You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

General
RE: Altın öğütler
Kaynak incesöz.com


Seyyid Ahmet Arvasi Sözleri

”Allah’a kul olmak demek, başka hiçbir şeye “kul olmamak” demektir.”

”İslam dünyasını esir almak isteyen şer kuvvetlerin ilk hedefi Türk devleti ve Türk milleti olmuştur.”

”İnanıyorum ki, hem Türk hem Müslüman olmak hem de muasır dünyaya öncülük etmek mümkündür.”

”Sayılarda anlaşmak kolaydır da, kelimelerde ve kavramlarda anlaşmak zordur.”

”Biz zeki doğarız, fakat aklı sonradan kazanırız.”

”Kadrolar değişmedikçe, anayasalar, kanunlar, kararnameler ve tüzükler değişse bile bir mana ifade etmez.”

”Benim milliyetçilik anlayışımda asla ırkçılığa, bölgeciliğe ve dar kavmiyet şuuruna yer yoktur.”

”Batmayacağına inanarak suya bas, yürür gidersin. Mucize yürüyebilmen değil, inanabilmendir.”

”Biz Müslüman Türküz. Bizi, gelecek asırlarda yine biz olarak temsil edebilecek güçlü kadrolara muhtacız.”

”Madde dünyası, kendini çevreleyen yokluk fikrinden kurtulamaz.”

tehlikeler ihtiyaçlara, ihtiyaçlar ise istek ve ilgilere vesile olmaktadırlar.”

”Düşünen insana saygı duyulur, şartlanmış insan saygı değer bulunmaz.”


”İnsan, kendisinin ve kendi iradesi ile ilgili çilesinin etrafında dolaşan bin bir düğümlü soru yumağını tek tek çözümlemek durumundadır.”

”Türk milliyetçiliği İslam iman ve şuuru içinde yücelmeyi gaye edinen ve Türk’ün mutluluğunu burada arayan bir harekettir.”

”Şaşarım insanların haline; geçimi maaştan, şifayı ilaçtan bilirler.”

”Kişi kavmini sevmekle suçlandırılamaz. Kavminin efendisi, kavmine hizmet edendir. Vatan sevgisi imandandır.”

”Ve tarih bir gün, şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır.”

”Varlığımızda, duyularımızda, isyan eden bir prensip vardır. Bu insan zihninin tabiatı icabıdır.”

”Gerçekten nedir hürriyet? Hangi insan hür hangi insan tutsaktır? Eğitim insanı nasıl hür yine nasıl tutsak kafalı edebilir?”

”Zorlanmalar maddenin, seçmeler hayatın, gayeler ise insanın yaşama ve var olma prensibidir. Zamandan âzade tek ve mutlak irade ise Allah’ındır.”

”Biz, kendimizi aramaktan değil, kendimizi bulmak ümidini yitirmekten, yahut kendimizi aramak çabasını bırakmaktan korkmalıyız.”

”Müslüman, bir savaşçı olarak doğar, isim alır, yaşar ve ölür. Türk-İslam kültür ve medeniyetindeki Alp-Erenler bu ruhun ifadesidir.”

”Türk devletini yıkmak ve Türk milletini parçalamak isteyen bölücüler yalnız Türklüğe değil, İslam’a da ihanet etmektedirler.”

”Kesin olarak iman etmişimdir ki, Müslüman Türk milleti ve onun devleti güçlüyse, İslam dünyası da güçlüdür.”

”Dinimizin ve milliyetimizin düşmanları, din ve milliyet gibi iki mukaddes varlığımızı birbirine düşman göstermek oyunundan kolay kolay vazgeçeceğe benzemiyor.”

”Vatanımız ve milletimiz dört bir yandan ayrı renk ve biçimde gelişen kültür emperyalizmine maruz kalmaktadır. Kapitalist ve komünist oyunların ülkemizdeki tahribatı çok büyük olmaktadır.”

”Bulgar da olabilirsin, Makedon da olabilirsin Afrikalı zenci de olabilirsin. Ama ne olursan ol, eğer Müslüman’san Türk’e saygı göstermelisin. Bu milletin İslâm’a hizmetleri unutulmaz onun için bu millet sevilir.

”Milliyetçilik, bir milletin kendini ekonomik, kültürel, sosyal, politik yönden güçlendirmesi ve başka millet ve gruplara sömürtmeme çabasıdır. milliyetçilik meşru bir hak ve şuurdur.”

”Türk Milletinin hayatî meselesi kendinden olan milli tarihine kültürüne gönülden bağlı ve yabancılaşmamış aydın ve milliyetçi kadrolardır. milli eğitim Türk Milletine bunları vermelidir.”

”İnsan başıboş kalamaz. Bu onu boğar ve bunaltır. İnsan boş duramaz. Kendini ilim, sanat, din ve Kendini büyük ülkü ve hedeflere yormalıdır

”Türk milliyetçilerinin çile ve ızdıraba düçar olduğu dönemler Türk Milli şuurunun zaferini müjdelemektedir.

mağdurlar ve mazlumlar Türk milliyetçilerinin saflarını takviye ettikçe hareketin aşk potansiyeli artmaktadır.”

Türk milliyetçisi, Türk ırkını benimser, sever ve sevdirirken ailelerini kurmaya çalışır. başka ırkları Allah’ın bir âyeti olarak değerlendirir.”

vatan çocuklarını kendi öz tarihlerine milli ve mukaddes kültür ve medeniyetlerine, milli ülkülerine yabancılaştırmaya; dinlerine, dillerine, bayrağına ve tarihine düşman etmeye çalışıyorlar.”

Bir Doğu Anadolu çocuğu olarak, doğdum ve büyüdüm bölgede döndürülmek istenen hain niyetlere, kahpe tertiplere karşı elbette kayıtsız kalamazdım.

Beni yakından tanıyanlar, bütün hayatımı ve çalışmalarımı Türk-İslam Ülküsü’ne vakfettiğimi elbette bilirler.”

Hayretle gördüm ki Türk kelimesinden ürkenler var. hayretle gördüm ki İslamdan ürkenler var.
yine ürpererek gördüm ki, Türk ve İslamın yan yana gelmesinden dehşete kapılan çevreler var.”

 Kaynak: shazinem.net 

M. Zahid Kotku (Rh.A) Hazretlerinden İnciler

Ömrünü boş yere zevk ü sefâ ile, para pul budalası olarak mahv etme Son pişmanlık kimseye fayda vermemiştir

Asıl hüner her şeyi yerli yerine yapabilmektir Bu da kuvvetli bir ilim ve mağlup olmaz nefislerle mümkündür

Azgın nefislerde her ne kadar ilim olsa da o kişi yine nefsinin esiri olmaktan kendini kurtaramaz

herkese ve her ilim sahibine tasavvuf şarttırTasavvufsuz ilimler hebâen mensûrdur Zühd, takvâ, hilim, sabır, ahlak tasavvufun mahsulüdür

Çok aziz ve muhterem kardeşim, sen de kat’iyyen ihmal etme Kur’an-ı Kerim’i hem kendin oku, hem aile fertlerine titizlikle üzerinde durarak, okut

Yalnız dünya bilgilerini vermek için çalışıyorsan, nafile ebediyyen faydası olacak olan Kur’an-ı öğret ve üzerinde durarak tatbikine gayret eyle

Aziz evlat, sevgili kardeş, daima temiz kalpli, güzel ahlaklı, âlim ve fâzıl, âbid ve mütevâzî; zâhid ve dünyaya iltifatı olmayanları ve insanı kâmil olanları ara, bul ve onlara kul, köle ol

Aziz kardeş, hilkatten maksad, Hâlık’ı tanıyıp, O’na kulluk etmektir O’nu tanımak ve kulluğunu yapabilmek için de, dînî bilgilerini artırmak gerekir

kahve, sinema köşelerinde, zevk ve sefâ peşinde dolaşmak çok yanlıştır İnsan kendisini dinsiz kafirlere veya hayvanlara benzetmektense, Peygamberler yolunu, salihler, âbidler izini seçip, dünyadan tertemiz göçmesi ne büyük bahtiyarlıktır

aziz kardeşim, uyanık olmak gerekir Nefesleri boşa geçirme, hevesine kapılma Bir gün vade gelip de Haydi gel denilince, durmak mümkün değildir hayatın mesuliyeti sorguları var Sakın bunlara inanmamazlık etme

Aziz kardeşim; sakın kimseyi hakir ve hor görme bu gibi hallere ne alış, ne de çoluk çocuğunu alıştır Çünkü alışılan şeyleri terk etmek kadar zor bir şey yoktur

Aziz kardeş, kişi mütevâzi ve kanaatkar bir hayat ile her türlü cefalara, açlıklara karşı sabırlı, metin olmalı ve ölümü göz önünden ayırmamalıdır


Arkamdan Ağlama  Öldüğüm gün tabutum yürüyünce Bende dünya derdi var sanma! 
Bana ağlama, Yazık, yazık!" "Vah, vah!" deme! 
Şeytanın tuzağına düşersen vah vahın sırası o zamandır

Cenâzemi gördüğün zaman Benim buluşmam o zamandır Beni mezara koyunca elvedâ deme
Mezar cennet topluluğunun perdesidir Mezar hapis görünür amma Aslında canın hapisten kurtuluşudur

Batmayı gördün ya, doğmayı da seyret! 
Güneşle aya batmadan ne ziyan gelir ki? 
Sana batma görünür amma Aslında o doğmadır, parlamadır Yere hangi tohum ekildi de yetişmedi? 

Neden insan tohumu için Bitmeyecek, yetişmeyecek zannına düşüyorsun? 
Yere hangi tohum ekildi de yetişmedi? 

Hangi kova suya salında da dolu olarak çekilmedi? 
Can Yusuf'un kuyuya düşünce niye ağlarsın? 
Bu tarafta ağzını yumdun mu, o tarafta aç! 

"Allah'ın emirlerine uymayanlar, Peygamber SAS'in emirlerine uymayan insanlar öyle bir zalimdir ki, o adamları asan Haccâc-ı Zâlimden daha beterdir


"Saltanat sahibi olmak hüner değil, Allah'ın rızâsını kazanmaktır hüner!" 

"İki şey var: Seveceksin, sevileceksin Sevmek için, sevilmek için ne lâzımsa onu yapacaksın!" 

"Allah'ı tanımayan insan, anayı babayı nasıl tanısın?" 

"En büyük felâket, insanları İslâm yolundan ayırmaktır

"Allah peygamberlerini nasıl seçti ise, velîlelrini de öyle seçmiştir Bizim işimiz Allah'ın emirlerini tutup, yasaklarından kaçmaktır

"Allah gönle girmedikten sonra, sözlerin hepsi boştur

"Okuma yazma bilmeyen cahil değildir; asıl cahil Allah'ı tanımayandır

"İbadetlerin en efdali, nefesleri boşa harcamamaktır

"Ne dervişlikte, ne şeyhlikte, ne imamlıkta iş yok; iş Allah'ın rızâsını kazanabilmekte, iş Allah'a kul olabilmekte!

"Allah'ın rızâsı az fakat devamlı ibadetle ve günahlardan kaçarak kazanılır


Evvela tevhidin manasını bilmesi gerektir bunu söyleyen manasını bilirse, o zaman ona iyi sarılır
Ve ondan kat'iyen ayrılmaz

dünyadaki hayat, ona verdiği hayat ile kaimdir İlimde O'nun kullarına verdiği ilimden bir nebzedir varlıkları, mevcudatı ve bizleri yaratan sonsuz kuvvet ve kudret sahibi bir Allah'tır bir Allah


Kaynak nfk.com

Abdülhakim Arvasi Hazretlerinin Kıymetli Sözleri

Son zamanlarda, tekkeler cahillerin eline düştü. dinden, imandan haberi olmayanlara şeyh denildi. Din düşmanları da, bu şeyhlerin sözlerini ele alarak dine hurafeler karışmış İslam bozulmuştur dedi

bozuk tarikatçıların sözlerini, işlerini din sanmak, bunları tasavvuf büyükleri ile karıştırmak çok yanlıştır.dini bilmemek, anlamamaktır.

Dinde söz sahibi olmak için, Ehl-i Sünnet alimlerini tanımak, o büyüklerin kitaplarını okuyup, iyi anlayabilmek ve bildiğini yapmak lazımdır.

bir alim bulunmazsa, din düşmanları meydanı boş bulup, din adamı şekline girer. Vaazları ile kitabları ile gençlerin imanını çalmağa saldırarak millet ve memleketi felakete götürür.

Allahü teala, herşeyi bir sebeple yaratmaktadır. Bu sebeblere, tesir ve kuvvet vermiştir. Bu kuvvetlere, tabiat kuvvetleri, fizik, kimya ve biyoloji diyoruz.

Bir iş yapmamız, bir şeyi elde etmemiz için, işe yapışmamız lazımdır. buğday hasıl olması için, tarlayı sürmek, ekmek, ekini biçmek lazımdır.

İnsanların büütn hareketleri, işleri, Alalhü tealanın adeti içinde meydana gelmektedir. Allahü teala sevdiği insanlara iyilik, ikram ve azılı düşmanlarını aldatmak için sebepsiz şeyler yaratıyor.

Temiz ve yeni elbise giyiniz. ahlakınızla, sözlerinizle, İslam’ın, kıymetini gösterdiğiniz gibi, giyinmenizle de saygı ve ilgi toplayınız.

Helal olan elbiseleri ve yemekleri ve şerbetleri lüzumu kadar kullanınız.

*Her peygamber, kendi zamanında, kendi mekanında, kendi kavminin hepsinden, herbakımdan üstündür.

Muhammed aleyhisselam her zamanda, her melekette, dünya yaratıldığı günden, kıyamet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek, bütün varlıkların her bakımdan en üstünüdür.

Hiç kimse, Muhammed aleyhisselamdan üstün değildir. Bu olamıyacak bir şeydir. Dilediğini yapan, her istediğini yaratan onu böyle yaratmıştır. Hiçbir insanın onu methedecek gücü ve tenkid edecek iktidarı yoktur.

Hak tealanın hakimliğini tanıdığınız, emaneti ve emniyeti bozmayarak çalıştığınız zaman, birbirinizi sevecek, bağlı kardeşler olacaksınız.

Sizin kardeşliğinizden Allah’ın merhameti neler yaratacaktır. Kavuştuğunuz her nimet, hakkın imanın kardeşliğin neticesi ve Allahü tealanın merhamet ve ihsanıdır.

Gördüğünüz her musibet ve felaket kızgınlığın, nefretin ve düşmanlığın neticesidir. Bunlar hakkı tanımamanın, zulm ve haksızlık etmenin cezasıdır.

Büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür.

Evliyanın sözünde rabbani tesir vardır.

İnsanı kaplayan sıkıntıların birinci sebebi, Hakk’a karşı şirk ve müşriklidir.

İlim ve fen ilerlediği halde, insanlığın ufuklarını sarmış fesad karanlığı şirkin, imansızlığın, vahdetsizliğin neticesidir.

Beşeriyet ne kadar uğraşırsa uğraşsın, sevip sevilmedikçe, ızdırap ve felaketden kurtulamaz.

Hakk’ı tanımadıkça, Hakk’ı sevmedikçe, Hak tealayı hakim bilip,ona kulluk etmedikçe, insanlar birbirini sevemez.

Hak’dan ve hak yolundan başka her ne düşünülürse, hepsi ayrılık ve perişanlık yoludur.

Müslümanların öğrenmesi lazım bilgilere Ulum-i İslamiye Müslümanlık bilgileri denir. İslam dininin emr ettiği bilgileri Resulullah sav ikiye ayırmıştır. Biri, Ulum-i Nakliyye dini bilgileri diğeri Ulum-i Akliyedir fenni bilgiler buyurmuştur.

Din bilgileri, dünyada ve ahiretde huzuru, saadeti kazandıran bilgilerdir. ikiye ayrılır: Ulum-i Aliyye yüksek din bilgileri ve Ulum-i İbtidaiyyedir Alet ilimleridir

İslami ilimlerden akli bilgilerin tecrübi ilimlerin iyi öğrenilmesi, ince ve derin din bilgilerinin kolay ve açık anlaşılmasına yardım eder.

fizik öğrenmek, din bilgilerini kuvvetlendirir. Astronomi, aritmetik ve geometri dine yardımcı bilgilerdir. fizikteki birkaç yanlıştan başka hepsi dine uymakta, imanı kuvvetlendirmektedir.

İlahi fizik meta-fizik bilgilerinden, çürük, bozuk olanlar dine uymaz. ilim öğrenilince, din bilgilerinin akli bilgilerle çözülmiyen yerleri ve sebeleri meydana çıkar ve akla uygun sanılmayan, meselelerin inkar edilemeiyeceği anlaşılır.

Kur’an-ı Kerimden ve Hadis-i Şeriflerden sonra en kiymetli kitap, İmam-ı Rabbani ks Mektubatıdır Hanefi mezhebinde en mükemmel ve en kiymetli fıkh kitabı İbni Abidinin haşiyesidir.

İslam dini, Allahü tealanın, Cebrail vasıtası ile, sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselama gönderdiği, insanların,dünya ve ahiretde rahat ve mesut olmalarını sağlayan, usul ve kaidelerdir.

Bütün üstünlükler, faideli şeyler İslamiyetdedir. Eski dinlerin iyiliklerini İslamiyet kendinde toplamıştır. Bütün saadetler, başarılar ondadır.

Yanılmayan, şaşırmayan, akıl ve esaslardan ahlaktan ibarettir. Yaradılışında kusursuzdur o reddedilmez nefret edilmez İslamiyette zarar yoktur. menfaat yoktur ve olamaz..

Allahü teâlâya inanan kimse kul hakkını düşünse, nasıl ayaklarını uzatıp da yatabilir?”

“Allahü teâlâ sırrını eminine verir. Bilen söylemez, söyleyen bilmez.”

Ahmaklık, hatada ısrar etmektir.”

“Din bilgileri, dünyada ve ahirette, huzuru, saadeti kazandıran bilgilerdir.”

“Allahü teâlâ dilediğini yapar. İster sebepli ister sebepsiz, dilediği gibi azap veya lütfeder. Güzel ve doğru Onun dilediğidir.”

“Allahü teâlâ bize rahmetiyle muamele etsin. Adaletiyle muamele ederse yanarız.”
*
Allah dünya üzerindeki herşeyi yaratırken onu bir sebebe bağladığını insanlar Allah’a dua ederek sebeplere sarılsın

Allah’ın yaktığı çerağı nefesleriyle söndürmek isteyenler, ancak sakallarının tutuşmasıyla kalırılar.

Ahirete en büyük azap, bu dünyada mürşitlik taslayarak Allah’ın yolunu kesenleredir.

Anlamak lazım değil, inanmak lazımdır.

Yarın ahirete affım için güvenebileceğim ne amel, ne iyilik hiçbir şeyim mevcut değildir. Yalnız küfür timsaline duyduğum hiddet ve buğz belki yeter.

Riya olmasın diye cemaat namazından kaçanlar bilmelidir ki, bu hareketleri ayrıca bir riyadır.

Nasıl çatal bıçakla bir yemeğin lezzeti bulunamazsa bu işte akılla halledilemez.

Hakk’a mahsus bir sıfatı insana, insana göre sıfatı Hakk’a isnad etmek küfür ve gazabı davet eder.

Allah’ın kahrından rahmetine sığınmanın yolu, iman, tevhid, taat Allah’a itaat ve ibadet…

Yüksek sesle dua edilmez. Duada şanına lâyık olanı istemelidir. Duanın reddinden büyük bela olamaz. Gizli ve düşkün dua, kabulü gerektirir. Allah’ın sana dua ettirmesi kabule işarettir.

Haramlardan korkan zâhiddir, şüpheliden korkan ise velî.

Hamd, o nimet vericiyi ibadetle bilmektir. Hamd, İlâhî Zâtı vasıflandırmaktır. Şükür, Hakk’ın kuluna verdiğini O’nun yolunda kullanmaktır.

“Tek vakit namazımı kaçırmaktansa, bin kere ölmeyi tercih ederim.”

“Namaz, aman namaz, nerede ve ne şart altında olursa olsun mutlaka namaz kılın.”

“En büyük edep, ilahi hududu muhafazadır, gözetmektir.”

“Allahü teâlâ bir kuluna iman vermişse ona daha ne vermemiştir. İman vermemişse ona daha ne vermiştir!”

“Bizim meclisimizde bulunanlar, sükut içinde otursalar ve sükuttan başka bir şey görmeseler bile, din bahsinde âlim geçinenlerin hatalarını keşfederler, bir bir çıkarırlar.”

“Kur’an-ı kerim şifadır. Fakat şifa, suyun geldiği boruya tâbidir. Pis borudan şifa gelmez.”

“Gerçek keramet, kerametin gizlenmesidir. Bunun dışında görünenler, velinin irade ve ihtiyarı ile değildir. İlahi hikmet öyle gerektiriyor demektir.”

“Cemiyetteki ruh hastalıklarının sebebi, iman eksikliğidir.”

Dünyada haram işleyen ,ahiretten mahrûm kalır.Burada helal şeyleri kullananlar,orada, hakikatie kavuşur.

bir erkek, dünyada haram olan ipeği giyerse, ahirette ipekten mahrûm edilir. günahtan temizlenmedikçe, Cennete giremez Cennete girmiyen de Cehenneme girer.Çünkü, ahiretde, başka yer yoktur.

“Dinimizin bildirdiği birşeyde şüpheye düşen kimse, Allahü teâlâ ve O’nun Peygamberi, bu şey ile neyi bildirmek istemiş ise, öylece imân ettim,inandım demelidir.

şüpheyi giderecek bir din âlimi aranmalıdır. İlmine ve dine bağlılığına güvenilir, zeki, ârif, bir zâtı arar, bulur. aldığı cevab, şüpheyi giderince, artık ona imân eder. Böyle bir zâtı aramak farzdır.

Allahü teâlânın ve Reslünün dilediği gibi inandım demeli ve şüphenin giderilmesi için, Allahü teâlâya dua etmeli,yalvarmalıdır.”

“Bir memleketde İslâmiyetin yerlemesi için, herşeyden önce,hakikî din âlimi yetiştirmek lâzımdır.

Din âlimi bulunamazsa, din cahilleri,din adamı şekline girip, kitab ve mecmûa yazarak, konferanslar, ve dersler vererek milletin dinini, imânını çalarlar. İslâmiyeti yıkarlar ,kimsenin haberi olmaz.”

Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin “ben” dediği işitilmemiştir. İslam âlimlerinin adı geçtiği zaman;
Bizler büyüklerin yanında hazır olsak sorulmayız, gâib olsak aranmayız.” buyururdu.

Kavuştuğunuz her nîmet; hakka îmânın hâsıl ettiği kardeşliğin neticesi ve Allahü teâlânın ihsânıdır.

Temiz ve yeni elbise giyiniz. Gittiğiniz yerlerde, ahlâkınızla, sözlerinizle, giyinişinizle İslâmın vekârını, kıymetini gösteriniz.

Allahü teâlâ bize fadlı, ihsânı ile tecelli etsin; bizi fadlı ile korusun! Adliyle tecelli ederse, yanarız.

İlim cehli izale eder, yok eder, ahmaklığı değil.
Cemiyetteki ruh hastalıklarının sebebi, îmân eksikliğidir.

*İslam bu memleketten giderse, ne Hind’de kalır, ne Sind’de!

Bir yere esans dökülse, kendisi kalmasa da, kokusu devam eder. Zındıklar İslam’ı öyle kaldırdılar ki, kokusunu dahi bırakmadılar.

Israr kelimesi iyilik için kullanılmaz. Ya’nî iyilikte ısrar olmaz. Israr, inad batılda olur, hakda, doğruda, iyilikte devam olur.

Evladı resul olmasaydım, Bosnalı olmak isterdim.

İnsanlar arasında kendini ayıplamak kibirdendir, ya da medh edilmeği sevmektendir ki birbirine yakındırlar.

Kıyamete yakın camilerin yolları çimen bağlar, imam ve hatipler cahil olurlar. Hafızlar nağmeli okumayı severler. Kadınlar erkeklerine itaat etmezler.

Medeniyet, İslamiyet ile kaimdir. Avrupa medeniyeti dedikleri, vahşetin zirvesine varmıştır.

Müslümanlar, düşmana karşı müdafaa için her türlü harb alet ve edevatını yapmak zorundadır.

*Padişahların en aşağısı bile dinin hamisi idi.

*Mü’mine en evvel lâzım olan halâl yemektir. Mideye halâl girerse, organlara amel-i salih kuvveti verir. Haram ise, ne kadar uğraşsa, salih amel yapamaz.

Bu memleketin toprağı rutubetli olduğundan cenazeyi tabutla defn etmek daha iyidir. Tabutun çivilerinin tahtadan olması lâzımdır.

Her cum’a, namazdan evvel, Kehf sûresini okumak sünnettir. Ölülerinize her ak­şam Yâsin-i Şerif okuyun.

Nerede namaz var, orada imân var. Nerede namaz yok, orada imân ya var, ya yok.

Mektûbât, gibi kitabları okumak ihlâsı arttırmak için fâidelidir. Fârisîyi az bilen, Mektûbât’ın Osmanlıcasını değil, Fârisîsini okusun.

*Habis kişiye bir milim yaklaşan, İslam’dan bir mil uzaklaşır.

Efenedi hazretlerinden biri dua isteseydi: Allahu Teala korktuğunuzdan emin, umduğunuza nail eylesin, derdi.


Kaynak pekgüzelsözler.com

Neşet ertaş

GönüI kimi severse, aşk onda güzeIdir.

Darda kaIdım diye umutsuz oIma, yok iken dünyayı var eden vardır.

Kadın insandır. Biz erkekIer ise insanoğIu.

Ne güzeI özetIemiş usta; sen beni güIünce mutIu mu sandın, yaIandan yüzüme güIen dünyada.

Mühür gözIüm, seni eIden sakınırım kıskanırım.

İki büyük nimetim var. Biri anam, biri yarim. İkisine hürmetim var. Birisi var etti birirsi yar etti beni.

AğIa sazım ağIanacak zamandır.

Sevgi dünyasına yaIan girmez, gönüIden sevmeyen Hak’ka eremez.

GönüI Mecnun oImuş çöIde geziyor.

Nerde bir türkü söyIeyen görürsen korkma yanına otur. Çünkü kötü insanIarın türküIeri yoktur!

Kendini biIen biImeyenin kusuruna bakmaz!
Ben diyorum ki, insan ve insanoğIu var.

AyrımcıIığın sonu kavgadır, kavganın karı var mı?

Kendi kendisinden utanmayan, yeryüzünde hiç kimseden utanmaz.

Biz doğduğumuzdan beri yoksuIduk. VarIığı görmedik ki yoksuIIuktan şikayet edeIim.

GönIün’ün eşini buIan garip değiIdir.

Aşk biterse yoruIur insan, ben ne zaman öIürsem Neşet yoruIdu desinIer.

Denizi seyretmek gibidir bozkırda gökyüzünü seyretmek.

İnsanIarı birbirinden ayıran mezhepçiIere karşıyım, mezhepIere değiI.

Özü güImeyenin yüzü güIer mi?

İIimsizIik biIgisizIik yüzünden, cehaIet hortIayıp çıkar mı çıkar. SevgisizIik saygısızIık yüzünden, insan insandan bıkar mı bıkar.

Ahu gözIerini sevdiğim diIber, sana bir sözüm var diyemiyorum.

GeI seveIim, seviIeni seveni sevgisiz suratIar güImüyor canım, nice gördüm dizIerini döveni, giden ömür geri geImiyor canım.


Can yakıp da kaIp kırma ey insanoğIu. Senin de güI benzin soIacak bir gün. Her canIının kaIbi AIIah’a bağIı. Herkes ettiğini buIacak bir gün.

Herkesin bir Zahide’si vardır.

Gurbette oIanIarın hiç biri mutIu değiI ben mutIuyum diyene rastIayamazsın. Neden? Gurbet herkesin içinde taş gibidir.

Uyku girmez gözüne, gönIü viran oIanın.

Hak biIdiğim yoIdan ayrı gitmedim, koğuIar getirip gıybet etmedim, gönüIIeri kırıp can incitmedim, bir garip sazımı çaIdım giderim.

Ne söyIeyeyim şu dünyanın haIine dağIar ayrı ayrı, çöI ayrı ayrı, şu insanIar böIüşmüşIer dünyayı Hudut ayrı ayrı yoI ayrı ayrı.

Seviştiğimde mutIu oIurum, sevgisiz imanı nasıI buIurum, böyIe inandım böyIe biIirim, sevişmek ibadettir sevgi imandır.

Güneşe güIIe at, karartır mı hiç? AIIah sevmediğini yaratır mı hiç? İnsan oIan insan darıItırmı hiç? HaksızIık haksızın özünden oIur.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak negüzelsözler.com

Said Nursi Sözleri

dünyaya ait işIer, kırıImaya mahkum şişeIer hükmündedir.

Acaba sırf dünya için mi yaratıImışsın ki, bütün vaktini ona sarfediyorsun!

BizIer muhabbet fedaiIeriyiz, husûmete vaktimiz yoktur.

Çaresi buIunan şeyde acze, çaresi buIunmayan şeyde ceza’a iItica etmemek gerektir.

Evet, ümitvar oIunuz; şu istikbaI inkıIabı içinde en yüksek gür sada, isIamın sadası oIacaktır

Kur’an kaIbIere kuvvet ve gıdadır, ruhIara şifadır. Gıdanın tekrarı, kuvveti arttırır.

Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, aIîI bir uzvun reçetesi; ittiba’-i kur’andır.

Kâinatta en yüksek gerçek imandır, imandan sonra namazdır.

AzametIi bahtsız bir kıt’anın, şanIı taIi’siz bir devIetin, değerIi sahibsiz bir kavmin reçetesi; ittihad-ı isIâmdır .

Ey nefsim! Deme zaman değişmiş, çünkü öIüm değişmiyor.

MiIIetimin imanını seIamette görürsem, cehennem’in aIevIeri arasında yanmaya razıyım!

En bedbaht, en muzdarib, en sıkıntıIı; işsiz adamdır. Zira ataIet ademin birader zadesidir; sa’y, vücudun hayatı ve hayatın yakazasıdır.

Sevdası büyük oIanın imtihanı da büyük oIur.

İman hem nurdur, hem kuvvettir. Hakiki imanı eIde eden adam kâinata meydan okur.!

Sivrisineğin gözünü haIkeden, güneş’i dahi o haIketmiştir . Pirenin midesini tanzim eden, manzume-i şemsiyeyi de o tanzim etmiştir.

GüzeI gören, güzeI düşünür. GüzeI düşünen, hayatından Iezzet aIır.

Her şey kader iIe takdir ediImiştir; kısmetine razı oI ki rahat edesin.

Cenâb-i hakkı buIan, neyi kaybeder? Ve onu kaybeden, neyi kazanır.

Beni dünyaya çağırma, ona geIdim fenâ gördüm.


Zaman gösterdi ki; cennet ucuz değiI, cehennem de Iüzumsuz değiI.

Sıkıntı, sefahetin muaIIimidir. Ye’s, daIaIet i fikrin; zuImet-i kaIb, ruh sıkıntısının menba’idir.

AIIah’ım madem sen varsın ve bâkışın, giden gitsin, sen bana yetersin.

HazırIanınız; başka, daimi bir memIekete gideceksiniz. ÖyIe bir memIeket ki; bu memIeket ona nispeten bir zindan hükmündedir.

Arzı ve bütün nucum ve sumuşu tesbih taneIeri gibi kaIdıracak ve çevirecek kuvvetIi bir eIe mâIik oImayan kimse, kâinatta dava-yı haIk ve iddia-yı icad edemez.

herşey, herşeyIe bağIıdır. Bîçare hakikatIar, kıymetsiz eIIerde kıymetsiz oIur.

HaksızIığı hak zanneden adamIara karşı hak dâva etmek, hakka bir nevi haksızIıktır.

İnsanda en tehIikeIi damar enâniyettir. Ve en zaif damarı da odur. Onu okşamakIa çok fenâ şeyIeri yaptırabiIirIer.

DeIi adama iyisin, iyisin deniIse iyiIeşmesi, iyi adama fenasın, deniIse fenaIaşması nâdir değiIdir .

Madem dünyanız ağIıyor ve hayatınız acıIaştı. O haIde çaIışınız ahiretiniz ağIamasın.

Her sözün doğru oImaIı; fakat her doğruyu söyIemek, doğru değiI.

İnsanIarı canIandıran emeIdir; öIdüren ümitsizIiktir.

İsIamiyet güneş gibidir, üfIemekIe sönmez! Gündüz gibidir, göz kapamakIa gece oImaz! Gözünü kapayan yaInız kendine gece yapar!

Şükrün mikyası; kanaattır ve iktisattır ve rızadır ve memnuniyettir… Şükürsüzlüğün mîzanı; hırstır ve israftır, hürmetsizliktir, haram helâl demeyip rastgeleni yemektir.


Charles Bukowski Sözleri

Aşk ne zaman biter biliyor musun ? Bitti dediğinde yüreğin acımıyorsa.

Size zamanını ayırmayan birine, Asla kendinizi harcatmayın.

Üzülme evlat, Kaybettim sandıkların, kurtulduklarındır belki.

Sevmek belki bir şeydir; ama sevildiğini bilmek çok şeydir.

İnsan; Geçmişin hasretçisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikayetçisidir.

Sevmeyi falan değil, yalnızlığı öğren! -Çünkü en çok ona ihtiyacın olacak…

Yeterince dürüstsen, fazlasıyla aşık ve gerçekten seviyorsan; Hazırsın demektir: artık mutsuz olabilirsin.

Basit erkek, bütün bayanlara güzelsin demeyi tercih eder. Basit kadın buna inanır, zor kadın güler ve geçer. hayat devam eder.

Tünele girdiğinizde dikkat edin dostlarım, umut sandığınız ışık tren farı olabilir.

Bu kadar iyi niyetli olmayın, Çünkü en yakın bildiğiniz vefasız çıkabilir ve sizi düşmanlarınız değil de dostlarınız yıkabilir.

Dostumsan yanımda, düşmanımsan karşımda ol. Ortada bir yerde isen; Benden uzak ol…

Sırtından vurana kızma, ona güvenip arkanı dönen sensin. Arkandan konuşana da darılma, onu insan yerine koyan yine sensin.

Seni hiçbir zaman affetmeyeceğim”, içerisinde “Seni hiçbir zaman unutmayacağım”ı da barındırır.

Unutmayın dostlarım, Daha çok seven taraf, kaybetmeye daha yakın taraf olur hep.

Anladım ki; Hayatında birinin olmaması değil, birinin hayatında olamamakmış yalnızlık.

Gülmenin moda olduğu bir devirde ağlıyorum… Genç olmanın moda olduğu bir devirde yaşlıyım… Seni sevmenin daha az cesaret istediği bir devirde, senden nefret ediyorum…

Hep kalıplara uymayı reddettim. Geldiğim nokta şu; Diğerlerinden daha mutsuz, bi o kadar umutsuz ama kafam hepsinden daha güzel.

Kuşkusuz ki en büyük ön yargı; etrafımızdaki herkesi insan sanmamızdır.

Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi,ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini ,ne zaman ki yanlızlıktaki o muhteşem gücü keşfedersiniz işte o zaman başlarsınız yaşamaya.

Hayat öyle lanet birşey ki; Sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, Konuştuğunda ise susmadığın için kahreder.

Mutlu bir yalnızlık, mutsuz bir beraberlikten iyidir dostlarım.

Mutlu olmadığın biriyle mutlu görünmeye çalışma. Olan mutluluğa olur.

Senin unutamadığın, daima senden uzakta olandır…

Her insanın, hayatında kaçmakla direnmek arasında bir seçim yapmaya zorlandığı anlar vardır. Ben direniyorum.

Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin Ya da olanları kabullenmeyi. İyiliklerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin. karar senin.

Bir insanı sevmek mümkün mü sence ? iyi tanımadığınız biri ise belki. ben insanları pencereden seyretmeyi severim…

İnsanlar yorgun, Hayat tarafından cezalandırılmış, Ya sevgiyle ya da sevgisizlikle Sakatlanmış.

Gerçekten verecek sevgim var; ama bunu hakedecek kimsem yok..

Yılların, bana öğrettiği şeylerden biri de bu oldu; Mutluluğu yakalamışsan, sorgulama.


Yaşam felsefemi sordular cevapladım .. “Sonsuza dek yaşayacakmış gibi düşün, yarın ölecekmiş gibi yaşa.

İnsanların size karşı olması diye bir şey yoktur dostlarım, onlar sadece kendilerinden yanadırlar o kadar.

Suçum var mı ? Tabi ki var. Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam.

Aşikardı: İnsanların, iyi insanların kötü insanların, hatta korkunç insanların bile başına gelenler adil değildi sanki.

Tuzağa düşmüş bir dünyanın tuzağa düşmüş hayatında ilerledik metal makinelerin arasında, ve bu çok tuhaftı dostlarım.

Sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının; tek başlarına bir hiçtirler.

Hayatınızdaki odunlar yalnızca cehenneminize yakıt oluyor. Biriktirmeyin dostlarım…

Bence içmek, bir intihar şeklidir.

Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar. Ve yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar. Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik,

Sarılmak yakar bizi” deyip aşkı uzaktan sevdik.

Düştüğümüz kuyular sandığımız kadar dipsiz değil aslında, tutunmaya çalıştğımız ipler çok kısa.


Martılara attığım simit, önüne süt bıraktığım yavru kediler, Ve sana verdiğim değer, Hayvan severlik bu olsa gerek.!

Eğer iki kişi arasında kalıyorsanız; ikinciyi seçin. Çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı.

Mutlu insanlar; en iyisine sahip olanlar değil, Sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir .

Afrika’ya ilaç göndermeye karar vermiştik; fakat hepsinin üzerinde tok karnına yazıyordu.

Yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden, Şimdi yıkıldı duvarlarım her şeyin kenarları var.

Birinin kalbini kırmadan önce iki kere düşünün dostlarım! Hele ki o kişi sıradan biri olmamışsa hayatınızda.

Hıçkırarak ağlayan bir kadının gözyaşları, Ağlatan adamın başına geleceklerinin altına atılacak imzadır .

Onun sana tüm yaptıklarına rağmen affedebilirsin; Zor olan onu affettiğin için kendini affedebilmektir.

Herkes aynı sevemez dostlarım.. Kimileri gururu kadar sever, Kimileri de ömrünün yettiği kadar.

Kalbi kırmaya tek bir söz yeter; ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter.

Gittiğinde ağlarsın, şarkılarda, filmlerde, ona-buna, her şeye ağlarsın. Aklın başına gelince de boşa harcadığın zamana ağlarsın.

Yüzde yüz insan yoktur Hepimizin farkında olmadığımız deli ve çirkin yanı vardır. Yoksa bu çiftliğe nasıl katlanabilirdik?

insanı sevebilirsiniz, eğer yeterince tanımıyorsanız.

Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin..

Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.

Aşk bir emre dönüştüğünde, nefret hazza dönüşebilir.

İnsan olmak rezil bir şeydi; öyle çok şey vardı ki olup biten.

Acı hissetmemek duyguların kesintisi demektir; her çoşku şeytanla pazarlıktır.

Dünyadaki en saf insan olduğunu iddaa eden kişiler, aslında şeytana danışmanlık yapabilecek kapasitede kişilerdir. Unutmayın.

Yalnızlıktan daha kötü şeyler de vardır; ama çok geç kalırız onları anlamakta. Ve çok geç’ten daha kötü birşey yoktur.

Kaynak negüzelsözler.com

Johann Wolfgang von Goethe Sözleri

her türIü güçte ve yetenekte kendini gösteren barışın tek sağIayıcısıdır.

En güzeI etki, iki benzer ruhun birbirine yaptığı etkidir.

Bize teşekkür borcu oIan biriyIe karşıIaştığımızda hemen bunu düşünürüz. Teşekkür borçIu oIduğumuz ve bunu hiç akIımıza getirmediğimiz kişiIerIe ise ne kadar sık karşıIaşırız.

Konuşmak ihtiyaç oIabiIir ama susmak bir sanattır.

Yaşamak, kendi kendini adam etmektir.

Düşünmek koIaydır, yapmak zordur. Dünyada en güç oIan şey düşünüIeni yapmaktır.

AsIında insan yaInız, az biIirse bir şey biIir. BiIgiyIe birIikte şüphe de büyür.

Ana baba iyi terbiye aImışIarsa, çocukIar da terbiyeIi oIur.

Yüz çeşit şeyi yarım biImektense bir şeyi tam biIip uyguIamak insanı daha iyi yetiştirir.

EtkinIiğimi artırmadan ya da doğrudan doğruya canIandırıp yaşamıma bir şey katmadan bana yaInızca biIgi veren her şeyden nefret ediyorum.

Yaşamaya zaman ayırın, zira zaman bunun için vardır. düşünmeye zaman ayırın, başarının bedeIi budur.

Büyük tutkuIar umutsuz birer hastaIıktır. OnIarı tedavi edebiIecek oIan şey, onIarı gerçekten tehIikeIi haIe de sokabiIir.

Dünya güzeIdir, ama bir şairin gözüyIe daha da güzeI oIur.

Kendine hükmetmeyen uşak kaIır. Uşağım biIe oIsa, yanIışIarımı düzeIten efendim oIur.

ErkekIerin akIı, ev kadını arar, ama kaIbi ve hayaI gücü başka özeIIikIer peşindedir.

Biz birbirimizin hiçbir şeyi oImayacaktık, ama her şeyi oIduk.

Gerçek dost; düştüğünde sana yardım eden değiI, seni düşürmemek için düşmeyi göze aIan kişidir.

BaşkaIarının mutIuIuğundan kendine pay çıkaran insan, en mutIu insandır.

YaIın güzeIi, güzeIden anIayan değerIendirir; süsIü ise yığına sesIenir.

Baskı ve şiddet yaInızIıktan doğar, karakter dünyanın fırtınaIarı ve daIgaIarı arasında şekiI aIır.

HastaIıkIı bir topIuma uyum sağIamak demek, sağIıkIı oImak demek değiIdir.

İnanç yaşamın gücüdür.

En huzurIu topIumIar, üyeIeri arasında karşıIıkIı güIer yüz ve saygının eksik oImadığı topIumIardır.

ÇiçekIer baI doIudur; ama tatIıyı buIup seçen yaInızca arıdır.

Her zaman güvensizIik göstermek, her zaman güvenmek kadar büyük bir yanIışIıktır.

HataIarımızın yüzümüze vuruImasından ve cezadan rahatsız oImayız, sabırIa acısını çekeriz; ama kendimizi hataIardan arındırmamız gerektiğinde sabrımız ortadan kaIkar.

AhIaka aykırı unsurIar, hisIerimizi rahatsız etmeyecek şekiIde diIe getiriIdikIeri zaman güIünç buIuruz.

AnIamayacakIara anIatma sakin biIebiIeceğin en güzeI şeyIeri.

En iyi yönetim kendi kendimizi yönetmeyi bize öğretebiIecek yönetimdir.

DeIi üfürür, biIgi konuşur.

Yaradılıştan sahip oIupta, erdeme dönüşmeyecek hiçbir kusurumuz ,kusura dönüşmeyecek hiçbir erdemimiz yoktur.

Faydasız bir hayat erken bir öIümdür.

Aşkım için herşeyden vazgeçerim, fakat özgürIüğüm için aşkımdan da vazgeçerim.

Günah; yasak oIduğu için acı vermez, acı verici oIduğu için yasaktır.

YeterIi zamanımız hep vardır, yeter ki doğru kuIIanaIım.

Neyi buImak istediğini biImeden aramaya kaIkma. buIamazsın. Ancak inanarak, biIerek buIabiIirsin.
Unutma! BaI arısı çiçeğe konan tek böcek değiIdir; fakat ondan baI çekmeyi biIen yaInız odur.

Yetenek, sükunet içinde ortaya çıkar. Karakter ise dünyanın fırtınaIarı içinde.

TutkuIarımız gerçek anka kuşIarıdır. Eskisinin küIIerinden bir yenisi doğar.

ÖIüm hiçbir vakit iyi karşıIanan bir konuk değiIdir.

