You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

General
AMAN YÂ RABBİ!
AMAN YÂ RABBİ! 93. Sayı
Eylül 2008
AMAN YÂ RABBİ!
Rahmet ve şefkatiyle biz Müslümanları kuşatan,
Maddi ve manevi nimetleriyle bizi rızıklandıran Rabbimize sonsuz hamd ve övgüler…

O’nun Sevgili Resulü’ne, Ehl-i Beyt’ine, Sahabelerine ve onlara tâbi olanlara salât ve selâm…

Merhaba Dostlar;
Yine bir Ramazan-ı Şerif geldi…
Hoş geldi, safalar getirdi…

Yine, büyük bir coşkuyla, rahmete susamış sinelerimizi açlığın doyurucu rahmetine açacağız…

Yine, iftar sofralarında buluşacağız kaybettiğimiz değerlerimizle,
Yine, belki aylardır kabuk bağlamış, hatta nasır tutmuş gönül kirlerimiz eriyecek orucun terbiyesiyle…

Yaşadığımız her Ramazan’ın bu türden güzelliklerinin olması ne kadar hoş. Bir o kadar da şükre layık, büyük bir nimet.

Orası öyle ama yetinecek miyiz bu elde ettiklerimizle?
Kenarından kıyısından teğet geçtiğimiz açlıkla yetinecek miyiz?

Daha başka nelerle yetinmiyoruz ki; ufak sadakalarla savuşturduğumuz hayır-hasenat kırıntılarıyla…

Gece sahura kalkınca kıldığımız iki rekât teheccüt namazıyla,
Yüzlerini yeterince görmediğimiz, çocuklarımızın anlık tebessümleriyle…

Ya hallerine vakıf olmaktaki inanılmaz isteksizliğimizle fakir-fukara çocukları… Onlardan ne haber?

Hemen arka sokağımızdaki yetimden, garip-gurebadan haberimiz var mı?

Nice hizmet kurumumuz, sivil toplum kuruluşumuz, cemaatimiz falan, hayır hasenat yapalım derken ansızın holdingleşiveren, aşırı besili oğlanların vurdumduymazlığı edasıyla, unutageldiğimiz, gerçek hayır, gerçek fakir ve fukaralar!...

‘Körler sağırlar birbirini ağırlar’ misali, sadece kendi çevresine, hatta daha da vahimi kendi ‘grubuna’, çıkar çevresine açık, gerçek ihtiyaç sahiplerine kapalı radarlarıyla, neleri ıskaladığının bile farkında olmayan sözüm ona “hayır kuruluşları”…

Bunları kimseyi kırmak için söylemiyorum ama herkes üzerine alınsın diye söylüyorum. Olur ki, dalgınlıkla benzer hatalar içine düşmüş olabiliriz.

Sizlerden özür diliyorum dostlar! İçim doldu umumi manzaramıza bakınca…

Bu böyle değildi eskiden;
Asıl kazancın Allah (cc) için ‘vermek’te olduğunu bilmekti Müslümanlık,
Her hakkın sahibine verildiği adil insanlar topluluğuydu Müslümanlık,
Her işlerinde ‘Allah için’ olunan, ihlaslı, dürüst insanlık idi Müslümanlık…

N’oldu bize Ya Huu!...
Yüreklerimiz nasır tutmuş bizim, her hareketimiz bir rol.
Çok özür diliyorum ama başta kendime olmak üzere bir gerçeği haykırmak istiyorum. Belki uyanırız hani…
Bir ihtimal titrer ve kendimize döneriz diye…

Üç-beş istisna hariç, (ki bu istisnalardan biri olma ihtimaliniz hayli düşük) durumumuz aynen şöyle görünüyor; Şeytanın senaryosunu yazdığı, kafirlerin yönetmenliğinde, münafıkların baş rolleri oynadığı bir filmin sahnelerinde figüranlık yapan maskaralar gibiyiz!...

Hayatı; çok kazanmak, zevkle harcamak ve eğlenmekten ibaret gören insan müsvetteleri!...

Bırakınız müslümanı, modern hayatın bozmadığı normal bir insan bile böyle yaşayamaz.

Nasıl müslümanız biz Allah aşkına!
Üç kuruşluk bir hayrı yapmaktan aciz. Gönül Ka’besinde lüküs arabalar, elbiseler, yatlar, katlar ve daha bilmem ne putlar taşıyan…
…!
…?

Tövbe Ya Rabbi!
Geliniz hep beraber tövbe edelim;
Tövbe ediyoruz Ey Rabbimiz; bilerek veya bilmeyerek kalbimize soktuğumuz bütün madde ve zevk putlarından dolayı senden özür diliyoruz,

Sen bizlere başta iman ve akıl olmak üzere nice nimetler verdin ama biz onların üzerinde sahiplik iddia edip firavunluk tasladık, hayatımızı biz kendimiz düzenleriz dedik,

Temiz ve vefalı âlimlere değil; şeytanın saptırdığı, ‘kıl kuyruk’ların, leş kargalarının peşinden gittik,

Sana ibadeti aşkla yudumlayan evliyalarını, salih kullarını değil; (Allah hidayet versin) Maykıl Ceksın’ları, Maradona’ları örnek aldık,

Evet, Ya Rabbî! Bari bu Ramazan-ı Şerif hürmetine bizim gönüllerimizi rahmet nazarınla ıslah et,
Bizim çoraklaşmış sinelerimizi, kararmış kalplerimizi nura garket,

Biz aciziz ve Sen… Evet Sen, her şeye gücü yetensin…
Bizi, yine bizim şerli nefislerimizle baş başa bırakma, şeytanın ve şeytanlaşanların şerrinden koru,

Güzel isimlerin hürmetine Ya Rabbî!
Habîbin (sav) hatırına Ya Rabbî!
Senin kendi Zât’ının hatırına Ya Rabbî!...
Âmin, âmin vel-hamdu lillâhi Rabbil âlemîn.


Bütün okurlarımızın, Türkiye’mizin ve İslam Alemi’nin, maddi ve manevi yönleriyle rahmet ve bereket dolu bir Ramazan-ı Şerif yaşamalarını diliyoruz.

Sizin ve ailenizin Ramazan Bayramını tebrik ediyor, sağlık, afiyet ve selamet dolu bir hayat diliyoruz.


SÜLEYMAN KARAKAŞ (gülistan dergisi)
Ne kadar seversen sev, bir gün ayrılacaksın.
Ne kadar toplarsan topla, bir gün bırakacaksın.
Ne kadar yaşarsan yaşa, bir gün öleceksin.
Ne yaparsan yap, bir gün hesabını vereceksin.
[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]
[Resim: 373jx0.gif]
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.