Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Anlamlı Güzel Sözler
Anlamlı Güzel Sözler
gözyaşları içinde boğulmuş dertli bir gence
çölde yolunu şaşırmış kaybolmuş bir gence
derin iç çekişleri ta göklere dek çıkmış yüreğini yakmış bir gence
aşkın elleri onun kalbiyle istediği gibi oynamış ve bunu yaparken de hiçbir mahzur görmemiş
ey develerin sürücüsü acıyın şu delikanlıya
aşk derdinden ötürü ağladım akıttım gözyaşlarımı
gizledim aşkımı beni kınayanlardan ve sakladım kalbimde
ta kargalar gittiklerini haber verinceye kadar
ta ayrılık mahzun bir aşığın aşkını haber verinceye kadar
onu sevdiğim için kimse ayıplamasın beni kınamasın
çünkü o hep sevgilidir hep güzeldir nerede olursa olsun
ey beni yargılayan ceza ile korkutma beni bir yol göster bana
iniltilerim iç çekişlerim yükseldi ayyuka çıktı
gözyaşlarım aktı sel gibi yağan yağmurcasına ıslattı yanaklarımı
benim derdim şimşekle ve şimşeğin parıltısıyla
işim yok ilgim yok ne mekanla ne yerle ne şurayla ne burayla
gerdanlıklı bir güvercin öttü acı acı bir aşık inledi hüzünlü hüzünlü
aşığı tasalandırdı güvercinin dönüşü ve yanık yanık ötüşü
gözyaşlarımdan göz kapaklarımdan aşk ateşinden ve kalbimden
dedi ki “sevdiğin göğüs kemiklerinin arasındadır
nefeslerin onu bir o yana bir bu yana çevirip atmaktadır”
bense saba rüzgarına git ona söyle dedim
o benim kalbimdeki gönlümdeki ateşi yakandır dedim
aşk uğruna acılara boğuyorlar beni öperek yüz sürüyorlar sütunlara
şevkten ve aşktan doğan değişik nice acılar tattırdılar bana
ve nice tutkular belalar cefalar düşürdü beni fenaya
kim dayanabilir bunca aşk acısına
kim içebilir kaderin acı şerbetini varıncaya kadar son damlasına
bakmayın böyle konuştuğuma acımdan kederimden içimdeki ateşten konuşuyorum
ah beni böyle hasta eden keşke hemşirem olsa baksa bana...
Muhyiddin İbnü'l-Arabî Hazretleri
Senin bu dapdaracık gönül mezarın nefesini daraltmadı mı?
Yani böyle daracık bir gönülle nefes alamaz bir hale gelmiyor musun?
Sen vaktinin Yusuf'usun Gökyüzünün güneşisin şu beden kuyusundan şu karanlık dar zindandan çık güzel
yüzünü göster!
-Hangi bela Rasûlullah sav. in başına gelen beladan daha büyük olabilir? Allah O’nu, “Kabe kavseyn ev edna” makamına yükseltip vasıtasız konuşarak vahye muhatap ettikten sonra su aşağı aleme hitap etmesi için indirmesinden daha büyük bela var mı?
(İbn Arabi)
Konuyu Okuyanlar: 14 Ziyaretçi