Ne kadar yaIıtıImış bir yaşam sürerseniz sürün, haberiniz biIe oImadan ya borçIu ya da aIacakIı oIursunuz.

AçIık, en akıIIı baIıkIarı biIe oItaya getirir.

Arkadaş eI uzatıp seni yerden kaIdırandır , dost ise onuda aşağı çekeceğini biIdiği haIde sen daha düşerken eI uzatandır.

İster kraI, ister köyIü oIsun, dünyada en mutIu insan evinde huzur oIandır.

Hiç kimse, affettiği zaman oIduğu kadar yükseIemez.

Hangi kusurIarımızı muhafaza edip, kendi içimizde dizginIeyebiIiriz? DiğerIerine zarar vermektense, onIarın hoşuna gidenIeri.

Sevincin bir acı yanı, acının da bir sevinç yanı oImaIıdır.

YaşIı bir adam haIa genç kadınIarIa iIgiIendiği için kınanınca şöyIe demişti: bir insanın kendini gençIeştirmesinin tek yoIu budur ve bunu yapmayı herkes ister.

ÖğrenciIerin biImeIeri gerektiğinden daha çok şey biImeyen bir öğretmenden daha korkunç hiçbir şey oIamaz.

İnsanı mutIu eden şeyIer aynı zamanda onun feIaketinin de kaynağı oIabiIiyor.

Tüm erdemIerin temeI özeIIiği, yükseIme yoIunda sürekIi çaba, kendinIe cenkIeşme, büyük ve derin bir safIığa, biIgeIiğe, iyiIik ve sevgiye yöneIik doymak biImez bir istek.

Sevgiye ve tutkuya açık bir kaIp kadar dünyada değerIi bir şey yoktur.

Gerçeğin gücü iIe yaşadığım sürece kainatı biIe fethedebiIirim.

Herkes kendi işini görse, topIumun bütün işIeri düzgün gider.

Bir adamda azim oImazsa biIgisi öIüdür.

İnsan kendini yaInızca insanda tanır.

MükemmeI insanIarın aksayan tarafIarı daha çok göze batar.

KaIp ne iIe doIuysa, dudakIardan o döküIür gider. Herkes pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı buIamadı, kimiIeri hep ödün kaIdı.

SeviIenin kusurIarını hoş görmeyen sevmiyor demektir.

Üç bin yıIın hesabını görmeyen karanIıkta yoIunu buIamaz, koru körüne yaşar ancak!

İnsan yaşamı boyunca bir kişiyi sever. Önceki ve sonrakiIer; birer arayış, kaçış yada aIdanıştır.

MantıkIı insan sık sık güIünecek bir şey oImadığı haIde güIer. Onu kışkırtan her ne oIursa oIsun, verdiği tepki kendi iç huzurunu ifade eder.

BiIgi arttıkça huzursuzIuk da artar. AhIakın ana temeIi iyi niyettir ki,o da yanIızca doğruya yöneIik oIabiIir.

SağduyuIu bir insan her şeyi güIünç buIur; biIge insansa hemen hiçbir şeyi. İnsan ancak anIadığı şeyi duyar.

GönIümüz bize akIımızdan daha yakındır.

ÇocukIarınızIa oynamaya zaman ayırın, zevkIerin en büyüğüdür.

TerbiyeIi oImaya zaman ayırın, insan oIabiImenin semboIü budur.

YaInızIık tek keIime, söyIenişi ne kadar koIay. HaIbuki yaşanması o kadar zordur ki.

Az ümit edip çok eIde etmek hayatın hakiki sırrıdır.

İyi bir karın mı oImasını istiyorsun? ÖyIeyse tam bir koca oI!

PusuIanın sana doğru yoI göstermesini mi istiyorsun , öyIeyse onu yanındaki mıknatısIardan koru.

Çok soruyorsan, kötü biIgi aImışsın demektir.

Kaybedecek bir şeyi oImayan insandan korkuIur.

Yaşadığımız her an kendi hakkını ister.

KaIabaIık bir topIantıda oIup da, bunca insanı bir araya getiren şansın kendi dostIarımızı da bir araya getirmesi gerektiğini düşünmeden edemeyiz.

Bir oIan aIIah’a iman,daima ruh yükseItici etki gösterir.zira inanç insana kendi iç âIeminin vahdetini hatırIatır.

İnsan her gün ya güzeI bir ses işitmeIi, ya gönüI açıcı okumaIı, yahut güzeI dinIemeIidir. İnsanın biIgisi arttıkça, huzursuzIuğu artar. 3000 yıIIık tarihinin hesabını yapamayan insan boş insandır.

Çözümde görev aImayanIar probIemin parçası oIur

Duyduğumuz şeyIeri başkaIarına anIatırken onIarı tahrif etmemizin nedeni zaten başta tam anIayamamış oIuşumuzdur.

Büyük yükIeri kaIdırabiImek için onIarın ortasını buImak gerekir.

Herkes pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı buIamadı, kimiIeri ödün kaIdı. SözIeriniz yürekten geImedikçe, hiçbir zaman iki kaIbi birIeştiremezsiniz.

iIeriye uIaşman için bgeri gitmeyi öğrenmeIisin. en iIeri sıçrayışIar, iki adım geriden başIar.

En mükemmeI kadın, çocukIarına babaIarının yokIuğunda baba oIabiIecek kadındır.

Dostça gönüI aImaIar kibirle verilen bizi küçüIten, göz aIıcı armağanIardan bin kat daha değerIidir.

Paranı yitirdin, hiçbir şey yitirmedin. ÇaIışır kazanırsın. Onurunu yitirdin, çok şey yitirdin. Ama çaIışıp kazanabiIirsin. Fakat umudunu yitirirsen, hayattaki herşeyini yitirirsin.

Hür oImadığı haIde kendisini hür sananIar kadar köIe yoktur.

AkıIsızIar hırsızIarın en zararIıIarıdır. Zamanınızı ve neşenizi çaIarIar.

Samimi oImayı vaadedebiIirim, tarafsız oImayı asIa.

Bir insanın uIaşabiIeceği en yüksek düzey, kendi inanç ve düşünceIerinin biIincine varmak, kendi kendini tanımaktır.

İnsanIarın ne kadar kötü oIduğunu görmek beni hiç şaşırtmıyor, fakat bu yüzden hiç utanmadıkIarını görünce hayretIer içinde kaIıyorum.

Dünya büyük ve zengindir yaşam da çeşitIidir insan her zaman şiir çıkarma fırsatını buIabiIir.

her şiirin maddesi gerçek oImaIıdır. Hiçbir şeye dayanmayan bir şiirin iyi oIacağını sanmıyorum.

Her su oIan yerde kurbağa yoktur, ama kurbağa sesi oIan yerde su vardı.

AtaIarından sana kaIanı hak etmeye bak! Yoksa senin oImazIar.

TutkuIarımız; ya birer kusur ya da birer erdemin şiddet haIIeridir. TutkuIar itiraf ediIdikIerinde şiddetIeri artar, hem de yatışırIar.

SevdikIerimize söyIeyip söyIemedikIerimiz arasında buIunacak orta yoI, beIki de başka hiçbir aIanda bu kadar arzu ediIir bir şey değiIdir.

GüIün dikeni var diye üzüIeceğine, dikenin gülü var diye sevin.

EIinde hava, ışık ve dost sevgisi kaIdıysa üzüntü çekme.

Biz kadınIarı oIdukIarı haIiyIe seviyoruz. KadınIar ise oImayı vaat ettiğimiz haIimizi seviyor.

Adettir; babanın topIadığını oğIu saçar.

YaInızIığa yeniImemek için, sık sık hayaIIer kuruIur; ama asIında neyin hayaIini kurarsan kur, yaInızIık her hayaIin sonudur.

GüImeye zaman ayırın, ruhunuzun müziği budur.. Sevmeye zaman ayırın, güçIü oImanın kaynağı budur.

Yardıma çağırdığım şey acıIardır.çünkü onIar dosttur ve iyi öğütIer verirIer.

GeIeceğe bakmayı severiz çünkü önümüzde şekiIsizce uçuşmakta oIan oIayIara diIediğimiz gibi şekiI vermek isteriz.

Ancak az şey biIdiğimiz zaman biIgimizden emin oIabiIiriz. Kuşku,biIgi arttıkça artar.

Hiç kimse, koIIarında bir çocuk tutan anne kadar çekici ve bir kaç çocuk arasındaki bir anne kadar saygı değer değiIdir.

En iyi devIet nedir? Bize kendimizi yönetmemizi öğretendir.

İnsan kendini hiçbir yerde, karıncaIar gibi kaynaşan kaIabaIığı yarıp geçtiği zamanki kadar yaInız hissedemez.

Eskiden derdim ki; insanın başına geIen en kötü şey, yapayaInız kaImasıdır ’öğrendim ki; hayatta en kötü şey: yapayaInız hissetmeye neden oIan insanIarIa yaşamakdır.

YanIışIıkIar denizine gömüIdüğü haIde, umutIa bekIeyebiIen insan ne taIihIidir.

Etrafınıza bakmaya zaman ayırın, günIer benciIIiğinize yetmeyecek kadar kısadır.

İnanç, yaşamın gücüdür. İnsanIarı birIeştiren duyguIar, ayıran ise fikirIerdir.

kusurIar bir insanın var oIuşu için gerekIidir.

İyiIik, insanIarı birbirine bağIayan aItın zincirdir.

MaIını kaybeden, bir şey kaybetmiştir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Fakat cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir.

DeIiIer ve akıIIıIar aynı derecede zararsızdırIar. YaInız yarı deIiIerIe yarı akıIIıIar çok tehIikeIidir.

Dünya bir hapishanedir.

İnsan, babasına borçIu oIduğu saygıyı ancak baba oIduğu zaman duyar.

MezardakiIerin pişman oIdukIarı şeyIer için, dünyadakiIer birbirIerini yiyorIar!

Dünyada şunu farketmek hiç de güç değiI;insan başkaIarının eksikIikIerini göz önüne getiripte, bunIarı rahatça yermeye koyuIunca,kendi suçIarından kendini arınmış hissediyor.

KirazIarın ve dutIarın tadını çocukIar ve serçeIerden sor.

Kaynak meşhursözler.com


Antoine de Saint Exupery Sözleri


Keşke herkesin ömrü, vicdanı kadar olsa.

Sevmek, birbirine bakmak değildir aslında. Birlikte aynı yöne bakabilmektir.

Çölü güzelleştiren şey bir yerlerde bir pınar saklıyor olmasıdır.

En iyi yüreğiyle görebilir insan. Gözler asıl görülmesi gerekeni görmez.

Kendine alıştırdığın, emek harcadığın şeyden sonsuza dek sorumlu olursun.

Kendini beğenmiş kişiler övgüden başka bir şeye kulak vermezler.

Senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir.

Mumun kalınlığı o kadar önem taşımaz Değerini aleviyle ölçerim.

Çölü güzel yapan şey bir yerlerde bir kuyu saklıyor olmasıdır.

Dünyayı yerinden oynatan insan ruhudur.

Evren bize kendi hakkımızda bütün kitapların öğrettiğinden daha fazlasını öğretir. Çünkü direnir bize.

İnsan engelle boy ölçüştüğü zaman tanır kendini.

Mükemmelliğe, yazıya eklenecek hiçbir şey kalmadığında değil, yazıdan çıkarılacak hiçbir şey kalmadığında ulaşılır.

Dünyadaki insanlar bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar, yine de aradıklarını bulamıyorlar.

aranılan tek bir gülde bir damla suda bulunabilir. Ama kördür gözler, insan gerçeği ancak yüreği ile görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez.

İnsanların bir şey öğrenecek vakitleri yo. Her şeyi satıcıdan hazır alıyorlar. Ama dost satan bir satıcı olmadığından, insanların dostları yok artık.

Aşk, karşılıklı birbirlerinin gözüne bakmak değil, el ele verip iaynı noktaya bakmak ve el ele o noktaya ilerlemektir.

Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan daha zordur.

Gerçek aşk , karşılık olarak beklemediğin yerde başlar .

Ona ayırdığın zamandır senin gülünü değerli yapan.

Kelebeklerle tanışmak istiyorsan iki üç tırtıla katlanmak zorundasın.

İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.

Kaynak orjinalsözler.com

Robin Sharma Sözleri


Çok küçük şeyler bile fark yaratabilir.

Bir düşünce eker bir eylem biçersin. Bir eylemden alışkanlık biçersin. Bir alışkanlık eker karakter biçersin. Bir karakter eker kaderini biçersin.

Geçmişinin esiri olmayı bırak. Geleceğin mimarı ol.

Arkadaşlar yaşama espri, heyecan ve güzellik katar. Eski bir arkadaşla karnına ağrı girecek kadar gülmekten daha çok canlılık veren bir şey yoktur. Kendini üstün görmeye başladığında arkadaşların seni alçak gönüllü yapar. Kendini fazla ciddiye aldığında arkadaşların seni güldürür. Yaşam karşına küçük engellerinden birini çıkardığında ve işler göründüğünden kötü gittiğinde iyi arkadaşların yardım için oradadır.

Arkadaşlar yaşama espri, heyecan ve güzellik katar.

Eski bir arkadaşla karnına ağrı girecek kadar gülmekten daha çok canlılık veren bir şey yoktur.

Kendini üstün görmeye başladığında arkadaşların seni alçak gönüllü yapar. Kendini fazla ciddiye aldığında arkadaşların seni güldürür.

Yaşam karşına küçük engellerinden birini çıkardığında ve işler göründüğünden kötü gittiğinde iyi arkadaşların yardım için oradadır.

Yaşamımızı öyle geçirmeliyiz ki öldüğümüzde biz mutlu iken dünya ağlamalı.

Her şey olup bittiğinde, ne kazandıysan kazan, kaç yazlık evin olursa olsun, garajında kaç otomobil beklerse beklesin, yaşam kaliten yaşama yaptığın katkıyla belirlenecektir.

Yaşayan hiç bir şey kendi başına, sadece kendisi için yaşamaz.

Ellerimizden kum taneleri gibi akıp giden zaman asla geri gelmez. Zamanı erken yaşlarda akıllıca kullananlar zengin, üretken ve doyuma ulaştıkları bir yaşamla ödüllendirilir.

Yaşamda komik olan gerçekten neyi istediğini ve bunu nasıl elde edeceğini anladığında çok geç olmuştur. ‘Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse’ deyişi o kadar doğru ki.

Zihin kalene sinsice girip yerleşmiş zayıf düşüncelere karşı savaş. onlar istenmediklerini anlayacak ve hoş karşılanmayan konuklar gibi kaleyi terk edecektir.

Zihnini umut ile doldurduğunda umut dolu olursun. Zihnini nezaket ile doldurursan, nazik olursun. Zihnini cesaret ile doldurursan, cesur olursun. Kelimeler güçlüdür. Evren cesur olanın yanındadır…

Asla müziğin gücünü unutma. Her gün müzikle zaman geçir. Bu işe giderken arabada yumuşak bir müzik dinlemek bile olabilir. Kendini üzgün ve yorgun hissettiğinde müzik dinle. Bu en iyi motive edici eylem

Aklın evrenin en büyük harikasıdır ve bedenin seni afallatabilecek ustalıkları gerçekleştirme becerisine sahiptir.

Yaşamındaki sınırlar yalnızca senin belirlediklerindir.

Cesaret kendinle yarışmana olanak tanır. istediğini yapabilmeni sağlar, çünkü bunun doğru olduğunu bilirsin. Cesaret sana, başarısız olduğun yerde vazgeçmeme iradesi kazandırır.

yaşamda ulaştığın cesaret mucizelere olanak sağlar. kendilerini kontrol etmede usta olanlar büyük bir cesarete sahiptir.

Dizginlenmemiş bir coşku ile yaşamanın önemini hiçbir zaman unutma. Tüm canlı varlıklardaki özel güzellikleri görmeyi ihmal etme.

Bugün ve şu an bize verilmiş bir hediyedir. Amaçlarına odaklanmaya devam et. Evren geri kalan her şeyi halledecektir.

Kendinize güvenin. Tüm ömrünüz boyunca sürmekten haz duyacağınız bir yaşam biçimi yaratın.

Olasılığın küçücük, gizli kıvılcımlarını körükleyip başarı alevlerine dönüştürerek kendi potansiyelinizi maksimum şekilde kullanın.

Yaşam kalitenizi, düşüncelerinizin kalitesi belirler.

gülün yaşama çok benzer yolunda ilerlerken dikenlerle karşılaşacaksın güvencin varsa düşlerine inanıyorsan dikenleri aşarak çiçeğin görkemli güzelliğine ulaşacaksın


Yaşamda hatalar yoktur, yalnızca dersler vardır. Olumsuz deneyim diye bir şey yoktur, yalnızca bilgelik yolunda olgunlaşmak, Öğrenmek ilerlemek için fırsatlar vardır.

Güçlükten güç doğar. Acı bile mükemmel bir öğretmendir.

Yaşamında başına ne gelirse gelsin buna vereceğin yanıtı seçme kapasitesine sahipsin. Her koşulda pozitifibgeliştirirsen yaşam kaliten en yüksek düzeyine ulaşacaktır.

Bu dünyadaki en keyifli, dinamik insanlar donanım açısından senden ve benden farklı değiller. Hepimiz etten ve kemikten ibaretiz. Hepimiz aynı evrensel kaynaktan geliyoruz.

varolmak dışında bir şeyler yapanlar, insani potansiyellerinin ateşini canlı tutanlar ve yaşam dansının zevkini çıkaranlar sıradan yaşamları olan bizlerden farklı şeyler yapıyorlar. Yaptıklarının en önemlisi, dünyada pozitif yaklaşım benimsemektir

insan fiziksel, entelektüel veya ahlaki açıdan varlıklarının çok azını kapsayan dar bir çemberde yaşar. Hepimiz hayal etmediğimiz şeyleri çekip çıkarabileceğimiz yaşam sarnıçlarına sahibiz.

Ben yaşam sanatçısıyım benim eserim yaşamımdır.

Büyük hayalperestlerin düşleri asla gerçekleşmez, onlar her zaman daha fazlasını ister.


inandığımız ve aşılamaz bir kazanma azmimiz olduğu sürece zafer bizden esirgenmeyecektir.

Mutluluğun sırrı basittir: Gerçekten sevdiğiniz şeyi bulun tüm enerjinizi onu gerçekleştirmeye yöneltin. Bunu yaptığınızda yaşamınız zenginleşir ve arzularınız kolayca ve fazlasıyla gerçekleşir.

Büyük bir amaçtan, sıradışı bir fikirden etkilendiğinizde tüm düşünceleriniz zincirlerini koparır; zihniniz sınırlarını aşar, bilinciniz genişler ve kendinizi yeni, mükemmel bir dünyada bulursunuz.

Dünyadaki en mutlu, en sağlıklı ve hoşnut insanların kimler olduğunu araştırırsan, her birinin tutkularını keşfetmiş ve günlerini bununla uğraşarak geçiren kişiler olduğunu göreceksin.

Sana gül veren elde hep biraz güzel koku kalır.

başkalarının yaşamlarını iyileştirmek için çalışırsan kendi yaşamını da iyileştirirsin.

Yaşamın, seçimlerden ibaret olduğunu düşündüm. Birinin kaderi seçimlerle belirleniyor ve ben seçimin doğru olduğunu hissettim.

Biliyordum ki yaşamım asla aynı olmayacak harika, mucizevi şeyler yaşayacağım. Bu olağanüstü bir uyanış.

Dostum, yaşamını iyileştirmek için zaman olmadığını söylemek benzin için durmaya zamanın olmadığını arabayı sürmekle meşgul olduğunu söylemek gibi bir şey. Bu seni yolda bırakacaktır.

Asla başarı uğruna mutluluğunu feda etme. Kendi mutluluğun ve doyumun için önemli olan şeyleri yarına erteleme. Bugün dolu, dolu yaşama günüdür, piyangodan para çıktığı ve ya emekli olduğun gün değildir. Asla yaşamını erteleme.

Evin ne kadar büyük, araban ne kadar gösterişli olursa olsun yaşamının sonunda yanında götüreceğin sadece vicdanındır.

Her şey olup bittiğinde, ne kazandıysan kazan, kaç yazlık evin olursa olsun, garajında kaç otomobil beklerse beklesin, yaşam kaliten yaşama yaptığın katkıyla belirlenecektir.

Yaşamda küçük şeylere hayır deme cesaretine sahip olmak büyük şeylere evet deme gücü verecektir.

Yaşamda komik olan; çoğu kimse gerçekten neyi istediğini ve bunu nasıl elde edeceğini anladığında artık çok geç olmuştur.


Kaynak negüzelsözler.com

Mahatma Gandhi Sözleri

Bencilliğin gözü perdelidir.

Sevginin olduğu yerde hayat vardır.

Bir insan, yaptıklarının toplamıdır.

Gelecek bugün ne yaptığına bağlıdır…

Sevgi dünyadaki en incelikli güçtür…

Sıkılmış yumruklara el sıkışamazsınız…

Adaletsizliği adaletle yıkmak gerekir…

Basit yaşa ki başkaları da var olabilsin.

Dünyada görmek istediğiniz ne ise o olun.

Bizim en büyük hastalığımız bencilliğimizdir…

Sevgi insanlığın, şiddet hayvanlığın kanunudur…

İnsanlıktan daha kusursuz hangi kitap vardır ki.

Altın prangalar demir olanlardan çok daha kötüdür.

Barışa giden yol yoktur, barışın kendisi bir yoldur!

Bu dünyada kabul ettiğim tek şey içerdeki ‘sakin ufak ses’tir.

Göz göze, diş dişe düşüncesi bütün dünyayı kör edecek…

Kimseye kirli ayaklarıyla beynimde gezme fırsatı vermem…

Dünyada görmek istediğiniz değişikliğin kendisi siz olun.

Hakikat, bir taş kadar sert bir gonca kadar da yumuşaktır.

Güç fiziki kapasiteden değil, boyun eğmeyen iradeden gelir.

Toplum hayatı için bireysel özgürlük ve bağımsızlık şarttır…

Zayıf insanlar affedemezler. Affetmek güçlülere has bir özelliktir.

Toprak kazıp onu işlemeyi unutmak, kendimizi unutmak demektir…

Düzenli, temiz ve şerefli olmak için paraya ihtiyacımız yoktur…

Özgürlük hiç bir zaman “her istediğini yapma izni” anlamı taşımamıştır.

Adaletsiz rejimi, adaletle yıkınız.

Alkışlar önüne kansız elle çıkınız.

Siz yolunuza bakın, böyle yaparsınız hedefe kendiliğinizden varırsınız…

Gandhiye Batı uygarlığı sorulunca şu yanıtı verir Önce önemsemezler, sonra gülerler, sonra kıskanırlar, en sonunda yenilirler. Yemin ederim dünyanın bütün toprakları tek bir insanın kanını akıtmaya değmez…

İhtirasları alt etmek, silah gücüyle dünyayı hüküm altına almaktan daha çetindir…

Siz kendi saygınızı kendiniz teslim etmedikçe kimse sizin saygınızı zorla alamaz…

Sayısal çoğunluk önemli değildir, yanında Allah olan kişi zaten çoğunluk demektir.

Her gece uykuya daldığımda ölüyorum, ve her sabah uyandığımda tekrardan uyanıyorum…

Uğruna ölebileceğim bir çok davam var, fakat uğruna öldürebileceğim hiç bir davam yok.

Sevgi her zaman ıstırap çeker, hiçbir zaman ne gücenir ne de intikam almaya çalışırlar.

Düşünceye gem vurmak, zihne gem vurmak gibidir. Bu ise rüzgarı zapt etmekten de zordur.

Yanlışı savunup kalabalıkları arkama katmaktansa, doğruyu savunup yalnız kalırım daha iyi…

Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlar, fakat herkesin hırsına yetecek kadarını değil.

Şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o, benim itikatımın da son maddesidir.

Haksızlığa sapıp bütün insanlar seni takip edeceğine, adaletle hareket edip tek başına kal

Önce seni görmezden gelirler, sonra sana gülerler, sonra seninle dövüşürler, ve sonra sen kazanırsın…

Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür.

Bu dünyada öylesi aç yaşayan insanlar var ki, Tanrı onlara ancak bir somun ekmek suretinde görünebilir.

Kadın erkeğin esiri değil; can yoldaşı, desteği, kederlerinin ve sevinçlerinin tam anlamıyla ortağıdır.

Şiddet karşıtlığının ürettiği güç kesinlikle insan yeteneğinin icat ettiği tüm silahlardan gücünden üstündür.

İnsan yaşamının bir alanında haksızlık yaparken diğer bir alanında haklı olamaz; yaşam bölünmez bir bütündür.

Her sabah kalktığımda kendime şöyle bir söz veririm; dünya üzerinde vicdanımdan başka kimseden korkmayacağım…

Öfke bir asittir; durduğu kaba verdiği zarar, döküldüğü herhangi bir şeye verdiği zarardan daha fazla olabilir.

Propagandası çok yapıldı diye bir yanlış gerçeğe dönüşmez, kimse farkında değildir diye bir gerçek yanlışa dönüşmez…   

Bir millet uyuyorsa uyandırmak kolaydır. Ama uyumuyor uyuyor gibi yapıyorsa ne yapsanız nafile asla kaldıramazsınız…

Bu çağın gereği ortak bir din değil, çeşitli diller arasında yaşayan insanların sevgi ve hoşgörülü şekilde yaşamasıdır…

Dinler aynı noktada birleşen farklı yollardır. Aynı amaca ulaşacak olduktan sonra ayrı yollar seçmemizin ne önemi olabilir?

Birisinin buyruğu altında olmak her zaman özgürlük özlemini doğurur. Bunun içindir ki sömürgecilik kendi mezarını kendisi kazar…

Peygamberin hayatını anlatan kitabın ikinci cildini bitirdiğimde, bu muazzam hayata dair daha fazla okunacak bir şeyin olmayışına üzüldüm…

Birleşik Krallık’ın kalkınması için dünyanın kaynaklarının yarısını tükettiniz, Hindistan’ın aynı düzeye gelebilmesi için kaç dünya gerekir?

Bir insanı, ancak gerçekten uyuyorsa uyandırmak mümkündür. Ama, eğer uyumuyor da uyku taklidi yapıyorsa, dünyanın bütün gayretlerini sarf etseniz, nafiledir.

Bizi yok edecek insanlar şunlardır; ilkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlaktan yoksun iş dünyası, ve insan sevgisini yok etmiş bilim…


Kaynak pekgüzelsözler.com

Nelson Mandela Sözleri

Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar.

Mücadele benim hayatımdır.

bizi korkutan ışık değil içimizdeki karanlıktır.

Din dünyadaki en önemli kuvvetlerden biridir.

Arkadan önderlik edin bırakın diğerleri önde olduklarını sansınlar.

Yoksulluğu bitirmek hayır işi değildir. Bir adalettir.

Eğer içinizdeki ışığı dışarı çıkarabilirseniz çevrenizdekiler bunu görecektir.

Ben komünist değilim ama bizi onlardan başka da anlayan olmadı.

Hayatta karşılaşacağınız zorluklar bazen sadece mola vermeniz için başınıza gelir.

Bir lider bir çoban gibidir. Sürüsünü uçuruma doğru yürütmemelidir.

Gelecek için umut taşımak birilerine patronluk taslamaktan daha iyi bir örnek olmanızı sağlar.

Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah eğitimdir.

İnsanlar iyi veya kötü şeyler yaşayabilir. Ancak yaşadıklarının üstesinden gelmenizi sağlayan zamandır.

Bir insanla iletişim kurmak istiyorsanız kendi bildiğiniz dili değil onun anladığı dili konuşmalısınız.

Hiç kimse derisinin rengi dini ve düşünceleri sebebiyle dışlanamaz. Bu sebeplerden dolayı birine nefret beslememelisiniz.

En derin korkumuz yetersiz olmamızdır. Ve en derin korkumuz ölçüsüzce güçlü olmamız olmalıdır.

Hayatta önemi olan sadece yaşamış olmak değildir. Başkalarının hayatlarında yarattığımız fark yaşadığımız hayatın değerini gösterir.

İyi bir lider her iki tarafa da yakın olmak zorundadır. Kibirli yüzeysel ve bilgisiz liderler yönetim konusunda başarısız olurlar.

Özgür olmak birinin zincirlerini kırması değildir başkalarının özgürlüğünü artırmak ve başkalarının özgürlüğüne saygı duyacak şekilde yaşamaktır.

Ben özgürlük için uzun bir yol yürüdüm ama hiç pes etmedim. Büyük bir tepeye tırmandıktan sonra fark ettim ki daha tırmanacak çok tepe var.

Ben beyazların tahakkümüne karşı savaştım siyahların tahakkümüne karşı savaştım demokratik ve özgür toplum fikrini öğütledim bunun için ve bunu başarmak için yaşadım bunun için ölmeye hazırım.

İnsanların nefreti öğrenmesi gerekir. eğer onlara nefret öğretiliyorsa sevgi de öğretilebilir. sevgi insan kalbine nefrete kıyasla çok daha doğal gelir.


Kaynak tilqi.com

Napolyon Sözleri


Ölüm hiçbir şeydir, ama mağlup ve şerefsiz yaşamak her gün ölmektir.

Dünya çok acı çekiyor.Ama kötü insanların şiddetinden değil, iyi insanların sessizliğinden.

Fırsat olmadan yetenek hiçbir şeydir.

Düşmanınız hata yaparken araya girmeyin.

İnsan, haklarından daha çok, istekleri için savaş verir.

Lider umut dağıtandır.

Bir asker bir parça renkli kurdele için uzunca süre özveriyle savaşır.


Ahlakın olmadığı yerde kanun işe yaramaz.


Savaşta ahlak olmaz

Asker olmak, sonra asker olmak, yine de asker olmak gerek.

Askerlerim çocuklarımdır.

Askerler! Tarih size bakıyor.

Askerliğin ilk sıfatı yorgunluğa tahammüldeki sebattır; cesaret ancak ikinci sıfatıdır.


Bir komutan ne galiplere ne de mağluplara dinlenecek kadar vakit bırakmalıdır.

İyi bir asker, her zaman en kötü ihtimalleri düşünmelidir.

Savunma halinde olan bir birlik yenilmeye mahkumdur; bu askerlik sanatının bir aksiyonudur.

En iyi asker çarpışmadan ziyade yürümesini bilendir.

Emir vermek kadar kolay bir şey yoktur. Önemli olan, verilen emrin yerine getirilmesini sağlayabilmektir.

En büyük general, en az yanlış yapandır.


Aşk; İşsiz güçsüz adamların işi.

Aşka karşı kazanılabilecek tek zafer kaçıştır.

Bir ordu itaat eden bir millettir.

Cesaret de aşk gibi ümitle beslenir.

Bir devlet adamının kalbi kafasında olmalıdır.

Bir devletin politikası, coğrafyasında saklıdır.


Bir tek düşmanla sık sık dövüşmemelisin, yoksa ona bütün savaş sanatını öğretirsin...

Kaybettiğimiz her saat, düşman için kazançtır.

Düşmanınız hata yaptığında sakın onu durdurmayın.

Ben savaş çıktığında ata binmeyeceğim. Ben ata bindiğimde savaş çıkacak.

Bir insan hakları için değil, çıkarları için daha büyük bir savaş verir.

Savaşarak ölmek kahramanların, intihar etmek korkakların imtiyazıdır.

Savaşırken ölenleri kahraman yapan, ölümleri değil; ölümlerinin sebepleridir.

Kadınlar savaş için bize gerekli olandan fazlasını üretebilirler.

Zafer; savaşta kovalayan, aşkta ise kaçan erkeğindir.

Savaşa ait kitaplar kütüphanemin en güzel eserleridir. Yorgunluğumu gidermeye çalıştığım ve bana en çok zevk veren kitaplardır.

En güzel savaş, insanın kendi öz varlığı ve tutkularına karşı giriştiği uğraştır.

Harp benim elimde anarşinin taban tabana zıddı bir şey olmuştur.


Harpte büyük bir bozgun daima büyük bir suçlunun varlığına delalet eder.

Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister.

Akıl ve zekanın ne olduğunu çok araştırdım. Nihatet bunun düşünceli cür'etten başka bir şey olmadığını anladım.

Alkış, oy değildir.

Asla vicdanınızın sesini kendinizden uzak tutmayın.

Aslında büyük bir soru yerinde durmaktadır: Kim İstanbul'u elinde tutacaktır.


Az bilgisi olup çok konuşan, parası olmayıp çok harcayana benzer.

Bağnazlığı kökünden yok etmek için uyutmak gerekir.

Bana iyi analar veriniz, size iyi vatandaşlar vereyim.

Bana Türklerden kurulu bir ordu verin dünyayı rehin alayım.

Barış demekle dünyada barış olmaz.

Başarılarım gençliğimdeki hayallerimin ürünüdür.

ihtiyaç, kanunların başında, halkın refah düzeyi de adaletin başında gelir.

Beni sevmenizi değil, bana canla başla hizmet etmenizi istiyorum.

Benim asaletim benimle başlar. Çocuklarımın, benden alacakları asaletle satacakları çalım ise hiçbir zaman benimki kadar haşmetli olmayacaktır.

Beyinsizlik sadece politika mesleğinde özür sayılmaz.

Bir filozofu hiçbir şey yapmak mümkün değildir.

Bir kral felaketin altında inlememelidir.

Bir toplumun gelişmesini görmek için, önce o toplumdaki kadınlara bakınız.

Budalalar geçmişten, akıllılar şimdiki zamandan, deliler de gelecekten bahsederler.

Büyük eylemler hiçbir zaman rastlantının ve talihin eseri değildir; her zaman tertip işidir.

Büyük felaketler büyük insanların yetiştiği okuldur.

Çekingen, ürkek ve korkaklar için her şey imkansızdır, çünkü her şeyi imkansız zannederler.

Devlet yalnız mahmuzlarla ve çizmelerle yönetilir.

Diplomat iyi giyinmiş bir polis kuvvetidir.

Dünyada taklit edilemeyen tek şey cesarettir.

Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu.

En büyük suç umutsuzluktur.

En büyük tehlike zaferin eşiğinde durur.

En iyi lider, en iyi umut taciridir.

En kısa yol bilinen yoldur.

En korkulacak an zafer anıdır.

En tahammül edilmez zorbalık, küçük adamlarınkidir.

En tehlikeli danışman onurdur.

Erdem en ağır topun yanındadır.

Felaketlerin üstünde dimdik oturan insan soylu ve cesurdur.

Fırsat çıkmadıkça kabiliyetler pek az işe yarar.

Gerektiğinde aslan postundan çıkıp tilki postuna bürünmesini biliyorum.

Güç ortaya çıkınca kanunlar zayıflar.

Günah çıkarmanın en kestirme yolu intihar etmektir. Zaten intihar da itirafın ta kendisidir.

Güzel bir kadın göze, iyi bir kadın da kalbe hoş görünür. Birincisi pırlanta, ikincisi de hazinedir.

Hafızasız baş, bekçisiz kaleye benzer.

Hayat boyunca başarının sırrı: para, para, para.

Hayata olan bağlılık kesildikçe ölüm gelir.

Hayatın iniş ve çıkışlarından, erkeklerin sıkıntılarını azaltmak için kadınlara büyük işi düşer.

Her işte başarılı oldum çünkü bunu istiyordum. Hiçbir zaman tereddüt etmedim. Bu da bana diğer insanlara oranla üstünlük sağladı.

Her şeyi konuşabilen insanlar, her şeyin üstünden gelebilir.

Her zafer zafer değildir, her yenilgi de yenilgi değildir.

Her zaferden sonra pişmanlık duyulur. Pişmanlık duyulmayan tek zafer cehaleti yenmektir.

Herkesi dinlerim ama kendi doğru bildiğimi yaparım.

İdare işinde tecrübe herşeydir.

İhtilallerde iki çeşit insan vardır: İhtilali yapanlar ve ihtilalden çıkar sağlayanlar.

İki şey dünyaya hükmeder; biri kılıç, diğeri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir.

İmkansız. Bu sözcük Fransızca değil.

İmkansızlık yalnız sersemlerin sözlüğünde bulunan bir kelimedir.

İnsan hiçbir zaman nereye gittiğini bilmediği zamanki kadar yükselemez.

İnsan olgunlaşması için mutlaka acılarla yoğrulması gerekir. Çünkü o hem taş, hem heykeltraştır.

İnsan sabır ve dayanıklılığı ile vebayı bile yener.

İnsan üniformasının adamı olur.

İnsanı yaralayan tek şey gerçektir.

İnsanı yükselten iki şey vardır: Korku ve merak.

İnsanın dostu yoktur, saadetin dostu vardır.

İnsanın en büyük sanatı zamandır.

İnsanın evi gönlünün bağlı olduğu yerdir.

İnsanın kendisinin değil iyi günlerinin dostları vardır.

İnsanlar hayalleriyle idare edilirler.

İnsanlar rakamlar gibidir; ancak durumlarına göre kıymet alırlar.

İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur kadının namuslu olması.

hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır.

Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler.

İyi bir ziraate dayanan maliye asla yıkılmaz.

Kazandıklarımın hepsini cesaretime ve çalışkanlığıma borçluyum.

Kendimden başka hiç kimse düşüşümden sorumlu değildir. Ben, kendimin en büyük düşmanı, felaketli kaderimin nedeniyim.

Kirli çamaşırlar aile içinde yıkanmalıdır.

Konuşmalarıyla dalkavukluk yapan insan iftira atmaktan da çekinmez.

Makam hırsı, insanların başlıca dürtüsüdür. Yükselme ümidi oldukça, herkes liyakatını göstermeye çalışır; en yüksek dereceye vardıktan sonra da, rahattan başka bir şey düşünülemez.

Mesut olduğum zamanlar insanları anlıyorum sanmıştım. Onları ancak felaket içinde tanımam mukaddermiş.

Milletsiz taht, bir parça kadifeyle örtülmüş dört tahta parçasından başka bir şey değildir.

Mutluluğa asla inanmam.

Mutsuzluk dehanın ebesidir.

Mümkünse çok düşün, düşündüğünü yap

Onur, hükümdarlar için, bir ahlak vergisi gibidir.

Ölümle sürgüne tek başına gidilir.

Ölümü düşündüğünüz vakit, çaresiziz demektir.

Önüne geçilmez harpler daima haklı olan harplerdir.


Politika para yerine insanların ortaya sürüldüğü bir oyundur.

Seninle aynı fikirde olmadıklarını söyleyenlerden korkma, seninle aynı fikirde olmayıpta bunu söyleyecek cesareti olmayanlardan kork.

Sık sık ceza vermeyiniz, ama verdiğiniz zaman ağır ceza veriniz.

Siyaset kılıcı yener.

Siyasi çıkarıma denk düşüyorsa, hiç korkmam, korkaklık edemem.

Sizin asaletiniz sizinle birlikte toprak olacak, ancak benim asaletim benimle birlikte başlıyor.

Taht nedir? Altınla süslenip üstüne kadife örtülmüş bir tahta parçası... Devlet, benim.

Talihi olanın horozu da yumurtlar.

Talih, bir orospudur.

Tarih, üzerinde herkesin anlaştığı bir yalandır.

Tek korktuğum düşman doğadır.

Üç gazete, beni yüz sancaktan daha çok korkutur.

Üstün insan kimsenin yolu üstünde değildir.

Vatanını kurtaran insan hiçbir kanunu çiğnemiş sayılmaz.

Vücudu dinlendirmenin en doğru yolu, aklı dinlendirmektir.

Yalnız yıldırım toptan güçlüdür.

Yapıcı bir tenkit, akıllı insanları güçlendirir. Ahmakları öfkelendirir.

Yaşadığım sürece çalışırım, çalışamadığım an ise ölmüş sayılırım.

Yaşayarak öğrenmek, bedeli en yüksek öğrenme biçimidir.

Yenile yenile yenmesini öğrendim.

Yükselmek ile gülünç düşmek arasında ancak tek bir adım vardır.

Zafer, iradededir.

Ölüm hiçbir şeydir, ama mağlup ve şerefsiz yaşamak her gün ölmektir.


Kaynak sevilensözler.com

Timurtaş Uçar ile ilgili sözler

48 yaşıma girdim, 48. Mahkemeyi aştım. 48 mahkemede çekmediğimiz kalmadı, anamızı ağlattılar.

Müslüman’ın siyaseti kur’an dır.

Bismillah deyip genelev açıyor deyyus oğlu deyyus.


dünyada ne kadar hırsız, pezevenk varsa laiktir.

İslam’ın düşmanı gazeteciler, yarın mahşer günü görüşürüz sizinle, yarın hz. Muhammed’in önünde görüşürüz sizinle….

24 saat şarap içen adam la ilahe illallah dermi lan hayvanoğlu hayvan.

Hem kahrolsun şeriat diyorlar hem de o pislik cenazelerini camiye getiriyorlar, hem çağdışı diyeceksin hem cesedini çağdışı dediğin camisine getirecek...

Kime uyuyor bunlar? belli ki allah'a uymuyor, avrupalı modacıyı allah kabul etmiş onlara uyuyor... Senin allah'ın avrupa mı? senin allah'ın amerikamı?...

3 kilo ağırlındaki yorganı kaldıramayıpta sabah namazına kalkmayan hayvan cihat edemez.


Bacağına geçirdiği kot pantolonuyla sokakta dolaşan kadınların arasında hangisi müslümanın, hangisi yahudi'nin karısı veya kızı belli oluyor mu,


Sokaktaki kadınlar neyi arıyorlar?? vallahi bunun tek cevabı var, nefsinin arzusunu arıyorlar, şehvet arıyorlar. Kadınlar sokağa çıkarken adeta vitrin...

Karısını çıplak gezdiren adam vallahi deyyustur billahi deyyustur.

Fatih'im, ulubatlı hasan'ım mezarından bugün başını kaldırıp bir bakıverse "istanbul kafir olmuş" diyecektir! tanımayacaktır!


"12 eylül'den sonra 48 mahkemede anamdan emdiğim burnumdan geldi. Parmaklarımızdan cereyanlar vererek bizi sorgulamaya tabi tuttular. 'niye ayet okudum


Okudum; okuduğumu yol yol dokudum. Gördüm; gördüğümü lif lif ördüm. Duydum; duyduğumun en güzeline uydum. Sonra, demet demet topladım, yazdım, yazdım....
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak yenişafak.com

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Malazgirt mesajı

Malazgirt Zaferi'nin kazanılmasını mümkün kılan ruh ayakta oldukça ülkemizi 2023 hedeflerine, 2053 ve 2071 vizyonuna ulaşmaktan hiç kimse alıkoyamayacaktır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1071 Malazgirt Zaferi'nin 947. yıl dönümünde Twitter hesabından büyük komutan Alparslan'ı ve aziz şehitleri rahmet ve minnetle yad eddi "Malazgirt ruhu ayakta oldukça ülkemizi hiç kimse alıkoyamayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Başkan Erdoğan Malazgirt ruhunu unutursak ne öncemiz kalır, ne sonramız. Biz, Malazgirt’te nasıl bir millet olduğumuzu cümle âleme ilan ettik.

Anadolu bir benttir. Bu bent yıkılırsa ne Ortadoğu kalır ne Afrika, ne Orta Asya kalır ne Balkanlar ne de Kafkasya”

Üzerinden ulu çınar gölgesi kalkarsa bu topraklar tehlikeye maruz kalır. En ufak bir zaaf belirtisi gösterdiğimizde üzerimize leş kargaları gibi gelirler.

İçerimizdeki gafiller sanıyorlar mesele Tayyip Erdoğan meselesidir. Hayır mesele Türkiye meselesidir. Mesele İslâm meselesidir.

Bizlere bu güzel yurdu vatan olarak bırakan Sultan Alparslan ve ordusundaki tüm kahramanlara, asırlar boyunca aynı yoldan giden nice gazilere ve şehitlere şükranlarımızı sunuyorum”

Fetih zulme karşı başkaldırı, toprakların ve toplumların adalet, hakkaniyet, iman ve cesaret mayasıyla harmanlanmasıdır

“Bizim medeniyetimiz bir fetih medeniyetidir. En büyük fethimiz, gönüllerin fethidir.

Gittiğimiz her yere, gönüllerden girdiğimiz içindir ki kaç asır geçerse geçsin varlığımız, izimiz, hatırımız tüm canlılığıyla devam ediyor.

