamet gösteriyor Yüce Rabbimiz. Ama o iğrenç insanlar, Allahü tealaya merhametsiz diye iftira atıyorlar. Kafirler, tüm bunlara rağmen, kurtuluş ümidiyle şöyle diyecekler:
(Rableri huzurunda başları öne eğik, "Rabbimiz, gördük, duyduk, şimdi bizi dünyaya geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık" diyecekler.) [Secde 12]

(Ey Rabbimiz, bize az bir süre ver, senin davetine uyup elçilerine tabi olalım.) [İbrahim 44]

Bunlara, (Siz dünyadan gelmiyor musunuz?) denilecektir. Kurtuluş ümidi kalmayan kafirler de cevaben, (Keşke toprak olsaydık) diyecekler. (Nebe 40)

Toprak olmayıp, sonsuz azaba mahkum bırakılacaklardır.

Ateistlere şunu diyor ve İslam'ı tebliğ ediyoruz: Bu feci hale düşmeden iman nimetine kavuşmalısınız.
Elhamdülillah, Müslümanım.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Ateist ve yaratılış gayesi
Tamam sağol.

1- Allah neden kulluk istiyor ?

2- Allah neden hayvanları aşağılık olarak görüyor ? Sonuçta hayvanları da Allah yarattı. Hayvanlarda ki tüm davranışların kaynağı Allah.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Ateist ve yaratılış gayesi
Sual: Ateist diyor ki (Yanlış anlamayın, sizi kastetmiyorum): Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoksa ne diye insanları, cinleri, melekleri ve canlı cansız mahlukatı yarattı? Bizim ibadetimizin ona bir faydası, günahlarımızın da ona bir zararı olmadığı halde, ne diye ibadet etmeyip isyan edenleri Cehenneme atıyor?

CEVAP
Hadis-i kudside, (İnsanları, beni tanımakla şereflenmeleri için yarattım) buyuruldu.

Bu şerefe kavuşup kavuşmamak ise kullara kalmıştır. Ateistlerin, (Biz Allah'a inanmıyoruz, Allah'ı tanımakla şereflenmediğimize göre, Allah'ın maksadı hasıl olmadı) demeleri yanlıştır; çünkü çok kimse, belli bir yaşa gelince, Allahü tealayı tanımaya başlıyor. Kafir kalıp hiç tanımasa da, tercih kullara bırakılmıştır. Dinde zorlama yoktur, bu nedenle de seçim kullara kalmıştır. İnanıp inanmamakta herkes serbesttir. Bir ayet-i kerime meali:
(Cinleri ve insanları ancak, beni bilip itaat, ibadet etmeleri için yarattım.) [Zariyat 56]

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Bu ayet-i kerime gösteriyor ki, cin ve insanların yaratılması, Allahü tealayı tanımaları içindir ki, bunlar için şeref ve saadettir; yoksa Allahü tealanın bir şey kazanması için değildir. Hadis-i kudside, (Tanınmak için her şeyi yarattım) buyurması, (Onların beni tanımakla şereflenmesi için) demektir. Yoksa, (Tanınayım ve onların tanınmasıyla kemal bulayım) demek değildir. Bu mana, Allahü tealaya layık değildir. (1/266)

Bir ayet-i kerime meali de şöyledir:
(Yerde olan her şeyi sizin için yarattım.) [Bekara 29]

İki hadis-i kudside de buyuruluyor ki:
(Seni kendim için yarattım. Başka şeylerle oyalanma!) [İslam Ahlakı]

(Ey Adem oğlu, sizi kendim için yarattım. Her şeyi de sizin için yarattım. Senin için yarattıklarım, seni, kendim için yaratılmış olduğundan alıkoyup gafil ve meşgul etmesin.) [İslam Ahlakı]

Bir ayet-i kerime meali de şöyledir:
(Sizi abes olarak, oyuncak olarak mı yarattım? Bize döndürülemeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?) [Müminun 115]

Bu nedenle Allah'a inanmayan, aslında Allah'a değil kendine zulmetmiş olur. Bu konuda Dr. Zakir Naik şöyle diyor:


2.si, hayvanlar aşağılık değildir. Ama insanlardan daha aşağıdırlar. Bir hayvan, uçak yapamaz. İşte bahsetmek istediğim de buydu. Ateistler de bilim ve fenle uğraşmıyor, bilimi kendileri yorumluyorlar. Ki bu hayvanlıktan da aşağıdır. En azından hayvanlar hiçbir şey yapmıyorlar. Ateistler öyle değil. Aynı şekilde Allah'a inanmayan nasıl değerli olabilir ki?
Elhamdülillah, Müslümanım.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Ateist ve yaratılış gayesi
"Biz onlara, “Aşağılık maymunlar olun” demiştik. Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret kıldık..” ( Bakara 65 )

Cevaplar için saol. Maymunlar için bir istisna mı var ?

"Ateistler bilimle uğraşmıyor, bilimi kendileri yorumluyorlar." tesbitine katıldığımı söyleyemem. Çünki bilim insanlarının büyük bir kısmı ateisttir. Bilim insanları da söylediğini yapmazlar.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 30-04-2015, Saat:07:38 PM, Düzenleyen: Bilim.
Acemi Üye
RE: Ateist ve yaratılış gayesi
Allahın varlığını delilsiz ispatsız inkar edende İNSAN SIFATI YOKTUR
İbrahim içimde ki putları elinde ki baltayla kır
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.