Şüphesiz kur'anın haber verdiği hakikatlerin esaslarından gafil olan bir insanın, anlamadan sabahlara kadar kur'an okuması, muhtevasını bilmeden namaz kılması, şuurunda olmadan oruç tutması kendisine fayda sağlamaz. Çünkü aslolan ilk etapta Allah'ın (subhanehu ve teala) gönderdiği mesajı anlamak, idrak etmek, iman etmektir. Allah(subhanehu ve teala) kitabın bu amaçla indirildiğini şu ayette açıkça beyan etmektedir;
(Resûlüm!) Sana bu mübarek Kitab'ı, âyetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik. (Sad 29)
Ayetten apaçık bir şekilde anlaşıldığı gibi kur'anın indirilmesindeki amaç, insanların onun üzerinde düşünüp öğüt almalarını sağlamaktır.
Allah'ın kendisini yaratma amacına uygun hareket eden bir muvahhid işin temelinde kur'anın haber verdiği esasları anlayıp hayatına yerleştirmiş olan insandır. Çünkü bunlardan gafil olan kişi şüphesiz dalalettedir ve amelleri boşa çıkmıştır. Böyle bir insanında yaptığı amellerin karşılığını(cennet olarak) alması söz konusu değildir.
Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile "âyetlerimizden gafil olanlar" var ya; işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.
(Yunus 7-8)
Kur'an'ı anlamayan, onun içeriğinden gafil kalan bir insanın Allah'ın rızasına uygun hareket etmeside düşünülemez.
Bu, ALLÂH'ı gazâblandıran şeylere uydukları ve O'nun hoşnûd olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. ALLÂH da onların amellerini boşa çıkarmıştır. (Yunus 7)
Bu mesele temelinde yukarıda anlattığımız gibi anlaşılmalıdır. Allah'ın vahyini anlayıp, idrak edip, onu hayatına geçirmiş olan bir muvahhidin kur'an'ı arapçasından okumasına gelince, her salih işinden alacağı gibi elbette bu amelinden de sevap alacaktır. Şüphesiz kur'an Allah'ın kelamıdır, onu okumanın faziletide büyüktür.
Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Kur’ân’dan bir harf okursa kendisine bir sevap yazılacaktır ve her sevap on katıyla karşılık bulacaktır. Elif lam mîm bir harftir demiyorum. Fakat elif bir harf lam bir harf mim de bir harftir.” (Tirmizî rivâyet etmiştir. 2910)
[Hadisin Sıhhati; Bu hadis Abdullah b. Mes’ûd’tan değişik şekillerde de rivâyet edilmiştir. Ebû’l Ahvas bu hadisi İbn Mes’ûd’tan bazen merfu bazen da mevkuf olarak rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen sahih garibtir.]
Elhamdulillahi rabbil âlemîn.