Mekke’nin fethiyle başladığımız zaferler silsilesini Kudüs’te ve nice beldeyle ve nihayet Malazgirt’in giriş kapısı Anadolu ile sürdürdük.

Malazgirt’te kazandığımız zafer, bizi Avrupa’nın ortalarına kadar giden yolu açmıştır.

Malazgirt demek, Mekke ve Kudüs demektir; Bursa demektir, Edirne demektir, İstanbul, Rumeli, tüm Balkanlar demektir. Malazgirt ruhunu unutursak ne öncemiz kalır ne sonramız.”

“Malazgirt’te sadece bir zafer kazanmakla kalmadık. Biz Malazgirt’te aynı zamanda millet olduğumuzu hem de nasıl bir millet olduğumuzu cümle aleme ilan ettik.

Malazgirt’i nasıl bir millet haline gelerek zafere dönüştürdüysek Haçlı Seferleri’nin de Moğol istilasının da dört bir yandan uğradığımız tüm saldırıların da üstesinden aynı hissiyatla geldik.

Malazgirt ruhunu yaşatmayı başaramazsak geçmişimizle birlikte geleceğimiz de kaybederiz.

Maziden atiye uzanan büyük mirasa çok iyi sahip çıkın. Mekke’ye, Medine’ye sahip çıkın. Bu mübarek topraklara namusunuz gözüyle bakın. Kudüs’e sahip çıkın.

Selçuklu’ya Osmanlı’ya sahip çıkın. Osmanlı başkentlerine, Evladı Fatihan olan Balkanlara sahip çıkın. Kurtuluş savaşımıza ve cumhuriyetimize çok iyi sahip çıkın.

15 Temmuz kıyamına sahip çıkın. Bu hadiseyi asla unutmayın unutturmayın. Siz bu ülkenin bu ümmetin ve tüm insanlığın umudusunuz.”


“Anadolu, insanlığın geleceğinin kilit taşıdır.

Büyük liderler Anadolu’ya sahip çıkmak istemiştir. Çanakkale’de Gazi Mustafa Kemal gençlikle beraber yedi düvele karşı savaştılar ve ‘Çanakkale geçilmez’ dediler. Nice şehitler verildi.

Ülkemizin yaşadığı sıkıntıların Perde gerisindeki senaryoların arka planı vardır. Unutmayın, Anadolu bir benttir bent yıkılırsa ne Orta Doğu ne Orta Asya ne Balkanlar kalır.

Üzerinden ulu çınar gölgesi kalkan tüm coğrafyalar tehlikeye maruz kalır. En ufak zaafta üzerimize leş kargaları gibi gelecekler

mesele Türkiye Mesele İslam meselesidir.

Ahlat ve Malazgirt yanında Adilcevaz, Erciş, Van, Cavaş ve Tatvan ile Van Gölü Havzası tarihimizin en kıymetli emanetlerindendir.

Türk’ü ile, Kürt’ü ile, Arap’ı ile ve diğer kökenden insanlarıyla milletimizin tüm farklı renklerini birliğini beraberliğini her bakımdan korumalı gözetmeliyiz.



Bahçeli Malazgirt zaferi tarihin rotasını değiştirdi

MHP lideri Bahçeli, “Bizans varsa, Malazgirt ruhu da vardır, hamdolsun ayaktadır. Vatanı ne pahasına olursa olsun koruyacağız.

947 yıldır üzerimize geliyorlar. Düşmandan kaçmayız, dövizden korkmayız. Taarruz ruhu Türk milletinin sinesinde hâlâ kor gibi yanmaktadır”

Malazgirt Zaferinde “Anadolu’nun fethiyle ezilen Bizans ruhu şimdi ülkeden ülkeye geçiyor. Terör örgütlerini kullanan namertlerin taktiği Bizans taktiğidir. ekonomik operasyonları vahşice kurgulayanların ilkaynağı Bizans tahrikidir” dedi.


MHP lideri Bahçeli, Malazgirt Zaferi'nin 947. Yılı etkinliklerinde konuştu. Bahçeli, 'Malazgirt Zaferi, tarihin rotasını temelden değiştirdi. Türk milletini yurt tutma arayışı mükafatla neticelendi' dedi.

Bahçeli, Türkiye'ye yönelik ekonomik saldırılara karşı sert bir mesaj vererek "Düşmandan kaçmayız dövizden korkmayız. Taarruz ruhu Türk milletinin sinesinde kor gibi yanmaktadır. Malazgirt şuuru bayrak gibi dalgalanmaktadır" dedi.

İşte Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:

Malazgirt zaferi İstanbul fethinin mutlak habercisi Türkiye cumhuriyetinin muhkem harcıdır. Malazgirt’te sadece vatan kazanmadık Anadolu’da parlak bir istikbal kazandık.

Malazgirt Zaferi, askeri başarının çok ötesinde, imanın, öngörünün, aklın, sabrın kudretinin, yüksek ülkülere bağlanışın, vicdanın, insaniyet hasletinin imrenilecek bir mahsulüdür.

"Düşmandan kaçmayız dövizden korkmayız"

Bizans varsa, Malazgirt ruhu da vardır, hamdolsun ayaktadır. Vatanı ne pahasına olursa olsun koruyacağız.

Terör örgütlerini kullanan namertlerin taktiği Bizans taktiğidir, siyasi ve ekonomik operasyonları vahşice kurgulayanların ilham kaynağı Bizans tahrikidir, döviz ve kur oyunları Bizans yöntemidir.

Düşmandan kaçmayız dövizden korkmayız. Taarruz ruhu Türk milletinin sinesinde kor gibi yanmaktadır. Malazgirt şuuru bayrak gibi dalgalanmaktadır

1071 Malazgirt Zaferinde konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Bilmeyen varsa ikazen söyleyeyim, taarruz ruhu, Türk milletinin sinesinde hala kor gibi yanmakta, Malazgirt şuuru bayrak gibi dalgalanmaktadır" dedi.

Malazgirt Ovası'nda iki ayrı dünya iki ayrı medeniyet iki ayrı hedef karşı karşıya geldi ovada ADIMIZI CİHANA DUYURDUK

"Malazgirt, haç ile hilalin çatışmasına, hak ile batılın çarpışmasına sahne oldu.

Malazgirt Zaferi, tarihin rotasını değiştirdi. Anadolu, prangalarından kurtarıldı.

Malazgirt, İstanbul'un fethinin mutlak bir habercisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin muhkem bir harcıdır.

Aziz ecdadımız Sultan Alparslan 26 Ağustos 1071 Cuma günü zaferden önce giydiği beyaz elbiseyi kefeni görmüş, şehadeti de muzaffer olmayı da bir saadet kabul etmişti.

Maceracı olmayan atılganlık, gevşekliğe prim vermeyen kararlılık, adım adım gelişen mücadeleci ruhla muzafferlik yeşermiş, Türk milletinin adını ve şanını cihana duyurmuştur." ALPARSLAN YAŞIYOR

Bu topraklara hakim olan Bizans Ortodoks zihniyeti, Malazgirtte yerini Türk-İslam kültürünün azamet ve ahlakına bıraktı. İslam tesis edildi. Şehadet şuuru korkaklığı put gibi devirdi.

Malazgirt'te sadece vatan değil, Anadolu'da parlak bir istikbal, perçinlenmiş bir irade de kazanıldı.

Türk milleti, adaletini, temizliğini, mertliğini Anadolu’yu merkezine alarak Viyana'ya kadar gururla taşıdı.

Sultan Alparslan yaşıyor, aşk ve adanmışlıkla beyaz atına binerek manen aramızda dolaşıyor."

Malazgirt’te Allah Allah nidalarıyla gökkubbeyi çınlatan yiğitler ölmedi, ruhları vatan yaptıkları toprakların üzerinde manevi muhafız olarak bekliyor.

Bizans ölmedi, ne yaparsak yapalım tarihten silinmedi. her fırsatta Bizans fitnesi ete kemiğe bürünüp 947 yıl önceki hezimetin rövanşını almak istiyor.

Zaman geçse de aktörler değişse de Bizans'ın kalıntıları Malazgirt'in intikamını almak için kuyruğa giriyorlar. Mazisi 947 yılı bulan mağlubiyeti hazmedemiyorlar. komplo tezgahlıyorlar.

Asırlardır Türk ve İslam düşmanlarının emelleri bir ve benzerdir."DÖVİZ OYUNU BİZANS YÖNTEMİ

"Su uyusa da düşman uyumuyor. Anadolu'nun fethiyle ezilen Bizans ruhu ülkeden ülkeye vücuttan vücuda kıtalar arası mekik dokuyor.

Terör örgütlerini kullanan namertlerin taktiği Bizans taktiğidir. Siyasi ve ekonomik operasyonları vahşice kurgulayanların ilham kaynağı Bizans tahrikidir. Döviz ve kur oyunları Bizans yöntemidir.

947 yıldır üzerimize geliyorlar. 947 yıldır Türk milletini Anadolu'dan çıkarmanın planını yapıyorlar.
DÜŞMANDAN KAÇMAYIZ

26 Ağustos 1071'de vatan kurmuştuk 851 yıl sonra 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz'la vatan kurtardık. 9,5 asırdır zulme, Haçlılara, barbar emperyalizme direniyor, dik duruyoruz."

"Şark meselesiyle denediler, başaramadılar. 15 Temmuz'da hüsrana uğradılar. Malazgirt’in hesabını görmek isteyenler amaçlarına ulaşamadılar, Allah'ın izniyle yine ulaşamayacaklar.

Bizans varsa, Malazgirt ruhu da vardır, hamdolsun ayaktadır. Vatanı her ne pahasına olursa olsun koruyacağız.

Bir olursak, diri durursak, beraberliğimize sahip çıkarsak hiçbir zalim, hiçbir hain, hiçbir Bizans artığı karşımıza çıkmaya cesaret bile edemeyecektir.

Malazgirt'te yenip İzmir'de denize döktüklerimiz hıyanete teşebbüs eder işgale heveslenirlerse ya istiklal ya ölüm can feda olsun diyerek gereğini seve seve yapacağız.

Meclis Başkanı Yıldırım: Birliğimizi asla bozamayacaklar

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Malazgirt Zaferi'nin 947. Yılı anma etkinliklerinde birliğimizi bozmaya çalışanlar bilsin ki, özümüz sağlamdır bunu bozamayacaklar. Etle tırnak gibi beraberiz dedi

Büyük Türkiye'de ne ekonomik darbe girişimleri ne 15 Temmuz gibi hainlerin yaptığı darbe girişimleri sonuç vermemiştir, vermeyecektir."

"Türkiye'yi tehdit etmeye kalkanlar gereken cevabı her zaman misliyle alırlar.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak islamveihsan.com

SULTAN ALPARSLAN’IN TARİHE GEÇEN KONUŞMALARI

Alparslan, 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’ne bembeyaz elbiseler giydi ve; “Bu benim kefenimdir dedi. kendini cihan şöhretine değil, hâlis bir îman vecdiyle şehîtliğe hazırladı.

“Ya muzaffer olur gâyeme ulaşırım; ya da şehît olarak cennete giderim.

Sizlerden beni tâkip etmeyi tercih edenler, tâkip etsin. Ayrılmayı tercîh edenler, gitsinler Burada emreden sultan ve emredilen asker yoktur. bugün ben de Sizlerle birlikte savaşan bir gâzîyim.

Beni tâkip edenler ve nefislerini Allâh’a adayarak şehît olanlar, cennete; sağ kalanlar gâzîliğe kavuşacaktır. Ayrılanları âhirette ateş, dünyâda da rezillik beklemektedir.”

insanlar içinde ancak ihlâs sâhibi olanlar kurtuluşa ereceklerdir. ihlâs sâhipleri dâimâ büyük ve tehlikeli bir imtihan üzeredirler.

işlemiş olduğum hatâ ve kusurlarımdan Allâh Teâlâ’dan af diliyor, tevbe ediyorum. Lâ ilâhe illâllâh Muhammedü’r Resûlullâh!..”

Sultan Muhammed Alparslanın son sözleri Her zaman, Allâhtan yardım isterdim. Dün askerimin çokluğu ordumun büyüklüğünden, dağ titriyor gibi geldi. Kalbimden dünyânın hükümdârıyım,diye geçti. Cenâb-ı Hak aciz kulunu cezâlandırdı
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak sözlervadisi.com

Sultan Alparslan Sözleri

”Size öyle bir vɑtɑn ɑldım ki; ebediyen sizin olɑcɑktır.”

Ben, Müslümanların camilerde bizim için dua etmekte oldukları saatlerde düşmanın üzerine atılmak istiyorum.

Galip gelirsek arzu ettiğimiz gerçekleşmiş olur, yenilirsek şehid olarak cennete gideriz.

Bugün burada ne emreden sultan ne de emir alan bir asker var; içinizden biri olarak savaşacağım; benimle gelmek isteyenler peşime düşsünler, istemeyenler geri dönebilirler.

Bir gün nizamülmülk sultan alparslana şikayet edilir Sultan vezirini çağırtıp yazılanlar doğru ise ahlakını güzelleştir değil ise iftira edenleri bağışla onlara öyle işler verki insanları kandırmaya vakit bulamasınlar. cevabını verir

Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken askerlerden biri telaşla : 
300 bin kişilik düşman ordusu bize yaklaşıyor der. Sultan Alparslan hiç önemsemez ve der ki Biz de onlara yaklaşıyoruz… 

Allahım! İslamın sancaklarını yükselt ve hayatlarını Sana kulluk için esirgemeyen mücahidlerini yalnız bırakma!

Ya Rabbi! Alp Arslan’ı, düşmanlarına karşı muzaffer kıl ve askerlerini meleklerin ile kuvvetÎendir! O, Senin rızanı için, canını fedadan sakınmıyor. O Senin yolunda ve dininin için cihat yapıyor Sen onu koru ve düşmanÎarını kahret!

Ya muzaffer oÎur gayeme uÎaşırım, ya da şehit oÎarak Cennet’e giderim.

Burada emreden suItan ve emrediIen asker yoktur. Zira bugün ben de sizIerden biriyim, sizIerIe birIikte savaşan bir gaziyim.

ÖÎürsem kefenim, üzerimdeki eIbisemdir  

nefsimi AIIah’a adadım. Benim için şehadet de, muzaffer oÎmak da bir saadettir. Zaferi kazanırsak istikbaÎ bizimdir

Sultan Alparslanın malazgirt konuşması AIIahım! İslâm sancağını yükseIt hayatIarını Sana kuIIuk için esirgemeyen mücahidIeri yaInız bırakma! Ya Rabbi! AIp ArsIan’ı, ve askerIerini muzaffer kıI meIekIerinle kuvvetIendir! Senin rızan için varIığımı, canımı fedadan sakınmıyor. dinin için cihat yapıyorum Sen koru ve düşmanı kahret
ne kadar az oIursak oIaIım, Bizans ne kadar çok oIursa oIsun MüsIümanIarın minberde dua ettikIeri saatte kendimi düşman üzerine atmak istiyorum

Sultan Alparslanın malazgirt konuşması Ya Rabbi! Seni vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor, uğrunda cihad ediyorum. Allahım Niyetim halistir; yardım et Ya muzaffer oÎur gayeme uÎaşırım, ya şehit oÎarak Cennet’e giderim. Burada emreden suItan ve emrediIen asker yoktur. ben sizIerden biriyim, sizIerIe birIikte savaşan bir gaziyim. ÖÎürsem kefenim eIbisemdir nefsimi AIIah’a adadım. Benim için şehadet de, muzaffer oÎmak da saadettir. Zafer ve istikbaÎ bizimdir
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Piri türkistan hoca Ahmet yesevi

Anadolu, Turan'a bakıyor; Turan Anadolu'ya: Bir hasret, bir kavuşma

Sen bozuksun, o yüzden dünya bozuldu. Ne diye sen bu dünyadan şikâyet ediyorsun?

Üstte gök ve allta yağız yer çökmedi
İlimi bozmaya hin gücü yetmedi.


Kardeşin ettiğini, düşman etmedi

Beni her ne eylersen eyle, lakin âşık eyle Allahım. .."


İyiliğin başı gitti, elbette sonu da gelecektir. Kötülüğün önü geldi, sonu da gelecektir...

’Hani sözünü tutmak, emaneti korumak; hani iyilik..? Korkarım sonunda hayırlı işler de ortadan kalkacak.

Helal yiyen kalmadı, helalin vücudu şöyle dursun eseri bile görünmüyor. Haram yiyen yediği haramı saymıyor.’’

Utanma kayboldu; araştırsan kokusunu bile bulamazsın

Hatun ki, safi edep olmak için vardır ve edep en ziyade ona yakışır

"Kadın cihanın başıdır, cennet dergâhının aşıdır.

Hak Teâlâ'ya ulaştıran kaç tane yol vardır?"Varlıktaki bütün zerreler sayısınca yol vardır.

bir müslümanı rahatlatmak ve ona faydalı olmaktan daha yakın ve daha iyi bir yol yoktur. Hak Teâlâ'ya ulaştıran

Âlimim der kitap okur manasını bilmez,
Kur'an ayetlerini idrak edemez, bilmez,
Kibrine esir olur, Hak yoluna eremez,
Âlim değil cahildir,

Ahmet Yesevî Hazretleri'nin soyundan gelenlere selâm olsun!

Türkistan'ı sevenlere binlerce selâm olsun

Aral Gölü'nden su içenlere, Altay Dağları'ndan, Tanrı Dağları'ndan geçenlere selâm olsun!

Hoca Ahmet Yesevi öldüğü vakit dudağından düşen son cümle oldu son hayali Bütün bir insanlığı omzuma alıp cennete taşımak istiyorum."

Ahkâm-ı İslâmiyyeyi, İslâmî hükümleri tam bilmiyen, tatbik etmeyen bir kimse, evliyâlık yolunda bulunmağa kalkarsa, bunun îmânını şeytan çalar

Gariblere merhamet etmek, Resûlullah?ın sallallahü aleyhi ve sellem sünnetidir

Nerede bir garib görsen, ona olan merhametinden dolayı gözyaşların akmalıdır.

Kitabına eğilmiş çocuk, aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi, tezgahtaki sanatkar; fenalık düşünmeye vakit bulamaz.

Kafir bile olsa hiç kimsenin kalbini kırma. Kalb kırmak, Allahü tealayı incitmek demektir. 

Nefse uyan rüsvâ olmuştur. onun yoldaşı şeytandır

Himmet, yardım kuşağını sıkı sıkıya beline sarmayan insan, dünyâya meyl ve muhabbetten kurtulamaz

Günahlar sebebiyle, paslanan gönüllerin kurtuluşu Allahü teâlâya çok tövbe, istigfâr etmek, her zaman Allahü teâlâyı düşünmek

Malının çokluğu dillere destan olan Kârûn bile, malının hayrını, faydasını göremedi. Nihâyet toprak altında yok olup gitti.

Şeriat, tarikat ve hakikatten nasıp alma
isteyen velilere ulaşmak, cehennemden kurtulup cennete kavuşmak isteyen kişi ilim tahsil etmelidir
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak pek güzel sözler. Com

Yaşar Kemal Sözleri

İnsan bir kere birine geç kalır ve bir daha hiç kimse için acele etmez.

İnsan düşleri öldüğü gün ölür.

İnsanoğlu umutsuzluktan umut çıkarandır.

İnsan çürümedikçe şiir çürümez.

Demir olsam çürürdüm toprak oldum da dayandım.

Açlıktan ölümü izlemek acıların en büyüğü.

İnsan evrende gövdesi kadar değil yüreği kadar yer kaplar.

Düşünmek en küçük anlamda var olmak demektir.

Dağlar insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel şiir barıştır.

O iyi insanlar o güzel atlara bindiler ve çekip gittiler Demirin tuncuna insanın piçine kaldık

Zulmün artsın ki çabuk zeval bulasın. Anadolu da zalimler için böyle derler.

Çekemeyenlere bakma fikirler hep ayrı olur.

Hiç bir aşkı sözle yıkma söz yarası ağır olur.

İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var bir ince yerleri İşte oraya değmemeli

Yalnız duyan yaşar sözü derler ki doğrudur Yalnız duyan çeker derim en doğru söz budur.

Sen aleviyle yakan bir güneş ki şahane. Ben ışığa ulaşmaya çalışan pervane

Bir toplum hoşgörüsü kadar güçlü sağlam haklıdır. Zulmü kadar zalim zayıftır.

lrkçılık ise en korkunç hastalıktır.

Türküler kırk bin yıl su altında kalmış yıkanmış cilalanmış çakıl taşı gibidir.

O insana güvenmeyen güvenmeyen her insanda kötülük gören insanı insan saymayan insan değil piçtir yavrum.

Konuşan insan kolay kolay dertten ölmez. insan konuşmayıp ta içine gömüldü müydü sonu felakettir.

Dünyanın ucunda bir gül açılmış efil efil esen yele merhaba.

Karanlığın sonu ulu şafak sarp kayadan geçen yele merhaba.

Kendimi bildim bileli zulüm görenlerle hakkı yenenlerle sömürülenlerle acı çekenlerle yoksullarla birlikteyim.

Bir dil bulacağız her şeye varan Bir şeyleri anlatabilen Böyle dilsiz böyle düşmanca böyle bölük pörçük dolaşmayacağız dünyada.

Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir bir çiçeğin bile yok olmasını dünya için büyük bir kayıp sayarım.

Gülümse bitsin karanlık Gülümse güller açsın yüzünde Gülümsemenle yayılsın ışık

Dünyayı ısıtmasan da güneş gibi.
Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır

bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne olabilir. Kendi iyiliğine de baş kaldır.

Dünya on binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir her çiçeğin ayrı bir rengi ve kokusu vardır.

Bir çiçeğin koparılması bir rengin bir kokunun yok olmasıdır.

Tek dile tek renge kalmış bir dünya hapı yutmuştur.

Bizi düşünmeye alıştırmamışlar düşünme diye ellerinden geleni yapmışlar. Düşünmeye çalışanları hep öldürmüşler.

Küreselleşme tek tip insan yetiştiriyor bugün. Oysa dünya on binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir

her çiçeğin ayrı bir rengi ve kokusu vardır. Bir çiçeğin koparılması bir rengin bir kokunun yok olmasıdır.

tek renge kalmış dünya hapı yutmuştur.

felâketin önlenmesi için demokrasiden başka çare de yok.

İstanbul’un tarihi yazılırsa kuş satıcılarından mutlaka bahsedilmeli onlar olmadan İstanbul’un tarihi yavan olur.

Eğer bir insanda azıcık insanlık varsa yalan söylemez. Dedikodu yapmaz.

Dedikoduyla insanı vurmak küçültmek insanlıktan çıkmış çürümüş elinden hiçbir şey gelmeyen düşkünlemiş insanın karıdır.

kuşlar kesilmiş ulu çınarın üstüne uğrayacak bir şeyler arayacak beton yığını evlerde küme küme dolaşacak konacak yer bulamayıp bir uzak keder gibi başlarını alıp çekip gidecekler.

Kaynak sözün en güzeli.com

Can Yücel Sözleri İsyan ve Aşk

Öyle birini seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak…

Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle aldatmayacak…

Biliyorum suçluyum razıyım cezama, Çalmadım öldürmedim Daha kötüsünü yaptım Reis Bey Tuttum insanları sevdim

En uzak mesafe ne Afrika’dır, ne Çin, ne Hindistan ne de geceleri… ışıldayan yıldızlar… En uzak mesafe iki kafa arasındadır birbirini anlamayan


Senden ayrılınca anımsadım dünyanın bu kadar kalabalık olduğunu…

Sen cevapları ezberliyorsun ama, Hayat asla aynı soruyu tekrarlamaz.

Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metrekarelik yere sığmak zorunda kalacağını fark etmeli insan.

en sonunda bir metrekareye sığmak zorunda kalacağını fark etmeli insan.

Hayatta her şeyini bir kişiye bağlama. Çünkü onu kaybedersen, her şeyini kaybedersin.

Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin.

Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.

Gülebildiğin kadar mutlusun.

Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin.

Bugünkü aklım olsaydı, dün yaptıklarımı yapmazdım. Ama dün yaptıklarımı yapmasaydım; bugünkü aklım olmazdı.

Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş.

Gülümsemek, daha güzel bir görüntüye kavuşmanın bedava yoludur.

Bir deniz anasıdır umut, Ta suların ortasında, Açılır, Kapanır, Açılır, Kapanır,

Ne kadar çok elimiz varmış meğer! İlkin, senin elinle tutuşan benimki, Sonra çocuklarınki,

Gençlerinki, Tekel işçilerininki, Sonra, ellerin elleri… Ne kadar çok elimiz oldu, baksana, Tutuşa tutuşa, Bir orman gibi!


Bedenin yükünü ayaklar taşır, ruhun yükünü yürekler…


Toprak gibi olmalısın… Ezildikçe sertleşmelisin!

Seni ezenler muhtaç kalmalı! Hayatı sende bulmalı…

Asıl eksiklik eksik olduğumuzu düşünmek ve çareyi başkasında aramaktı.

Hayatın matematiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor. İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle mutlu olamıyor.

Önüne geçemediğin tek şey kaderdir. Seni yaşama bağlayan aslında bir mucizedir.

Ve aslında hayat dediğin, Yaşayabildiğin kadar güzeldir.


Can Yücel’e sorarlar; – Neden hep babanıza olan sevginizi anlatan şiirler yazıyorsunuz? Büyük usta cevap verir; Anneme olan sevgimi anlatacak kadar şair değilim.

Bazen seni seviyorum diyemez insan onun yerine – Hava soğuk, sıkı giyin, der… – Hız yapma, dikkatli git, der

Gidince beni ara Yorma kendini, der Geç yatma erken kalkacaksın, der… Derr derr durur. Mutlu olmasına yeter

Geldiğin kadar değil, göründüğün kadar mutlusun ve sakın unutma; gittiğin kadar değil, hak ettiğin kadar unutulursun…

Ne yormak istedim seni. Ne de kendimi Çok çalıştım, Gitmeye de kalmaya da… İkisi de aynı acı. İkisi de rezil

Gitmek unutmak değildir sen bunu çok iyi biliyorsun. Aklımda gözlerin varken, sen buna gitmek mi diyorsun?

Hiçbir insan öylesine girmiyor hayatımıza… Kimileri ceza, kimileri bela, kimileri imtihan, kimileri armağan

Bir tek insanın bize “iyi ki varsın” demesi, var olduğumuz için mutlu olmamızı sağlar.

Aslında bütün insanları sevebilirdim, sevmeye ilk senden başlamasaydım…

Ya sevmesin kimse kimseyi, ya da akmasın aşk dolu gözlerden yaş…

Ya olmasın ayrılık denen illet ya da adam gibi sevmesini öğrensin bu millet…

Hani iftar vaktine yakın susar ya insan, yokluğun o denli yakıyor beni.

Söyle ne zaman okunur ezan, bir yudum su gibi özledim seni

İçin yanarken üşümek, yüreğin kan ağlarken gülmek, Özleyip de sevdiğini görememek, işte aşk bu olsa gerek…

Anladım ki aşk, her iki tarafı da mağdur eden, yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir eylem.

Kimi güzelim der sevdiğine, kimi özelim. Ama sevgi ne güzellik ister, ne de özellik. Sevgi sadece yürek ister.

Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni,

Bir eşi olmalı insanın. Rüzgâr onun kokusunu getirmeli, yağmur onun sesini.

Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği. Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve dönerken bir eşi olmalı insanın

Her hücresinden aşkın fışkırdığı, çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı insanın!

Ben seni ölene dek seveceğim boş laf! Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim…

Öyle içten ki yüreğimin en derinindeki yerin; Çıkarı yok! Çıkası yok! Çıkarasım yok…

Senin için yasak dediler. – Yasaklar çiğnenmek içindir dedim. – Senin için imkânsız dediler. – Önemli olan… İmkânsızı başarmak dedim…


Bizimkisi bir aşk hikâyesi değildi. Aşk’tı bizimkisi, gerisi hikâyeydi.

Her yürek sevebilseydi eğer, ayrılık hiç olmazdı. Her seven yürekli olsaydı zaten “aşk” bu kadar basit olmazdı!


Aslında hiç kimse sevmedi, Bir ben sevdim seni… Severmiş gibi değil, Kana kana sevdim seni. Tıka basa sevdim…

Dolu dolu sevdim… Aslında kimse sevmedi seni, Sevmekten çekindi , Oysa ben; yana yana sevdim seni…

Bile bile sevdim… Aklımdan zorun var gibi, Aklıma silah dayanmışçasına, Mecburmuş gibi, Ve başka çarem yokmuşçasına,

Bir ben sevdim seni… Aslında bir sen sevmedin beni, Herkesi sevdiğin gibi…

Bazıları “Seviyorum” der, çünkü ezberlemiştir. Kimileri diyemez, çünkü gerçekten sevmiştir.

Seni yıldızlara benzetiyorum, Onlar kadar etkileyici, çekici ve güzelsin. Ama aranızda tek fark var. Onlar milyonlarca sen bir tanesin.

Seveceksen, yalnız kaldığında aklına geleni değil, hiç aklından çıkmayanı seveceksin.

Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense he parkandan ağladım…

Sevmek seviyorum demek değil, yüreğinde hissetmektir…

Ve aşk yanında olanı sevmek değil, bazen gelmeyecek birini beklemektir.

Sebepsiz sevmektir aşk, Nedeni olmadan bağlanmak Gözlerine baktığında erimektir içten içe,

Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle.sarılamamaktır utançtan. Çünkü utanmaktır sevmek aslında.

Sevmek nedir aslen? Ölmek mi uğruna? Yaşamak mı onunla? Sevmek mi ömür boyunca? Yoksa ayrılmak mı

Nedir insanı başkasına bağlayan? Güzelliğimi? Bilmez kimse bu cevabı Kimi sever güzelini, Kimi sever özelini?


Aşk, sabahlara kadar uyumamak değil Her sabah uyandığında, yaşamaktan önce onun gelmesiydi aklına.

gidiyorum dediğimde, “gitme” diyen birini değil, ben de geliyorum, yalnız gidemezsin, diyen birini istiyorum.


yoruldum, Her şey kadar, herkes kadar,

kanıtlamaktan kanıtladığıma kendimi inandırmaktan kocaman sahada tek başına koşmaktan yoruldum…

tek ihtiyacımız olan bir el, Ve bizi anlayacak bir yürektir.

“Günün aydın, akşamın iyi olsun.” diyen biri olmalı. Bir telefon çalmalı ara sıra

zor değil, hiç zor değil, Demli çayı bardakta karıştırıp, Bir başına yudumlamak doyasıya

Çaya kaç şeker alırsın?” diye soran bir ses olmalı ya ara sıra…

Her şeyin kadar değil, değeri kadar seveceksin.

beklentin ne kadar çok olursa, o kadar yıkılırsın.

Bir masada karşı karşıya, Seyrederken dudaklarını senin, Dile gelmiş ilk Türkçeydik, Ne savaş, ne barıştık biz…


Hayattan aldığım en büyük ders: Sevgisiyle karşında sapasağlam duramayan birine, asla yaslanmayacaksın!


Bilinmedik bir hüzün var içimde; bir gariplik. Anladım ki, Ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.

Dünyada üç çeşit sandık var. Çeyiz sandıklarımız, adam sandıklarımız bir de? Söz verip de tutar sandıklarımız.


Sen kasırgalara dayanmışsın, rüzgârla mı yıkılacaksın!

Başka çaren yok yüreğim; dosta düşmana karşı ayakta kalacaksın.

Unutma; onu unuttum, demek, Bir kez daha hatırlamaktır aslında.

Öyle herkesi sevmeyeceksin… “Seviyorum” demeyeceksin! “

Seni seviyorum” diyebilmek için gerekirse bir ömür bekleyeceksin.

Gitmek gerekir bazen. Fazla yormadan, bıktırmadan vaktiyse ardına bakmadan.

Vakit gelince gitmenin adıdır günbatımı… Ömürden… Gönülde… Günden…

İnsan aklındakilerle gündüzleri, yüreğindekiyle geceleri uğraşıyormuş.

Bayram nedir ki dedim kendi kendime. Bayram bir ömürdür ben gibi bir deliye.

Önemli olan bir omuza yaslanmak değil; o omuzda yaşlanmak!

Kalp zaten atıyor, marifet ritmi değiştirebilende.

boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da pay almasaydı

Keşke kendini bırakıp gidebilse insan. Ama olmuyor.

Ne benim yalanlarım ne haftalarca yağmur, Kimseler yıkayamaz ellerinin beyazlığını.

Ona öyle nasıl bağlandın dediler. Ben değil, o bağladı dedim.


Bir Türk bütün Cihana, Bir Türk Lirası da, Bin Dolara bedel

Kafama bir çekidüzen verip, Dayayıp döşemeliyim içini.

Sevince çocuk oluyor insan.

Bana bir varmış de, “Bir varmış, bir yokmuş” deme, İçime dokunuyor…

Kaliteli kadına sahip çıkılmaz; O kime ve nereye ait olduğunu bilir.

Gözlerimden tut da, Ciğerime kadar kırgınım…

Bu bahar nerde kaldı, yau? – Onu bilmeyecek ne var, Bir başka bahara kaldı bahar.

Dağıtalım diyorum çocuklar kara dumanı, Gül alıp satmanın tamdır zamanı.

Sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut, kimseden fayda yok bu devirde.

Yüreğin kadardır hayat; “Seviliyorsun renkli, Seviyorsan siyah beyaz.”

Aynanın sırrı nedir ki? Kırıldığında beni göstermediği zaman.



Kelime değil bir cümledir. Kurmak Özneyle yüklem değil, İki yürek gerekir

Birini ne kadar çok seversek, Hayat onu bizden o kadar çabuk alıyor…

Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil, hiç aklında yokken âşık olduğun kişidir.

Sen ordan bi canım dersin, Benim kalbim kaburgamın altına sığmaz

Ve şimdi aşk; yazın ortasında bir kar tanesiyle tanışmak gibi.


Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.

Görmüyor musun, Su içiyorum, Şiir yazıyorum, Ne dokunuyorsun?

Martılar ki sokak çocuklarıdır denizin…

Kalıyoruz… Kuş olup uçmak isterken, Ağaç olup kök salıyoruz.

Teslim edeceksin kendini, Eller yukarı, Yakar yukarı.

Küfür, burjuvazinin ağzında lağım çukurudur işçi sınıfının ağzında ise çiçektir.

Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçemeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.

Kadından meleklik bekliyorsan önce ona cenneti sunmalısın.

Kural bu: En çok seven, hep önce terk edilir.

insan sevmeyi bilmediğinden değil, sevgisine layık biri olmadığından yalnızdır.

Keşke hep çocuk kalsam dizimdeki yarayı en büyük acım sansam.

Suskunluğumu hafife alma, Konuşursam kaldıramazsın…

Anladım; Yar’la bir olmayınca, Yer’le bir oluyormuş insan…

Yaşamak düğünse, sen orda gelindin.

Kurtarıcılar kurtara kurtara, Kurtardılar, Memleketi memleket olmaktan…

Gerçek arkadaşlar arasına mesafeler girmez.

Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

Bir gün herkes gibi olmadığımı anlayacaksın. İşte o gün sen herkes gibi olacaksın…

Gözün arkada kalacaksa, marifet değildir gitmek.

Çok gülen insana iyi davranın. Çünkü bir yerlerde hep tek başına ağlar.

Bir iş açacaksın sen başımıza yangın mı olur artık, bahar mı?

Aklında bulunsun sevgilim; sen beni kandırmadın, ben inanmayı seçtim.

Seni seviyorum demek değil ki marifet, önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmek…

Üç harf yan yana kaç şekilde gelir bilir misin? Aşk dersin… Sen dersin… Ben dersin… Sen ben biter, Biz dersin.

dur” kelimesinden haberdar değil misin? Dur demeyi bilmez misin? Git demek kolay, dur diyebilecek kadar yürekli misin?

hayat; birinin tüm kalbiyle senin yanında olduğunu bildiğinde güzelleşiyor.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karşılığı, bir ömür

Bahar mıdır bizi bu hale getiren? Galiba. Ben her bahar âşık olmam ama, Her bahar gitmek isterim. Gittiğim olmadı Ama olsun… İstemek de güzel.

Yalnızım; çünkü herhangi biriyle değil; beklediğime değecek kişiyle devam etmeliyim bu yola.

Bu devirde herkes hep ben der, Kimisi gönülden kalender. Yaşam dediğin böyle işte. Altını şer, incisi ser…

aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım…

Sevgi emekmiş. Emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.

Umursamıyorum artık hiçbir şeyi ve istemiyorum kimseyi yanımda! Her gelen biraz daha acıtıp gidiyor nasılsa.


Aynı ülkenin farklı şehirleriydik. Ben sürgün sen başkenti. İlk isyan sende başlardı, cezasını çekmek bana kalırdı…

ölüm korkusu, ölüm türküsü türküye başlamaya görsün, Kargalar ölüyor bütün.İncitmeyin beni

Bedenimin ne önemi var ki. Benim hazinelerim yüreğimde gizli…

Bazen her şeyi unutup, sadece sarılmak istersin; Ama bir şey seni hep durdurur. Adı ne mi? Gurur.

Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat yaşayacaksın. Ucundan tutarak.

Bazen su olmak lazım, sessiz sakin! Bazen sel olmak lazım, öfkeli ve hırçın! Bazen mum alevi olmak lazım, sabırla

Bazense volkan olmak lazım, önüne gelen her şeyi hızla tüketen! Kimine su olacaksın kimine sel

Kimine mum olacaksın kimine volkan. Ama kimseye asla kul olmayacaksın, yüce Yaradan dururken.

Görüyoruz, işitiyoruz Büyük küçük meclislerde, panellerde, toplantılarda bir sayın”dır gidiyor. “Sayın” aşağı “sayın” yukarı. diyorlar Oysa sayıyla verilmedi ki, Bu muhterem dürzüler bize


Erkek dediğin, Ruhunu okşamasını bilecek. Romantik olacak kimi gün.

Habersizce kucağında çiçeklerle çıkıp gelecek. Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak. Erkek dediğin,

Kayıtsız olmayacak senin zarafetine karşı. seven bir kadın sevgi ve ilgi bekler. Erkeğine verdiği aşkın karşılığında

küçük bir tatlı söz, kısa bir mesaj, bir çağrı onu mutlu edebilir.

Kadın dediğin güzel ve Zeki olacak seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da…

Paranın güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak.

Değerlerini bir anlık heves uğruna terk etmeyecek. Namussuzluk ve ahlaksızlığa olgun insan isterim karşımda

Benden dürüst, En ufak dalgada, Arkasını dönmeyecek kadar olgun. Arkamı döndüğümde, Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir. insan isterim


İnsanın cesaretli olmalı. Yağmurdan ıslanıp, fırtınadan kaçmamalı.

İnsan Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı. İşine gelince sevip, Zoru görünce bırakmamalı!

Yormak istemiyorum artık kimseyi, yorgunum zira! Kelimeleri yan yana getiresim yok kendimi anlatmak için.

Yeni alfabe arıyorum konuşabilmek için. Hiç söylenmemiş sözler duymaya yeniden cümleler kurmaya ihtiyacım var. Yetmiyor bildiklerim…


Farkında olmalı insan, kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında Farkı fark etmeli, fark ettiğini fark ettirmeli bazen…

Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli insan

insan Ana karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını en sonunda bir metrekarelik yere sığmak zorunda kalacağını fark etmeli…

Ömür dediğin üç gündür… Dün geldi geçti, yarın meçhuldür… O halde, ömür dediğin bir gündür… O da bugündür…

Başka türlü bir şey istediğim. Ne ağaca benzer, ne buluta Burası gibi değil gideceğim memleket, Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava.

Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız, Rengi başka, tadı başka…

Üşüyor mu deniz, Üstüne boşandıkça yağmur? Ondan mı dersin, Tüyleri böyle ürperiyor?

gidersem bi gün sağnakta, Alı al moru mor bir sandal gibi acaba, Yıllar sonra yine, Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine?

Yüreğinin dubalarını geniş tut, ihtiyar! Sen böyle nice dayılar gördün bugüne kadar,

Hepsi de sürüye sürüye ayılarını, Senin üstünden azamet ile geçip, Tarih’in hayvanat bahçesini boyladılar.

Bir süre sonra insanlar pek de umrunda olmuyor. Kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun.

Kimin ne düşündüğünü, kimin ne yaptığını umursamıyorsun.

Yorulunca kendi kabuğuna çekilip o küçük dünyanda yalnız yaşamayı öğreniyorsun.

Anlık mutluluklar yaşayıp derin hüzünleri tek başına atlatmayı öğrendiğin vakit kimseye ihtiyacın olmuyor. Siz buna yalnızlık diyorsunuz, ben ise HUZUR…

Gittin mi büyük gideceksin! Ayrılık bile gurur duyacak seninle.

Gittin mi ayakların yakınından bile geçmeyecek. Gölgen bile kalmayacak ardında. Gittin mi onurunla gideceksin

Haklıysan gidecek, gitmişsen dönmeyecek. Gün gelir bu işe bu millet de şaşar,

Ne geçmişe saplanıp kalacaksın, ne geleceğin düşlerini kuracaksın… Ömür dediğin şu andır, onu da hak ettiğin gibi yaşayacaksın.

Ömür dediğin şu andır, onu hak ettiğin gibi yaşayacaksın.

Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.

Kuzu gibi olun diyorlar, Büyüyüp ortaya çıkınca, Koyun gibi gütmek için sizi.

Henüz tanıştım, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,

Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda, Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…

Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha, Samimi değil! Yahu nedir bu bendeki ısrar?

Aynı rüyaya dalarmış gibi tekrar tekrar, Yüzyıllardır seni her gördüğümde Yeşeren gözlerimden düşer yaprak.

Hayatına girmek isteyene, tam zamanında açmalısın kapını… Ve tam zamanında çıkarmalısın sevgiden şımarmaya başlayanları…


Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın. Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

Ben hep böyle yaşadım, Herkesi uyandırmak için, Vakti saati değildi belki, Belki de beceremedim.

Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasındaki çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

Anlarsın ki kimsenin farkı yok kimseden… Sadece biri dahi iyi yalan söyler. Daha iyi oynar oyununu…



3 Beyazıt akman sözleri


İnsan fanidir... Devlet baki.

Şeriatta namaz beş vakittir, hakikatte ise her nefestedir.

Öldürmeyi öğreneceksin. Çoklarını yaşatmak için bazen birini öldürmenin gerekli olduğunu öğreneceksin

İlim Çin’de de olsa gidip alınız”

Hilal'in haç'a olan üstünlüğünün nedenlerini anlamak için pek fazla düşünmeye gerek yok... 

Türk imparatorluğu" lafı mantıksız. Sultan ırka bakmaz onun için önemli olan liyakattir. Türkler değil "Devlet-i Aliyye dir

Bir tek Mehmet'in istanbulu asırlar sonra bile Türk hakimiyetinde kalacaktı

Sen benim hayatımı kurtardığını mı söylüyorsun?"Kimse kimsenin hayatını kurtaramaz, ben senin kaderinde vardım."

Her geçen gün kendi içinde daha çok kayboluyorsun.

Aradığın bir şey var ama ne olduğunu bilmiyorsun.

İçinde bir ateş var ama onu engin arazilerde rüzgara köle ediyor, tekrar tekrar rüzgarın alevleriyle körükleyerek ateşi hiç ediyorsun.

Hayat bir sermayedir, bunun kârı iyiliktir.

Hayat yanılsamadır, sanat onun ötesindekini göstermeli. Yani gerçekten daha gerçektir.

Hekim, İskender'e dünyada üç şeyi uygularsa ölümden başkasının kendisine yaklaşamayacağını söylemiş. Az uyuyacak, az yiyecek ve güneş doğmadan kalkacak.

biz sabra inanırız. insan sıkıntıların boşa olmadığına yaratanın çözümlerine inanırsa, kader hiç beklenmedik şekil ve zamanda çözümü insana sunar

Yazın bunu bir yere: Batı dünyası asırlardır alt edemediği İslam'ı hep sahnede, sayfada ve beyaz perde de yenmeye çalışmıştır.



