euzu billahimineşşeytanirraciym
bismillahirrahmanirrahiym
elhamdu lillahi rabbil alemiym
sadagallahul aziym
bir konu hakkında alıntı yaparaken o konuyu yazan kimsenin düşüncelerinin tamamına sahip olmak ne kadar mümkün olur. ALLAH teala böyle demiş, demek ki; afrikada açlar varsa hamd alemlerin rabbine ait değildir dedikleri içindir, demek ne kadar anlamlı olur.
bir ayetin anlatımında temel meal bunu yazan kimseye olan bağlılıktır. eğer kuran-ı hakim ALLAH beyanı ise olumsuz bir hali onu celle şanuhu örnekleyerek gösteremezsiniz.
tefekküri olarak bende şu şekilde açılım yaptı acaba yanılıyor muyum şeklinde düşüncelerinizi açarsınız.bu eleştirilmek de değildir. amaç yanlış yolda olabilirim acaba siz ne düşünüyorsunuz demek gibi bir halin açıklmasıdır.
bir alıntının altında kendi fikriniz yoksa o alıntının sahibi olan kimsenin dünya görüşü ile sizin dünya görüşünüz aynılaşır. burda bir kimse şöyle yazmış ama ben bilemiyorum acaba bu söz ALLAH tealanın yarattığı hangi alemde söylenmiştir.
efendimiz aleyhi ekmeltu tehaya 10 kişilik ashab-ı kiram dışında kimseye cennet müjdesi vermedi.
peki miracı ömür boyu süren bu kimse aleyhisselam mevcut hadisleri zikrederken ki alemi neresi idi.
belki de karşısındaki kimse o an için ehl-i nar ise söylenen hadis kritiğe tabi tutulduğunda aslında muhattabı ben değilim diyebilme hakkımız olmaz mı?
kul sığınma talebi ile kuran-ı hakime yaklaşır. yani ALLAH tealadan ehl-i nar haletini benden uzak tut der. o ayetlerin dehşetinden uzak kalmak ister.
aynı şeyler her türlü söz için de geçerli olmalı. ve bu hal söze can katan kişinin ahlaki ve ilmi durumunu açıklayan bir hal olmalıdır.
evet ehl-i nar var ama ya ben onlardan değilsem ne olacak. bu yüzden bir hadisi ortaya koymak veya bir ayeti tefsir etmek, öncelikle bu iki kaynağın sahibi o iki kimsenin en az sizin kadar saygıdeğer/akıllı/güçlü kadir olduğunu kabulle başlar.
HZ.CEBRAİL aleyhisselam yanında olan zat aleyhisselam acziyet gösterecek bir sözü söyler mi veya ne şekilde bir anlayışla bu sözler ifade edilir?
dikkat edin demekle felaket tellallığı yapmak arasındaki fark söylediği sözün farkına varma farkıdır. efendimize aleyhisselam itaf edilen sözlerin altında bir resmi paylaşacaksak o resmin neresi olduğunu da ve o resimdekilerin ruh halini de ne yeyip ne içtiğini de onlarla yaşadığımızı da onlar için savaşıp beceremediğimizi de kabul etmeliyiz. eğer böyle bir şey yoksa şahiti olmadığımız bir şey hakkında ileri geri konuşuyoruz demektir.
birileri birileri için savaştı da bizim haberimiz mi yok. yoksa fotoğraf çekip sonra da haşa ALLAH teala buralardan gideli çok olmuş gibi meal verilen yeni bir ayet mi geldi?
efendimiz aleyhi ekmeltu tehayanın miracı devam edegelen bir miraçtı ve efali cennetlik ve cehennemlik olan kimseler ona aleyhisselam ayan beyandı. böyle olmazsa zaten vazifesini ifa edemezdi. yani yanında cehennemlik varken sus diye bir peygamberi aleyhisselam susturamazsınız.
veya cennetlik var şimdi konuş diyemezsiniz. onun aleyhisselam görevi tebliğdi ve özellikle cehennemlik olanlarla ilgiliydi.
o yüzden bir hadisin meali ancak asgari hadde anlatılan yer ile ilşkiyi içerir. kendisi cennet de yaşayıp buradan zerre kadar taviz vermeyip cehennem gibi yerdeki birilerinin halini efendimizin aleyhisselamın ismini zikredip anan, sonra da kendisi ortadan kaybolan kimseler ancak o fotoğrafın altına isim koyabilirler.
tespiti kendi hayat anlayışımıza göre yaparız daha fazlası ise ancak zannidir ve kesinkes yalandır. söyleyen bakımından yalan olan şeyin doğruluğu ise o kimseyle tartışılmaz. kandi isminiz yerine nasıl bir peygamber aleyhisselamın ismini kullanırsınız diye manen de sorgulanır.
ALLAH teala bizlerden razı olsun.