You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Aslan Tlebzu - Kafa Chikh

Aslan Tlebzu - Kafa Chikh

General
Aslan Tlebzu - Kafa Chikh


Bitmeyen Dans’ın klipteki adı Uzun Kafe (Bu günlere ağlatan dans) ya da Prensesin Ağıtı.

Bu müziği ve hikayesini, çocukluğumdan beri bilirim. Çünkü ben bu kültürden geliyorumgülücük

Ancak klipte dikkat çeken, sadece müziğin kendi nağmeleri değil, orkestrasyonu…ve dansın koreografisi.

Burada; aşk, acı, gurur, onur, dostluk, ülke sevgisi, savaş, barış yaşam ve ölümsüzlük anlatılıyor.

Benim kültürümde iyiyi güzeli sofrayı paylaşmak vardır. Bir de ata sözümüz. “Çağrıldığın sofradan tatmadan geçme” diye.


[Resim: warada_psina.jpg]

Aslan Tlebzu –Kafa Chikh (müziğin öyküsü)


Müzik, aslında bir kahramanlık destanının müziği. Kahraman ve kahramanlık sözcüklerini sevmem ama kullanmak zorundayım. Yiğitlik sözcüğünü kullanabilirdim belki yerine, ama bu sözcüğü de sevmiyorum aslında.. Şehitlik sözcüğünü de…Elden ne gelir?! Bu sözcükler, kültürlerde var.

Bizde bir söz vardır. “Ülkesi güzel olanın düşmanı çok olur”derler. Kafkasya tarihi bir saldırılar tarihidir. Düşmanı çoktur kısaca… Hikayenin tarihini tam olarak bilmemiz olanaksız. Hikaye büyük bir ihtimalle 15. yüzyıl ve 18.yüzyıl zaman aralığında geçmiştir.

Çerkesler 1750′li yıllardan 1862 yılına kadar Rus ve komşularının saldırılarına uğramışlar. Özellikle Rus saldırıları 100 yıl sürmüş, Kafkasya’nın işgali ve jenosit ile son bulmuştur.

Özetle hikaye, Rus savaşları sırasında geçer.

Prenses, eşini ve evli iki oğlunu cepheye gönderir. Ruslar püskürtülür. Ancak eşi ve büyük oğlu savaşta ölür. Küçük oğlu, arkadaşlarıyla birlikte, ağır yaralı olarak babasının ve ağabeyinin cesetlerini evin kapısına kadar getirir, oracıkta ölür ve atından düşer.

Prenses, oğullarının arkadaşlarına şu soruyu sorar. “Eşim ve oğullarım, savaşırken mi yoksa kaçarken mi yaralandılar? Düşmanı püskürttünüz mü?”

“Evet!” derler oğlunun arkadaşları, “Onlar savaşırken öldüler!”
Anne, buna inanmaz. Cesetlerin giysilerini sıyırıp bakar. Üçünün de yarası göğsündedir.

Yara, cesedin sırtında ise tören düzenlemeyecektir. Evde hiç erkek kalmamıştır. Tüm sorumluluk prensestedir artık.

Cenazeler defnedilir. Halk mezarlıktan evin önüne gelip taziye için dizilir. Prenses gelinlerinin en güzel, en yeni elbiselerini giymelerini ister.

“Ağlamayacaksınız!… Ben de ağlamayacağım!.. Siz, dediğimi yapın, eksiksiz!” der. “Size de başsağlığı dilenecek… Benimle birlikte halkı kapıda karşılayın ve yanımda durun!”

Prenses mızıkası (*) kucağında, yanında gelinleriyle kapıya çıkar. Cemaatın en yaşlısı diziden bir adım ileri çıkarak sol elini kaldırıp, baş sağlığı diler. Yaşlı adamın kolunu indirmesiyle birlikte, prenses mızıkanın tuşlarında bu müziği dillendirir. Gelinlerine de dans etmelerini buyurur.

Savaştan dönen oğullarının arkadaşları ile gelinler, bu müzikle dans ederler.

Dansın adı, o gün bu gün, Bitmeyen Kafe (uzun kafe); müziğin adı da Ağlatan Kafe ( prensesin ağıtı) olarak anılır.



Sevgideğer… bu trajik bir konu!.. Sakın sen de ağlama müziği dinlerken!… Sana yakışmaz. Sevgiyle…”



Muzaffer Tokmak, Temmuz 2009, Ankara
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: Aslan Tlebzu - Kafa Chikh
Bu müzik benimde kültürümün bir parçası çünkü bende Çerkesim gülücükçok severek dinlediğim bir müzik. Farklı versiyonları da var.
Düşlerinden vurulurken çocuklar, hangi yaşamaktan bahseder ki masallar ...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 05-11-2015, Saat:10:53 AM, Düzenleyen: shamil.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.