Çılgınlık, bizi biz yapan yetenektir

Ulus adla yaşar. Adını unutan, her şeyi unutur. Adını değiştiren, her şeyini değiştirir.

Çocukluğum boyunca aldığım tüm ekonomi derslerinde tek bir altın kural vardır: Para kaosu sever.

Tarihin bana öğrettiği şudur her terör ona eninde sonunda dur diyecek bir kahraman yaratır.

Her insanın miracı kendi içindedir. İnsan kendini bilmedikçe kainatı bilemez.

Kendi içinde yolculuk bitmeden ötelere yolculuk edilemez

unutmamalıdır ki, her erkek aslında babasını yitirdiğinde doğar

kralın büyüklüğü yönettiği toprakların genişlik ve büyüklüğüyle ölçülmez; topraklardaki adaleti ve liyakatiyle ölçülür!

Bir el parçası kadar toprağa adil hükmeden imparator, dünyaya zulmeden kraldan daha büyüktür! "

Haritalar insanı bir yerden bir yere götürür, ama çoğu zaman harita insana gideceği yeri değil geldiği yeri kendisini anlatır.

Biz insanlar bazen başımıza gelen olayların sıradanlığıyla aldanırız. Bilmeyiz ki aslında bu sıradanlık aldatıcıdır.

Hayatımızı değiştiren olayları coğu zaman fark etmeyiz bile.

Bazen benliğimizi öyle büyütür, nefsimizi öyle şişiririzki kendi mezarımızı kendi ellerimizle kazarız

haddimizi unuturuz. Kirletiriz kendimizi, zulmederiz özümüze.

Karanlık yeryüzünü sardığı zaman, 
Yıldızlar yere düştüğü zaman,
Deryalar kuruduğu zaman Türk, insanlığa adaleti getiricek.


Merhamet unutulduğu zaman,
Ateş yeryüzüne hakim olduğunda,
Güneş hilali doğacak

Türk, insanlığa adaleti getiricek.
Atının yelesi alevden,okunun tüyü kartaldan olacak

Her zaman gidilecek bir yer, geçilecek bir yol, keşfedilecek bir mekan vardır.

Her zaman yeşertilecek bir vadi, çiçeklendirilecek bir bahçe, sulandırılacak bir çiçek vardır.

Biz zaten bahçelere konmaya gelmedik; bahçe yapmaya geldik.

Biz ufuk seyretmeye değil, ufuk keşfetmeye geldik, oğul.

Kızımla evleneceksin. Sizin nikahınız Levh-i Mahfuz'da yazılmış, arşta kıyılmış.

Hükümdarlık onu bilmeyenler için kuştüyü yastıklar, onu adaletle yaşayanlar için ise çivili yastıktır

Ey Osman Sonun topraktır. İskender gibi güçlü. Süleyman kadar kudretli de olsan ebedi tahtın toprak altında unutma.

Türkler bu dünyaya çivi çakmaya değil, yayılmaya gelmişler.bu dünyaya adım atmak, ata binmek, sürekli hareket etmek için gelmiş.

İlmin dini ve ırkı yoktur, İnsanlığın ortak malıdır.

İnsan kağıdı karaladıkça kalbini ağartır.

Hiç düşündün mü, Neden bu güzel kokular hoşumuza gider? Neden bunlardan zevk alır, mutluluk duyarız
Çünkü güzellik insanın içindedir,"

Fıtratında vardır insanın iyiye ve güzele duyduğu muhabbet.

İnsan olmak, güzelliği takdir etmek değil midir?

"Bu topraklarda insan neye gülüp neye ağlayacağını şaşırıyor.

Bir Bahçenin Bakımını Yapabilen Bir Ülkeyide Pekâlâ İdare Edebilir.

Çicekler Vardır Her Gün Sulanmak İster.Otlar Vardır Yolunmadı mı Çiçekleri Yok Eder Ağaçlar Vardır, Gölgeleri Serinlik Yapar

Bir Sultan Suladığı Çicekler Gibi Tebaasını Her Gün Gözetmeli Pis Otları Yolduğu Gibi Haksızlığı Cezalandırmalı

Güçlü Ağaçlar Gibi Ülke Sınırlarına Güvenilir Komutanlar Yerleştirilmelidir Ki,Onların Korunmasında Halk Rahat Etsin Çicekler Yeşersin

Cihad kimisi için kılıç tutmaktır, kimisi için top dökmek, bir başkası için ise kürek çekmektir.

Cihad Alim için kalem tutmak, kemankeş için ok atmak, bir oduncu için ise baltasını ustalıkla kullanmaktır

Zordur Fatih hakkında yazmak. Azıcık batıyla olan ilişkisinden bahsedersiniz, sizi liberal olmakla suçlarlar

Sultan'ın dinine vurgu yapsanız size
İslamcı zaferlerinden söz açsanız size Osmanlıcı , milliyetçi diye etiketlerler. Osmanlı'dan olumsuz bahsedince objektif , olumlu bahsedince şucu bucu" diye adlandırıldığımız bir ülkede yaşıyoruz

nefis diri oldukça insanoğlu aç kalmaya mahkumdur.

Savaş biter, ilim kalır. İmparatorluklar geçicidir, ilim ise katlanarak devam eder.

Biz hepimiz uykudayız; ölünce uyanacağız

Beni şimşek gibi çarpan madalyonda Latince şöyle yazıyor: Osmanlı Sultanı Mehmet, Türklerin İmparatoru Bir Savaş Şimşeği, İnsanlara ve Şehirlere Hükmeder

Rakamların ve hesabın sırrı, ölçünün ve güzelin gizemi hat sanatında buluşur.

bazıları ona "ruhun geometrisi demiştir. Hattın anlamı yazmak Allah'ı keşfetmek yeryüzünü idrak etmek, dillendirmek ve bilmektir.

"Halbuki gerçek,her zaman kurgudan daha şaşırtıcıdır

Sırf senden değil diye işini ehliyle yapanları hakir görme;

sırf senden diye işini hakkıyla görmeyenleri cezasız bırakma!

Yanan kağıdı su söndürür, yanan bedene merhem fayda eder. Peki yanan ruha ne iyi gelir?!'Adem,

Yeryüzündeki her iş öyle değil midir?Her zorluğu bir kolaylık izler.

İnsan kendi doğrusunu tek doğru bilmemeli.Elbet yürekten inanmalı inandığını yaşamalı,amma başkasının doğrusuna el uzatmamalı.

Dünya yalan,ömür kısa ve hayatın gerçeği de yok olmaya mahkum

Türkler Asyadan gelip de uçsuz bucaksız suları görünce bunun en büyük denizi olduğunu düşünmüştür bu yüzden “büyük,uçsuz bucaksız”deniz anlamında Kara Deniz demişlerdir

Büyük insanların büyük sınavları olur

Harita bir rüyadır Yeryüzünün önce akılda, sonra da kağıtta yansıyan sureti, algısı ve imgesidir.

Haritayı matematik çizer ama kalplerimiz besler.Haritalar hayallerimizdir.

ilim, ölümsüzlüğün belki de tek yolu.

Bir insanı olduğundan büyük göstermek ters etki doğurur, onu küçültür.

büyük adamlar yalnız kalmaya, yalnız karar vermeye mahkumdur

Fatih'e ve Türklere "Barbar" diyen Batı, kendi tarihine baktığında Fatih'in tırnağı dahi olamayacağını rahatlıkla görür

Önce kitapları yakarlar, sonra insanları.

Avrupalı çevirmenler İbn Sina'nın on dört ciltlik tıp külliyatını ele geçirince ağzına kadar altınla dolu bir sandığı bulan hazine avcıları kadar mutluydular.

Sen bilmez misin engel gibi görünen şeyler, bizi hedefimize götürecek basamakları oluşturur?

Kudüs'ün İşgalini Anlatan Şövalye şöyle diyordu Süleyman Tapınağına saklanan herkesi kılıçtan geçirdik. Öldürdüklerimiz o kadar fazlaydı ki, kan bileklerimize kadar çıkıyordu.


Stefan zweig

Başkalarını çok fazla düşünen bir kimse, kendisini unutur.

nasıl biri olduğumu bilseydiniz beni selamlarken yüzünüzde gördüğüm o tatlı, dostane gülümseme kim bilir nasıl donup kalırdı dudaklarınızın kıyısında!"

Ve sanırım beni ölüm döşeğimden çağırsan, birden ayağa kalkıp sana gelecek gücü bulurdum

söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz-

Nedenini bilmiyorum ama hissizleştim yalnızlıkdan kimse beni çıkarmıyor.
Ve insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla...

Satrancın çekiciliği tek şeyden kaynaklanır; stratejinin farklı beyinlerde farklı biçimlerde gelişmesinden

Muhtemelen kitabı hemen alıp okuduğumu düşüneceksiniz. Kesinlikle hayır! Önce kitabım olmasının sevincini yaşamak istiyordum.

İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz

İnsan bekler, bekler şakakları zonklayana dek düşünür ve Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız...

yeryüzünde hiçbir şey kuytulardaki bir çocuğun fark edilmeyen sevgisiyle karşılaştırılamaz.

İyilikle gülümseyebilen insanlar vardı

Ölmüş olan biri hiçbir şey istemez, sevilmeyi de, kendisine acınmasını da, teselli edilmeyi de istemez.

ölüyorum diye üzülseydin, ölemezdim!

Bize hiç bir şey yapılmadı, yalnızca tam bir hiçliğin içine koyulduk,

dünyada hiçbir şey insan ruhunu hiçlik kadar baskı altına alamaz.

kendini bulmuş olan kişinin yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık.

Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar

Sonunda yalnızdım ve artık asla yalnız olmayacaktım!


Dünyanın en önemli şeyi, insanın kendi kendisi olmayı bilmesidir.

insanın algı gücü zayıftır. Kendilerini ilgilendirmeyen hiçbir şey akıllarına kazınmaz, dikkatlerini bile çekmez.”

Ne olduğun o kadar bağırıyor ki, Ne dediğini duyamıyorum.

Hiçbir şey anlamıyorum, bilmiyorum, yapmıyorum, tükeniyorum..

Binlerce insanın arasında yapayalnız olmanın ne anlama geldiğini bilemezsin.

Bir şeyi yarım yapmak, yahut yarım söylemek hiç bir zaman iyi değildir. yeryüzündeki kötülükler bundan doğar

Gülen, sohbet eden binlerce insanın içinde ben kendi içimdeki o kayıp insanı arıyordum.

"İçerdeki gözyaşları dışarı akandan daha fenadır.

Ben seni, senin kendini tanıdığından daha iyi tanıyorum.

“Ruhu çoktan ölmüştü, geriye öldürülecek yalnızca bedeni kalmıştı

Gülerek, sohbet ederek dalgalanan insan kalabalığının ortasında kendi kendimi arıyordum,

içimdeki o yitik insanı arıyordum…Tek bir insanın diğeri için neler ifade edeceğini hiç bilmemişti,

Güvenin şartı samimiyettir, kayıtsız şartsız samimiyet.

hiç ağlamamış bir erkeğin ki kadar şiddetli ve korkunç bir hıçkırık sesi duyuldu .çaresine bakmalı.

Korku cezadan daha berbattır,

ceza bellidirhafif ceza, daha az ürkütür.

Ağlaması seni şaşırtmasın: Gözyaşları şimdi dışarıya akıyor, daha önce içeride birikip kalmıştır.

İçerdeki gözyaşları dışarı akandan daha fenadır.

''Zamanın çoktan sildiği bir hata için cezalandırılabilir miydi insan

Kimdim ki ben senin gözünde? Yüzlercesi arasından sadece birisi,

Bir şey yaptığımız ya da yapmadığımız için kendisinden utanacağımız birilerinin olması iyidir.

Ancak her ne kadar maddeye bağlı değil gibi görünseler de, düşünceler bile bir dayanağa gereksinim duyarlar,

düşünceler bile bir dayanağa gereksinim duyar aksi durumda öteye beriye çark etmeye ve anlamsızca etraflarında dönmeye başlarlar;
düşünceler de hiçliği kaldıramaz

İyi olan şey unutulmaz, seni unutmayacağım,"

Dokuz yıl oldu ve sesinin tek bir tonu değişmemiş.Sevginin gücü hiçbir zaman tam olarak anlaşılmaz...

Senden uzaktayken mutlu, halimden memnun yaşamak istemiyordum

kendi kendimi acılardan ve yalnızlıktan oluşma, karanlık bir dünyaya gömmüştüm.

Yaşlanmak, artık geçmişten korkmamaktan başka nedir ki.

Öfke insanı zalimleştirir...

Seni çok sevdim ve artık her şey bitti; her şey mazide kaldı

ilk kez bu dünyaya ait birisi için var olduğumu hissediyordum.

Evde bir ölü yaşıyor, fark etmiyor musunuz?

Günümüzde paradan, lanet olası paradan başkası geçerli değil, bir de yapabildiğiniz kadar reklam. Bunu yapamayan yok olup gidiyor.

insanın sinirlerine hâkim olması şu günlerde çok zor.

Gülmek, duygunun mutlu ve özgür biçimde dışa vurumudur.

"Ben seni yaşamım boyunca sevmekten yorulmadım ! “

Bir sözcük, çarpan kalbinde bütün dünyanın alevlendiği o sonsuz ateşi söndürebilir mi?"

Bahane arayan, her zaman bulur.

İnsan ölümün gölgesinde yalan söylemez."

Kitaplar, insanın hayat yolculuğunda yanına alabileceği en iyi besinlerdir.

Herkes en azından bir parça delirir.

Beni teselli edecekler ve birtakım sözcükler söyleyecekler, fakat ne yardımı dokunabilir ki sözcüklerin

Dünyadan kopuk yaşayanlar, karınca gibi, dünyanın tuhaf ve eşi benzeri olmayan bir maketini kurarlar

Suskunlaşmak ölmek bu diye düşündü.

Belki de bizim gerçek yolumuz budur:
Hüzünle geriye ve özlemle ileriye bakarak huzuru arayarak ama daima huzursuzluk içinde olmamızdır.

Birisi üzerime aniden tabanca çevirse yüreğim etrafdaki bunca insanın yüreğinin bir avuç para için attığı kadar atmazdı.

Bu hayat bir fırtına gibi üstüme çökmekteydi"...İçinde milyonlarca yüreğin attığı şu kocaman kent

Tek bir sözcük duymanın hasretini o an olduğu kadar hiç çekmemişti.Bekledim seni, kaderimi beklercesine

Senden önce sadece kasvet dolu, hafızamda karışıklık vardı toz tutmuş, örümcek ağlarıyla sarılmış, karanlık nesnelerle ve insanlarla dolu mahzen

Sebepsiz yere kaçmaz insan

Sadece onsuz yaşamak istemediğimin farkındaydım ve yaşamıma nasıl son vereceğimi bilemiyordum.

Güzellik kadınlardan gider gitmez, bilgelik koşa koşa gelip yerini alır.

beni bırakın... ben yorgunum... artık dayanamıyorum Cehalet, bütün alanlarda ortak olmak üzere

insanın kavrulan bir yüreğinin olması lazım,idrak etmesi için

Dikkatimi hiçbir şey üzerinde toplayamıyordum.Yarım yamalak bir gerçegin hiçbir degeri yoktur,

Yer yarılsaydı da içine girseydim!
Kaçabilseydim! Yok olabilseydim

Utançların en büyüğü... İnsanın kendine en yakın bildiği kimselere karşı duyduğu utançtır.

Ahlaken zayıf olanların her zaman bir mazereti vardır zaten.

İlk önlerine çıkana kendilerini teslim ederler ve hiçbir şeyi düşünmezler. Sonra Tanrı'dan medet umarlar.

İnsana mutluluk kadar sağlık katan bir şey yoktur ve en büyük mutluluk da başka bir insanı mutlu etmektir.


insanlar' tanınmayanlar.
Bunlar bizleriz yeryüzüne yayılmış sayısız varlık; Basit, sakin hayatımız dışında hiçbir şey istemeyen
bizler şurada, burada, ve her yerde

5 Sabahattin ali sözleri


Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.

Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim.

Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.

okurken geçen iki saatin, ömrümün senelerinden daha dolu ve ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.

İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. büyük ve insanca bir sebep lazımdı."

en çok okuduğum kitabın, en çok okuduğum bir satırı bile bana bazen başka şeyler söyleyebilir...''Aşk

beklediğim aşk başka bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey.

Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla ve bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez istek

Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi; fakat yokluğu müthişti..."

Bir ümidim yok. Bu sondu. Ahiç bir şeyin değişmesine imkan yok,

Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden haberim olmayan insan birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi?

hep böyle değil midir ? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?

Ben böyleyim işte!” dedi. “Ben garip bir kadınım. ahbaplık etmek isterseniz tahammüle mecbur kalacaksınız.

İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir

İnsanlara ne kadar muhtaç olursam, onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu...

Kalbimin etrafında mütemadiyen sıkışıp ezilen bir şey vardı.."

O gelmez artık!'' dedi.Nereden biliyorsun dedim.Gidişinden belliydi

İlkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşanmaya değer...

Ne olursa olsun dümdüz bir beynim olacağına hiç olmamasını tercih ederdim.

İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de

yaşayacağım... Ama nasıl yaşayacağım hayatım nasıl dayanılmaz bir işkence olacak!.. Ama ben dayanacağım
Şimdiye kadar olduğu gibi...

Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl ateşin yandığını kalkıp inen göğsünde nelerin kaynadığını bilimediği için, insan ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür.

Her gün odamda oturur, kitap okumaya çalışırdım. Bir tek harf bile fark etmeden sayfaları çevirir dikkatle azimle baştan başla fakat zihnimin başka yerlerde dolaştığını görürdüm.

Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegâne tesellidir.Kendim kendime yeterim."Niçin uyandım?..

Hayatımda hiç bu kadar mesut olduğumu, içimin bu kadar genişlediğini hatırlamıyordum.

Bir insanın diğer bir insanı, hiçbir şey yapmadan, bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu

Yollarımız bir kere karşılaştı. Fakat ona dair hiçbir şey bilmiyorum onun yanında içimi müthiş bir korku, onu kaybetmek korkusu sarardı.

Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var...

Berlin'de yalnızsınız değil mi?" dedi.
Tamamen yalnızım... Ama Berlin'de değil... Bütün dünyada yalnızım...

Küçükten beri..."Kendinde kuvveti görmek, sonra yapılacak hiçbir şey bulamamak... Tükenmek bilmez bir sabırla bir meçhulü beklemek

Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek

hepimiz acınmaya layıkız; ama kendi kendimize acımalıyız. Başkasına acımak ondan kuvvetli olduğunu zannetmektir

ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkasını bu kadar zavallı görmeye hakkımız yoktur.

Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek.

unuttum diyemem, fakat üzerimde bir tesiri kalmamış...

Tam yaşamaya başladığım andan itibaren beni öldü saysınlar.

Fakat her şey geçer, her şey unutulur. Kendini felâketin içinde kaybetmenin mânâsı yoktur.

İnsan birazcık kalender olmalıdır!Kendimi kendim bile tanımıyor

Ondan ayrılmanın güç geleceğini biliyordum. Fakat bu kadar korkunç, bu kadar acı olacağını tasavvur edememiştim

Demek beni anlamaya çalışacaksın? Fena fikir değil... Fakat bana öyle geliyor ki, boşuna emek!.."

Acaba şuanda o ne düşünüyor? Herhalde beni değil... Niçin?..

Orada bir müddet yaşamak için neleri feda etmem ki?.. Her şeyi...Her şey bitti mi? Zannetmem.

İkimizin de çocuk olmadığımızı biliyorum. Yalnız bir müddet dinlenmek ve uzak kalmak lazım. birbirimizi tekrar görmek ihtiyacını şiddetle duyuncaya kadar...

Şimdi ben gidiyorum. Fakat ne zaman çağırsan gelirim..."dedi. Nereye çağırırsan gelirim!"

Sensin Kalbim değildir Böyle göğsüme vuran.

Bir arkadaş istiyorum Beni tamamen anlayacak ve benimle karşı karşıya hiç konuşmadan oturabilecek bir arkadaş.

İçimde biriken hislerin birdenbire patlayarak beni zerreler halinde dağıtacağından korkuyorum

İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile... Sadece bir yalnızlık ihtiyacı.

Yerinde bir cevap, keskin bir nükte bütün hakikatlere bedeldi.

İstediğin kadar güzel resim yap… Anlayan, kıymetini bilen olmadıktan sonra…

Hiçbirimizin yüzünde gülme takati kalmamıştı...Anlıyorum, anlıyorum... Tamamen yalnızım... Bütün dünyada yalnızım...

Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynir hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?

Yaramın nerede olduğunu bilmiyorum. Yalnız bir yerlerim acıyor. Çok acıyor...

Bir tek ümidim, ayakta duramayacak kadar yorgun oluşumdu.Bizim evde de !

Bizim evde de ekmek almak bir mesele

Yalnız söyleyebilsem... Bir kişiye olsun içimdekileri dökebilsem... 

Bunu sahiden istesem bile artık bir insan bulmama imkân yok Bende arayacak hal kalmadı...

Mevcut olmayan bir şeye malik olalım derken mevcut olanları kaybettik.

Kendimi bildim bileli günlerimi, haberim olmadan nefsime itiraf etmeden seno aramakla geçirmiş ve tüm insanlardan kaçmıştım.

Etrafın seni sıkmaya başladığı zaman kitap oku..

Belki de yeni bir başlangıç yapmanın vaktidir. Yeni bir başlangıç için her şeyi yıkmanın vakti.

Önce kendi kendimize acımalıyız. Çünkü Başkasını zavallı görmeye hakkımız yoktur.

Dünyadaki hayatın bir tek manası sevmektir.


6 Dostoyevski sözleri

bir kadın hem zeki hem de kıskanç olursa, iki kadın haline gelir ve bu bir felakettir

Sevebileceğin birine öyle kolayca rastlayamazsın

Bir çocuğun ölümünü görmektense, dünyaya geliş biletimi iade etmek isterim.''

neden hiçbir iş yapmıyorsun?
- Yapıyorum.
- Ne yapıyorsun?
- İş yapıyorum.
- Ne işi yapıyorsun?
- Düşünüyorum.”

Hiç tanımadığınız birinin gülüşü daha ilk karşılamanızda hoşunuza giderse, karşınızdakinin iyi bir adam olduğundan tereddüt etmeyiniz.

Duvarı yıkacak gücüm yoksa, onu yıkmak için kendimi paralayacak halim yok fakat önümde duvar var diye ona boyun eğecek de değilim."

Sizi kime benzetiyorum, bilir misiniz? Cellatların elinde gülerek, parça parça olmaya katlanan kişilere.Denginiz değilim efendim, dengesizim

Namuslu olmak sizi diğer insanlardan üstün yapmaz, övünme hakkını vermez, herkes yaşadığı sürece namuslu olmak zorundadır

İnsana en çok acı veren şey,
Söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki Uçurumdur

Önce ağladılar, ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır

Etrafınıza göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile!

Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.

İnsanın zihni neyle meşgulse rüyasında onu görür.

içiniz rahat olmadı mı, gerçeğe ne kadar da uyar rüyalarımız

İnsanın önünden geçtiği bir ağacı görebildiği için mutlu olmamasına şaşırıyorum.

düşündüklerinizin en önemlisini başkasına açmadan dünyadan göçer 
gidersiniz.

Çağımız ki, insanların yüreklerini 
bir şaşkınlıktır almış.

Bütün hayatın konfordan ibaret olduğu düşüncesi propaganda edilir olmuş!

Arzularımı yok edin ideallerimi silin, bana daha iyi şeyler gösterin, seve seve peşinizden koşarım.

Yakınlarımı nasıl seveceğimi hiçbir zaman bilemedim. Bence yakınlarını sevmek, yabancıları sevmekten daha zordur.

Tembellik, bütün kusurların anasıdır.

Param olduğunda, benim de son derece orijinal biri olduğumu göreceksiniz.

Paranın en bayağı, en iğrenç yanı insana yetenek bile verebilmesidir.

Ben kötü bir insan değildim. Ne aksi bir adamım,ne de uysal biriyim. Ne alçağın biriyim,ne bir kahramanım, ne de korkak. Ben hiçbir şey olamadım

Her şey üstüne üstüne geliyorsa, belki de sen ters gidiyorsundur.

Yalan söyleyerek dünyanın öbür ucuna gidersin ama geri dönemezsin."

Anıların güzel olanları da, kederli olanları da insanı hep hüzünlendirir.

Sizin tecrübeli bir doktor olduğunuz kadar ben de tecrübeli bir hastayım

Sevebileceğin birine öyle kolayca rastlayamazsın.."

Hayattan pek çok şey öğrenen insanlar, neşeli ve masum kalamazlar.

Dostlara bile açılamayacak, insanın kendine saklayacağı sırlar da bulunur.

Böylesine bir heyecana karşı durmak, kutsal bir şeyi lekelemek gibi olacaktı.

Kendi yolunda eğri gitmek, 
Başkasının yoluyla doğru gitmekten yeğdir.

Öyle bir sınıra gelirsin ki aşamazsan mutsuz olursun, aşarsan, belki o zaman daha da mutsuz olursun.”

Kuyuya tükürme, gün gelir içersin... derler.”

Korkak, korkar ve kaçar... Korkan, ama kaçmayan, henüz korkak değildir

Kendinize en yakın bilip yardım beklediğiniz insanlardan sadece kötülük gördünüzse Merhametiniz'le ezin onu. Nasıl sarsıldığını göreceksiniz

Öylesine mutsuzsunuz ki, hep, asıl suçlu benim, diye düşünüyorsunuz.

yaptıklarımdan korkuyorum.'' diye düşündü.

her şey insanın elindedir. Fakat insan korkaklığı yüzünden çok şeyi kaybedebilir

İnsanların en çok neden korktuklarını bilmek isterdim.

Onları en çok korkutan şey yeni bir adım atmak, yeni bir söz söylemek

biliniz ki, yanlış insana karşı duyulan sevgi çabuk unutulur.

Bence, gerçekten büyük insanlar, dünyada büyük acılar çekmek zorundadır.

İnsanların en önemli işi, sanırım bir cıvata ya da piyano tuşu değil insan olduğunu kendisine ispat etmektir.

İster budalaca,ister akıllı sözler olsun,yanınızda durmadan konuşmak,konuşmak istiyorum.

insanlar kendileri mutsuz olmadıkça, başkalarının mutsuzluğunu asla anlayamazlar

namuslu bir insan namuslu diye övünür mü hiç? Herkes namuslu olmak zorunda değil midir?

Ama ümit insanı aldatır

Zekâyla güzellik birlikte olunca birbirlerine o kadar yakışıyolardı ki...

Hepimiz alınyazımıza dargınız, yaşamdan bıkıp bezmişiz

Konuşmayı bilenler, hep kısa konuşur.

Doğmak elimde olsaydı gülünç koşullarda dünyaya gelmeyi kabul etmezdim._

Bir tutuklu için en önemli, paradan da önemli olan nedir Özgürlük; veya hiç olmazsa onun hayali...

Anlıyor musunuz bayım insanın gideceği hiçbir yerin olmaması ne demektir insanın gidebileceği bir yerin olması gerekmez mi

Yaşama arzum, hayata inancım vardı!.. Fakat bu düşüncenin ardından bir kahkaha attığımı da hatırlıyorum.


7 Zülfi livaneli sözleri

Giriş kapısında niye polis var?' diye sordu. 'Onlar uzun yıllardır üniversiteleri, üniversitelilerden koruyorlar diye cevap verdi

Hayatın özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı. İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez.

Sağcı solcu, milliyetçi tarikatçı, Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, genç-yaşlı, kadın-erkek, köylü-şehirli, Doğulu-Batılı, zengin-yoksul olmanız fark etmez. Yeter ki düzgün insan olun!

Onca sayfa okunur mu hiç ya? Derken iPad'i işaret ediyordu. O zaman hayatı, aşkı, ölümü, felsefeyi 140 karakterlik tweet'lerle ifade eden bir kuşakla konuştuğumu kavradım.

Sokakta birisi Sokrates'e hakaret edip tekme atmış. Sokrates hiç aldırmadan yürüyüp gitmiş. niye bir tepki göstermediğini sormuşlar. O Bir eşek beni ısırsa onu dava mı etmeliyim sizce?' demiş.

Zaten dünyanın hangi köşesinde huzur kaldı ki...

İnsanlar acı çekerken, İstanbul'da en iyi suşinin nerde yenileceğini konuşanlara dayanamıyordum.

İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama

kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar bir güneş ışını belirince insanın dünyası o ışığa bağlı oluyor...

Uçakların icadı Zweig'ın neslini çok heyecanlandırmış savaşların sonunun geldiğine inandırmıştı.

Uçaklar insan düşün dü ki bu uçak havadan uçtuğuna göre sınır falan tanımazdı Dolayısıyla sınırlar yok olacak, barış gelecekti.

Uçaklar icat edildikten birkaç yıl sonra gökten bomba yağdırarak dünyayı yıktı

Bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum her zaman yaptığım işleri bir boşluk duygusu içinde sürdürüyorum


Sanki içimde bir hiçlik var inan bana, insanların çoğunun ruhu, bedeninden önce çürür.

Kıskanmayı bile unutmak. Onu mutlu eden herkesi ve her şeyi sevmek. O noktada sahiplenmek biter, saf aşk kalır.

Aramızdaki fark ne Sen insanlarda üniforma bayrak ve din görüyorsun ben ise İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken acıkan, üşüyen, korkan insanı görüyorum

"Haklı olanı güçlü kılamadığımız için güçlü olanı haklı kılıyoruz...

Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor

dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra sarılmanın ne anlamı kalır

Andre Gide,komünist olarak çıktığı Sovyetler gezisinden antikomünist olarak dönmüş ve cesurca yazmaktan çekinmemişti.Aydın namusu bunu gerektiriyordu.

İnsan sevmeden yaşayabilir mi?

Ona çok acıyordum, hiç mi âşık olmamıştı acaba, sevdiği biri yok muydu?

Her insan kendi hayatının başrolünde oynuyor.

Aşkın, gözü kapalı uçurum kıyısında yürümek olduğunu bilen biri aşık olur mu hiç?" deyip sustum.

midemi bulandırıyor bu koca şehir. Kaçmak istiyorum...

Hiç bişey bilmiyorsunuz .
Modaya uyup cahilce işler yapıyorsunuz .

Şairlerin dediği gibi ‘Paris güzel bir salon, Londra güzel bir park, Berlin güzel bir kışla ama İstanbul en güzel şehir'di

Bazı şeyleri boş inanç diye küçümsemeyin, onlarsız insan kültürü olmazdı.

Aşk denen şey bazen yürür,bazen uçar;bazen koşar biriyle birlikte;

Aşk bir başkasıyla ölümcül bir yürüyüşe çıkar üçüncüyü buzdan heykele çevirir dördüncüyü atar alevlerin içine.Birini yaralar öldürür

Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.

Beni alıp tekrar karnına soksan bile koruyamazsın anne!"Sakın ola hiçbir şey için üzülme

bol bol kız, öfkelen, dövüş, savaş, küfret ama üzülme. İnsanı üzüntü çürütür

Bilemiyorum, bilinçaltında olup biten şeyler için Nietzsche’ye katılmamak mümkün değil: “Müziksiz hayat hatadır!
Demişti

Ankara Üniversitesi'nde ders vermiş Ernst Reuter ne demişti bilmiyor musunuz? "Türkiye'de önemli insanlar değersizdir, değerliler ise önemsiz

Merhamet zulmün merhemi olamaz!"

Coĝrafya kaderdir. Coĝrafya kader olduĝu gibi tarih de kaderdir

İnsanların kendi millet veya inancını diğerlerinden üstün görmesi, ne korkunç olaylara, ne büyük acılara neden oluyordu bu dünyada

Asil insanların en neşeli zamanında bile bir hüzün vardır, düşük ruhlar ise en sefil zamanında bile neşelidir.

Her insanın içinde iyi ve kötü, yan yana durur. Hangisini beslersen o galip gelir.

Bilgi ne garip bir şeydir. Şişede hapsedilmiş gibi yıllarca duruyor, senin kapağını açacağın günü bekliyordu.

Türk erkeklerinin bir numaralı özelliği sinirlenince hız yapmalarıdır. hiç biri ile direksiyon başında tartışmayacaksın.

Hepimiz isimsiz, birbirimize uzak yaşıyoruz; başka kılıklar altında birer yabancı olarak acı çekiyoruz.

İnsan İnsanın zehrini alır" oğlum.

insanları konuşarak tanıyamazsınız... Dil, yalan söyler...insanları dinlemek, onları anlamak için yeterli değil

çürüme içten başlar.Her insan bedeninin çürüyeceğini bilir ve korkar

Çoğu insanın ruhu gövdesinden önce çürür; nedense bundan kimse korkmaz!

İnan bana, insanların çoğunun ruhu,bedeninden önce çürür.

Aptallık o kadar yaygın ki, kapıyı pencereyi sıkıca kapamazsan havayla bile içeri girer.

Dünyanın en bulaşıcı hastalığıdır aptallık."

Karasevda dedim. "İşte insana o çılgınlıkları yaptıran duygunun adı

Dünyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak her şey.


8 Kafka SÖZLERİ


senin yanında öylesine huzurlu öylesine huzursuz, Öylesine baskı altında ve öylesine özgürüm ki söz bulamıyorum,

Öyle bir sessizlik çöktü ki, bu sessizliğin içine seslenemiyor insan.

Yanımda yürüyordun düşünsene, yanımda yürümüştün! aşık biri için ne büyük nimet değil mi?

Erken kalkmak,"diye düşündü,"insanı bir hayli aptallaştırıyor. İnsan uykusunu iyi almalı.

Odamda günlerdir yalnızım, 
ziyanı yok dünyada da yıllarca yalnız değil miydim?”

Evet, seni seviyorum budala! Tıpkı denizin, kendi dibindeki bir çakıl taşını sevmesi gibi

Evet, sevgin beni böyle kaplıyor Ve Allah izin verirse, senin yanında ben çakıl taşı olacağım...

"Kalbimin içerisinde sen varken her şeye katlanabilirim.

sürekli değişen, hiç kalıcı ve samimi olmayan insan ilişkileri

çocuklarına vereceğin herhangi bir ders değil, örnek bir yaşamdı.

sen başkaydın. Hasta bir adamı sevecek kadar hastaydın

İki saattir kanepede uzanmış yatıyorum ve bu süre boyunca  senden başka hiçbir şey düşünmedim

Palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı sırtımda nasıl taşırım ben?

İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam. Sen de anlamazsın Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım?

Biraz daha uyusam bütün bu olanlardan kurtulabilir miyim?"

Paltom bile ağır gelirken, Nasıl taşırım
Koskoca dünyayı

Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor."

Mesela senin odanda duran, sen sandalyende ya da masanda otururken, uzanır ya da uyurken,seni gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim

bu sessiz geceler insanı boş hayallere sürüklüyor,

aslında yok etmek istediğim mutluluklar değil, acılarım.

Bu dünyada olduğun için teşekkürler;

Dünyaya bakıp da, senin içinde bulunabileceğini düşünemezdim. ''Ah, Milena Ah

Üstümdeki paltoyu dahi taşımaya üşenirken ben, bu dünyanın yükünü sırtımda nasıl taşıyayım


her şey abartı, yalnızca özlem gerçek, o abartılamaz.

sana hitap ederken her şeyi unutuyorum. “Seni hiç görmesem bile,

En iyiyi ararken iyiyi kaybediyorsunuz

pek çok şeyin bambaşka olmasını isterdim..."

Evlenmek, önce güven ister. 
Yoksa birinin yalnızlığını, bir başkasınınkine eklemek, bir yuva değil, tersine, bir zindan yaratır.

Sorularımızın değerini cevaplarımızla düşürüyoruz.

Aynı saatte
Aynı şiirde
Aynı satırda
Yıldızlar eşliğinde buluşalım.

”Konu yalnızca unutmak değil, çok daha ötesi.Çünkü insan unuttuğuyla yeniden tanışabilir.

Öyle zaman olur ki, odada yalnızken bile “yok oluverir” insan, bunun nedenleri çoktur,

kişi yaşarken bile ölebilir. 'Bu dünya için kendini paralaman gülünç.

Benim yalnızlığım insanlarla dolu...İnsanın umudunu kıran: 
Çevrenin zorlayıcı gücü ve düş kırıklıklarına alışma..

Sana dokunmayan bir şey beni öldürebilir."

Kendime denk biriyle konuşacağım birkaç kelime yapacağım upuzun konuşmalardan çok daha aydınlatıcı olacaktır benim için.

Dış görünüşün vız geliyordu bana, sözlerine önem veriyordum yalnız

Bak Milena, ‘En çok seni seviyorum.’ diyorum, ama gerçek sevgi bu değil belki,

Sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla’ dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki.

kalbimde sen varken her şeye katlanabilirim..

"İnsan aslında, nelere sahip olduğunu bilmeyen bir kapitalist.

mutluluktan ölünüyorsa, bu benim başıma gelmeli.

İnanmak, kendi içindeki yok edilemez cevheri kurtarmaktır, kendini kurtarmaktır olmaktır.

Ölmekten müthiş bir şekilde korkuyordu çünkü henüz gerçek anlamda yaşamamıştı.

İnsanlarla iyi geçinmek hem çok zordu hem de çok kolay; bunun kuralı yoktu


Tek suçum insan olmak Güzel bir söz duymayı hak ediyor muyum

Milena ben sana hoşuna gidecek
güzel bir söz söylemeyi hak etmiyorum, aksi taktirde söylemiş olurdum.

Bir sürü boş şey arasında adalet kaybolup gidiyor Ortada hiçbir şey yokken, mahkeme bir suç buluyor

koşup yaşama sığınmıyorsa insan, yaşamdan zevk alabilir mi?

Kimse benden, benim kendimden istediğimin daha fazlasını bekleyemez.

benim ihtiyaç duyduğum miktarda huzur dünyada yok

Dünyanın herhangi bir yerinde ihtiyacımı karşılayacak kadar çok sabır var mıdır

Kafesin biri kuş aramaya çıktı

İnsan yalnızca sevinçli olduğu zaman gevezelik eder.

Herkes beraberinde taşıdığı parmaklıkların ardında yaşıyor. 

Erkeğin kadına ve kadının erkeğe vereceği en büyük söz, çocuklara gülümseyerek söylemeye özen gösterilen şu derin cümledir: Senden vazgeçmem.

İnsanı büyüklüğe götürecek yol, ancak onun küçüklüğünden geçer.

Hareketleri ağırlaşmıştı nedeni yorgunluk değil, anıların yarattığı yüktü

Asla beraber olamayacağız,
aynı evi, aynı teni paylaşmayacağız,
aynı masada oturmayacağız,
hatta aynı şehirde bile oturmayacağız..'

Eğer sana güvenmeseydim, sen böylesine kıymetli olur muydun hiç?



Ahmet haldun terzioğlu sözleri

Eğer ölümümün yararı olacaksa, feda olsun canım bu devlete."

Ya istiklal, ya ölüm Bu seçimi yapmak, kahramanların işiydi.

O Gök gözlü kahramandı. Türk'ün umudu..

Üstte gök basmasa, altta yer delinmese; Türk ulusu; senin ilini, töreni kim bozabilir?Hiç kimse!

Türk ulusunun ilini, töresini kim bozabilir Hiç kimse Yalnız kendi kendinin yağısı kendini bilmediğinde.

Türk, dış yağılarına karşı koyarken, içindeki yağıları bilmez, duymaz ve onlardan etkilenirse kolayca yağıya tutsak olurdu.

Yaşamamız, yaşamda kalmamız için gerekliydi öğrenmek.

Zorlu bir yaşam bizi bekliyordu. Belki dünden daha kolay, belki dünden daha zor,...

Korku Ne rezil bir duygu.

Korktuğu için yazgısını yenen ve daha uzun yaşayan kimse olmadı.

Baharın kendisi, özünde yeniden doğuşu simgeler.

Her yeşillenme yaşamanın işareti, her çiçek doğuma gülümseme, her doğum gök buyruğu

Gök altında neresi varsa gidebildiğimiz hep bizim" diyebilmekti göç.

Ulus adla yaşar. Adını unutan, her şeyi unutur. Adını değiştiren, her şeyini değiştirir.

Yaşamak onurlu olunca güzeldir.

Bozkırda devlet kurmak istiyorsa Türk gerekliydi büyük bir devlet kurmak istiyorsa Türksüz olmazdı.

şunu unutma, Türkler değmez belledikleri kişilerin ardından asla gitmezler

Korku! Ne rezil bir duygu Korktuğu için yazgısını yenen ve daha uzun yaşayan kimse olmadı.

Dün gerçekti Turan, bugün düş ama yarın yeniden kurulacak kutlu bir ülkedir

İlk değillerdi. Son da olmayacakları kesindi.

Garip sistem, bu memleketin öz çocuklarını harcamak üzere kurulmuştu. Gelecekte çok arayacağı, ama bulamayacağı, çocuklarını

Ne zaman ki töre terk edildi, o zaman yıkım başlıyor. Çin'e tutsak olma çağı geliveriyor.

Çin'e tutsak olmak demek illa bağlanıp köle kılınmak değil. Çin ipeğiyle, altınıyla, eşyasıyla, rahatlığıyla, töresi ve ahlakıyla tutsak alıyor bizi

Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka! Bir ışık daha var, ışıklardan başka.

Hiçbir yaptığınla yetinme, geç öteye:
Bir şey var bütün eserlerden başka

Çin sık sık 'Böl ve Yık' yolunu deniyordu.

Kişiler yok olup gider ama devlet ve ulus süreklidir

Irmaklar, akan sular hep temiz kalmalı. Asla kirletilmemeli!”

Varsın uzakta olsun. Gün gelir kavuşulur Allah yazdıysa...

Ölmek için her yer güzeldir! Yeter ki vatan toprağı olsun! Yeter ki Turan yurdunda bir yer olsun


Beklenen etki, beklenmeyen zamanda vurulan darbe ile sağlanır! 

Seçkin erler, seçkin ordunun izidir.

Acının en büyüğünü ihanete uğrayanlar yaşarlar.

Benlik ve yükselme hırsı sonu gelmez bir yıkıma götürür devleti.

"Yönetilen değil yöneten olmak için yaratıldık!"Türk, kurtuluş ve özgürlük ardında, tutulamaz bir güçtür.

Huzursuzluğunu susarak belirtir! Susar, susmak nasıl bir tepki ise

Seni anlamıyorum Çavuş! İbadetin yaşla ne ilgisi var! insan yaşlandım diyerek ibadete başlarsa dürüstlük olmaz ki.

Gönül işidir ibadet. İnanç işidir.İnanmak yolun yarısıdır. İnanınca olmayacağı varsa da oluverir...

Küçük, güzel, mutlu bir dünyası vardı. Bu dünyayı seviyordu

Kişioğlu düşler ülkesinde mutlu olunca, uyanmak istemiyor, uyanınca mutlu olmuyor.

Öyle ucuz ölümleri sevmiyoruz. Türk ölmemeli görüşü egemen gönüllere.

Türk yaşamalı ve mücadele etmeli. Türk değil, Türk yağıları ölmeli.
Öleceksek, öldüğümüze değmeli!



10 Okay tiryakioğlu

Takdir-i Hüda, belki fetih müyesser olur Haydi bre Reisim! ne bekleriz. Hele başlayalım görsünler bizimle uğraşıp fitne sokup Müslümanlara zulmetmek ne demek

En ufak bir disiplinsizliğe göz yummuyorlardı. Seferin ruhunu artık iliklerine kadar kavramış tı asker

Türk askeri üstlerine sorun çıkarmamak ve kayıtsız şartsız itaatte, dünya harp tarihine geçecek mutlak örnek bir tavır

insanın yaşadığı toprağın alt?
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
13 Cahit Zarifoğlu Sözleri

Bir şehir kadar kalabalıktır bazılarının yalnızlığı.

Sen dağ gibi kurul ben zerre bir yer tutayım.

Farz et körsün olabilir. El ele tut. Taş al ve at. Kâfiri bulur.

Evet, hatırladım küçük basit şeyler yetiyor kederlenmeye. Ya mutluluğa?

Filistin; bir sınav kâğıdı… Her mü’mîn kulun önünde.

Kapı aralığından baktığımda görebildiğim en güzel şeydir; yaşamak.

