Şayet sen
Ruhundan habersizsen
Kalbinin lisanını şerh etmeye
Muktedir olmak için
Talim olmaya haiz değilsen
Akıl ve idrak ülfetinden
Anlamayan bir tutsak isen,
Prangalarını fark edemiyor isen
Bir sual etmeye tevessül etmemişin,
Mukallit olmakla
İktifa etmişsin, niye kedersin
İrfan
Meclislerine nazar eyle
Arifin halinden ilzam olan
Kal’inden ibret al, nefsini
Nizam etmeye çaba sarf eyle
Vakit sahiplidir,
Nefesinin sahibi kimdir,
Hesapsız bir hilkat var mıdır?
Merak eyle
Masum nefesin, mazlumlaşan
Milletin, tecavüz edilen
Bedenlerin dramını dert eyle
Kendin
İçin istemediğini
Sakın ola ki başka nefeslere
Reva görerek herhangi
Bir maceraya sürüklenme
İşte ne olacak deme, benim
Suç işleme özgürlüğüm var
Diyerek kalbini inkâr etme
İnsan aklı ve edebiyle
Anlamlaşan nazardır, ihsan
Ve ihlâsıyla var olan bir candır
Aşk; ruhun
En tabi feyzidir
Nara ram olan payedir,
Edebi manasa eşiktir,
Hali kale dönüştüren seyri serfedir
Akıl ve izan bunun için
Fevkalade önemlidir, şuur ve
Vecdin terakkisinde ki ecirdir
Rastgelelik içinde değildir
Hareket ve kuvvetin malikine
İtibar ettiren bir ferasettir
Sen ne
Kadar kaçarsan kaç
Yine de vaktin
Şahitliğinde ki bir senasın,
Niye rahmetin
Unutmadığı anlamsın
Kimin elinden tutarsan tut
Fakat sakın bir aldatan olma,
Pak vicdanını şaşırtma
Ne olur ne demek istediğimi
Bir nebze olsun anla,
Bilmediğim lisan diyerek kaçma
Bir gün
Ziyadesiyle gül kokla
Dikeni var diye
Ürkerek yaklaşma, halinde
Salındığı o deruniliği iyice anla
Ötelerden bahseder,
Suhuletiyle ne kadar ibretli
Ve edepli bir değer, meramını kokla
Ne olur aldırmaz
Ve gamsız bir nefes olma, aklını,
İrfanını bahaneler için kullanma
Mustafa Cilasun
Aşk, ruhu
Ve gönlü meftun eden
Halden geçiren
Haşyet zerk eden
Firkate eriştiren demdir…
Mustafa Cilasun