Dedi ki; sen şairsin elindeki bu taş ne?, Dedim ki; şair aşka boyun eğer, zulme değil!

Bir gün ister istemez karşısında olacaksın kaçtıklarının. Dua et o gün henüz mahşer olmasın.

Hayalimin ayağı yere değmiyor henüz. Onun gerçekleşmesine dayanacak, onun yükünü kaldıracak toprak yok.

Kalbinizi yumuşatın, ama iradeniz sert olsun. Kelimelerinizi yumuşatın ama nüfuzunuz kuvvetli ve derin olsun.

İnsan kendi mutlu olma imkânını görebilmeli. Mutluluksa filmlerin, romanların içinde değil, kendi yaşadığımız basit hayatın içindedir.

Ölü kalbimiz dirileydi hakka dönüp sadakayla yıkanaydık dünyaya hiç meyletmeyeydik.

O sabah ezan sesi gelmedi camimizden. Korktum bütün insanlar için, bütün insanlık adına.

Alnı secdeye inen insanların sesleri birbirine bağlanabilirse, ancak o zaman sokaklar, meydanlar ardına kadar açılır.

Ehli takva olun, ehli secde olun. Farzları alenen yerine getirin. Nafileleri kendi nefsinizden bile gizleyin.

Ve önemli olan ‘an’dır. Onu; ibadet, sabır, anlayış, tevazu ve merhamet ile anlamlı hale getirmek mutluluğun ta kendisidir.

Diline bir düğüm at ve otur. Dinle. Gıybet ve dedikodu, münakaşa ve su-i zanlarla dolu söz varsa ya durma ayrıl, ya da engelle.

Bakıyorsunuz, zulmedilenlerin tek ortak özelliği var; Müslüman oluşları ve zulmedenlere bakıyorsunuz, onların da bir tek özelliği var; Kâfir oluşları

televizyon karşısında muhallebi gibi gevşemiş bir Müslümanda, değil cihad etmek, acaba kalkıp farzı ifa edecek kuvvet ve istek kalmış mıdır?

Biz, sakalları şiirle karışık, yüreği Allah’la barışık adamları sevdik.

Hocam ileri gidiyorsun, seni sürerler diyorlardı. hoca ise kürsüsünden şöyle haykırıyordu Söylesinler bakalım nereye sürecekler? Söyleyin nereye sürecekler? Allah’ın rahmetinin erişemeyeceği yer mi biliyorlar?

Takdir-i ilahi deyip teselli bulmuşlar elbet demişler bize bir yük taşıyan, Allah bir tane daha kısmet eder.

Bazı insanların hayvandan bile aşağı olması mümkün, eğer kalbinden merhametin zerresi kalmamışsa.

Şu küçücük kalpte nice hakkın yüklü.

Bir incelik gösterin, incinmesin yüreğim.

Bir kalbiniz vardır, onu hatırlayınız.

Zulmedince kendim, lütfedince sen, seni andım hamdettim sana taptım. 

Bazen var'ı Anlarsın yok ile

Son bir söz daha Bir yalvarış kırıntısı olmalı Duyanı olmayan Allah’tan başka.

Pencereden bakınca toprak ve ağaç görünmeli. Hava tertemizdir, yakınlarda sağlıklı bir dere akmaktadır.

İnsan; tabiattaki insan ve eşya dengesine bakarak ve inanç içinde yastığa başını emniyetle koyar.

İnsan gittikçe daralan dünyasında neden mutsuz. Herkes artık gereğinden fazla büyüyor da onun için mi?

On yedi yaşlarındaki delikanlıların bile iki kat yaşlıların ki kadar yürekleri dolu.

Hicret Taze Güçlü bir kandır damarlarımda...

Merhamet capcanlı bir kuştu insan kalplerinde

Yazarlar bazen ilk cümleyi yazdıklarında sonunu getiremeyeceğini anlarlar.

Bazen o cümle ile her şey söylenmiş gibidir. Yazacak tek kelime daha bulamazlar...

İçimiz bir dolap değil ki açıp bakalım. Açıp gösterelim. Yine de anlatıyoruz

Bizi fark edince eşyaların arasına gizlenmeye çalışan bir böceğe benziyor anlattıklarım.

Gelecektim. Ama daha bir kötü hatıram olsun istemedim.

anahtarı yalnız bende bulunan bir odaya girer gibi okurum şiirimi. Onun hatıraları bendedir.

Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.

Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları
Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları
Konuşurlar

14 İskender Pala Sözleri

Ve ben Leyla’nın aşıkı, günler ve geceler boyunca dua ettim, bağrıma Leyla yazılsın diye.

Her ne ki arıyorsun; aradığın ancak sensin...

İyinin de, kötünün de fidanı senin içinde büyür

-Kimisi bilmem der, bilir; kimisi bilir bilmezlenir. Kimisi bilmediğini bilmez, bilirim der; kimisi bildiğini bilmiyor

Şimdi kelebekler rüyalarında seni görebilmek için uykuya dalıyorlar mıdır acaba?

Aşk… Gök kubbenin altındaki en gizemli kelimelerden biri. Bilinmeyen… Belki bilindikçe daha da bilinecek renkleri, desenleri ortaya çıkan.

Aşk; belki de bin bir başlı ırmak, her birinin yolculuğu ayrı, ama hepsinin ulaşmak istediği deniz bir.

Doğruluk mu  büyük meziyettir, yoksa yiğitlik mi? diye sorar, cevap Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe lüzum kalmazdı!” der.

Gökler sevgiyle dönerler, yıldızlar sevgi sayesinde yerlerinde durabilirler. Tıpkı kalbimizdeki sevgi yıldızları gibi…

dış yerine içi, suret yerine ruhu sevmek gerekir. Hayat ancak sevgiyle tatlıdır

sevgilisiz dünyada hayat sürmek beyhudedir.

Kendini yücelten alçalır, kendini alçaltan yücelir.

Varlığınız çoğaldığı oranda onu hayır yolunda azaltınız ki yolculuklarınız kolay olsun!.

Sevgi hissedilen di, biliyordum; ama bir heyecanın da adı olabilir miydi? Bir kişinin adını duyunca hissedilen bir heyecanın adı?!…

Geçip gitmede ömür…Umutlar hep yarın, yarın, Tükenen zamanı dolduruyor hep kuru kavgalar, boş didişmeler, faydasız gürültüler

Aklını başına al kardeş! Günü, bugün say; ölüm ki kaşla göz arasında; ölüm ki dudakla söz arasındadır

Sebep neydi, bütün varlığımın kendisiyle ayakta durduğunu bildiğim, hayatımın en değerli parçası

bir göz yumup açıncaya kadar neden ayrılıvermiştik?

Çokluğun derdi elbet çok olur; yokluk kapısında nefis de yok olur.

- Hatıraları unutmak olanaksızsa; hatıralarda unutulmak kader olur.

unutma, her şafak, elinde fenerle gelen bir hırsız gibidir, ömürleri çalıp götürür. Uyanık dur!.

O’na aşk nedir diye sorsalar, tek bir cevap veremeyecek kadar aşk içindeydi.

- Bir tutsaklıktır başlar, biz doğunca; dünya denir adına. Bir telaş, bir koşturmaca, dursuz duraksız.

Varlığınız çoğaldığı oranda onu hayır yolunda azaltınız ki yolculuklarınız kolay olsun!.

Geçip gitmede ömür…Umutlar hep yarın, yarın, yarın!

Tükenen zamanı dolduruyor hep kuru kavgalar, boş didişmeler, faydasız gürültüler…Aklını başına al kardeş!

ölüm ki kaşla göz arasında; ölüm ki dudakla söz arasındadır.

- Kimileri Gül dediler, ömür boyu güldüler; Kimileri de Gül dediler, Gül uğruna öldüler.

Aşk ayrılığının azab olduğunu söylüyor, sonra da azabın lezzet' demek olduğunu söylüyordu.

Bazan bulutlarla gelir, bazen lodoslarla. Umut ki, insanı en son bırakan cevher ve en kıymetli hazinedir.

Gözyaşları ne kadar çok şeye tercümanlık yapıyordu! Damladığı, süzüldüğü, aktığı veya kana dönüştüğü zaman, hep ayrı manaları vardı

Her gelen dert bir öncekini unutturuyor, her acı diğerini bastırıyordu.

Senden dolayı seviyorum seni ey sevgili..

aşk; karşılıklı oturmak, yüz yüze veya aynı noktaya bakmak, şiir okumak, sevgiliden utanacak kadar terbiyeli davranmaktır

güzelden bahsedip gülmek ve asla iffet sınırının ötesine uzanmamaktır. Demek ki aşk

azabında bir lezzeti vardı ve dertleri zevk edinmeyince aşkın tadı çıkmıyordu.

Bağlandığınız zincirin anahtarını ele geçiremiyorsanız, zinciri suçlamaktan vazgeçin

- Öyle ki kıskançlığımdan kendi gözümle bile dost değilim...

Ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden. Kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacım kalmadı artık.

- Ahmağın kalbi dilinde, akıllının dili kalbindedir.

Seveni sevmek kolaydır; marifet o sevmediği zaman da onu sevebilmektir.

Hüzün, bir hazin kelime... Ayrılık gibi, hicran gibi; mutluluk gibi de. Bazen bir gözde görürüz onu, bazen bir yüzde.

- Tefekkür kalbin kandilidir; o giderse kalp için ışık yok demektir.

Belki de en sevdiğim sakarlığın, gözlerime takılıp yüreğime düşmendi.

Ayrılık gibi, hicran gibi ve mutluluk gibi Bazen bir gözde görürüz onu, bazen bir yüzde.

Madem Allah'a giden binlerce yol var kim kimin yolunun yanlış olduğunu söyleyebilirdi ki?

Hüzün, bir hazin kelime...Bazan bulutlarla gelir, bazen lodoslarla.

Umut insanı en son bırakan cevher ve en kıymetli hazinedir.

Beni evvel öldürmüştün, şimdi geri dönüp geldin. Maktulüne ciğeri mi yandı katilin?

Aşk, kelimesinin bir anlamıda sarmaşık demek. Nasıl ki sarmaşık bir ağacı çepeçevre sarıp, onun dış dünya ile ilişkisini keser ve sardığı ağacı bir süre sonra kurutursa, aşk da öyle...

O ki; rüyana gireceğim diye söz verdi. Nice yıllar geçiyor ki bu söz yüzünden gözüme uyku girmedi.

Kimileri Gül dediler, ömür boyu güldüler; Kimileri de Gül dediler, Gül uğruna öldüler.
 
Nice yıllar geçiyor ki bir söz yüzünden gözüme uyku girmedi.

Işık ister misin? Nur ister misin?"
Elbette isterim O halde döktüğün varsa doldur, Ağlattığın varsa güldür,
Yıktığın varsa yap,
 
15 Sezai Karakoç Sözleri,

Noel ağaçları kahrolsun.

Allah’a inanan insanın özgür olduğuna inanıyorum.

İnsanı boynuna zincir takan eşyadan öteki insanlardan, ve insanların tanrılaştırdığı kişilerden ancak AIIah kurtarır.

insanı ancak Allah özgür kılar.

Putlar, tanrısızlık ortamında üreyen ruh mantarlarıdır.

Doğuyu Batıyı bilmeli Eski uygarlıkları  incelemeli Yükseliş ve düşüşün sebeplerini derinden derine araştırmalıyım

Allah’ın insanoğluna en büyük nimeti olan İslâm inanç ve medeniyetine mensup bir toplum nasıl olur da bugünkü acıklı duruma düşer?

mutlaka bir veya bir çok sebeb vardır. Bunu bilmeliyim. İşte bütün konuları incelemekte ilim rehberim olacaktır

Düşüşün tadını almayan insan! Senin yücelerin serinliğinden, arılığından ne haberin vardır?

batılılar ve marksistler, aya da çıksalar, yerin dibine de inseler, ruhları itibariyle barbardırlar

kurdun tabiatını taşımaya devam ediyorlar.

Biz yırtık pırtık çul çaput içinde kalsak dahi hiç olmazsa medenî olmanın anısını taşıyacak kadar medenîyiz.

Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır. Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır.

Onlara anlat insan kelime ve şiirden yaratılmadı. sadece psikolojik  sosyolojik ve tarihçi Müslümanlık yetmez. Her Müslüman Müslüman
Yaşamalı

Her Müslüman iç dünyasında Müslüman olmalı, Müslüman olmayı idrak etmeli. Ve toplumsal tarih şuurunu eklemeli.

Tek çare ve çözüm, İslam dünyasının, uyanıp Batı’nın NATO’su gibi bir askeri güç, AB gibi bir siyasi birlik oluşturmasıdır.

Hayatı da şöyle yorumluyorum: hakikat savaşı ve karşı savaşlar, baş kaldırmalar.

Tarlayı dıştan kuşatanlardan başka bir de içten çürütenler türedi.

Hz Peygamber ne paraya, ne de halkın desteğine dayanmış ve güvenmişti. Hazreti Hatice’nin bütün Arabistan’ı kateden kervanları donatacak çaptaki servetini, peygamberliğinin ilk iki üç yılı içinde İslâm uğruna harcamıştı.

Hz Peygamber İslâmı servet biriktirme aracı yapmamış dünya gücüne değil, yalnız Allah’ın gücüne inanmış ve güvenmişti.

Allah Hz Peygamber in ihlâsına karşılık SAV e hem dünyayı, hem ahreti, bağışlamıştı ve Bu bağışlar, O’na da, ümmetine de yetmiştir.

Ölenlerin kanında Musa bilinci ve Suları yarıp geçme yolunun çiçeği açar.

Zulümde boğulan halka, suda boğulmayan bir çocuk yol gösterir:

Şeytanın kentini darmadağın etmeye and içmişim.

Kur’an kıyamet vakıasını ‘saat’ kelimesiyle anlatır saat kelimesi, vaktin ölçüsü olmuştur her an gelebilecek olan kıyamet vaktin ta kendisi olmuştur

Dünya zamanı, ahiret zamanının yanında adeta Hz. Musa’nın asasının yanında büyücü değneklerinin düştüğü zavallı bir duruma düşmektedir.

Geceye yenilmeyen her insana, ödül olarak bir sabah, bir gündüz ve bir güneş vardır.

Oruç, insanın  her yıl bir ay katıldığı bir ruh şölenidir. Üstün insanların davetlisi olduğu bir tabiat ziyafeti bir gök sofrasıdır. Yani, Samanyolunda Ziyafet.

Adalet mülkün temelidir. Peki adaletin temeli nedir?

yağmur karşılıklı yağar. Ruhların içindeki müzikle karşılıklı.Donmuş ruh ancak baharla kanatlarını açar.

Üzerinde Kâbe ya da cami resimli doğum günü pastaları, sosyetik umre turları, lüks ve israfla dinî şova dönüşen İslami hayatlara sığlaşan din algısı üzerinden bakmak gerekiyor.

Camiyi hayattan sürmeye başladık başlayalı, adeta ilahi bir ceza olarak biz de hayattan sürülmeye başladık

İnkâr tutsaklık, inanç özgürlüktür.

Doğaya inmiş vahyin mucize pınarlarından bir penceredir her üzüm tanesi.

Her üzüm tanesinde yaradanı görürsün.

Karın yağdığını görünce, kar tutan toprağı anlayacaksın.

Toprakta bir karış karı görünce, kar içinde yanan karı anlayacaksın.

İnancın yarısı utançtır. Her şeyi tam olsa da, utancını yitirmiş bir medeniyet, sağlıksızdır.

Bütün şiirlerde söylediğim sensin.
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin.

Yüksel bır kere daha ey ahir zaman ezanı.Ayasofya’nın avizelerini bu ramazanda da ısıtamadık; bunu unutmamalı.

Bir ekmek kadar aziz fikirler böyle pişti,

Noel ağaçları kahrolsun.Oruç, insanın ruh şölenidir. Üstün insanların davetlisi olduğu bir tabiat ziyafeti gök sofrasıdır

Umutsuzluk yok! Gün gelir. Gül de açar. Bülbül de öter.

İnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler.

Ben geldim geleli açmadı gökler. Ya ben bulutları anlamıyorum. Ya bulutlar benden bir şey bekler.

Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum.

Arkamda ve yanımda güçlü surlar vardı sûrelerden.

Sen cuma gününün hürriyet kadar kutsal olduğunu onlara anlat.

Cami, mihrabıyla bir tapınak, minberiyle bir toplum ve devlet, kürsüsüyle bir okuldur.

Var olan ne ki; bizi yokluğuyla üzenler vardır.İnsandan insana şükür ki fark var.

Ben çiçek gibi taşımıyorum göğsümde aşkı. Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum.

İslâm âleminin kaderi, Türkiye’deki kördüğümün çözülmesine bağlı.
Ayasofya’nın avizelerini bu ramazanda da ısıtamadık; bunu unutmamalı

Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir. Sen kaç köşeli yıldızsın.

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği

Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layık olmasam da

16 Hikmet Anıl Öztekin Sözleri

”Bende koca bir sen var.”

”Allah, hüzünlü kalplerdedir.”

”Seni özlemek yalnızlığın dibi.”

”Secdesiz başın ağrısı çok olur.”

”Seven sevdiğine, sevdiğini söylesin!”

”Melekler kalbinden öpsün sevdiğim.”

”Adının geçtiği yerde takılıp kalıyorum.”

”Duası güzel olanın kalbi de güzelleşirmiş.”

Gözlerin daha ömrümden kaç vakit götürür.Gözlerine bakıyorum, yağmur olasım geliyor.

”Sevmek belki bir gün okur diye şair olmaktır.”

”Yazmak kesmez oldu artık, şiir yaşıyorum ben.”

”Derdim mi? Beni biliyorsun, hep içime atarım.”

”Sevmek dilek tutmaya benzemez dua edeceksin.”

”Sabret azizim, çay bile demini almadan içilmiyor.”

”Cennete sen gitsen yeter, ben gözlerindeyim zaten.”

”Tasavvuf ; insana yokluğunu öğretme sanatıymış.

”Ey zaman, gün olur geçmezsin, gün olur yetmezsin.”

”Allah var diyoruz da, neden yokmuş gibi yaşıyoruz?”

”Sevdiğim yoksa yanımda, terk edilmiş bir şehirdim.”

”Gülüşlerim var benim, her sıkıntıya eyvallah diyen!”

”Şimdileri bilmem ama, sevmek eskiden sakınmaktı.”

”Sevda kağıda yazdığından öte, yüreğine yazdığındır.”

”Zaten sen yoksun ya, nereye baksam dünya kokuyor.”

”Haramın içinde yüzerek, helalini bulamazsın derttaş.”

”Bu gece hüzünden nasibimize düşenleri de yazma vakti.”

”Zaman işte. Yar olunca yetmez, olmayınca da geçmez.”

”Sevmek seni seviyorum demek değildi hissettirmekti.”

”Gözlerimiz günahlarımızı temizlemek için mi yağıyor?”

”Siz hiç her şeyiniz olan birinin, hiçbir şeyi oldunuz mu?”

”Özlemek mi, sana benzeyen her şiire sarılasım geliyor.”

”Bir bilsen ne kadar özledim, utanır, nefes olur gelirsin.”

”Bir tercih değil artık, uzaktan sevmek huy olmuş bizde.”

”Öyle bekledik işte; geleceğinden mi sanki, sevdamızdan.”

”Kitaplardan başını kaldırma ufaklık, dünya kötü bir yer.”

”Sen sanki dün gittin, ben binlerce yıldır özlüyor gibiyim.”

”Bu dünya bizim için değil. Yüreğime her gün öğretiyorum.”

”Şehirli bir çocuğun köy sofrasına özlemi gibi sevdim seni.”

”Belki de sevmeyi bilmeyen insanlar bilenlerin imtihanı idi.”

”Belki çıkmaya korktuğumuz o yol bir dua miktarı yakındır?”

”Bazen, gölgen bile peşinden gelmese, yürümek lazım gelir.”

”Besmelesiz başladım diye mi doyamıyorum seni sevmeye?”

”Kimseyle konuşamadıklarını rüzgara fısıldıyor insan bazen.”

”Nefsin istediğinde değil, kalbin hissettiğinde sevmiş olursun.”

”Elif diye yazılır; cana nefes, kalbe şifa, Rabb’e yol diye okunur.”

”Ölçülü sev” demişti Allah Resulü. Çok sevince gidiyordu çünkü.”

”Yarim, belki duayız birbirimize, yarıda bırakmayalım, haramdır.”

”Kitap okumayan insanlar antreman yapmayan sporculara benzer.”

”İnsanlar yediklerinin kalorisi kadar haram helalini hesaplamıyor.”

”Kendi halinde olmak” ne güzel şey, bu kadar hal bilmezin arasında.”

”Yapabileceğin tek şey alışmaktır artık. Hüzne, özlemeye, onsuzluğa.”

”Sevgi bütündür. Sevmeyi vereni seviyorsan, verdiğini de seveceksin.”

”Namaz kıl, dua et ve aşık ol. Her şeyin nasıl düzeleceğini göreceksin.”

”Gerçekten hakkıyla yaşayan bir insan zerre kadar korkmaz ölümden.”

”İsmin geçse bir cümlede, yazarken yanmasam, okurken yanardım.”

”Ne güzel bir dua, şimdi Allah’a emanet ol ötesinden kıskanırım seni.”

”Bu gece öyle bir özledim ki seni, koca şehrin yerini değiştiresim geldi.”

”Ama yine de sorsalar gelsin mi diye yanacağımı bile bile, gelsin derdim.”

”Dışında ne kadar mutluysan, içinde gizleyemediğin bir hüzün vardır hep.”

”Bir ara gözlerin vardı şehrimde, sen gittin, yeşili ondan gitti İstanbul’un.”

”Sevmek, cennetin kapısından girince ilk onu istemeye yemin etmektedir.”

”Bize samimiyet lazım, samimi niyet…Dili süslü yüreği paslı insanlar değil!”

”Kimse hayal ettiği hayatı yaşamıyor ama sebebini sorduğunda herkes haklı.”

”Ben şiir olsun diye değil, Allah dua sayar, murad eder belki diye yazdım seni.”

”Bazen insanın anlatacak çok şeyi vardır içinde. Ama anlatacak kimsesi yoktur.”

”Seviyorum diyorsun ama şartlara bağlı. Kaşı gözü daha güzeli gelinceye kadar.”

”Namaza benzeyecek biraz da sevgin, niyet ettikten sonra etrafa bakmayacaksın.”

”Seni seviyorum desem, basit kalmaz mı? Seni yaşıyorum demek daha mantıklı.”

”Allah korkusundan titrer yüreğim, gözlerine günahsız bakabilmekti tek isteğim.”

”Ve ağlamanın cinsiyet meselesi değil, insanlık meselesi olduğunu söyleyin ona!”

”Solun solumun hizasına yaklaşmayacaksa ne yapayım ben bu canı, lazım değil.”

”Ne sensiz bu dünya gözüme görünsün, ne de sensiz gözüme bir ömür bürünsün.”

”Zaten aradığımız şey dertsizlik değil; derdimizi anlayabilecek bir yoldaş değil mi?”

”Aşık olmadan önceki ve sonraki sen arasında fark yoksa aşk sandığın şey hevestir.”

”İşte böyledir sevdalar, kimi çıkar sokaklarda satar, kimi çıkamaz sûkutunda saklar.”

”Bazen insanlardan uzaklaşmak lazım. Özellikle bizi lüzumsuz işlerle oyalayanlardan.”

”Hiçbir şiir seni geri getirmeyecek, ama bütün şiirler sana gelecek her satır ve sayfada.”

”Beklentiler aşka karışınca acıtır be evlat. Çünkü asla beklediğinle karşına çıkan olmaz.”

”Bir insanın kalbinin de tebessüm edebilmesi için masada en az iki çay bardağı olmalı.”

”Zaten en acıtan şey de gitmeleri değil, sanki bir gün geri gelecekmiş gibi gitmeleri olur.”

”Ruhum yorgun düşmüş, sevmekten değil, sevmenin hakkını verememe korkusundan.”

”Yeniden doğmak için, daha güçlü olmak için bir sonbahar geçmeli herkesin hayatından.”

”Evlilik, sevdiğinin malına mülküne ortak olmak değil, iman dolu göğsüne talip olmaktır.”

”Sahip olmak istemekle başlıyor en büyük hatamız. Kim ne götürebilmiş ki öbür dünyaya.”

”İnsanların her nefeste iki kere şükretmesi lazım; Biri nefes aldığı biri nefes verdiği zaman.”

”Şiir okuyan kadın sevilmez mi hâfız. Hele bir de şiir yazıyorsa ruhunu eline teslim et gitsin.”

”Bir nefes sonra ölecekmiş gibi sevmek neymiş, Rabbim bir kulunu öyle sevdirince anladım.”

”Bir ömür boyu bizi anlamayan insanların arasında yaşamak için, ne suç işledik bilmiyorum.”

”İyi şeyler inandığında, daha iyi şeyler sabrettiğinde ve en iyi şeyler hiç vazgeçmediğinde gelir.”

”Yarım dua da olmaz sevgi de! Ya tam seveceksin, ya da çalışmayacaksın hiçbir yüreğe girmeye.”

”Bilmek, olmak içindir. Bilerek cehaletten kurtulunmaz, bildiğini yaparak cehaletten kurtulunur.”

”İçimdeki hüznü bilen Allah’ tır. Gecenin karanlığına sessizce eklediğim duaları duyan Rahman’dır.”

”Defalarca otobüslerin camına emanet ettiğimiz başımızı kaç kere zikrederken secdelere emanet ettik?”

”Gece uyumayanlar bilir, onlar bazen, en siyahından derin sızıları aydınlığa çıkarır.

”Gözümüz değil, gönlümüz kaldı arkada, geride, başkalarında… Sustuk… Çünkü imtihândı, biliyorduk.”

”Ve eğer gerçekten seveceksen bir gün sadece soyadını değil, bütün bir ömrünü vereceksin sevdiğin kadına.”

”Kitaplar gerçek sevmelerin ispatıdır biraz da. Bir şair, bir kadını şiirlerinde yaşatıyorsa gerçekten sevmiştir.”

”Başıma gelen her şeye eyvallah çekiyorum bugünlerde. Olsun diyorum, ince düşünün insanlar incinir hep.”

”Güneş parlarken herkes seni sevebilir, ama gerçekten seni kimin umursadığını fırtınalar estiğinde anlarsın.”

”Herkesin ayrı bir derdi var işte.Adam derdidir derler. Neyi dert edindiyseniz kaderiniz de o şekilde yazılmıştır.”

”Hiçbir yağmurda, sensiz ıslanmaya cesaret edemedim ben.  İşte bundan, pencerenin ötesine geçmedi hayallerim.”

”Çocukluğunu rutubetli evlerde geçirmiş, nemli bir kalbim var benim. Ne zaman sıcak bir gülüşe inansam buhar olur.”

”Bütün sokaklar sana açıkken, herkes seni bir harama çağırırken henüz tanımadığın o helalin hatırına beklemektir sabretmek.”

”Bir şarkımız yoktu hani, birlikte söylemediğimiz. İşte onu bile çok özledim…Yokluk özlenir mi, yapmadıklarımızı bile özledim.”

”Böyle büyük bir kusursuzluk ve aşk ile yaratılmış bir dünyada şiir yazılmamış bir sevda ne kadar samimi olabilir ki?”

”Kitapları, yağmuru, çayı ve şiirleri neden bu kadar çok seviyorsunuz diyorlar. İnsanları iyi tanıyoruz, ondandır diyoruz.”

”Trafikte birbirine küfretmek çok normal ama biri yolda gelip sarılsa, ömür boyu unutamayacakları bir şaşkınlık oluyor.”

”Yağmur olmasa kim, nasıl temizleyecek şu sokakları? Yağdığında ilk önce kötü insanlar terk etmiyor mu zaten sokakları?

”Sabret, helalini bekle, kimse işlemediği bir günah için pişman olmamıştır. Kimsenin mükafatı da hayallerinden aşağı olmamıştır.”

”Peki, tamam, hayat bize sağlam bir tokat attı. Tamam, yere düştük. Peki yere düşen mi kaybeder yoksa ayağa kalkamayan mı?”

”Bir şey isteyince insandan isteme. Zira, verirse minnettir, vermezse zillettir. Allah’tan iste ki, verirse nimettir, vermezse hikmettir.”

”Akıl aşkları çok da sevmez. Çünkü aşk, sahasında akıl kabul etmez. Ondandır aşıklara Mecnun denmesi. Yani aklını kaçırmış, yitirmiş denmesi.”

”Aşkın rengini bir kelimelere sığdıramazsın. Sadece yansıması olur. Yansıyan dildeyse ziyandır kelimeler. Yansıyan kalpteyse şifadır kelimeler.”

”Sanki şakağımızda bir zincir. Bağlıyor bizi haramlara.

Sevdiğinin gözüne edepten başını kaldıramayan neslin yerini, gözleri bedenlerde gezen bir nesil aldı.”

”Uzaktan sevmek daha zordur ama daha esastır. Buna inandık sevdiğim.

”Bazen gerçekten sevdiğinizin yolundan gitmenin bedeli, onun dışında kalan herkesi kaybetmek ile sonuçlanır.

Yalnız kalırız ama O öyle yanımızdadır ki kalabalık ve huzurlu hissederiz.”

Heyecandan birkaç gün yemek yiyemez döner durursun, kıpır kıpırlık olur. Bütün güzellik ve emeğini ona feda edesin gelir ya, işte sevmekten bahsediyorum.”

17 Bob Marley Sözleri

"Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığın süre içerisinde çok şey yapabilmektir."

Kendi kendime konuştuğum kadar, kimseyle konuşmuyorum. Sebep delilik değil, sadece bilirim ki insanı sadece en iyi kendi dinler. 

Gerçek şu ki; herkes seni incitecek. Yapman gereken tek şey; ‘acı çekmeye değer birini bulmak.

Hayatımda kimse yok; ama sorun değil. Çünkü sen aşkı basitleştirenlerden birisin, bense yalnızlığın hakkını verenlerden.

Erkek ya da kadın ikisinin de bildikleri doğrudur; ama kadının tahmin ettiği her şey, erkeğin emin olduğu şeyden daha doğrudur.

Babam bana dedi ki; bana ettiğini evladından çekersin.babama dedim ki; babana yapmasaydın benden çekmezdin.

Aslında kadın su gibi bulunduğu kaba uyar. Kadınlardan şikayetçi olan erkek, hatayı kendi kalıbında aramalıdır .

Kurtarın kendinizi zihinsel kölelikten kendimizden başka kimse özgür kılamaz aklımızı korkmayın

Güneş parlıyor, hava güzel, ayakların dans etmek istiyor; ama yine de aklının bir kenarında dursun: birileri şu an acı çekiyor.

Baktın hayatın tadını çıkaramıyorsun; tadını kaçıranı, hayatından çıkar.

Gülmek her zaman mutlu olmak için değildir. Bazen öyle gülmeler vardır ki; en büyük acıları gizlemek içindir.

Sadece çocukken güler insan, diğerleri gülmek değildir. Çünkü insan büyüdükçe komikliklere değil, acılara gülmeyi öğrenir.

insanı sadece en iyi kendi dinler.

Kaçan giden balonlara el sallayın; nasıl olsa havaları sönünce yere inecekler.

ilk önce yanlış insanlarla tanışmasaydık, doğru insanı bulduğumuzda onların değerini anlayamazdık.
 
insan büyüdükçe komikliklere değil, acılara gülmeyi öğrenir..

sevmediğin kişilerin yüzüne bakmak zorundaysan ve istesen de kaçamıyorsan; Gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun demektir.

Sen kim oluyorsun ki yaşadığım hayatı yargılıyorsun?

Ben mükemmel değilim ve olmak zorunda da değilim! Parmaklarınla beni göstermeye başlamadan önce kendi ellerinin temiz olduğundan emin ol.

hep hayal ettiğimiz başlangıcı değil; hiç düşünmediğimiz mutlu bir sonu istemeliyiz.

Evet haklısın, sıfır’ın gücü yoktur. Ama unutma ki, sıfır’ın kaybedecek bir şeyi de yoktur!

Güneş parlıyor, hava güzel, ama aklın da dursun: Birileri şu an acı çekiyor.

sürekli tebessüm edenler, içten içe acı çekenlerdir. Unutma, her gülen yüz mutluluk ifadesi değildir !

haklısın, sıfır’ın gücü yoktur. Ama unutma sıfır’ın kaybedecek bir şeyi de yoktur!

tek sorunumuz; onunla tanışalı bir kaç gün olmuşken ona seni seviyorum’ diyebiliyor olmamızdır.

Aslında sürekli tebessüm edenler, içten içe acı çekenlerdir.

Unutma, her gülen yüz mutluluk ifadesi değildir!

sevmediğin kişilere bakmak zorundaysan ve gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun demektir.

Düşmanından çok dostundan sakın! Çünkü dostluk biterse; sana nasıl zarar verebileceğini en iyi dostun bilir.

Mutlu mu olmak istiyorsun? Kimseden bir şey bekleme..

Yapman gereken tek şey; ‘acı çekmeye değer birini bulmak.

Gülmek her zaman mutlu olmak için değildir. öyle gülmeler vardır ki; en büyük acıları gizlemek içindir.

Giderek terbiyesizleşiyorsan, hayatın ne mal olduğunu anlıyorsun demektir.

Ayağa kalk, dik dur, hakların için karşı dur. Ayakta dur, dik dur, mücadeleyi bırakma.

Her şey yolunda gitmiyor, ne yaparsan yap olmuyor En zoru da bunlara gülümsemek zorunda kalmak işte.

Kurtarın kendinizi zihinsel kölelikten

yanlışla tanışmasaydık, doğruyi bulduğumuzda değerini anlayamazdık.

Artık yeni bir başlangıç değil; hiç düşünmediğimiz mutlu sonu istemeliyiz

Çoğu şeyi kazanırken bazı şeyleri kaybedersin. öğle seçimler yap ki kazandığın şeyler kaybettiklerine değsin

Kadınlardan şikayetçi olan erkek, hatayı kendi kalıbında aramalıdır.

Boşver be! Nasılsa her rüya güneşle sona eriyor.

Babam dedi ki ettiğini evladından çekersin. Babama dedim ki; babana yapmasaydın benden çekmezdin.

Para hayatı satın alamaz.Zihnimizi sadece kendimiz özgür bırakabiliriz.

Mutlu mu olmak istiyorsun? Kimseden bir şey bekleme..

Karşılıklı sevgi aşkı, platonik sevgi insanı öldürür.

Yokluğunuzu hissetmeyeni, varlığınızla rahatsız etmeyin.

Eğer gerçek aşk istiyorsan, tene değil kalbe dokunacaksın.

Dünyanın en güzel ritmi, onun : senin için çarpan kalbidir.

Öyle insanlar vardır, kısa yaşar ancak hayata dair her şeyi çözmüştür. Bu dehalardan biridir

okurken doğruları bulacak, yolunuzdaki dikenleri temizleyeceksiniz.

Gördüğünü herkes sever onda kimsenin görmediğini bulacaksın gerçek aşk istiyorsan kalbe dokunacaksın.

Hayatımda kimse yok; ama sorun değil. ben yalnızlığın hakkını verenlerdenim

Bakmayın insanların çok sevecek birini arıyorum” demesine. Büyük bir sevgiye maruz kalınca hepsi kaçacak delik arıyor.

Unutma ki o muhteşemse, kolay olmayacak. Kolaysa, muhteşem olmayacak.

ona değerse, vazgeçmezsin. Vazgeçersen, sen değmezsin

hepimiz kalbimizin en iyi kısmını vermişizdir. Hem de karşılığında bizi düşünmesi bile zor olanlara.

herkes seni incitecek. Yapman gereken tek şey; acı çekmeye değer birini bulmak.

Her şeyinle seversin, tüm gücünle belki; ama yine kaybedersin. Neden mi? Çünkü her ‘seviyorum’ diyeni adam zannedersin.

İlk bakışta âşık oldun adamım, yoksa ikinci bakışta kimin ne mal olduğunu anlarsın.

Seni günün her anında düşünmüyor olabilir. Yaralama onu, değiştirmeye çalışma, çözümlemeye kalkma ve verebileceğinden fazlasını bekleme.

Seni mutlu ettiğinde gülümse, kızdırdığında fark etmesini sağla ve yokken özlediğini bil...

Belki de ayrılık, yeterince sevmeyenler için bir sondur. Çünkü bittiğinde gitmek kolay; ama aşk ayrılıkta belli olur.

Yapman gereken tek şey, acı çekmeye değer birini bulmak.

Belki de hepimiz hiç düşünmeden kalbimizin en iyi kısmını vermişizdir.

O'nun ilk aşkı olmayabilirsin, son aşkı da; hatta bir tanesi de, daha önce aşık oldu, tekrar olabilir.... Ama şu an seni seviyorsa daha ne olabilir ki?

Tıpkı senin gibi, o da mükemmel değil ve ikiniz birlikte asla mükemmel olamayabilirsiniz.

18 Kazım Koyuncu Sözleri

Şarkılarla geçtim aranızdan.

Çok fiyakalı bir hastalığa yakalandım, baba. Her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.

Yerim yurdum yoktur benim, dünyada bir yerdeyim.

Sevgi bin kilometre ötede bile olsa gelir dokunur bize.

Birbirimizi sevmemiz için birbirimize benzememiz gerekmez.

Bir şey ürettim ben, üç beş kişilik şey değil, sevgi denen şey herhalde.

Bilemiyorum; bazen aklım yetmiyor, tüm akılları toplasamda bir aşk etmiyor.

Savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu anlamak için, savaşmak zorunda değiliz.

Bütün savaşlardan beter bir savaş. Saklanacak yerin yok. Ne yer, ne gök, ne de suyun altı.

Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizli’yim ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim.

Birbirimizi anlamamız için aynı dili konuşmamıza gerek yok. Ezildikten sonra hepimiz aynıyız

Hayatım boyunca Türkiye’deki sistemle mücadele ettim. Sonunda fark ettim ki sistemle kanser aynı şey.

Kaldırın gözlerimden şu sisini yüzyılların . Bir çocuk gibi görmek istiyorum her şeyini dünyanın.

Sevgi çok önemli bir şey. Sevmeyi bilebilmek, sevdiğini hissedebilmek, seni sevenlerle göz göze gelebilmek.

Bütün dünyanın, bütün toprakları hepimizindir. Bütün şarkılar, dünyadaki tüm insanlarındır.Tüm topraklar memleketimizdir.

Konserime sadece biletle giremezsiniz. Herkes gelirken yanında kitap getirsin. Kapıda durup tek tek kontrol edeceğim.

Yüz sene daha yaşasam, yapsam, yapsam hep yapsam yine eksik gideceğiz.

Ne kadar eksik gidersek hayatta yapacak o kadar çok şey bırakırız.

Devrimi düşlüyorsan ona göre yaşarsın. Yürüyüşün farklı olur. Bakkala, manava başka türlü davranırsın.

Bunun için sana kimse puan yazmaz tabii ama anlarlar. Orada birisi farklı yürüyordur.

Trabzonspor’ u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir.

Benim için Trabzonspor, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı.

Birkaç aylık ömrün var. Soruyorsun kendine, Ne götürmek istiyorsun? Para yok işine yaramaz. Can kalıyor elinde,

gitmemem için, asla ölmeyi düşünmemem için bir sebep var. Acayip bir sevgi var.

Kanseri, kanser olmayanlar anlayamaz. Kanser de oldum artık. Duyarlı bir sanatçı olarak onları da hissediyorum.

Ben kanserden çok korkan bir insandım. Kanserim ve korkmuyorum.

Sadece beni sevenleri ve özgürlüğümü düşünüyorum. Ölüm küçük bir şey, ama hastalık özgürlüğünüzü sınırlıyor.

19 Cem Karaca'nın  sözleri...

Sinemadan siz anlarsınız tiyatrodan, müzikten Heykel, resim, edebiyat sorulmalı sizden Ekmeğin fiyatını bilmezsiniz

Bugün sen çok gençsin yavrum Hayat ümit neşe dolu Mutlu günler vaad ediyor Sana yıllar ömür boyu

Ne yalnızlık ne yalan üzmesin seni Doğarken ağladı insan bu son olsun

Düştüm mapus damlarına öğüt veren bol olur Toplasam o öğütleri burdan köye yol olur

Ana baba bacı kardaş dar günümde el olur Namus belasına kardaş döktüğümüz kan bizim

Sevda kuşun kanadında Ürkütürsen tutamazsın Ökse ile sapanla vurursun da saramazsın

Hayat sırrının suyunu Çeşmelerden bulamazsın Ansızın bir deli çaydan içersin de kanamazsın

Gecenin nemi mi düşmüş gözlerine? Ne olur ıslak ıslak bakma öyle

Saçını dök sineme derdini söyle Yeter ki ıslak ıslak bakma öyle

Deniz üstü köpürür Kayığa binsem götürür hey canım hey Benim de şu cihana gelişim rinna rinna nay Bir güzelden ötürü hey canım hey

Unut beni unut arama Sakla bu mendili sakla Sende kalsın anarsan bir gün eğer Akarsa gözlerindeki yaşı silersin

Bir gün belki hayattan Geçmişteki günlerden Bir teselli ararsın Bak o zaman resmime

Çekti gitti arabayla egzozuna boğuldum Gözümde tomurcuk yaşlar ağır ağır doğruldum

Ustam geldi sırtıma vurdu unut dedi romanları İşçisin sen işçi kal giy dedi tulumları

Sende başını alıp gitme ne olur tut ellerimi. Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar, Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar. Sende başını alıp gitme ne olur.

Karnı büyük obur dünya Keder dolu acı dünya Ne gül koydun ne de gonca Yedin yine doymadın mı?

Gönlümle baş başa düşündüm demin Artık sihirsiz nefes gibisin içinde bomboş kalbimin Akisleri sönen bir ses gibisin

Sen bir yanıl alma olsan Dalımda bitmeye gelsen Ben bir gümüş çövmen olsam Çeksem indirsem ne dersin

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan. Seyir defterini başkası yazsın. Çınarlı, kubbeli, mavi liman. Beni o limana çıkaramazsın…

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda,

budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.


20 Ramiz Dayı Sözleri

hayat seni öyle zorlar ki yeğenim yolun başında kimdin unutursun.

Güç gizden gelir yeğen

Hesap görmek hesap etmekten zordur yeğenim.

Teslim olunmadan sadık olunmaz.

Portakalı soymadan içinin iyi olup olmadığını anlayamazsın.

Cesurun bakışı korkağın kılıcından keskindir yeğen

Senin yerinden oynatamadığın taşlar var yeğen ama benim yok

Sadakat ya birine doğru koşmaktır ya birinden kaçmaktır

Mesele ölmek değil yeğen asıl mesele iz bırakabilmektir.

Değişmek zordur yeğenim ama bazen. Aynı adam olmak daha zordur.

Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı.

Ölüm gibidir sadakat. Bir kere çizgiyi geçtin mi geri dönüş yoktur.

Bazen öyle acır ki için değiştin sanırsın şimdi dersin. Şimdi her şeyi yapabilirim.

Çözemedim bazılarını. Uzaktan mı adamlar adamlıktan mı uzaklar?

Mesele ölmek değil dost bildiğin en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele.

Sevdiklerimize çok yakından bakarız. Bu yüzden kusurlarını görmeyiz.

Kadere inanan insan tesadüfe inanmaz.

Hayatın kuralı bu ne kadar uzağa gidersen git başladığın yere dönersin sonunda.

Sadakat sevdiğinin kalbini avucunda tutmaktır ama sadakat gerektiğinde o yüreği fırlatıp yere atmaktır.

Çaresizlik aradığı çarenin belki tam önünde olması ama onu bulacak vaktin olmamasıdır çaresizlik.

Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur

Geçmişe dönmek başka geçmişi silmek başka. Bir kere aktı mı zamanın içinden suyun yolu değişmez.

Bazen yaşamak için öldürmek zorundasın. Bazen yaşamak için içindeki sevgi seni öldürmeden sen onu öldürmek zorundasın.

Sadakat endam değildir aslında sevgiden kör olmaktır hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktır sadakat.

Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.

Sadakat ne menem şeydir bu sadakat? Sadakat sır saklamak mıdır? Sessiz kalmak mıdır? Kıyametin kopacağını bile bile.

Savaşmak aslında hasmınla savaşmak değil sevdiklerinle savaşmaktır.

Savaşırken göremezsin bazı savaşları kazanamazsın artık durmalı ve geri çekilmelisin.

Zorunu benden duy yeğenim herkese yalan söylemen yetmez artık. Bundan böyle bir başına kalsan da artık kendin olamazsın.

Sevdiğini korumak için savaşman yetmezse eğer en karanlık çare onun sevgisini öldürmektir.

Sevdiğini kurtarmak için en kötü ihtimal en son yol ona ihanet etmektir.

Hayal ettiğin her şey bir gün  gerçek olabilir o ihtimali yok etmeden unutabilir misin gerçekten sevdiğin tek insanı.

Sözler verilir sözler unutulur gün gelir ihanet eden sadakat ister. Sadaka gibi verilmez sadakat isteyen hepsini ister.

Sevdiğine sadık kalan adam kendinden vazgeçebilen adamdır.

Unutma! Bin kere dönsen o güne bin kere ihanet edecekler Herkes doğasının gereğini yapar. Bin kere ihanet etseler çaresi yok bin kere gidersin yanlarına.

En iyi soygunlar girerken değil çıkarken bozulur yeğen. Haydutlar öyle iyi planlar ki girmeyi nasıl çıkacaklarını unuturlar.

gerçeğin en çıplak en gaddar en acımasız yüzü ama en korkuncu her şeye sahipken bir anının bir hayalin bir hayaletin peşinden koşmak.

Elinden bir şey gelmeyince kabullenmek kolaydır. Asıl çaresizlik elimden geleni yaptım mı diye sormaktır.

asıl çaresizlik çareyi geçirmişken eline avuçlarının içinden kaçırmaktır.

İkisi de akıntıya sürüklenirken kurbağa sorar akrebe niye yaptın kardeş? Bak ikimiz de öleceğiz. Akrep döner ve şöyle der napayım benim huyum bu

Ölüm gibidir sadakat pazarlığı olmaz. Bir kere çizgiyi geçtin mi yoktur dönüşü…

Ne umutlar fısıldarsa fısıldasın sana hayat çeker gider sadık kalmaz sonunda…

Gerçekleri saklayarak ulaşabilir misin gerçeğe anıların içinde aradığın insanı bulabilir misin

hiç yaşanmamış hayata gerçek gibi tutunabilir misin olmayan birinin seni hala koruduğuna inanabilir misin

gerçeğin o kadar çok yüzü var ki  gördüğüne inanabilir misin…

Seni sınayacaklar yeğen sana soracaklar. Ne soracaklar yeğen bir tarafta melek bir tarafta şeytan ne soracaklar sanırsın ha?

Seni sınayacaklar yeğen sana soracaklar. Artık tereddütte gerek yok ya ileri gideceksin ya vazgeçeceksin

Ezel bir kere ihanete uğradın mı anılar sana bataklık olur yeğen. Hatırladıkça çekerler seni içeri hatırladıkça affetmek istersin yeğen.

affetmek unutmak demek öncesini hatırladıkça sonrasını unutmak istersin

çırpınma boşuna yeğen hançer bir kere saplanınca çıkarmaya kalktıkça iyice kalbine gömersin.

Hayatın kuralı yeğen ne kadar uzağa gidersen git başladığın yere dönersin

Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı.

Ne kadar terbiye etsen de susturamazsın içindeki canavarı

Nereye gidersen git unutma. Herkes gün olur evine döner

En karanlık gününde en çaresiz anında en umutsuz anında kendin için  çocukların için çare

yüreğinde çocuğunun sevgisini tutan hiç kimse çaresiz değildir.

Tüm kapılar üstüne kitlenmiş de olsa birinin kalbinde yer tutan hiç kimse tutsak değildir

Çaresizlik aradığın çarenin belki tam önünde olması ama onu bulacak vaktin olmamasıdır çaresizlik.

Çaresizlik cevapsız kurak bir ıssızlık değildir. Dışarıda devam edecek hayattır asıl engel.

Asıl engel sana geçit vermeyen seni umursamayan seni yutan hayattır

İnanıyorum söylediğini candan söylediğine. Ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez.

Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak en çabuk unuttuğumuz şeydir

iyi niyetli kurbağa akrebe yardım eder. Ve Akıntının ortasında kurbağa sırtında korkunç bir acı hisseder…

hayat o kadar acımasız ki vurmaz dersin vururlar, sevmez derler severler

unutma ki hayat seni öyle bir noktaya getirir ki sen bile nereden buraya geldiğini anlayamazsın.

sen delikanlı ve mert ol be dayı. Ama yinede Çok acımasız bu hayat çok dayı

Dön bak arkana yeğen, gitmez dediğin kaç kişi gitti…

Ne kadar değişirsen değiş, nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı…

Kendin ol yeğenim…

Herkes öldürür sevdiğini…

yapılacak bir şey yoksa kardeş, en iyisi hiçbir şey yapmamaktır. Eğer bir şey de yapacaksan kardeş önce sana ne yapacağımı hayal et.

Sen sen ol ben onu çok iyi tanıyorum deme…

Hayatta tabutunu taşıyacak dört arkadaşın olsun yeter yeğen…

Seni seven senin kurbanındır.

Yaşamak kolay yeğen önemli olan çaba sarf etmek…

Eyer sende insanların kalleşliğine uğruyorsan hayal et önce onlar için sonra kendin için

bir insan seninle aynı sofrada oturup sana ihanet edebilecek yüzü biliyorsa sende o zaman içindeki iyi niyetli hislerini sileceksin

zayıf noktası ne bilmenin hiç bir önemi olmaz kendini yüksekte tutmayı bileceksin başın dik olacak yön değiştirmeyecek üstüne yürüyeceksin

insanların yüzünü görmeyeceksin konuşursa inanırsın onun yolunda gidersin gittiğin yolu hep bileceksin

sonunu iyi düşüneceksin umutlanacaksın bir zamanlar bileğini düşüren insanın beynine gireceğini
karşına çıktığı zaman üzerine yürüyüp belindeki su silahını ona sıkacaksın

gece hayal ettiklerin gerçekleştiği zaman sabah kuşların sesiyle uyanıp o zaman herkesten önce hayatı yaşayacaksın

Sen olmasan her gece bir fotoğrafla canladırıyorum kalbimi günü gelince gerçeğini yaşarız ama başkasıyla.
Çok sevdik be abi…

diyorlar ya yeğen sevdiğini mi unutursun yoksa hayatını mı ben hayatımı unutur yeğen onu unutmam!

ben kendimi unutum ama onu unutmadım.

21 Koray Avcı Sözleri

Düşme öyle aklıma. Sen bana gelince, ben kendime gelemiyorum.

Biri var aklımda, darmadağın özlediğim.Kocaman bir çukur kazdı içimde. Kazmasız, küreksiz.

O beni bitirdi, ben ise onun için hayatımı.

Sendeki gülüş Ankara’ya deniz, İzmir’e kar getirir.

Sen bana geç geldin, ben sana erken.

Korkunç bir sancı değil mi? Özleyip de sarılamamak.

Sktir et geçer dediğim, hiçbir şey geçmedi.

Güldüğün fotoğraflar beni de gülümsetiyor, bilesin.

Birini unutmak için başkasını kullanmayın.

Aramızda kalsın, bu aralar kendimden başka kimsem yok.

Tutuşsun gün yansın geceler, vaktimiz varken

Öyle ya; türkü gibiydi saçların, türkü gibiydi gözlerin.

Hep senli hayaller kurdum, hepsi üzerime yıkıldı.

Düşme öyle aklıma. Sen bana gelince, ben kendime gelemiyorum.

Küs müyüz deyişine barıştığım insanlar var benim.

Benim can yarımı sar gülüm. Çünkü derin bir nefes ki; aşk sana benzer.

Sonra bir şarkı çalar ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlarsın.

Eskiden sadece kışlar soğuktu. Şimdi ise, insanlar soğuk, yürekler soğuk.

Yaşamla ölmek arası sana şiir yazmak. Yazarken ölmek, okurken yaşamak.

Kalbi güzel olanın, gözünden yaş eksik olmazmış.

Koray Avcı diye bir adam yapmışlar; sen susuyorsun o anlatıyor her şeyi.

Öyle bir aşk ki bendeki; ne söylesen başımın üstüne koyuyorum.

Giden gider sel olur. En kötüsü de sen olur, sensiz olur. En beteri sessiz olur.

Avuç içlerinden öptüğün bir kadını, unutmak pekte kolay olmuyor.

Ne de güzel olurdu, ayrılık olmasaydı. Aklıma geldiğinde, gözlerim dolmasaydı.

Mutluluğuna engel oluyorsam eğer, hiçbir zaman tanımadın say beni.

Belki de hasret kalmak yaşamaktan daha özeldir. Bize yanlış öğretmiş olmasınlar?

Biraz sevmek diye bir şey yok. Ya öleceksin aşkından ya da vazgeçeceksin.

Varla yok arasında yaşanır bazı aşklar. Gel demeye hayat izin vermez, git demeye kalbin.

Kadın karnına koca bir dünya sığdırdı. Siz dünyanıza bir kadın sığdıramadınız.

Belki bir daha senin gibi bir aşka rastlamayacağım ama sende benim gibi bir yüreğe düşmeyeceksin

Çalma kemençem dertli zaten yüreğim yara. Böyle ayrılık olmaz hep mi bu bahtım kara.

Erkek dediğin yürekli olmalı Kendini seven bir kadını üzmekten ödü patlayacak kadar da korkak.

Misafir olarak geldi sanmıştım hüzünlü gönlüme. Meğer ev sahibi olacakmış bütün ömrüme.

Küfür sevmezdim ben ama babam öğretti sayıp savurmayı. O da sevmezdi zaten hayırsız olmazdı evladı.

Bir gün beni aramanı istiyorum. Öyle telefonla değil, şevkatim ara mesela, kokumu ara, sevgimi ara.

Yoruluyor insan işte Nasıl yorulmasın? Geçiyor işte günler bir şey demeden. Gün geçiyorsa işte ömür geçmesinde ne yapsın.

Ve bir gün herkes anlar sevdiğinin kıymetini. Ama gidince, ama bitince, ama ölünce. Kısaca; iş işten geçince.

Aklına geleyim sebepsiz, nedensiz. Beni hatırla ve gülümse. Sonra pişman ol ve hiçbir işe yaramasın.

Bazen bir kahve yudumlayıp bir şarkı açarsın. Susarsın ve o şarkı senin söylemek istediğin her şeyi söyler.

Hava çok soğuk bu gün ama üşümüyorum merak etme. Aşkının ateşi olmasa da yokluğunun yangını var içimde.

Saçınızın ucu kırılsa, kendine dert edecek adamları sevin.

Merhamet, bir adama yakışan en güzel şeydir.

Bazı kadınların tarifi zordur. Sadece seversin. Gülüşünü, bakışını, dokunuşunu.

Kimdir diye sorarlar; dinleyen aşık olmasın diye anlatamazsın!

Ben; hayırlısı buymuş, dediğim sürece, hiç bir önemi yok. Yolumdan çıkanların da solumdan çıkanların da.

Sana gelesim var Bir sevesim var ki sorma gitsin. Nedenlerim var sana dair, nedensiz sebeplerim.

Ne bileyim işte sensizken bile seninleyim.

Kurduğum hayalleri anlatırım. Anlatır, inan diye gözlerine bakarım. İnanmazsın… Ulan hepsi gerçek olur, sen inanmadığını bile hatırlamazsın.

Her şey bir gün bitecek; giydiğin en güzel elbiseler bile seni unutup gidecek. gördüğün binlerce göz kaybolup göçecek. Tek bir şey kalacak yastığının üstünde. Söylediğin sözler

Her yazdığımı sana dinletirdim. Bilmezdim ben nerde ne koyulacak. Virgülle noktayı hep sevgili zannederdim.

Biri kaybolurken öteki yok olacak.

Öpmeye korkardım yanaklarından. Ya utanırdım yüz çevirirse diye. Utanmasın diye şarkılar söylerdim gerdanına

Şimdiye kadar Leyla olduk. Mecnun olmaya zerre niyeti olmayanlara. Artık sıra Piraye olmakta. Hani aşkından ölmüş de yinede dönmemiş Nazım’a

Sigara izmaritine kadar bitiyor. Dostlar Hayıflanıyorum dertte değil ama

özlüyorum suyumu yudumlarken gizli saklı gözlerini.

Ya kal deseydi kalır mıydın?

Ben sana bayılırken sen selamı verdin kabrim ondan kazıldı.

Ayaklarım beni götürürken kalbim orada mıhlanmıştı ikiye bölündüğümü biliyor musun?

Gitmek zorundaydım gittim ama sende kal demedin giderken ne yaşadığımı bilemezsin

ayaklarım beni götürürken kalbim orada mıhlanmıştı ikiye bölündüğümü biliyor musun? Sen anlayamazdın kendinde değildin seni suçlamıyorum.

22 Osho Sözleri,

Sen cevapları ezberliyorsun ama hayat asla aynı soruyu tekrarlamaz.

- Hayat küçük şeylerden oluşur. Eğer sen seversen büyük olurlar.

Tümüyle sev ve tümüyle acı çek çünkü saf olmayan altın, bu yolla ateşten geçerek saf altına dönüşür.

- Birisinin hatası için kendini cezalandırmak aptalcadır.

Hayat öylesine bir gizemdir ki onu kimse anlayamaz ve kim onu anladığını iddia ederse o sadece cahildir.

O ne dediğini bilmiyor ne saçmaladığını bilmiyordur. sen bilge isen anlayacağın ilk şey şudur: Hayat anlaşılamaz.

- Hayatın hedefi özgürlüktür. Özgürlük olmadan hayatın anlamı yoktur.

Özgürlük politik, sosyal ya da ekonomik özgürlük anlamına gelmez. Özgürlük zamandan, zihinden, arzudan özgür olmaktır.

İnsanlar birşeyi anlamadıklarında yanlış anlamaya başlarlar.

Gerçek soru ölümden sonra hayat olup olmadığı değil, ölümden önce sen hayatta mısındır?

- Aşkın seni harekete geçirdiği şekilde hareket et. Aşk öyle derin ihtiyaçtır ki onsuz yaşayamazsınız;

ya kendisi ya da yedeğini ararsınız. Yedek sahte olabilir ama en azından bir süreliğine âşık olduğunuz hissine kapılabilirsin. Sahtesi bile keyiflidir.

Zekâ elde edilen bir şey değildir, o doğuştandır, o öze aittir, o hayatın yapıtaşıdır.

- Her zaman ne varsa onu gör. Acele etme. Bir şeyi yanlış anlamaktansa anlamamak daha iyidir.

Yaşamak istersen ya şimdi olacaktır ya da asla olmayacaktır.

- İnsanın yeryüzünde kendisinden daha büyük bir şeyin parçası olmak zorundadır; ancak o zaman kendisini güvende hisseder.

Anlamak özgürleşmektir. Gerçek asi, bir savaşçı değildir; o, anlayış sahibi bir insandır.

- Ve sana söylüyorum; gidecek hiçbir yol yok. Her şey bu anda… Bütün var oluş, bu anda toplanmıştır.

Bütün var oluş, yaşadığın anda akmaktadır Hayatın hedefi özgürlüktür. Özgürlük olmadan hayatın anlamı yoktur.

Özgürlük politik, sosyal ya da ekonomik özgürlük anlamına gelmez. Özgürlük zamandan, zihinden, arzudan özgür olmaktır.

Hayat öylesine bir gizemdir ki onu kimse anlayamaz ve kim onu anladığını iddia ederse o sadece cahildir.

Mevsimler zamanında gelir, çiçekler zamanı gelince açar, ağaçlar hayat kısa diye hızla büyümek için koşuşturmazlar

Hayatın hedefi özgürlüktür. Özgürlük olmadan hayatın anlamı yoktur.

Her bir düşünceyi bırak ve en sonunda hiçbir şey kalmaz. Zihin diye bir şey yoktur, sadece düşünce vardır.

Kendini kabul ettiğin an güzelleşirsin. Kendi bedeninden keyif aldığında başkalarına da keyif verirsin.

Hiçbir şeyi ayıplama onu kullan. Herhangi bir şeye karşı olma. Nasıl kullanılabileceğinin ve dönüştürülebileceğinin yollarını ara.

İlişki kuracaksın ama muhtaç olmayacaksın;

Ayrılık kaçınılmaz bir sondur, kimse istemez ama gereklidir.

hayat olduğu gibidir; olması gerektiği gibi değil!

Hayat böyledir işte. Ona hazırlanamazsın, onun için hazır olamazsın. Güzelliği, mucizesi de budur,

Hayat seni hep hazırlıksız yakalar, hep sürpriz yapar. Gözlerin varsa her anın sürpriz olduğunu ve önceden hazırlanmış hiçbir cevabın ise yaramayacağını görürsün.

Asla maske takma! Öfkeliysen öfkeli ol. Bu risklidir ama gülümseme çünkü bu dürüst olmaz.

Tüm mekanizman ters yüz olmuş çünkü kızmak istediğinde kızmadın, nefret etmek istediğinde etmedin. . şimdi sevmek istiyorsun, aniden

Öfkesini bastıran insanlar hep çok yerler. Öfkeli insanlar daha fazla sigara içerler çünkü öfke tırnak ve dişlerden boşaltılır. Sahici ol

Şimdiki zamana sadık kal çünkü tüm yalanlar geçmişten ya da gelecekten içeri sızar.

Geçmişi bir yük gibi üzerinde taşıma; gereksiz yere de gelecekle uğraşma!

- Aşk özgürlük verir. Eğer özgürlük ve aşka sahipsen başka şeye ihtiyacın kalmaz. elde etmişsindir. Sana yaşam işte bunun için verildi.

- Kadın erkekten çok daha önemlidir çünkü o rahminde hem erkeği hem kadını taşır.

Kadın O kıza ve oğlana, her ikisine de annelik eder; her ikisini de besler. Erkekle yarışıyorsun  gerek yok

Şiir yazmaya gerek yok, şiir sensin. Sevgin senin müziğindir. Sevgilinle birlikte çarpan kalbin senin dansındır.

İbn-i Sina Sözleri

Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir.

- Hayatın genişliği, uzunluğundan daha önemlidir.

- Ne Öğrendimse, Secdede Öğrendim.

- Ben öküzden korkarım çünkü onun silahı var ama aklı yok.

- Aletlerin en faydalısı kalemdir. Bir şişe mürekkep bir külçe altından hayırlıdır.

İnsanın ruhu kandil, bilim onun aydınlığı ve ilmi bilgelik kandilin yağı gibidir. Bu yanar ve ışık saçarsa sana “diri” denilir.

Bilim ve sanat uyuşamadığı ülkeyi terk eder.

- Avam gördüğüne duyduğuna, havas her şeye inanır. Hassül havas ise inandıklarını yaşar.

- Bildim ve anladım ki hiçbir şey bilinmemiş ve hiçbir şey anlaşılmamıştır.

- Dünya bir eğlence ve oyun yeri değildir.

- Aklı bol olan, zamanın kıtlığından zarar görmez.

Dünya, aklı olup, dini olmayan adamlarla ve dini olup, aklı olmayan insanlar olarak ayrılmıştır.

- Cahil bir hekim ölüm kampının yardımcısıdır.

- Dünya harcını kendisi alan padişah benden daha mutlu ve hiçbir bey de benden bahtiyar değildir siz bu zevki bilemezsiniz.

Dünya hırsı peşinde olanların gözleri seçemez, onlar tek gözlüdür.

Şifasız hastalık yoktur; irade eksikliğinden başka. Değersiz bitki yoktur; tanınmamasından başka.

- Her kalbi kuvvetli olan çok sevinen olmadığı gibi, her çok sevinçlinin de kalbi kuvvetli değildir.

- Benim gönlümün kırılmaz sabrı, senin gönlünün yumuşamaz katılığı var. Şu halde sevgilim aşk yolunda ikimiz de sert taşız.

- İtimatta layık en büyük şey, akıl ve iyi ahlaktır.

- Tıp ilmi ki beyte sığdırılmıştır ve söylemenin güzeli de kısa söylenmesindedir. Az ye!

Yedikten sonra hazım oluncaya kadar bir şey alma! Zira şifa yemeğin hazım olunmasındadır.

İnsanın sağlığını bozan yemek üzerine yemek yemektir. O yüzden tıpta, hastalık ve sağlığın sebebini bilmek gerekir.

Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder

- Tıp, insan vücudunun, hangi araçlarla iyileştiğine ve neyin insan vücudunu sağlıktan uzaklaştırdığını araştırır.

Derdin devasızı, iyinin kötüye muhtaç olmasıdır.

- Ruhsal bir hayal gücü vardır. Bu güç, hastalıkları oluşturabileceği gibi, var olan rahatsızlıkları da ortadan kaldırabilir.

Beden, ruhsal hayal gücünün emirlerine itaat etmek zorundadır.

- İyiliğin şartı beştir: Tez olmalı, gizli olmalı, gözde büyütülmemeli, sürekli olalı ve yerini bulmalı.

- Faziletler alışkanlık haline gelince saadet doğar.

- Kendinin ne olduğunu bilen insan, bazı kendini bilmezlerin, onun hakkında söylediklerinden etkilenmez.

İhtiyarlığın rengi benim sakallarımın yanında bir ihtar nişanıdır ki bana yolsuz davranışlar, kötü işler yapmaya meydan kalmadığını bildirir.

Bana akları boya diyenler oldu. Ben  şöyle dedim: Ben ihtiyarlığı, bu ak saç ve sakalı diri olarak üzerimde taşımak istemiyorum. Bir de onları siyah boyaların altına gömüp ölü olarak nasıl taşıyayım.

Sokrates Sözleri,

Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim.

- Bir şey bilmediğim dışında başka bir şey bilmiyorum.

- Kendin pahasına olduktan sonra tüm dünyayı kazansan eline ne geçer?

- Bilen insan kötülük yapmaz.

- En derin arzular genellikle en ölümcül nefretlere sebep olur.

- Kendini bulmak istiyorsan, kendin için düşün.

- Güç olan ölümden kaçınmak değil, kötülükten kaçınmaktır. Çünkü kötülük ölümden daha hızlı koşar.

İnsanlar her zaman her yerde acıkmışlardır ama her zaman her yerde erdemli olmamışlardır.

- Kimse beceremeyeceği ticarete atılmaz; ama herkes ticaretlerin en zoru olan "hükümet" işine gözünü bile kırpmadan girmek ister

- Haksızlığa uğramak, haksızlık yapmaktan iyidir.

Fazilet, ruhun güzelliğidir.

Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.

- Kadın erkekle bir kez eşit hale getirildi mi, artık ondan üstün olur.

- Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.

- Ölüm insanlara verilmiş nimetlerin en büyüğü olabilir.

- Eğitim, kıvılcımla ateş yakmaktır, boş bir kabı doldurmak değildir.

- Değersiz insanlar sadece yemek ve içmek için yaşarlar, değerli insanlar ise sadece yaşamak için yer ve içerler.

- Kainatta tesadüfe, tesadüf edilmez.

- Bir insanın onsuz yapabileceği ne kadar çok şey vardır.

- Hayret etmek bir filozofun hissidir ve felsefe hayret etmekle başlar.

- Kendin pahasına olduktan sonra tüm dünyayı kazansan eline ne geçer?

- Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır.

- Bir şeyi gerçekten bilmek, onu anlatmakla olur.

- Umut her daim vardır.

- Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendisinden başlamalıdır.

- Endişelerinizden kurtulmak istiyorsanız, yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin.

- Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir.

- En faziletli insan, rûhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.

24 Pir Sultan Abdal Sözleri

Cehennem dediğin dal odun yoktur. Herkes ateşini kendi götürür.

Herkese gönlünce ver deli gönül.

Ben bülbülüm dersin, gülün var mıdır?

Bozuk düzende sağlam çark olmaz.

Ardınca kuyular kazar. En iyi dostundan sakın sen seni.

Bir halden anlamaz cahile kul eyledi zaman bizi.

Eksikliğim çoktur ben de bilirim. Eksiklikle kabul eyle gel beni.

Hiç ellerin taşı bana değmez. İlle dostun gülü yaralar beni.

Alem çiçek olsa, arı ben olsam dost dilinden tatlı bal bulamadım.

Benden selam olsun ev külfetine çıkıp ele karşı ağlamasınlar.

Bir kişi Hakk’ın emrinde olmasa ona nesne gelmez, selamın almam.

Derdim çoktur hangisine yanayım yürekte yareler türlü türlüdür.

Şu yalan dünyanın sonu hiç imiş. Akşam gelip konan sabah göç imiş.

Bin kez kırdılar dallarımızı bin kez budadırlar. Yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz.

Dostum beni ısmarlamış, gel diye gideceğim ama yol bozuk, bozuk.

Kara toprak gibi sakin ol otur Hak’tan ne gelirse kabul et getir bahar aylarının yemişin bitir.

Karga konsa gülistana gülün kadrini ne bilir kendi kadrini bilmeyen elin kadrini ne bilir.

Gel ahımı alma güzel bir ah yerde kalmaz imiş

gaziler fani dünyada Pir ağlatan gülmez imiş.

Gönüldür cennet yapısı nur ile aydın kapısı kıldan incedir köprüsü geçebilirsen beri gel.

Hak bizi yoktan var etti şükür yoktan vara geldim yedi kat arşa asılı kandildeki nura geldim.

Demiri demir ile dövdüler. Biri sıcak biri soğuktu. İnsanı insanla kırdılar. Biri aç biri toktu.

Oku asılanın yayı yasılır gaziler kılıcı Arş’a asılır gurur ile kahramanlar basılır

nasihatim dinle, sakın gururdan.
İman eder, amel etmez Hakk’ın buyruğuna gitmez kadılar yaş yere yatmaz hiç böyle bir şeytan var mı?

Aşk harmanında savruldum Hem elendim hem yuğruldum kazana girdim kavruldum meydana yenmeğe geldim.

Altından bir pula olur mu kail konuş ki ehl ile olasın ehil konuşma cahille olursun cahil kişi itibardan düşer mi düşer.

Abdal Pir Sultan’ım, böyle mi olur herkes ettiğini elbette bulur

alıcı kuşların ömrü az olur akbaba zararsız yaşar mı yaşar.

Gelir senin ile güler de oynar ardınca önünce ayıbın söyler bir vakit gelince önüne çıkar en iyi dostundan sakın sen seni.

Gönül havalanıp gökte gezerken bana zulüm kanlı zalimden oldu kişinin çektiği dili belası her ne oldu ise dilimden oldu.

Ne kadar bilsen de bilire danışDanışan dağları aşar mı aşar

Danışmadan yola gitse bir kişi Yorulup yollardan şaşar mı şaşar.

Kaba rüzgar gibi boşa dolaşma çalıya çırpıya değip ileşme toz toz olup topraklara karışma harman yeli gibi es deli gönül.

Gel ey zahit bizim ile çekişme Hakk’ın yarattığı kul bana n’eyler kendi kalbin arıt, bize ilişme bendeki küfr sendek’imana neyler?

Hatırın yıkarlar hatır yıkınca gözyaşı yeğlenmez taşıp akınca el elden üstündür arşa erince nasihatim dinle,

Pir Sultan Abdal’ım dağlar aşalım aşalım da dost iline düşelim çok nimetin yedim helalaşalım geçti dost kervanı eyleme beni.

Hünerin var ise kendini devşir söyleyecek sözü kalbinde pişir ululuk büyüklük Hakk’a yaraşır

Benden selam söylen sofu canlara vücudun şehrini yuyanlar gelsin yedi kat göklerin yedi kat yerin kudret binasını kuranlar gelsin.

en iyi dostundan sakın sen seni.

Bu dünya dediğin bir sınık yaydır evveli toy düğün, ahiri vaydır dört kapılı ulu hoş bir saraydır konan göçer imiş, kalan eylenmez.

Gelir senden önce yükseğe çıkar gözlerinden kanlı yaşını döker ayağın kayınca urganın çeker en iyi dostundan sakın sen seni.

Abdal Pir Sultan’ım, keremler kani nereden geliyor canımın canı sensin bu gönlümün şahı sultanı sensiz bu cesette bu can eylenmez.

Pir Sultan Abdal’ım, sözüm haktır gaziler sözümün hatası yoktur aşıkın maşuktan dönmesi çoktur Pirin eşiğine düş deli gönül.

Bir su bir gölde çok durursa kokar azar azar çağla ak deli gönül

bulanık akma ki içmezler seni çeşmenin gözünden çık deli gönül.

Bir öğüdüm vardır sana söyleyem en iyi dostundan sakın sen seni

öğüdüm dinlersen manası budur en iyi dostundan sa
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
28 ABDURRAHİM KARAKOÇ sözleri

Gardaș Sabah uzak mı?

Ne ayağım uydu, ne kafam uydu
Belli... Ben bu çağın yabancısıyım.

Gidip de yorulma çok uzaklara,
Sen seni gel benim içimde ara...

Ne makam, ne para, ne senet, ne çek...
"Kurtuluş İslâm'da" vallahi gerçek.

Aşk temiz, kin rezil, iman büyüktür
Ölüm hak, Cihad farz, korku bir yüktür

Ben alıp uzaklara götüren
Bir düş görsem sen gelirsin aklıma

Umudum her zaman bâkidir ama,
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun

Bizi rahmetinle ıslat Allah’ım
Yürekler taş gelip taş gitmesinler

Birine küstün mü., darıldın mı hiç? 
Sevdin mi, öptün mü, sarıldın mı hiç? 
Hasret nedir, ne değildir, de hele

Kâinat uyur sessizce,
Ben hep seni düşünürüm.

Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.

Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin

Ölüler toprağa gömülür, hatıralar yüreğe Toprak mı vefalı, yürek mi bilmiyorum....

Benden bakıp seni görmek ne güzel.

Ya islamla yükselir, ya inkarla çürürsün.
Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün.

Sen inkâr etsen de gözlerin söyler
Gözler söyleyince çok derin söyler Sırat’tan incedir sevda köprüsü 
Beraber geçelim tut ellerimden.

Gönül tezgahında şiir dokudum
İplik iplik nakışında sen varsın

Dikkat eyle geçmiyorum sırayı;
Bozar ise kader bozsun arayı.
Aç ekmeği sever, fakir parayı...
Ben de seni seviyorum, darılma.

Okunurken mübarek ezanlar,
Kelle çekip İslamlığa kızanlar,
Ey hâksızlık kitabını yazanlar,
Siz hâk nerde, bulabilir misiniz?

Sabrımız, sevdamız o kadar bol ki
Okyanuslar aksa doldurmaz bizi.

Korkuyorum, belki yarın geç olur?
Geleceksen, bir gün önce gelsene.

Türk birliği Kızılelma, 
Bölenin kökü kurusun. 
Vur yiğidim gafil olma;
Yılanın kökü kurusun.

Vurulup ömrünün ilk baharında 
Kanından çiçekler açar yarında 
Cümle şehitlerin omuzlarında
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.

Korkuyorum belki yarın geç olur
Geleceksen bir gün önce gelsene

Çiçek sular gibi saf sevgimizi
Döksek türkülerin hecelerine.

Huzur "Git yanımdan, uzaklaş" diyor
Keder "Gel yanıma gel-yaklaş" diyor Dost özlemek nasıl bir şey ?

Temizlen de gir mezara 
Toprak senden incinmesin.

Bu dine, bu ırka ve bu toprağa 
Sataşmak isterse herhangi gavur: 
Vur! ALLAH aşkına vur!

Tevhid aşkı gönülleri yaksın hey
Zulüm ölsün, hâk ayağa kalksın hey

Düş gördüm; sevenler aldatmıyordu;
Gölgeli dağlarda gün batmıyordu
Uyandım, utançtan gök çatlıyordu...

Oy benim açmadan solan düşlerim Aklım kilitlendi, dilim lâl oldu
Hangi aşk içime girdi bilmem ki?

Sevdim sevgiliye giden yol uzun Sana hoş gelmeyen duygum olursa
Aklımdan onları sen sil Allah'ım.

HİLAL'e düşman kim desem,
"Haç" değil mi gardaş?
Ayasofya benim desem,
"Suç" değil mi gardaş?

Cebimde mektubun olmayabilir
Ne çıkar fotoğrafın yoksa masamda 
Öğrenmek istersen eğer Gel sevda iklimime gir gönül kasamda
Sakladığım sensin

Fırsat ver de sana layık kul olak
Bu vatanda yana yana kül olak.
TÜRK-İSLAM motifli zarfta pul olak

Sabır ver Sen, Rabb'im bize sabır ver Her yanımız gurbet.... hani ya sıla 
Ömür bitmez çile, ölüm fasıla
Günleri aylara, ayları yıla 
Ekle babam, ekle can mı dayanır

Zillette süvari, şerefte yaya Gidecek yıldıza, aya. Semtine basmamış ar, namus, haya,Utanmaz suratlar bizi ne bilsin..Yuh Olsun

Şamata koparıp oy hesabına,
Göz yumdular halkın ızdırabına.
Zillet turşusunu zafer kabına
Koyana yuh! Koydurana yuh olsun!

İki kere iki dört' ediyorsa, 
Ben de seni seviyorum, darılma. 

Bir de 'Her gecenin sabahı var' sa, 
Ben de seni seviyorum, darılma.

Bizleri uykudan uyandır Ya Rab 
Bitsin, uzamasın gaflet günleri Balıkların suyu sevdiği kadar
Ben de seni seviyorum darılma.

Birleşin ey! Yolları Kur'an'da birleşenler
Birleşin, itikatta, imanda birleşenler
Ayrılık yakışmıyor, bölünmek günah

Birleşin ey! Secde-i Rahman'da birleşenler.Çilesi belası gözüm üstüne 
Derdimin dermanı say bu sevdayı

Bir ateş yakılır, sönmez bir daha
Bu bayrak gönderden inmez bir daha
İlkbahar hazana dönmez bir daha

Mevla yâd ellere yoldurmaz bizi Bir canım olsa da yurt için versem
Ufka nakış nakış kanımı sersem

Kalk gardaş sılaya gidelim desem
ÖTÜKEN yolunda gurbet yazılı Uçar elden ele Bozkurtlu bayraklar

Emreder bir başbuğ, sade ve vakur:
-Vur BAYRAK aşkına vur

Maddeleşir mânâ bile
Unutulur ana bile
"Can"dediğin cana bile
Sevgi yetmiyor, yetmiyor.

Açılmamış gönül kasamda
Sakladığım sensin

Zillet köyü sardı, şehvet şehiri;
Gözler kör, yürekler domuz ahırı;
Körpe kellelerde Marksizm zehiri;
Akrebin, yılanın bini bir para.

Moda deyip mahremini açanlar,
Gazinoda, barda ömrü geçenler,
Havyar yiyip, şampanyayı içenler,
Çorbamızı, çayımızı ne bilsin.

Aşk yarası ilaç kabul etmezmiş
Bir gelirse daha dönüp gitmezmiş
Tıp ilminin aklı, fikri yetmezmiş
Hatip ağlar, ebhem ağlar yarama

Bindirmişler bir gemiye,
Rotasından haberi yok.
Korkuyor ''Türküm'' demeye,
Atasından haberi yok.

Esir iken Kırım Kerkük,Türkistan
Bana zindan olur Maraş,Elbistan

Binaların başı gökte
Ruh yok kadında, erkekte.
Herkes ahlak çiğnemekte
Bu şehrin sokaklarında.

Mıgırdıçı sever de Osmanı sevmez zındık İti-domuzu sever, insanı sevmez zındık!

İster ki diz üstüne çökertilsin Türkiye
Ekmeğini yer amma vatanı sevmez zındık

Nasıl, dedim: "Fikri Durmuş" dediler.
"Cehalet beynine vurmuş" dediler

Vermese de kaybolan gençliğimizi
Ayıran bir gün kavuşturacak bizi Taşkın yollar, tozlu yollar bitmiyor

Boş vaatler mutluluğa yetmiyor Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.


Giydim, bir ateştir, aşkın örtüsü;
Sorulmaz ölçüsü, olmaz tartısı

Doğruluktan kaçan zat
Menfaati seçen zat
Haram yiyip içen zat
Murdar olsa da aynı
Serdar olsa da aynı.

Yol gözlemek nasıl bir şey ?Batılın çokluğu uzaktır bizden Severim, tutarım hâk olan azdan;

En soylu türküden, en doğru sazdan
Dinle bu sevdayı, duy bu sevdayı.

mazlumlar çıplak gezmesin
sülükler lüks içinde yüzmesin
zamlar fakir halkı ezmesin

Çırpınıyor garip kuş, 
Yuvasını bulamıyor 
Yüreğinden vurulmuş,
Devâsını bulamıyor.

Aydınlığa koştum karanlık çıktı
Her sevgi, her vefa bir anlık çıktı

Gösterişe kaçma be Ne isen "ben buyum" de Ya kuş ol, ya çekirge...Kasap önce deriyi, sonra eti soyuyor

Hırsız ya pantolonu, ya ceketi soyuyor.
İri iri adamlar çıktılar yukarıya
Her biri bir taraftan memleketi soyuyor.

Mazlum canından bıktı, uyan artık Türkiye.Her yerde şafak söktü, uyan artık Türkiye.

Gidene küfür eyler, gelene şakşak
Alçağı alkışlayan, alçaklardan da alçak.

Bir alçağın üstünde bir alçak yükselir mi Alttaki öküze bak; üstteki boynuza bak.

Bizi rahmetinle ıslat Allah’ım
Yürekler taş gelip taş gitmesinler. 

Kaynaşsın sevgiyle vuslat Allah’ım
Bayramlar boş gelip boş gitmesinler

Müslüman’ız, Türk’üz haktan yanayız
Adaletle süt emziren anayız
Aşk harcıyla vücut bulmuş binayız

Âti bizde saklı, mâzi bizdedir
Sevginin, şefkatin özü bizdedir.Gönül istiyor ki insanın insana zulmü bitsin.

Yabancıya vatan toprağı satmak
Vatanı satmaktır hafif tabirle...
Dünyada kolaydır halkı aldatmak
Ceddim hesabını sorar kabirde...

Sabrın sonu selamettir'' diyerek,
Sabırları dalda çürüttük tek tek.
Yeter yüreklerde sızı beklemek
Bu çilekeş millet gülmeli Hasan

Tek hedef İlâ-yı Kelimetullah
Şahide lüzum yok, biliyor Allah

Beynim fırın bağrım tandır 
Yanarım hayli zamandır
Sevgim yavru ceylandır
Çeker gider dosta doğru...

Rüşvet vermek,rüşvet almak nasıl şey para çalmak nasıl şey Terlemeden zengin olmak nasıl şey Biz ne bilek beğim,böyükler bilir.

Bayram günü doğanlara Bayram adı verilir.Kadir gecesinde doğanlara Kadir adı. Cuma günü doğanlara Cuma.
Erken doğacak çocuğa da ben bir ad verdim. Yakışacağını sanıyorum.
Tezgeldi

Siyaset içer siyaset yer doyarız
''En iyi parti bizimki'' der doyarız
Ne parti bizimdir ne siyasetçi
Aç karnına tokları besler doyarız...

Aşk da, söz de yalan imiş 
Akıl işi değil bu iş.. 
Ve sonra hatırladık ki 
Sevenler hep boşa sevmiş...

Zamanın vitrininde tükense de sevgiler
Dolaylı menfaatler doldurur boş seneyi.

Nizam-ı Âlem’e içten talip ol
Kızılelma neredeyse ara bul
Bağlamasın seni şöhret, para, pul

Hesaplar var, sorulmayı bekliyor
Ölü dünya dirilmeyi bekliyor.Gel ey şanlı tarih - gel de bizi gör

Gel de acınacak hâlimizi gör
Geleceği bu gün satan-savuran
Binlerce yüreksiz, beyinsizi gör.

Aşk kömür beyazı, kin süt karası
Eklenir yarama her dost yarası
Et oldum bıçakla kemik arası
Cellada ahdimi bozsam kim anlar?

Bu bozuk sisteme uyar gidersek
Zaman heba olur, yarın geç olur.

Ezilenler putlaştırır ezeni.
Eğri direk kırar doğru hezeni.
Böyledir, değişmez dünya düzeni
Biri yapar, biri yıkar, unutma!

Sevdiklerin kimdir, nerde
Aramakla bulur musun

Yalana hayır de, gerçeğe evet...
Mücadele şarttır, kalsan da tek fert.
Bir de ötesi var buranın elbet;
Nasıl olsa güleceksin, tamam mı?

Köylü oruç tutsun, ekinin biçsin
Sizin bayan barda şampanya içsin.
Medeni jigolo, boynuzlu piçsin!
Bir de "Müslümanım" dersin öyle mi?

Yâr, deyince kalem elden düşüyor.
Gözlerim görmüyor,aklım şaşıyor.
Lâmbada titreyen alev üşüyor...
Aşk,kağıda yazılmıyor Mihriban

Ekin ektim başak yılan
Kuşandığım kuşak yılan
Yorgan akrep, döşek yılan
Bir gün rahat yatamadım

İşlenen her günaha kurtta ortak, koyun da Yıkılır, yırtılır her kalın perde,
Hesaba çekilir dünya mahşerde

En iyimser hesapla halkın yüzde sekseni Canavardan baş seçer, odundan vekil seçer.

Yürüyen, konuşan, yiyen, doymayan
Kaç put sevdik, kaç put seçtik sayamam.Bizler hangi yolun nasıl
yolcularıyız acaba

Sırat'tan incedir sevda köprüsü?
Beraber geçelim tut ellerimden.

Balık suda güzel, kuş gökte güzel,
Uyku yerde güzel, düş gökte güzel,
Yerli yerinde'yi sever gözümüz.

Biz zulüm ayında güneş çağıyız;
Hira'dan feyz alan Tanrıdağı'yız

halkın odundan vekil seçer.

Allah de, Peygamber de, yut haramı
Özlediğin makam mı, tapdığın para mı?
Ey büyük sahtekâr, ey en kancık haramî

Hele böyle devam et... gün senin, devran senin

kahkaha atmayı bırak bir yana
tebessüm bile yakışmıyor bana

Bırakınız kalsın. Gidip de saraylar, köşkler mi yaptıracaksınız? Yeryüzü insanoğluna çok bile.

Müstesna insanlara ihtiyacımız var Darılırsan ben ölürüm, unutma...dost

Ben : Karlı dağların deli rüzgârı 
Ben : Tozlu yolların demirbaşıyım 
Ben : Suyu kurumuş sevgi pınarı...

Hiç bitmeyecek zannettiğiniz hayat ummadığınız yerde kopuverdi Aldatıldınız siz, haberiniz oldu mu?

satıldınız siz, haberiniz oldu mu?
''Koçum koçum'' diyen cambazlar tarafından Oynatıldınız siz, haberiniz oldu mu?

29 Hz Ali sözleri

Ahlak ve fazilet aklın dışarıdan görünüşüdür.

Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi yoksulluk, edep gibi miras,olamaz.

Akıl olgunlaştıkça söz azalır.

Akıllı kişi üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak.

Akıllının dili gönlünün ötesindedir, ahmağın gönlüyse dilinin ötesinde.

Akrabalarına saygılı davran onlar kendileriyle uçtuğun kanatların, ona varacağın kökün, kendisiyle hamle yapacağın elindir.[

Âlim ölü olsa bile diridir, câhil diri olsa bile ölü.

Allah bir kulu alçalttı mı, ona bilgi başarısını men eder

Allah'ın bir meleği vardır, her gün bağırır; doğun ölüm için. Toplayın yok olmak için, yapın yıkılmak için.

Allah'ın evini (Kâbe'yi) ziyaret etmek, cehennem azabından güvende olmak demektir.

Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir.

Ayıbın en büyüğü, ona benzer bir ayıp sende de varken başkasını ayıplamandır.

Ayrılıktan uzak dur, zira halktan kopan azınlık şeytanındır.

Babanın, misafirin ve mazlumun duaları geri çevrilmez.

Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum.

Başkalarının acılarından, geçmiş felaketlerinden ders alanlar mutlu kişilerdir.

Batıla yardım eden, hakka zulmeder.

Ben öyle bir insan istiyorum ki; iktidarda iken halktan biri sanılsın, halktan biri iken iktidar sahibi.

Bildiğim, tanıdığım andan beri hakkı inkâr etmedim. Bana gösterildiği andan beri hakta şüpheye düşmedim,

yalan söylemedim. Kimse de benim yalan söylediğimi söylemedi. Ben ne yolumu sapıttım, ne de benim yüzümden biri yolunu sapıttı.

Bilmeyenin konuşması kadar, bilenin susması da çirkindir.

Bildiği halde susmak, bilmediği halde söylemek kadar çirkindir.

Bilgi kadar zenginlik yoktur. Cehalet kadar yoksulluk yoktur.

Bilgin, değerini bilen kişidir; bilgisiz, yaptığını bilmeyen kişidir.

Akıllı, davranışına dayanır, câhil, emeline dayanır.

Bilgin, kalbiyle, gönlüyle bakar görür; câhil, gözüyle bakar görür.

Bilgisiz kişiyi, bir işte, bir fikirde ya pek ileri gitmiş görürsün, ya pek geri kalmış.

Bilgiyle dirilen, ölmez.

"Bî kâne ma kâne ve bî yekûnu ma yekûnu" (Ne oldu ise benimle oldu ve ne olacaksa benimle olacaktır).

Bir gerçeği savunurken, önce kendimiz inanmalıyız, sonra da başkalarını inandırmaya çalışmalıyız.

Bir kişi senden emin değilse, sen de ondan emin olma.

Bir kişiyi lâyığından fazla övmek riyâdır, dalkavukluktur; lâyığından az övmekse ya dilsizlikten ileri gelir, ya hasetten.

Bir memlekette ayaklar baş olursa, başlar ayaklar altında kahrolur.

Bir insana herkesin içinde verilen öğüt; öğüt değil hakarettir!

Bir toplumun yaptığına razı olan, onlardan sayılır. Onlardan sayılan her kişinin de iki suçu vardır: O işi işlemek suçu, o işe razı olmak suçu.

Bir zulmü engelleyemiyorsanız, en azından onu herkese duyurun.

Biri sana sırtını çevirirse üzülme, böylece dostunla düşmanını ayırt etmiş olursun.

Biziz Peygamber'in elbisesi dostları, ona hizmette bulunanlar, ona varılacak kapılar. Evlere ancak o kapılardan girilir; kapılardan başka yerden girenler hırsızdır; cezâya çarpılır.

Bugün için çalışan yalnız bugün rahat eder. Fakat yarını düşünerek çalışan hem bugün hem yarın rahat eder.

Bulutlu sema gibi olma, güneşli sema gibi açık ol.

Bütün kitapların özü Kur'an'da toplanmıştır. Kur'an'ın özü, ilk sûre olan Fatiha Suresi'dir.

Fatiha'nın özü 'Besmele'dir. Besmelenin özü iste bu (Be) harfidir. Ben de, işte bu (Be) harfinin altındaki noktayım!

Büyük günahların kefâreti, zulme düşenlere yardım etmek, acze düşenleri ferahlandırmaktır.

Cennet, itaat edenin mükâfatıdır.

Cenneti arzulayan kimse, dünyada nefsin arzu ettiği şeylerden uzak dursun.

Cesaretin zekatı, Allah yolunda cihat etmektir.

Cömertlik, istemeden vermektir. İstendikten sonra vermekse utançtandır ve kötüdür.

Derdin sendendir bilmezsin, çaren de sendedir görmezsin; evrende bir noktayım sanırsın, tüm alemler, kainat, sende özetlenmiştir de, görmezsin.

Dilim kestikçe kılıcım kınından çıkmaz.

Dinini ekmek kazanmak için satan kimsenin dininden nasibi, yediği şeydir.

Dil bir ölçüdür; cehalet onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır.

Dostları yitirmek, gurbete düşmektir.

Dostların kalbini kırmakla, düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun.

Dostların kalplerini ısındıran, düşmanın kini gideren en güzel şey, güler yüzlü olmak iyi ve yumuşak davranmaktır.

Dostlukta ileri gitme, olur ki dost düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki düşman bir gün dost olur.

Dua mü'minin silahıdır ve dininin direğidir, göklerin ve yerin nurudur.

Dünün geçti, yarının da belli değil, öyleyse bugünü iyi geçirmeye bak.

Dünya dört şey üstünde durur: Bilgisiyle amel eden, halka da öğreten bilgin; öğrenmekten utanmayan bilgisiz, nekeslikte bulunmayan cömert, âhiretini dünyasına satmayan yoksul.

Bilgin, bilgisini yitirirse bilgisiz de öğrenmekten çekinir. Zengin, malında nekeslik ederse yoksul da âhiretini dünyasına satar.

Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ise çekinenlerdir.

Dünyada hiçbir şeye minnet etme, özgürlüğünü ancak bu şekilde koruyabilirsin.

başkasında görüp hoşlanmadığın şeyden çekinmen edep olarak yeter sana.

hayırlı iş görmek istersen, bugünün işini yarına koyma. yarın ne olacağı belli değildir.

Emaneti, sahibine geri verin.

Emir sahibi olmak, insanların özlerinin sınanmasıdır.

En büyük günah, haksız yere Müslüman bir kimsenin malını gasp etmektir.

En hayırlı dost, seni hayra sevk edendir.

En iyi ibadet, sabır, sükut ve kurtuluşu beklemektir.

Erdem sahibinin değerini, yine erdem sahibi olanlar bilir.

Evvela kendi nefsinize, sonra insanlara nasihat et.

Ey âdemoğlu, ihtiyacından fazla kazandığın şeyi başkası için biriktirmedesin.

Ey âdemoğlu, kendi nefsinin vasîsi ol da malında, senden sonra ne yapmalarını istiyorsan sen yap.

Ey insanlar, dünya sevgisinden sakının;

dünya sevgisi her günahın başı, her belanın kapısı, her fitnenin yoldaşı, her musibetin de sebebidir.

dünyaya ait derdin olursa Rabbine dönüp 'Rabbim çok büyük derdim var' deme! Derdine dönüp 'Çok büyük Rabbim var' de.

Eğer ilim ümit ile olsaydı, dünyadaki bütün insanlar âlim olurdu.

Fazîlet sâhibi olanların kıymetini, fazîlet sâhibi olanlar bilir.


Gaflet nefislerin sapkınlığı ve uğursuzlukların belirtisidir.

Gazabın alt ettiği kimse, ölümünü istemiştir

Gazabın alt ettiği kimse, helâkten güvende olmaz.


Güzel ahlak, en güzel dindarlıktır.

Gözle görmek bir şeyi duymaya benzemez.

Görüşlerin en kötüsü dinle, şeriatla çelişen görüştür.


Hayâ elbisesini giyin, vefalı olmayı zırh yap, kardeşliği koru

kadınlarla sohbetini azalt, böylelikle yücelik senin için kamil olur.

Hâin kişilere vefâda bulunmak, Allah'a hıyânette bulunmaktır;

hâinlere gadretmekse, Allah'a vefâ etmek demektir.

Haklı olduğun zaman, hiç kimseye boyun eğmeyeceksin.

Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.

Halk ile dostluk ve samimiyeti, Allah’ın itaati üzere olan kimseye ne mutlu.

Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz.

Hayra niyet edince acele et ki, nefsin seni yenip de niyetinden caydırmasın.

Her musibetin bir zamanı vardır, o zaman mutlak yaşanmalıdır;

musibet birinizin başına geldiğinde, zamanı gelip geçene kadar teslim olup sabretsin.

musibetin yöneldiği zaman onu gidermek için çare aramak, onun zorluğunu çoğaltır.

Her kaba bir şey koyunca daralır; ancak bilgi kabı müstesnâ. Ona bilgi kondukça genişler.

Her şeyi boğazına atan zengin, fakir hükmündedir.

Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız.

Hatayı işleyene hatasını, başka birisini misal göstererek anlatınız.

Hiçbir acı cehaletten daha fazla zahmet verici değildir.

Hiçbir zaman cahil bir insanla tartışmayı kazanmadım.

Hiçbir insan, ister şaka olsun, ister ciddi, yalan konuşmayı terk etmedikçe imanın tadını anlamaz.

Hiçbir işte gereğinden çok acele etme. Dikkatli olanlar kendilerini zor duruma girmekten korurlar.

Hikmet mü’minin yitik malıdır; bu mal, şer ehlinin elinde olsa bile onu alması gerekir.

Hikmet, müminin yitik malıdır; isterse nifak ehlinden olsun, hikmeti al.

Hilim ve yumuşak huyluluk gibi bir üstünlük yoktur.

Hoş geçinmek aklın yarısıdır.

Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah buyurur ki: Zâtıma andolsun ki ben, öyle bir fitne gönderirim ki  bilim sâhibi bile şaşırır kalır

Biz Allah'ın bağışlamasını, gafletle ayağımızı kaydırmamasını dilemekteyiz.

İki şey halkı yok eder: Fakirlik korkusu ve üstünlük talep etmek.

İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur: Biri sağlık, öteki de gençlik.


İlim maldan hayırlıdır; ilim seni korur, sense malı korursun.

Mal, vermekle azalır; ilim, öğretmekle çoğalır.

İlim alçakta olanları yükseltir, ilimsizlik de yüksektekileri alçaltır.

İman gönülle tanımak, dille ikrâr etmek, âzâ ile de kullukta bulunmaktır.

İman ve kabul olan söz dil ile şehadet etmek amel ve akıl ile tanımaktan ibarettir.

İnanan kişi üç Rabbiyle münâcât eder, kullukta bulunur; geçimi için çalışır; helâl ve güzel lezzetlerle zevklenir.

Akıllı kişi üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, âhiretini elde etmek, haram olmayan zevk ve lezzet elde etmek için.

İnananın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü her şeyden geniştir, nefsi her şeyden alçak.


İnanan Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı uzundur, düşünmesi derin. Susması fazladır; vakti yoktur. Çok şükreder, çok sabreder.

İnanan Düşünceye dalmıştır, ihtiyacı olanları görünce kendi ihtiyacını hatırlamaz bile.

İnananın Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref ve din bakımından serttir, huy bakımından kuldan alçak.

İnsanlar, bilmedikleri şeylere düşmandırlar.

İnsanoğlu, her şeyden çok terazinin kefelerine benzer; ya cehaletiyle hafif veya ilmiyle ağır olur.

İnsanın değeri, becerdiği şeylerle ölçülür.

İnsanlarla öyle geçinin ki öldünüz mü ağlasınlar size; sağ kaldınız mı sevgiyle çağrışsınlar sizin için.

İnsanların en âcizi, insanlardan kardeş edinemeyenidir; ondan daha âcziyse kardeş edindikten sonra onu yitirenidir.

İnsanların en fazla bağışlaması gerekeni, cezâ vermeye en fazla gücü yetenidir.

İnsanların gönülleri ürkektir; kim onları elde ederse ona alışırlar.

İnsanların solukları ecellerine doğru attıkları adımlarıdır.

İnsanların değeri , düşüp kalktığı ve beraber yaşadığı insanlardan anlaşılır.

İyilik yapmak, hayır ameli gizlemek, belaya sabırlı olmak ve musibetleri dile getirmemek, cennet hazinelerindendir.


Kalp kör olduktan sonra, gözlerin görmesinde hiçbir fayda yoktur.

Kanaat et kısmetine razı ol aziz olursun.

Kendi kendine zulmeden, başkasına nasıl adalet edecek, şaşarım.

Kendi reyinle hareket etme; kendi reyine uyan, helâk olur gider.

Kendinize Allah yolunda kardeşler edininiz. Çünkü onlar dünya için de ahiret için de lazımdır.

Kendini Allah ve Resulünün itaatine adayan kimsenin nefsi kurtulmuş, sağlam kalmıştır; muamelesi ise kârlı ve ganimetlidir.

Kişinin değeri yaptığı bağıştadır.

Kişinin kendini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalet eder.

hayırlı fırsatları elde etmeye çalışın.

Kötülükte bulunanları iyilik edene mükâfat vererek payla, yola getir.


Kıskançlık, acizliğin isyanıdır.

Malın doğru olmayan yerde harcanması savurganlık ve israftır.

Malın doğru harcanmaması sahibini dünyâda yüceltir âhirette alçaltır; insanlar arasında onurlandırır, ama Allah katında küçültür.

Mazlumun zalimden öcünü alacağı gün, zalimin mazluma zulmettiği günden daha çetindir.

Makamın, benim nazarımda keçi sümüğü kadar değeri yoktur.

Mümin, kardeşlerine karşı ululanmaya, güler yüz göstermemeye başladı mı, ondan ayrıldı demektir.

Mü’min kişi gününü üç zamana ayırır: Rabbine ibadet eder nefsini muhasebe eder; helal ve güzel lezzetlerle meşgul olur

Namaz, her temiz kişinin Allah'a yaklaşmasıdır. Hac, her zayıfın savaşıdır.

Her şeyin zekâtı vardır; bedenin zekâtı oruçtur. Kadının savaşıysa kocasıyla iyi geçinmesidir.

Nefsine zulmeden, başkasına karşı nasıl adaletle muamele edebilir?

Nice kan vardır ki onu dil döker.[27]

Nice zengin vardır ki yoksuldan da yoksuldur; nice büyük kişi vardır ki her aşağılık kişiden de aşağıdır;

nice yoksul vardır ki bütün zenginlerden daha zengindir.

dört şey belle, işlediğin zaman sana zarar vermeyecek dört şeyi aklında tut: Zenginliğin en üstünü akıldır; yoksulluğun en büyüğü ahmaklık.

Korkulacak şeylerin en korkuncu kendini beğenmektir; soyun-sopun en yücesi güzel huydur

Oğulcuğum, ahmakla dost olmaktan sakın; sana fayda vermek isterken zararı dokunur.

Nekesle eş dost olmaktan sakın en muhtâç zamanında yardımına koşmaz, oturur. Kötülük edenlede dost olma o, pek az bir şeye seni satar gider.

Yalancıyla dost olmaktan sakın; çünkü o, serâba benzer; uzağı yakın gösterir sana, yakını uzaklaştırır senden.

Ölümü unutmak, kalbin paslanmasındandır.

Öl de alçalma, azı yeter bul da dökme.

Çalışıp bir şey elde edemeyen kişi, oturunca hiçbir şey elde edemez.


Rabbin rızasını kazanmak isteyen, zulmeden buyruk sâhibine karşı adalet sözünü söylemelidir.

Renkten renge giriş, inançtan inanca geçiş, ahmağın alâmetlerindendir.

Rabbin rızasını kazanmak isteyen, zulmeden buyruk sâhibine karşı adalet sözünü söylemelidir.


Sırrın senin esirindir, serbest bırakırsan sen onun esiri olursun.

Sabrın imandaki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir. Sabrı olmayanın imanı olmaz.

Sabır, hedefe ulaşmanın anahtarıdır; direnişin sonu zaferdir.

Her isteğin bir vakti vardır; kader, o vakti harekete geçirir

Sabır iki çeşittir: Musibete sabretmek; bu iyi ve güzeldir bundan daha güzeli ise, Allah’ın haram kıldığı şeye karşı sabretmektir.

Sabır en güzel huy, ilim en güzel süs eşyasıdır.

Sakının eziyetten, işkenceden, öldüreceğiniz kuduz köpek bile olsa.

Sana güvenen bir insana yalan söyleme. Sana yalan söyleyen bir insana asla güvenme.

Sana rağbet ve muhabbeti olan kişiye rağbet etmemen, nasibinde noksana düşmendir.

Senden hoşlanmayana rağbet etmense alçalmandır.

Seni ıslah etmeyen bilgi sapıklık, sana faydası olmayan mal vebaldir.

Seni inciten kimse özür dilerse, affet. Kin tutma.

Senin hakkında iyi zanda bulunanın zannını gerçekleştir.

Siz insanlar kendinizi önemsiz sanarsınız. Halbuki içinizde koca bir evren saklıdır.

andolsun Allah'a, Kur'an'da hiçbir âyet yoktur ki niçin ve kimin hakkında indi, nerede indi, düzlükte mi, dağlıkta mı, hepsini en iyi bilenim ben

rabbim bana, anlayan bir akıl, söyleyen bir dil ihsan etmiştir.

Soruya verilen cevap çoğalınca doğru gizli kalır.

Söyleyene bakma, söylenene bak.

Söz ilaç gibidir; azı yaşatır, çoğu öldürür.

Sözün dikildiği yer, gönüldür; ısmarlandığı yer düşüncedir

Sözü kuvvetlendiren akıldır, meydana çıkaran dildir; bedeni harflerdir, canıysa anlamı;

Sözün süsü, düzenli söylenmesidir; düzgünlüğüyse doğru oluşu.

Suçların en çetini, sâhibine ehven ve ehemmiyetsiz görünenidir.

Susmak hikmettir; susmak selamettir; sır saklamak, saadetin bir köşesidir.

Şehvetle kul olan parayla alınmış köleden de aşağılıktır

Şerden çekinen kişi, hayır yapana benzer; suçtan sakınan kişi, iyilikte bulunana döner.

Şeytanın gazaptan ve kadınlardan daha büyük tuzağı yoktur

Şiddet son dereceyi buldu mu ferahlık gelir çatar. Bela halkaları tam daraldı mı, genişlik yüz gösterir.

Tamah insanı helak edince bir şey elde etmek de ümitsizlik verir.

Tamaha yapışan kendini alçaltır. Zarara düştüğünü açıklayan alçalmaya razı olur.

Dilini kendisine buyruk sâhibi eden, diline geleni söyleyen, kendisine zarar verir.

Tamah seni kul etmesin, Allah seni hür yarattı.



Utancın üstünü, insanın kendinden utanmasıdır.

Uzun arzulu olan, ameli unutur.

Üst olmak, ihtiyata riayetle olur. İhtiyata riayet, düşünüp taşınmakla düşünüp taşınmak da sırları gizlemekle olur.

Üç şeye riayet eden mesut olur: Nimete şükretmek, rızık kesildiğinde mağfiret dilemek, sıkıntıya düştüğünde çok "La havle vela kuvvete illa billah" demek.

Ümitsizliğin acılığı, halka yalvarmaktan yeğdir.

Ya söyleyen, öğreten bilgin ol, ya dinleyen belleyen öğrenci, üçüncüsü olma.


Yoksulluk bir insan olsaydı, onu katlederdim.

Yoksul bir adam kendi ülkesinde yabancı gibidir.

Yüksekliği istedim, onu alçak gönüllülükte buldum.

Zahidlik, arzuları azaltmak, her nimete karşı şükretmek ve Allah’ın haram kıldığı şeylerden kaçınmaktır.

Zenginlik gurbette yurttur; yoksulluk yurtta gurbet.

Zikir ve Allah’ı hatırlamak iki çeşittir: Musibet vakti zikretmek iyi ve güzeldir; bundan daha güzeli ise insanı harama yönelmekten alıkoyan zikirdir.

Hz Muhammed sav buyuruyor

Acı da olsa doğruyu söyleyiniz.

Yahudiler, gök gürültüsünü Hz Muhammed'e sordular: Bulutlara müvekkel olan melektir ateşten kamçılarıyla bulutları Allah'ın dilediği yere sevk eder,’ diye cevap verdi.

Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur.

Ağız tadını bozan ölümü çok hatırlayınız.

Ahir zamanda az bulunan şey, güvenilecek kardeş ve helal yoldan kazanılan paradır.

Akıllı kişi nefsine hâkim olup ölümden sonrası için iş yapandır.

Aciz kişi nefsini arzularına tabi kılıp Allah'a karşı temennide bulunandır.

Ali bedenimde baş gibidir.

Alimlere sorun; hekimlerle konuşun ve fakirlerle oturun.

Alimlere uyunuz. onlar, dünyanın kandilleri, ahiretin lambalarıdır.

Allah yolunda öldürülmem bütün ev çadır ve içinde yaşayanların benim olmasından daha sevgilidir

Allah hüzünlü kalbi sever.

Allah, Kitabı, Resulü, ve mü'minlerin yöneticileri tüm Müslümanlar için nasihattir.

Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.

Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.

Allah, ümmetimin kalplerindeki kötü arzu ve meyilleri, söz ve fiil haline çıkarmadıkları müddetçe affeder.

Allah’a iman ettikten sonra en üstün akıl, bir hakkı terk etmeden, halkla geçinebilmektir.

Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiçbir itaat yoktur. İtaat ancak marufta iyilikte dir.

Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.

Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin.

Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun.

Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.

Allah’ın kullarından hoşnutluğunun nişanesi, fiyatların düşük, hükümdarın ise adaletli olmasıdır.

Allah’ın, gazap etmesinin nişanesi ise, hükümdarın adaletsiz, fiyatların ise yüksek olmasıdır.

Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir

Allah'tan başka yardımcısı bulunmayan çaresiz birine zulmedene Allah, şiddetle azap eder.

Allah'tan faydalı ilim isteyin ve fayda vermeyen ilimden Allah'a sığının.

Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için sevmek buğzettiğine de Allah için buğzetmektir.

Ana ve baba, cennet kapılarının tam ortasıdır. İnsanı cennete ulaştıracak en iyi şey, ana ve babaya iyilik etmektir.

Arzusu ve hedefi Allah'tan başka şey olarak sabahlayan Allahın kullarından değildir.

Müslümanların dertleriyle dertlenmeyen de onlardan değildir.


Âdemoğlunun bir dere altını olsa ikincisini ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz.

Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder.

Âhiret'e nazaran Dünya'nın değeri, birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. Parmağın ile denizden aldığın suyu göz önüne getir

Akıllı kimse, kendisini sorguya çeken ve ölümden sonrası için çalışandır.

Âciz kimse, nefsini hevasına tâbî kılar ve Allah’tan, olmayacak şeyler bekler.

Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın bir kimseye senin sayende hidayet vermesi, kırmızı develere malik olmaktan hayırlıdır.

Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever.

Allah erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere lanet etsin.

Allah kuluna hayır murâd ederse gönlüne zenginlik ve kalbe takvâ verir. kuluna şer dilediği vakit fakirliği iki gözünün önüne getirir.

Allah katında en sevgiliniz, ahlâkı güzel olan, halk ile geçinenler ve kendisiyle geçinilen, yumuşak huylu olanlardır.

Allâh yanında buğuz edilenleriniz lâf götürüp getiren kusur arayarak kardeşlerine tefrika sokanlardır.

Allah Teala sizin kalıbınıza ve malınıza bakmaz, kalbimize ve amellerinize bakar.

Allah’a amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır

Allah’ı zikir, kalplerin şifasıdır.

Allah-u Teâlâ zâlimin cezasını bir müddet erteler gazaba uğrayınca onu kimse kurtaramaz.

Allah-u Teâlâ buyurdu ki: velilerimden birine düşmanlık edene, harp ilan ederim

Hiçbir kulum farz ettiğimden daha sevimli bir şeyle bana yakınlık kazanmamıştır.

Allah-u Teâlâ buyurdu ki Nafile ibadetlerle durmadan bana geleni severim ve onu sevince kulağı, gözü, eli ve yürür ayağı olur, benden bir şey isterse elbette veririm, bana sığınırsa muhakkak korurum."

Mazlumun bedduasından sakınınız. o dua ile Allah arasında perde yoktur.

Meniyi kadının rahmine değil dışarıya akıtmak, çocuk öldürmenin bir çeşididir.

Merhamet etmeyene merhamet edilmez.

Mülk küfr ile yaşar, zulm ile yaşamaz.

Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.

Mümin bir midesine koymak için yer. Kâfir ise, karnındaki yedi bağırsağını doldurmak karnını şişirmek için yer.

Mümin, elinden dilinden başka Müslümanların güvende olduğu kişidir.

Mümin kardeşine tebessüm etmen sadakadır.

İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır.

Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır.

Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.[

Mümin kardeşinle münakaşa etme, hoşuna gitmeyecek şakalar yapma

yerine getirmeyeceğin bir söz verme

Müminin hiç kimsede bulunmayan bir hali vardır; onun her işi hayırdır.

Eğer bir genişliğe nimete kavuşursa şükreder ve bu onun bir hayır olur.


bir darlığa musibete uğrarsa sabreder ve bu onun için bir hayır olur.

Müminin saygınlık ve onuru, Allah’ın kendisine verdiğine kanaat edip insanlardan bir şey beklememesidir.

Müminler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır.

En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.

Müminler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilir dünyadaki haksızlıklar kısas edilir günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir.

Müminlerden iki grup birbiriyle çarpışırlarsa, aralarını düzeltin.

Münafıklık alameti üçtür Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, emanete hıyanet eder.

Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kişidir.

Mümin insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.[

Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.

Müslüman kardeşine sahtekârlık yapan, ona zarar veren ve ona hile yapan bizden değildir.

Müslüman, kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın.

Allah yolunda, kim ilâ-yı kelimetullah için, devenin iki sağımı arasında geçen müddet kadar savaşacak olsa cennet kendisine vâcip olur.

Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmanına teslim etmez.

Kim, mümin kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir.

Kim Müslümanı sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır.

Kim Müslümanın kusurunu örterse, Allah da Kıyamet günü onun kusurunu örter.


Mazlumun bedduâsından sakın.onun duâsıyla Allah ın kabûlünde bir mani yoktur.

Meddâh ve dalkavukların yüzlerine toprak saçınız.

Mektuba cevap vermek,selama mukâbele etmek gibi haktır.

Melekler, nurdan yaratılmıştır. Cinler, dumansız ateşten yaratılmıştır. Âdem ise, size anlatılan şeyden yaratılmıştır.

Mü’minin ferasetinden kaçınınız, muhakkak o, Allah’ın nuruyla bakar.

Mükafatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü nispetindedir.

Allah Teala bir kavmi severse, onları belaya uğratır.Bir kimse mukadderata razı olursa, Allah ondan razı olur.

Bir kimse belaya razı olmazsa, Allah’ın gazabına uğrar.

Münafıkın alemetleri üçtür o yalan söyler, sözünde durmaz emanete hıyanet eder.


Kadere iman, Allah’ın birliği tevhid inancı ile irtibatlıdır.

Kadın, ocak başında olsa dahi erkeğinin dâvetine icâbet etsin


Kalbimlen tam bir sadakatle Allah'tan başka ilah olmadığına ve HZ Muhammed'in Allah'ın resûlü olduğuna şehadet ederim

Kalbiylen şehadet getiren kimseye Allah, cehennem ateşine haram kılar.

Kardeşini bir günahdan dolayı ayıplayan günahı işlemedikçe ölmez.

Kavimler layık oldukları şekilde yönetilirler.


Kendisini fakir gösteren kimse, fakirleşir.

Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır.

Kıyamet günü kâfir, dilini siccine doğru çekerken, insanlar onu ayaklarının altında çiğnerler.[7]

Kıyamet gününde Allah, kullarından birini çağırır, huzurunda durdurarak malının hesabını sorduğu gibi, makamının da hesabını sorar.

Kıyamet gününde bilginlerin mürekkebi şehitlerin kanıyla tartılır.

Kıyamete yakın Müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır.

Kim Allah’ı gazaplandırmakla bir güç sahibini hoşnut ederse, Allah’ın dininden çıkmış olur.

Kim Allah yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.

Kim Allah ile kendisinin arasını düzeltir, güzel yaparsa; Allah da onun, insanlarla arasını düzeltir, güzel yapar.

Kim iç dünyasını kalbini ve niyetini düzeltirse, Allah da onun dış davranışlarını düzeltir.

Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur.

Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan ailesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur.

Kim benim sünnetimi diriltir yaşamında tatbik ederse beni sevmiş olur.

Beni seven benimle beraber cennettedir.

Kim bir hayırlı işi yapmaya yönelirse, onu yapan kadar mükâfat alır.

Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur.

Kim din kardeşinin ırz ve namusunu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamette o kimseyi cehennemden korur

Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır.

Kim oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. oruçlunun sevabından eksilme olmaz.

Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir.

Kim gaza yapmadan ve içinde gaza yapma isteğini konuşturmadan ölürse, münafıklıkta olur.

Kim orucu fecirden önce niyetlemezse  kılmazsa onun orucu yoktur.

Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.

Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.

Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin.


Kim kötü ve çirkin iş görürse eliyle düzeltsin gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu imanın en zayıf derecesidir

Kim mahlûkun rızasını, Halıkın gazabıyla kazanmaya çalışırsa, Allahu Teala o mahluku ona musallat eder.

Kim malı olan bir köle azat ederse, kölenin malı kendisinin olur, yeter ki efendisi şart koşmamış olsun.

Kim üzerinde ramazan orucu olduğu halde ölecek olursa, ölünün velisi her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin.

Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur.

Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi kiminle arkadaşlık yaptığına dikkat etsin.

Kişi sevdiği ile beraber haşrolunacaktır

Kişi din kardeşine kâfirlik isnat ederse, bu isnat ikisinden birine döner.

Kişi malı, hanımı ve çocuğuyla imtihan edilir.

Kişinin dünya ve ahiretine faydası olmayan şeyleri terk etmesi, İslâm'ının güzelliğindendir

Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa; önünden geçtiği takdirde siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar

Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.


Kocasının izni olmadan sokağa çıkan kadını melekler kötüler, lanetler ve bu durum kadının eve dönmesine kadar devam eder.

İstanbul bir gün elbet fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve askeri ne güzel askerdir.

Köleyi ölme anında azat edenin misali, doyduğu zaman hediyede bulunan adam gibidir.

Kötü ahlaklılık, uğursuzluktur.

Kur'an-ı Kerîm'i Müslüman nesillere öğretmek, Kur'an'ın korunması konusunda onlara mes'uliyetlerini hissettirmek, her Müslümanın vazifesidir.

Kur'an-ı Kerîme dil uzatanlara karşı müdafaa görevini yerine getirmek, her Müslümanın vazifesidir.

Kur'an'ın haram kıldığını, helal sayan bir kimse, Kur'an'a inanmamıştır.

Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.

Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukur.

Kanaate sarılınız. (Çünkü) Kanaat tükenmeyen bir maldır.

Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği hor görme.

Kıyamet Günü Cehennem’liklerin azabca en hafif olanı o kimsedir ki, ayak oyuklarına iki kor konur da Onun te’siriyle o adamın beyni kaynar.


Kıyamet Günü, tacirler facir olarak ba’s olunurlar. Allah’tan korkan, iyilik eden, ve tasadduk edenleri müstesna.

Kıyamet Günü'nde Âdem oğlu, beş şeyden sorguya çekilmedikçe ayrılmaz: Ömrünü nerede, ne sûretle harcadığı yaptığı işleri malı kazancı ve Vücudunu, sıhhatını nerede ve ne sûretle yıprattığı

Kıyamet gününde bana en yakın olanlar ve şefaatime hak kazananlar benim üzerime en çok salavat getirenleridir.

Kıyamet yaklaştığında Müslüman'ın rüyası yalan çıkmayacak. en doğru rüya göreniniz, en doğru söyleyeninizdir.

Kim beni rüyasında görürse, beni gerçekten görmüş gibidir. Çünkü, şeytan benim şeklime girip görünemez.

Kim insanların kendisi için ayağa kalkıp saygı göstermelerini isterse, ateşteki yerine hazırlansın.

Kim Allah’a ve Ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sükut etsin.

Kim küçüklerimize merhamet etmez, büyüklerimizin hakkını tanımaz ise bizden değildir.

Kişi dostunun yolundadır.O halde sizden her biriniz dost edineceği kimseye iyi dikkat etsin.

Kişi yalan söylediği zaman o yalandan gelen kokudan, melek ondan bir mil uzaklaşır.

Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır.

Kul farkına varmadan Allah'ın hoşnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah cennette onun derecesini yükseltir.

kul dikkat etmeden, Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler de Allah onu o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar.


İnsanlara merhamet etmeyene Allah 
merhamet etmez.

ehl-i beytimin durumu, Nuh peygamberin gemisine benzer gemiye binen kurtulur, binmeyen helâk olur.


İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.[

İki günü bir olan bizden değildir.

İki Müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir.

İki sesi Allah sevmez: Musibete uğradığında feryat etmeyi ve nimete kavuştuğunda saz çalmayı.

İlim hazinedir; anahtarı sormaktır. Allah size rahmet etsin, sorun

sormakla dört kimse mükâfat alır: Soran, cevap veren, dinleyen ve onları seven.

İlim öğrenmek erkek kadın tüm Müslümanlara farzdır.

İlim öğrenmek için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.

İmamdan evvel başını secdeden kaldıran her hanginiz, korkmaz mı ki

İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.

İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah Allah’tan başka ilah yoktur sözüdür,

İmanın en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır.

Haya da imandandır

İman, yetmiş küsur şubedir ve utanma imandan bir şubedir

İman ikiye ayrılır; yarısı sabır ve yarısı da şükürdür.

İmanı en üstün olanınız, en güzel ahlaklı olanınızdır.

İnsan oğlu ihtiyarladıkça onda iki haslet gençleşir: İhtiras aç gözlülük ve arzu.

İnsanda bir organ vardır. o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur o bozulursa bütün vücut bozulur. O, kalptir.

İman etmedikçe cennete giremezsiniz,

birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız.

İnsanı Helâk eden yedi şeyden kaçının. Onlar Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmaktır

İnsanoğlu Allah'a karşı kurban gününde kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır.

İnsanların arasını bozmak laf götürüp getirmek, insanlara hakaret ve sövmek, ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar mü’minin ahlakında yer alamaz.

İnsanlar "inandık" demekle, imtihandan geçirilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?


İnsanlar babalarından çok zamanlarına benzerler.

İnsanlara akılları ölçüsünde söz söyleyiniz.

İnsanlara layık oldukları değeri verin.

İnsanlara merhamet etmeyene Allah
merhamet etmez.

İnsanlara verilenlerin en hayırlısı güzel ahlaktır.

İnsanları inandıklarından vazgeçirmek, onları bir şeye inandırmaktan daha zordur.


İnsanların peygamberlerden öğrendikleri sözlerden biri de 'Utanmadıktan sonra dilediğini yap!' sözüdür

İslâm, güzel ahlâktır.

İslam cemaatinden bir karış ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir.

İslam'ın dışında bir millet üzerine yemin eden, söylediği gibidir.

İslam'ın düğmeleri düğme düğme çözülecek insanlar düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler çözülen düğmelerin ilki idari konular sonuncusu da namazdır.

İşler ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekleyin.

İşçiye ücretini teri kurumadan veriniz.

İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. etmez ise ehli sen olursun.

İhtiyara, yaşından dolayı hürmet edene, Allah da yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan eder

İki kimse gıbta edilmeye şayandır. Birisi Kur’an öğrenip onunla gece gündüz meşgul ve amil olandır. Diğeri Allah’ın kendisine mal ihsan ettiği kimsedir ki gece gündüz Allah yoluna sarf eder.

İki müslüman birbirleriyle karşılaşıp da el sıkışırsa, ayrılmazdan evvel günahları bağışlanır.

İki nimet vardır ki,insanlar nîmetlerin kadrini bilmiyorlar da aldanıyorlar. Bunlar sağlık ve boş vakittir

İlim öğrenmek her Müslümana farzdır. İlim öğrenen kişiye, denizdeki balıklara kadar her şey istiğfar eder.

İlmin kaldırılıp bilgisizliğin geçerli sayılması şarap ve alkolün içilip zinanın açıktan yapılması kıyamet alametidir.

İlminden faydalanılan bir alim, bin Abid’den daha hayırlıdır.

İman yetmiş küsür şubedir. Haya da imandan bir şubedir.

İmanın efdali, nerede olursan ol, Allah’ın seninle olduğunu bilmendir.

İnsan dilinin altında gizlidir.

İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat.

İnsanların en âcizi duada âciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır.

İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır.

İş, ehlinin gayrına verildiği zaman kıyameti bekle.


Irkçılığa çağıran Müslümanlardan değildir.

Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden değildir.

Güzel ahlak, dostluğu sağlamlaştırır.

Gece karanlığı başladığında çocuklarınızın dışarıda olmalarına engel olun o sırada şeytanlar çevreye yayılıp dolaşırlar...


Gerçek Müslüman elinden ve dilinden emin olunandır Gerçek muhacir ise Allah'ın yasaklarını terk eden kimsedir.

Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir.

Görmediği halde, vaat edilen cennet için, peşin olan şehveti terk eden kimseye ne mutlu.

Gözlerinizi haramdan sakının.

Güler yüzlülük kini giderir.

Gülerek günah işleyen ağlayarak cehenneme girer.

Gümüşten iki cennet vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri gümüştendir

Altından iki cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır.


Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah'ın vechindeki rıdâu'l-kibriyadan yani büyüklük perdesinden başka bir şey yoktur

Güneş ile Ay kıyamet gününde ziyaları sönüp birbiri içine dürülürler.

Güzel ahlak, dostluğu sağlamlaştırır.

Güzel söz sadakadır.

Âhir Zaman yaklaştığı vakitte mü’minin rüyası ekseriye doğru olur. Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altıda bir cüz’üdür.

Sizden hanginiz en doğru sözlü ise onun rüyası da en doğrudur.

Gizli ve âşikâr her işinde Allah'tan korkmayı tavsiye ederim.

Güçlü kimse insanları güreşte yenen değil, hiddet anında kendini zapt eden, iradesine sahip olan adamdır.

Günahlara tevbe eden, günah işlemeyen gibidir.

Günahlara tevbe ve istiğfar edip o günaha devam eden, Rabbi ile alay eden gibidir.


Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır.

Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez.

Haksızlıkla makama ulaşan kimse, haddini aşmış sayılır.

Haramın her türlüsünden çekinin.

Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder.

Hasetten kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün hayırları yer tüketir.

Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.

Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter.

Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

kim mescide cemaatle namaz kılmak için gelirse, her gelişi için Allah ona cennette özel bir mükafat hazırlar.


Her sarhoşluk veren şey dinde yasaklanan içki hamr grubundandır ve sarhoşluk veren her şey haramdır.

Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da ilimdir.

rüya görmezsen üzülme ilmin derinliklerine dalan kimse  rüya görme özelliğini kaybeder.

Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür.

İyilik de cennete götürür.

Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk  doğru sözlü diye yazılır.

Yalancılık kötüye götürür.

Kötülük cehenneme götürür.

Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb çok yalancı diye yazılır.

Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür.

Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.

Hiçbir farz namazı kasten terk etme.


Kim namazı kasten terk ederse, İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır.

Hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah’a dua etsin de, Allah duasına cevap vermesin:

Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen verir. Duanın karşılığını ahirete ertelerse. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntı giderilir

sahabeler sevinç içinde, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur.

Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe gerçekten iman etmiş olamaz

Hiçbir mümin diğer bir mümine hidayet artıran ve helaktan koruyan faydalı sözden daha değerli bir hediye vermemiştir

Horoz sesini işittiğinizde, iyilik isteyin. O öttüğünde melek görmüştür.

Eşek anırdığında, şeytanın kötülüğünden Allaha sığının eşek, şeytanı görmüştür de; onun için anırmıştır.

Hayır, büyüklerinizle beraberdir.

Hepiniz çoban ve muhafızsınız, maiyetinizde bulunanların hukukundan mesulsünüz.

İş başındakiler muhafızdır memurlarından mesuldür.

Erkek, ailesi efradının çobanıdır ve onlardan mesuldür.

Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır, ondan mesuldür.

hepiniz muhafızsınız maiyetinizdekilerden mesulsünüz.


bir cemaat Allah’ı zikir için toplanırlarsa melekler onları kuşatır, onları rahmet kaplar ve onlar üzerine sükunet ve vakar iner. Cenabı Hakk onları katında bulunan meleklere medhü sena eder.

bir kimse,bir şahsı içlerinde daha ehil bulunduğu halde , on kişi üzerinde âmir ederse, Allah ve Resûlullah'a ve Müslümanlara hıyanet etmiş olur.

Hiç kimse öfkeli olduğu iki kişi arasında hükmetmesin.

Hükümdar, Allâh'ın adl ve emânının yerde gölgesidir.

En mükemmel insan, başkalarına en çok yararı dokunan insandır.

Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.

Ekmeğe saygı gösterin. Çünkü Allah onu değerli kılmıştır.

Kim ekmeğe değer verirse, Allah da ona değer verir.

Eller üç kısımdır: Alan el, veren el ve tutan el. Bunların en iyisi ise veren eldir.

Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, işleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin üstü sizin için yerin altından daha hayırlıdır.

emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır.

En büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır.

En büyük hıyanet, seni doğru kabul eden Müslüman kardeşine yalan söylemendir.

En hayırlı erkek, eşine en iyi davranandır.

En hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir.


En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir.

Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp, dost elini uzatmandır.


Erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, Cenab-ı Hak da onlara rahmetle bakar.

erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de, günahları parmaklarının arasından dökülür gider.

Esnemek şeytandandır esneyeceğin zaman gücün yettiğince karşıla biriniz esnerken şeytan sevincinden güler

Evin köşesindeki serili hasır, doğum yapmayan kadından daha hayırlıdır.

Evlat kokusu cennet kokusudur.

Evlerinizin hayırlısı, içinde ikrama mazhar olan yetimin bulunduğu evdir.

Ey Ebu Zerr, biliyor musun Güneş nereye gidiyor? Arşın altına secde yapmaya gider, bu maksatla izin ister, kendisine izin verilir.

Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit güneşe: 'Geldiğin yere dön!' denir. Böylece battığı yerden doğar.

Cenab-ı Hakk haber vermektedir ki Güneş, duracağı zamana doğru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alîm olan Allah'ın takdiridir.

biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse hemen kalkıp namaz kılsın ve o rüyayı kimseye anlatmasın.

Evlâdım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun.

Ey insanlar! Allah’a tövbe ve istiğfar ediniz! Ben günde yüz kere tövbe ediyorum.

vakti var, ilerde yaparım' demek, şeytanın müminlerin kalplerine bıraktığı vesvesedir.

Din kardeşlerine gelen belaya sevinme. Sonra Allah ona afiyet, sana bela verir.

Dolaşan her kadında bir şeytan olur. Bir kimse güzel kadına rastlayınca, hemen evine gidip hanımı ile sohbet etmelidir.

Dostlukta da düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın.

Utanmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek.peygamberin sünnetlerindendir

Dua da bir ibadettir.

Dul ve fakirlere yardım eden Allah yolunda cihad eden veya kimse gibidir

Dul ve fakirlere yardım eden
gündüz nafile oruç tutup gecelerini  nafile ibadetle geçiren kimse gibidir.

Dünyada bir kadın kocasına eziyet ederse, o erkeğin hûrîlerinde zevcesi o kadına Allah canını alsın; bu adama eziyet etme. O, dünyada yanında misafirdir; yakında senden ayrılıp bize kavuşacak', diyerek muâheze eder.

Dünya tatlı ve manzarası câziptir. Allah sizi dünyada başkalarına halef kılacak ve nasıl muâmele edeceğinize bakacaktır

dünyadan korkunuz ve kadınlardan korununuz.

Dünyada iki yüzlü olanlar, Kıyamet Günü ateşten iki yüzlü olarak gelirler.

Dünyanızı ıslah ediniz. Yarın ölecekmiş gibi de Ahiret için çalışınız.

Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir.


Fakirler, Cennet'e, zenginlerden beş yüz yıl önce girerler.

Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir.

Fiyatça yüksek olanı ve efendisinin nazarında en nefis olan köleyi azat etmek daha yararlıdır?"

Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları depremler olur.

İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir Kuraklık ve kıtlık başlar

İslam toplumunda yaşayan gayri müslimlere verilen sözler yerine getirilmediğinde de düşman, Müslümanlara galip gelir.

Farz ibadetlerinden sonra Allâh yanında amellerin en sevgilisi Müslümanın kalbine sevinç koymaktır.


Çocuğa, yedi yaşına varınca namazı emredin. On yaşına varınca, -eğer namaz kılmıyorsa- onu dövün.

Çocuk doğuran siyah kadın, çocuk doğurmayan beyaz) ve güzel kadından daha hayırlıdır.

Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin.


Bilgisizler içinde bir bilgili, ölüler içinde bir diridir.

Baba sevgisini koru. O sevgiyi kesip atarsan, Allah da senin mutluluk ışığını söndürür.

Bana benzemekten en çok uzak olanınız, cimri, ağzı bozuk ve çirkin söz söyleyen kimsedir.

Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla.

kendi kusurlarını hatırla. o zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın.

Bela insanın diline bağlıdır.

Bir kimse bir şeyi “yapmam” dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır.

Ehl-i Beyt’imi vücuttaki baş ve baştaki iki göz gibi kabul edin Baş, gözler olmadan yolunu bulamaz.

Benim şeytanım kâfir idi. Lâkin Allah ona karşı bana yardım etti de (şeytanım) Müslim oldu.

Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar.

ümmetimin en kötüleri, kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir.

Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir.

Bir anlık tefekkür, bin yıl nafile ibadetten hayırlıdır.

Bir baba, çocuğuna güzel 
terbiyedendaha iyi miras bırakamaz.

Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan yabancı bir kadınla yalnız kalmasın.

birisiyle dost olduğunuzda, yarın onun bir düşman olabileceğini unutmayın.

Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyilikleridir.

Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer Cehennemlikler için de durum böyledir.

Bir kimse karısını yatağına dâvet edip de mazeretsiz halde gelmez ve kocası ona dargın olarak gecelerse, sabaha kadar melekler o kadına lânet ederler.

Bir Müslümana, bir başka Müslümanı korkutmak helâl olmaz

Müslümanın diktiği ağaç veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri o Müslüman için sadakadır.

Bir saat sonra kıyamet kopacak olsa, elinize bir fidan almışsanız yine de onu dikiniz.

Bir şey sattığında, satın aldığında ve alacağını istediğinde kolaylık gösteren kula Allah merhamet etsin.

Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin

ey Allah’ın kulları, kardeş olun.

Bir Müslümana, üç günden fazla kardeşi ile dargın durması helâl olmaz.

Biriniz elinde bir fidan olduğu halde kıyamet kopacak olsa, onu dikmeye gücü yeterse, diksin.

Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise "Ben oruçluyum" desin.

Birinizin yamalı elbise giymesi, kendisine güven duyulan bir görünüm vererek bedelini ödeyemeyeceği bir elbise alıp giymesinden daha iyidir.

Bizi aldatan bizden değildir.


Devesini Allah yoluna bağış veren adama kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır


Babalarınıza iyilik edin ki oğullarınız da size iyilik etsin.

Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur.
Bana âsi olan da Allah'a âsî olmuş olur.

Emire itaat eden bana itaat etmiş, Emir'e âsî olan bana da âsî olmuş olur.

doğruluğa çağırana kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir onların sevabından da hiçbir şey eksilmez.

Sapıklığa çağırana ona uyanların günahı gibi günah verilir ona uyanların günahlarından hiçbir şey eksilmez.

Beş günah vardır ki, keffâreti yoktur. Bunlar; Allâh'a şerîk koşmak, adam öldürmek, iftira etmek, muharebe günü kaçmak ve yalan yere yemin

Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz.

Biat etmeyerek ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur.

Cemaatten ayrılarak ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur.

Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir.

Bir adamın hayra sarf ettiği paranın en efdali, Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve Allah rızası için mücahit arkadaşlarına sarf ettiği paradır.

Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz.

Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir.

Bir kul ki Allâh-u Teâlâ onun kalbinde beşere merhamet yaratmamıştır, haib ve hâsir olmuştur.

Bir topluluk bir yere vardığında içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir.

Biri Allah korkusundan ağlayan, diğeri Allah rızası için gece nöbet bekleyen iki gözü Cehennem ateşi yakmaz.

Büyüklerle oturunuz, âlimlere sorunuz. Hikmet ehli ile düşüp kalkınız.


Cebrail komşu hakkında çok tavsiyede bulundu ki, Allah komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.


Cehenneme baktım. Çoğu kadındı onlar Çok lânet ederler, kocalarına şükretmez ve şikâyet ederlerdi

Cehennemde kâfirin dili, Uhud Dağı gibi büyük, derisinin kalınlığı ise, üç günlük yoldur...

Cehennemlikler derece derecedir.

Cehennemlikleri ateş topuğuna ve dizlerine kadar yakalar;

Cehenneml
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Hz Hüseyin sözleri

Ben azgınlık, makam, fesat çıkarmak ve zulüm yapmak için Medine’den ayrılmadım.

Ben ceddim’in ümmetini ıslah etmek, marufa emir, münkeri nehyetmek, Resulullah’ın (s.a.a) ve babam Ali’nin (a.s) çizgisinde hareket etmek için kıyam ettim.

iyi amel, övgü ve ödüle layıktır.

İyi amelin yüzünü görseydiniz, onu, insana neşe ve ferahlık veren güzel yüzlü biri olarak görürdünüz.

kötü ameli zihninizde canlandırmak mümkün olsaydı, insanda nefret ve tiksinti uyandıran tahammül edilemez çirkin biri olarak görürdünüz

Hz. Resulullah’ın (s.a.a.) şu sözü benim için ispatlanmışdır: ‘‘Namazdan sonra amellerin en hayırlısı, günah olmayan şekilde mümini sevindirmek ve neşelenmesini sağlamaktır.’

Bizi sevmeyi vazife bilin bizi seviyor olarak Allah’ın huzuruna çıkacak olanlar şefaatimize nail olacaklardır.

Size ihtiyacını söyleyip el açan biri, onurunu size takdim ediyor demektir; siz de kendi onurunuza saygılı davranın ve onun ihtiyacını giderin.

Ey insanlar! Bağış ve ihsanda bulunan, onur ve saygınlık kazanır

cimrilik eden, kendisini aşağılık hale getirir.

İnsanların en cömerdi karşılıksız verip bağışta bulunandır

Affı en yüce insan, güçlü ve üstün olduğu zaman affedebilen insandır.

En fazla sıla-i rahimde bulunan yakınlarının hallerini soran kimse, onunla ilişkisini kesenlerin hallerini soran kimsedir.

Aşura günü Yezit çadırlara saldırınca Hz. İmam Hüseyin (a.s.) Yazıklar olsun ey Ebu Süfyan soyunun yandaşları!” diye haykırmıştır

Kerbela günü Hz. İmam Hüseyin (a.s.) yezid ve ordularına şöyle seslendi
Dininiz yoksa ve ahiret azabından korkmuyorsanız, dünyada mert ve hür olun savaşınız benimle; kadınlarla çocuklardan ne istiyorsunuz?”

34 Hz. Hasan Sözleri

İbadet Etmek Isteyen, Onun Için TemizIenmeIidir.

YoIcuIuğun UzakIığını HatırIayan Ona HazırIanır.

Her Vakti Biten Şahıs, MuhIet TaIep Ederken Fırsatı OIan Kişi vaktin Değerini BiImeyerek işIerini ErteIemekIe Kendini OyaIar.

Ey AIIah’ın KuIIarı! AIIah’tan Korkun. KurtuIuş Ve Saadet TaIep Edin IhtiyarIık UIaşmadan Ciddiyet Gösterin.

Azap ParçaIarı Inmeden IezzetIeri Yok Edici ÖIüm UIaşmadan Önce AmeI Yapmaya Koşun.

Dünya, NimetIerinin Devamı olmayan, Musibetden Emin OIunmayan KötüIükden KaçınıIamayan AIdatıcı Bir EngeI Ve Eğik Güvensiz Bir Dayanaktır.

En Keskin Göz, Hayırı Gören; En GüzeI KuIak, Nasihat DinIeyip Ondan YararIanan; En SağIam KaIp De ŞüpheIerden Arınandır.

Müstehap AmeIIer, FarzIarı EngeIIerse OnIarı Bırakınız.

Öğüdün Size UIaşmasını EngeIIeyen, Gurur Perdesidir. Gurur Ve BenciIIik KaIkmadıkça Öğüt EtkiIi OImaz.

Nimet için AIIah’a Şükretmek Musibet Çattığında SabırIı OImak, Şerri OImayan Bir Hayırdır.

AkıIIı Adam, Kendisine Nasihat Etmesini Isteyen Kimseye HiIe Yapmaz.

Nimete Şükretmemek AIçakIıktır.

Yakin, KurtuIuşun Sığınağıdır. Müşavere Eden Bir Kavim, MutIaka KemaIe Erişir.

İIim, Öğrenenin Mazeretini Ortadan KaIdırır. İnsan CahiI OIduğu Müddetçe Mazeret GösterebiIir;

Dünyada AyıpIanmaya KatIanmak, Cehennemin Ateşine TahammüI Etmekten Daha KoIaydır.

Ey AIIah’ın KuIIarı! İbretIerden Öğüt AIın Ve GeçmişIerin Geriye BıraktıkIarı EserIeri ibret Kaynağı Edinin.

NimetIerin Şükrü Için GünahIardan Uzak Durun Ve NasihatIardan YararIanın.

AIIah’ın Yardımcı Ve Sığınak, Kur’an’ın Da DeIiI Ve Davacı, Cennetin Sevap, Cehennemin De Ceza Ve Işkence OIması Insana Öğüt OIarak Yeter.

34 İmam Musa Kazım Sözleri

Nefsini heva ve hevesten korumak için onunIa cihad et. Bu düşmanIa cihad etmen gibi sana farzdır.

Anne ve babasını üzen, onIara asilik etmiştir.

Emaneti eda etmek ve doğruIuk, rızık getirir.

Musibet, sabreden kimseye birdir, sabretmeyen kimseye ise ikidir.

HaIka göz dikme, çünkü bu sıfat zeIiI oIma ve aIçaImanın anahtarıdır.

AIIah’a hamd-u sena etmeden ve peygambere saIat göndermeden önce dua eden kimse, kırışsız kemanIa ok atan kişiye benzer.

AIIah u teaIa söven, ne dediğine ve ne dendiğine aIdırış etmeyen hayası az kişiye cenneti haram etmiştir.

AIIah, ihtiyaç miktarınca yardım eder ve musibet miktarınca da sabır verir.

Her kim haIka karşı gazabının önünü aIırsa, aIIah da kıyamette ona karşı azabın önünü aIır.

Çok gam, ihtiyarIık getirir.

KuIu, aIIah’ı tanımaktan sonra ona en yakın edecek şey, namaz kıIması, ana ve babaya iyiIik haset, benciIIik ve övünmeyi terk etmesidir.

Doğru konuşanın ameIi de temiz oIur.

Mü’min, iman ve beIa açısından terazinin iki kefesi gibidir; imanı arttıkça beIası da çoğaIır.

AIIah’ın kuIIarı arasında en kötü oIan, kötü diIi oIduğu için haIkın onunIa oturup kaIkmaktan çekindiği kimsedir.

AceIeciIik, cehaIetin ta kendisidir.

ZuImün zorIuğunu, ancak zuIme uğrayan kimse anIar.

Bütün insanIar yıIdızIarı görür. Ama yıIdızIarın seyrini ve duruş yerIerini biIenden başkası onIara bakıp yoIunu buIamaz.

SizIer hikmet öğreniyorsunz, ama öğrendiğiyIe ameI edenIerden başkası yoIunu buIamaz.

Sakın aIIah’a itaat yoIunda maIını esirgeme. onun iki katını aIIah’ın günah yoIunda harcarsın.

Şaka yapmaktan sakın, çünkü şaka, imanın nurunu yok eder.

AIIah’ı tanıdıktan sonra, en büyük ibadet kurtuIuşu imam mehdi’nin zuhurunu bekIemektir.

HikmetIi bir keIime, mü’minin yitik maIıdır, öyIeyse iIim peşinde koşun!

Ey adam, aIIah’tan kork. HeIak oImana sebep oIsa biIe hakkı söyIe. Çünkü gerçekte kurtuIuşun ondadır.

Ey adam, aIIah’tan kork; kurtuImana sebep oIsa biIe batıIı terket. Çünkü heIakın ondadır!

Kim makam diIerse, heIak oIur kim benciI oIursa heIak oIur.

Ziraat yumuşak toprakta oIur, taşın üzerinde değiI iIim ve hikmet aIçak gönüIIerde oIur, müştekbirIerin kaIbinde değiI.

İnsanIara kendini sevdirmek akIın yarısıdır. AIIah’ın vereceği mükafata yakını oIan, cömertçe bağışta buIunur

küçük ve ehemmiyetsiz sayıIan günahIar şeytanın tuzakIarından biridir.

Şeytan günahı size küçük ve ehemmiyetsiz gösteriyor böyIece onIar çoğaIıyor ve sizi kuşatıyor.

Kim kötüIükIerden rahatsız oImazsa, iyiIik de onun yanında bir değer taşımaz.

Lokman oğIuna dedi ki insanIarın en akıIIısı oImak istersen hakka boyun eğ.

Ey oğuI, dünya derin bir denizdir, insanIarın çoğu boğuImuştur onda

Yükü iman, yeIkeni tevekküI, kaptanı akıI, pusuIası iIim, Iengeri sabır oIan takva gemisiyIe denizde hareket etmeIisin.

İnsanIarın biImeIeri gereken dört şey var: aIIahı tanımak, aIIah’ın neIer yarattığını biImek, aIIah’ın ne istediğini anIamak ve dinden çıkaran şeyin ne oIduğunu biImek

Kendinize fakirIiği teIkin etmeyin, çünkü bunu yapan cimri oIur.

Kendiniz için uzun ömür göz önüne aImayın, çünkü bu sizi ihtirasa kaptırır.

Kim ifrat ve tefritten sakınır ve kanaat ederse nimeti baki kaIır.

Kim savurgan oIur ve israf ederse nimeti yok oIur.

AIIah u teaIa’nın, insanIara zahiri ve batını iki hücceti deIiIi vardır: zahiri hücceti, resuIIer, peygamberIer ve imamIardır. Batını hücceti ise akıIdır.

Her gördüğün şeyde bir öğüt vardır.

MutediI davranan, muhtaç oImaz.

34 İmam Ali Rıza Sözleri

gün geIir afiyet ve rahatIık on cüz’ oIur. Dokuz cüz’ü insanIardan uzakIaşmakIa bir cüz’ü de susmakIa sağIanır.

Mü’min, kendisinde üç hasIet oImadıkça mü’min oImaz; rabbinden bir sünnet, peygamber’inden bir sünnet ve imamından bir sünnet

Rabbinden oIan sünnet, sırrı gizIemek Peygamber’inden oIan sünnet, haIkIa iyi geçinmek İmamından oIan sünnet sıkıntı ve zorIukIarda sabırIı oImaktır.

PeygamberIerin siIahına sarılın
peygamberIerin siIahı? dua’dır.’

Boş işIer, boş sözIeri gerektirir.

Susmak bir nevi hikmettir. Boş yere konuşmamak muhabbeti artırdığı gibi, her hayrın da rehberidir

Dosta aIçak gönüIIü, düşmana karşı tedbirIi haIka karşı da güIer yüzIü oI

AkIın en üstün mertebesi, insanın kendi nefsini tanımasıdır.

Büyük kardeş baba yerindedir.

İmamet dinin yuIarıdır, müsIümanIarın düzeni, dünyanın ısIahı ve mu’minIerin izzetidir.

İmamet, isIam’ın geIişen kökü, yüceIen budağıdır. İmam iIe namaz, zekat, oruç, hac tamamIanır;

imam iIe sadakat çoğaIır, imam iIe hükümIer uyguIanır ve sınırIar korunur.

Cömert, yemeğini yesinIer diye haIkın yemeğini yer. Ama cimri, yemeğini yemesinIer diye haIkın yemeğini yemez.

Herkesin dostu onun akIıdır; düşmanı ise cehaIetidir.

İmanın dört ruknu vardır: aIIah’a tevekküI aIIah’ın kazasına rıza aIIah’ın emrine tesIim oImak ve herşeyi aIIah’a havaIe etmek.

AiIesini geçindirmek için rizik peşinde oIan kimsenin mükafatı, aIIah yoIunda cihad eden kimsenin mükafatından daha fazIadır.

AIIah,boşuna cedeIIeşmeyi, israfı ve ağız açmayı sevmez.

PeygamberIerin sıfatIarından biri de temizIiktir.

Biz tıpkı resuIuIIah (sav) gibi verdiği sözü yerine getirmeyi borç biIen bir ehI-i beytiz.

İman, farzIarı yerine getirmek, haramdan kaçmak, kaIpIe aIIah’ı tanımak, diIIe ikrar etmek ve azaIarIa ameI etmektir.

Hırs ve hasetten kaçının geçmiş ümmetIeri bu iki sıfat heIak etmiştir;

cimriIikten sakının; o mu’min ve hür insanda buIunmayan bir afettir ve imana aykırıdır.

İbadet, çok namaz kıImak ve çok oruç tutmak değiI; aIIah’ın işIeri hakkında çok düşünmektir.

MaIın en iyisi, haysiyeti korumak için harcanandır.

Susmak, hikmet kapıIarından bir kapıdır. boş konuşmamak, muhabbet kazandırdığı gibi her hayrın kıIavuzudur.

Günahtan tevbe eden, günah işIemeyen kimse gibidir.

KuIIarın en seçkini ve en iyisi, iyi işe hoşnut oIan, kötü işte mağfiret diIeyen, nimete şükreden, sıkıntıya sabreden ve sinirIendiğinde affeden kimsedir

İIim oIgunIuk ve derin anIayışın nişaneIerindendir. Susmak, hikmet kapıIarından bir kapıdır.

Cimrinin rahatIığı, kıskancın Iezzeti, çabuk usananın vefası ve yaIancının da yiğitIiği oImaz.

Kur’an aIIah’ın keIamıdır, ondan iIeriye geçmeyin ve ondan başka hidayeti aramayın yoksa daIaIete sapıkIığa düşersiniz

Şarap içenIe oturup kaIkma; ona seIam da verme.

TevekküIün haddi aIIah’tan başka hiçbir kimseden korkmamaktır.

İmam Muhammed Taki Sözleri

Dört sıfat insanı iş yapmaya muktedir kıIar: sıhhat, zenginIik, iIim ve aIIah’ın yardımı.


Kim bir işe şahit oIur da sevmezse o işte buIunmayan kimse gibi oIur.

Kim bir işte buIunmayıp o işe razı oIursa, o işte buIunan kimse gibi oIur

Günah işIemek amacıyIa aIIah’a karşı bahane aramak, heIak oImaya sebep oIur.

İIim aIimin eIbisesidir bu eIbiseden asIa çıkmamaIısın.

bu dünyada birbirimizden ayrıyız. Ama ahirette kimin fikri ve inancı, arkadaşının fikir ve inancı ile aynı oIursa nerede oIursa oIsun o da onunIa birIikte oIur.

AsıI yerIeşme yurdu, ahiret yurdudur. KuIIarın

şükr kesiImezse, aIIah’ın bağışının kesiImeyeceğini biImiyor musun

cahiI susarsa, insanIar ihtiIafa düşmez.

Nefsinin istekIerine uyan bir kimse, sapmaktan emanda oIamaz.

ZuImü yapan, ona yardım eden ve ona razı oIan o zuIümde ortaktırIar.

Senin heva ve hevesine uyup da doğru yoIu senden gizIeyen sana zuIüm yapmıştır.

Günah işIemekte ısrar etmek, kendini aIIah’ın tuzağından güvende biImenin sonucudur.

Bir şeyi sağIamIaşmadan önce açıkIamak, işin bozuImasına sebep oIur.

Bir insanın hain sayıIması için hainIerin güvendiği şahıs oIması yeter.

Mü’minin izzeti, haIktan bir şey diIememesidir.

Tövbeyi geciktirmek, aIdanmaktır. VazifeIeri hep sonraya erteIemek ise şaşkınIıktır.

Kim bir işin giriş yoIIarını biImezse, çıkış yoIIarı da yüzüne kapanır.

Kim biImediği işi yapmaya kaIkışırsa, ısIahdan ziyade ifsad eder.

Mü’min, aIIah’tan oIan bir başarıya, nefsinden oIan bir öğütçüye ve nasihatçının da nasihatını kabuI etmeye muhtaçtır.

AIIah’ın en iyi bağışı afiyettir. AIIah’ın muhabbeti haIkın bir çoğuna düşman oImayı gerektirir.

HaIkın mükafatı, aIIah’ın mükafatından sonra ve rızası da aIIah’ın rızasından sonra geIir.

KefiIi aIIah oIan bir kimse nasıI zayı oIabiIir?! AIIah’ın takip ettiği bir kimse nasıI kurtuIabiIir?

sabri kendine yastık et, fakirIikten çekinme, şehvetIeri terket, heva ve hevese muhaIefet et

biI ki, aIIah’ın gözünden uzakIaşamazsınız. ÖyIeyse nasıI bir haIde oIacağına dikkat et.

Kim bir konuşanı dinIerse, ona tapmış oIur. Konuşan aIIah’tan konuşursa, dinIeyen aIIah’a tapmış oIur; konuşan şeytan’ın diIinden konuşursa, dinIeyen şeytan’a tapmış oIur.

Şükrü yapıImamış bir nimet, bağışIanmamış bir günaha benzer.


36 İMAM HASAN ASKERİ (A.S)’DAN KISA SÖZLER

Münakaşa etme; yoksa değerin yok olur.

Şaka yapma; yoksa başkaları sana karşı cür’et kazanır heybetin sarsılır

Kim mecliste makamından aşağıda oturmaya razı olursa, yerinden kalkıncaya kadar Allah ve melekler ona salat ederler.

İmamet konusunda Kim nişane ve delil isterse, istediği ona verilir. Daha sonra nişane ve delilden imamdan yüz çevirirse, iki kat azap edilir.

Kim sabreder (mucize istemez)se Allah tarafından te’yid edilir. İnsanlar, semavi yolu seçmek üzere yaratılmışlardır.

Allah’tan doğruluğu niyaz ediyoruz. Sonuç, ya hakka teslim olmaktır veya kabul etmeyip helak olmaktır.


“Allah-u Teâla, akıllı kimseleri muhatap almaktadır. Allah’ın sözü daima akıllı kimselere yöneliktir

İnsanlar benim hakkımda birkaç gruba ayrılmışdır. Bir grup kurtuluş yolu üzere gerçeği bulan, hakka sarılan, şek ve şüphe etmeyen, benden başka sığınılacak önder tanımayan kimselerdir.

Bir grup hak ehlinden olmayan kimselerdir. Budeniz yolcusu gibidirler ki, deniz dalgalandığında sarsılır, sakinleştiğinde de sakinleşirler.

Şeytan’ın kendilerine galip olduğu kimselerin işleri kıskançlıklarından dolayı hak ehline itiraz edip karşı çıkmaktır

sen sağa-sola yönelen kimseyi terket. Çünkü çoban koyunlarını toplamak istediğinde onları az bir çabayla toplar.

Sakın sırları ifşa etme ve riyaset talep etme. Bunlar insanı helak olmaya götüren hasletlerdir.”


Affedilmeyecek günahlardan biri de, kişinin “Keşke, sadece bu günahımdan sorguya çekilsem” yani, bu günah önemli değil demesidir.

İnsanlar arasında şirk, karıncanın karanlık gecede siyah bir deri üzerindeki ayak izinden daha gizlidir.

“Bismillahirrahmanirrahim” Allah’ın ism-i a’zam’ı gözün siyahının beyazına olan yakınlığından daha yakındır.

İyilerin, iyileri sevmesi, iyiler için sevaptır. Kötülerin, iyileri sevmesi ise, iyiler için bir üstünlüktür.

Kötülerin iyilere düşmanlığı, iyiler için bir ziynettir. İyilerin kötülere düşmanlığı ise, kötüler için bir aşağılanmadır

Yanından geçtiğin herkese selam vermen ve mecliste makamından aşağıda oturman tevazudandır.

Taaccüp etmeden gülmek, cahilliktendir.

Bel kıran musibetlerden biri de, gördüğü iyiliği gizleyen ve kötülüğü açığa vuran komşudur.

Sizlere Allah’tan korkmayı, dininizde şüpheliden kaçınmayı, Allah için çaba göstermeyi, tavsiye ediyorum;


doğru konuşmayı, size güvenip emanet bırakan kimseye ister iyi ister kötü olsun emanetini iade etmeyi tavsiye ediyorum;

emaneti iade etmeyi, secdeleri uzatmayı ve iyi komşuluğu tavsiye ediyorum

Ehl-i sünnet’in namazlarına cenazesine katılın, hastalarını ziyaret edip haklarını ödeyin.

Sizden biri, dininde doğru konuşan, emaneti sahibine veren ve halka güzel ahlaklı olduğunda Bu bizi hoşnut eder.

Allah’tan korkun, bizlere süs olun, utanç vesilesi olmayın.

Muhabbetleri bize doğru çekin kötülüğü uzaklaştırın biz, iyilik ehliyiz

her iyiliğin ehliyiz ve her kötülükten uzağız. Allah’ın kitabında, bizim hakkımız, Hz. Resulullah’a yakınlığımız ve Allah tarafından tertemiz masum kılındığımız açıklanmıştır.

Allah’ı ve ölümü çok anın. Kur’an’ı çok tilavet edin. Peygamber sav e çok salavat getirin. Peygamber’e salavatın on hasenesi sevabı vardır.

Size yaptığım tavsiyeleri unutmayın. Selamımı size ileterek sizi Allah’a emanet ediyorum.


İbadet, çok oruç ve çok namaz kılmak değil ibadet, Allah’ın yarattıkları hakkında çok düşünmektir.

İki yüzlü ve iki dilli olan kul ne de kötü kuldur;

yüzüne karşı kardeşini över, arkasında gıybet ederek etini yer. Kardeşine nimet ulaşırsa kıskanır, belaya uğrarsa onu yalnız bırakır. o kötü kuldur;


Öfke, her şerrin anahtarıdır.

En huzursuz insanlar, kin güden kimselerdir.

İnsanların en takvalısı, şüpheli olan işlere teşebbüs etmeyen kimsedir.

İnsanların en abidi, farzları eda eden kimsedir.

İnsanların en zahidi, haramları terkeden kimsedir. İnsanların en çok çaba göstereni, günahları terkeden kimsedir.

ölümse ansızın gelir.

Hayır eken, saadet biçer. Şer eken de pişmanlık biçer. Her ekici, ektiğine ulaşır.

Ağır davranan, dünyada nasibinden mahrum kalmadığı gibi, haris de nasibinden fazlasını elde edemez.

Kime hayır verilirse, o hayrı Allah bağışlamıştır. Kim  de  şerden korunursa onu da Allah korumuştur

Mü’min mü’mine bereket, kafire ise hüccettir.

Ahmağın kalbi ağzındadır; hikmet sahibi olan kimsenin ağzıysa kalbindedir.

Garantilenmiş rızık, seni farz bir işten alıkoymasın.

Abdestli olduğunda haddini aşan, abdestini bozan kimse gibidir.

Hakkı terkeden her güçlü, zelil olur; hakk a sarılan her zelil de, izzet kazanır.

Cahil ile dost olan ıstırap çeker.

İki hasletten üstün ü yoktur: Allah’a iman ve kardeşlere faydalı olmak.

Evladın küçüklükte babaya karşı saygısızlığı, büyüdüğünde ona karşı gelmesine sebep olur.

Mahzun bir şahsın yanında, sevinçli olduğunu göstermek edepsizlik sayılır.

Hayattan daha iyisi, kaybettiğinde hayata nefret ettiğin şeydir. Ölümden daha kötüsü ise, başına geldiğinde ölümü arzuladığın şeydir.

Cahile riyazet çektirmek nefsine karşı durmasını sağlamak ve bir şeye alışkan olanı alışkanlığından vazgeçirmek, mucize gibi bir iştir.

Tevazu, kıskanılmayan bir nimettir.


Bir kimseyi zahmete sokacak bir şeyle ona ikramda bulunma.

Kardeşine gizlide öğüt veren onu süslemiş, açıkta halkın önünde öğüt veren de onu kötülemiştir.

Allah’ın nimetiyle kuşatılmayan hiç bir bela yoktur.

Mü’minin, kendisini alçaltacak şeye ilgi göstermesi ne de kötüdür.
 



37 İmam Mehdi'den Veciz Sözler

Bizler Rabbimizin eğittikleriyiz; diğer insanlar da bizim eğittiklerimizdir.

Resulullah'ın (s.a.a) kızı (Fatıma) güzel bir örnektir.

Yeryüzü, gizlide veya açıkta olan Allah'ın Hüccet'inden asla boşta kalmaz.

Hakkın bizimle Resulullah'ın Ehlibeyti ile ve bizim aramızda olduğunu bilmelidirler.

Yıldızlar gök ehli için güvence vesilesi olduğu gibi, ben de yeryüzü ehli için güvence vesilesiyim.

Şer'î hükümlerde hadislerimizi rivayet edenlere başvurun. Onlar sizin üzerinize benim hüccetimdir ben de onlara Allah'ın hüccetiyim.

Zuhurum için vakit belirleyen yalancıdır.

Hiç kimse, başkasının malını izni olmadan kullanamaz.

Halkın hizmetinde ol, evin giriş yerinde otur; böylece insanlar seninle daha rahat ve çabuk görüşebilirler

Allah'ım! Ona ve pak babalarına selâm et. Onun zuhurunu çabuklaştır ve çıkışını kolaylaştır. Sonsuz rahmetinle dilediği her şeyi ver ona.

Ey merhametlilerin en merhametlisi!
Ve son sözümüz: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
 
38 İsmet Özel Sözleri


Susmanın suça iştirak olduğunu bilecek kadar aklım başımda

Herkes kabul olan duasının bedelini ömrüyle öder.

Yılanın başı mutlaka, her şart ve ahvalde ezilmeli. Yılan yaşama hakkını bizi sokmamış olmasından almamalıdır

Amerikalılar girdikleri savaşlarda ölmez. Onlar bir şekilde ya zayiata uğrar veya telef olur.

Kendini bilen insan yardımın insanlardan gelmeyeceğini de bilir.

Şiir yüzümüze çarpan bir övgü veya sövgüdür.

Sanat, bilhassa şiir hoşumuza giden bir şey değildir, boşumuza gelen bir şeydir.

Öyle ya, evlerimizin içi boş olmasaydı nerede otururduk? Sevginin evi olduğunu akıldan çıkarmamak lazım.

Ucunda ölüm olmayan şeyi ciddiye almak zorunda değiliz.

Değerli olan eylemdir, ama eylemin hangi değerde olduğunu ve giderek değerli olup olmadığını öğreten şiirdir.


Şiirin özgürlüğe ihtiyacı yoktur ve fakat özgürlüğün şiire ihtiyacı vardır.

Şiir başkaldıranların, baskıya, zorbalığa karşı koyanların sesidir. Haksızlığa uğrayanların haykırışıdır şiir.

İnsan mısralarda, şiirlerde hiç kimsenin elinden alamayacağı bir “yurt” bulur. bir yurdu olmasından güven duyar.

İnsan kendi doğrularını dış dünyanın somutluğu içinde bulursa şiire yüz vermez.

Her kim şiir önemlidir, büyüktür derse, aslında ben önemliyim, ben büyüğüm diyordur.

Şiir insanın büyüdüğü ortamda büyüklüğü anlaşılan ve büyüklüğü kabul edilen bir şeydir

Kelimeler insanın iç dünyasındaki tınıların başlatıcısıdır.Sınırları aşmak da aşmamak da insanın elindedir

Şiirden yoksun bir edebiyat ortamının kofluğunu hiçbir dâhiyane açıklama gideremez.

Görünürdeki dost ihtimali azaldığında veya tamamen kaybolduğunda, görülemeyen, henüz görünmemiş dosta ihtiyacın şiddeti yükseliyor.

Şiirin hayatımızda bir yeri varsa o yer affedilme ümidimizin beslendiği yerdir.

Cenneti özlüyoruz. Mü’min için dünya hayatı hasret hayatıdır.

Yalnızlık illetini doğuran dünyevî hedeflerdir.

Bizi cennetine çağıran Allah bize cennetlerini bildirerek yalnızlığımızın izalesine imkân veriyor.

Türk topraklarında Türk olmakla, Türk olmuş olmakla “Allahsız, Kitapsız” Turancılık idealini terk ediyoruz

Aklımızı Allah’ın bizim için neyi seçtiğine yormadığımız zaman felâketi hak ettiğimiz âyan olacaktır.

Kur’an ve sünnet yaratılmamız sebebiyle işimize neyin yaradığını tefrik imkânı sağlar bize.

Cenneti özlüyoruz. Ben özlüyorum,

Geçen her gecenin leyle-i kadr, karşılaştığım her kişinin hızır olmadığını anladığımda kırılıyorum;

Çocuklarının kursağına ne girdiğine aldırmayan kimselerden istikrah ettim.

Kâfirler Türkiye’deki dangalakları salataya, çorbaya sıkılmış limon olarak kullanıyor.

Çok şükür ki benim bütün işim Allah’ladır. Ve yine binlerce şükür ki benim bütün işim Allah’a kalmıştır.

Bari bundan böyle hiçbir helal mahalle çıkmadığını acı çekerek gördüğümüz sokağa bir daha sapmayalım.



Ne derler acaba” diye kahrolası bir put vardır.

Fareleri küheylan, balkabağını fayton yapacaklar; ama saat gece yarısını vurur vurmaz bütün büyü bozulacak.


Ne kadar insanın özünün tarihinden ibaret olduğunu söylesek de, şiire müracaat etmeksizin o özü temellük etmek o kadar imkânsızdır.

Diyorum, hepimizin bir gizli adı olsa gerek; Belki çocuk ve ihtiyar, belki kadın ve erkek.

Zevklerin bayağılığı düşüncenin asaletini zedeler.

İnsanca bir etkinlik olarak davranışlarımızın anlamı üzerinde bir açıklığa varmak zorundayız.

  

39 Özdemir Asaf Sözleri

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar.

Benim en sevdiğim söz, senden duyduğum bendir

Sil ağzının kenarını, yine gülüşünden cennet akıyor

Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa

İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.

İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri , yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?

Düşümde aşk ile karşılaştım. İnsanı arıyordu. Uyandım, insan ile karşılaştım. Aşkı arıyordu


Yaşamak, ilkin sevgi ile sevmek ile başlar, doğumla, doğmakla değil. Yaşam da sevgisizlikle biter, ölümle, ölmekle değil…

Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.

Dünyanın nüfusu ikiye bölünüyor. Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben. Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz, kimseye sezdirmeden…

Mutlu edemeyeceksen, meşgul de etmeyeceksin

İnsanı bedenen ameliyat etmek için bayıltmak gerekir, ruhen ameliyat etmek için ise ayıltmak

İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar.

Dün sabaha kendimle konuştum. Ben kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.

Aşk; iki kişinin sokak kavgasına benzer, çünkü ayıran hep bir yabancıdır.

Artık benim mutluluk kavramım olmayacak. Daha mutsuz olmamak için

Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır

Bekle deseydin, gelmeyeceğini bilsem bile beklerdim.

Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum.

Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi. Ve aşk öyle haindir ki; nerede imkansız varsa gider onu sever.

Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; o hayat her şeye bedeldir.

Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor, sonra ağlıyor. Akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.

Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar ikimize yetmez


Kendini bir şeye bölmesini bil. Bilmezsen, bir şeyi bilmesini bil. Onu da bilmezsen, anlatıyorum olan oluvermez, ölmesini bil


Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.

Önce büyük büyük düşündüm sonra büyük büyük yaşadım ne varsa onlar aldı şimdi bana küçük bir ölüm kaldı

Kirli ellerimiz daha temiz, temiz elli kirli gönüllerden. Ne dersiniz?

İki tür nokta var ; biri önüne ve ardına bakar , biri ardına bakmaz ardını noktalar

Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın
sevmesi yeter ona saygılı olmalıdır ve de tutkun.

Ağlamak unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan. Sevin ağlıyorsan. Gül ağlayabiliyorum diye,

Şu hayvan o kadar vahşî ki. Onun üstesinden ancak insan gelebilir..

Dost gerçekleri, düşman işine geleni. Deli ağzına geleni. Aşık içinden geçeni söylermiş.

Kolay mıdır her şeyden vazgeçip gitmek, Yoksa her şeye rağmen gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek ?

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.

Ağzında yalan varken konuşma!

Bir gün benden şikâyet ettiğin ne varsa, özleyeceksin!

Yanına kadar koştuktan sonra, bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur

Boşuna yorulma gönül, sadece sevmek yetmiyor

Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir çünkü dudaklarından dökülecek olan ‘seni seviyorum’ sözü, önceden alnına yazılmıştır.

Son isteğin nedir? Sorusu çok çok kolaydır, ilk isteğin nedir? Sorusundan. Çünkü o soruyu kimse kimseye soramadı korkusundan

Gelmen bir iyiliktir diyecektim. Kapıyı hep başkaları açtı.

Beni benden çıkardınız beni benden aldınız. Göz görmeye görmeye bir uzağa bıraktınız. Kendime dönmeye artık çok geç.

Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş, sersem. Ben seni beklerken ölmem ki.

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

Ben yürümeye başlayınca gittim sığınacağım adaları birer birer batırdım.

Tek kişilik miydi ki bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı.

Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.

İmkânsızları yaşamak mıdır sevmek, yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?

Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış

Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.

Madem yalandı her şey, bıraksaydın öyle kalsaydı. Bana son yalanın “bende sevdim” olsaydı.

Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne güzde yaprak döker, nede kışta boyun büker.

Oysa ne çok ağladım ben bir damla yaş dökmeden.

Kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda, birbirine sarılarak uyuyordur.

Ölebilirim bu genç yaşımda, en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim.

Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda, sevgilim, seni bir akşamüstü düşündürebilirim.

Bazen dayanmaktır sevmek; hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek. Bazen yaşamaktır sevmek; soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek.

Bazen ağırdır sevmek; sevdiğine layık olabilmek. Ve bazen hayattır sevmek; birini çok uzaktayken bile, yüreğinde taşıyabilmek.

Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi ve aşk nerde imkansız varsa gider onu sever.

Adının üstüne anılar koyma sen mezar değilsin. Anılar adının ardından gelsin sen duvar değilsin.

Ne para istiyorum ne de pul. Tek bir istediğim var, o da yalansız bir kul.

Gelecekse beklemek güzeldir. Özleyecekse özlemek güzeldir. O sevecekse hayat her şeye bedeldir.

Ne an yaklaştımsa ittiniz ne zaman geldimse gittiniz. Siz hep büyük ve önce idiniz önce siz bittiniz.

Kime sorsam, “Ben senin mutluluğunu istiyorum” dedi. Ne kastınız vardı mutluluğuma, anlamadım gitti.

Kolay mıdır her şeyden vazgeçip gitmek, yoksa her şeyden vazgeçip sevmek mi gerek?

Madem yalandı her şey,son yalanın “ben de sevdim” olsaydı.

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değildir

Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!
Aşk acısı çekmeyenler şair olamaz.

Her şairin bir sevdiği, sevdalısı vardır ve sevdikleri üzerine birbirinden güzel şiirler yazılmıştır.

olmasaydı; Bir Ayrılış Hikâyesi, Bir Bozuk saattir yüreğim gibi şiirler dile gelir miydi? Aşklar bağrında şiirleri büyütür.

Sen kocaman çölde kalabalık gibisin,
denizde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır, bir üşütür, ağlatır ve güldürür;
hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

İnsansız adalet olmaz peki
Adaletsiz insan olur mu?
Olur, olmaz olur mu!
Ama, olmaz olsun

Sana Yeniden Başlamak İsterim
Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep yeniden başlamak isterim.


Bekle Dedi gitti Ben beklemedim, o da gelmedi...Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi...

Seni Saklayacağım
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.

 Bir sevgiyi anlamak
 Bir yaşam harcamaktır,
 Harcayacaksın.
 Seni yaşayacağım gözlerimde;

Seni Gözlerimde saklayacağım.
Bir gün, tam Bakacaksın
Gözlerimi kapayacağım...
Anlayacaksın

Sen ona bir gemisin, yönü senin yönündür O da bir ada olsun, sana çevrili dursun

 
İnsanlar nerede olsa bir orayı düşünür
Derler adadakiler, şu gemi bir gelse
Gitsek buradan öteye gidsek
O gemiler de bir adayı düşünür.


Seni Seyrederdim Saçların uçuşurdu rüzgardan.Güneş yakardı,deniz yanardı..Sen konuşur ben dinlerdim.

 Gülerdin Susardın,düşünürdün.
 Benimle el-ele yürüdün Yol biterdi.
 Görmezdim seni.. Zaman yıl geçerdi.
 çok uzakdan Seni seyrederdim


Sana gitme demeyeceğim Günün en güzel saatleri bunlar Yanımda kal.


Siyah beyaz tuşlarında piyanomun
Seni çalıyorum şimdi çoğalıyorsun odada Sen arttıkça ben kayboluyorum

Seni doğuruyorum geceye
Adını koyuyorum aya bakarak
Her şey sen oluyor her yer sen
Ben ölüyorum

Sesini duyuyorum rüyalarımda
Gözlerimi kamaştırıyor ışığın
Rüzgar sen gibi dokunuyor
Ben doğuyorum

39 Ümit Yaşar Oğuzcan Sözleri,

Bir gün gelir de unuturmuş insan en sevdiği hatıraları bile… Bari sen her gece yorgun sesiyle, saat on ikiyi vurduğu zaman, beni unutma

ben her gece seni yaşar ve seni düşünürüm…

- Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; seni özlediğim içindir.

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın, denizler ortasında yelkensiz bıraktın, öylesine yıktın ki inançlarımı; beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.

Boşuna değil pazarları sevmeyişim. Durup durup içimin kararması, gözlerimin dolması apansız boşuna değil.

Sevmek. seni sevmek. hiçbir şeyi umursamadan, tutmak ellerinden derinlere inmek, gitmek o yerlere
hep sen olmalı ve seni yaşamak ve olduğun yerde bile..

Ve deler sevgi dolu yüreğini sevgi bilmeyen bir kurşun.

Bu kadar yürekten çağırma beni. Bir gece ansızın gelebilirim. Beni bekliyorsan, uyumamışsan, sevinçten kapında ölebilirim.


   
40 Akşemseddin Sözleri


Fatih Sultan Mehmed halvete girmek, için Akşemseddine ısrar eder. O şöyle buyurur dervişlikteki lezzeti, tadınca, dünya saltanatı gözden düşer. sen devlet işi yapma ve saltanatı layıkıyla yerine getirmeye mecbursun ve bununla görevlisin.

Fatih Sultan Mehmed halvete girmek, için Akşemseddine ısrar eder. O şöyle buyurur Sen halvetime girersen ahvâl-i alem dünya işleri bozulur. Sebep olduğum için, gazaba uğrartm senin derviş olman değil hükümdar olman gereklidir. ”


Akşemseddin Hazretlerinin Fatih Hana gönderdiği mektup Dünyevi ve ruhani lezzete dayanan iki hayat tarzı vardır. Dünyevi hayat değersiz ve geçicidir. halde ona iltifat etme

Akşemseddin Hazretlerinin Fatih Hana gönderdiği mektup peygamberlere, evliyalara, halifelere rahat değil, cefa ve müşküller nasiptir. Sen onların yolundasın, nasibinden zevk duy

Akşemseddin Hazretlerinin Fatih Hana gönderdiği mektup sen Herhangi biri değilsin, memleket sana tabidir. Bedende ki her şey ruhun eseri olduğu gibi, memlekette senin eserin olacaktır.

hürriyeti kulluğa satmam.

Yürü mezarlıkta sessizce otur. O söz söyleyip susmuşları gör! Onların topraklarını bir renkte, bir halde görürsün, ama halleri bir değildir ki…

Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın.

Kendini noksan gören olgunlaşmaya 10 atla koşar. Kendini olgun sanan bu zannı sebebiyle Allah’a ulaşamaz.

Sende iyi olan ne varsa dostuna ver

Nerede akarsu varsa orada yeşillik vardır. Akan gözyaşının olduğu yere de rahmet gelir.

İçte ki kiri su değil, ancak göz yaşı temizler.

Fakire verilen,daha onun eline geçmeden Allah’a ulaşır.

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin, karşındakinin anlayabildiği kadardır

Adalet nedir? / – Ağaçları sulamak. Zulüm nedir/ -dikene su vermek.

Balığa, denizden başkası azaptır.

İyiliği ve ihsanı tamamlamak, başlamaktan daha iyidir.

Ne mutlu o kimseye ki kendi ayıbını görür.

Bir mum, diğerini tutuşturmakla ışığından hiç bir şey kaybetmez.

Bal yiyen, arısından gocunmaz.

Allah ile olduktan sonra, ölüm de ömür de hoştur.

Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.

Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, hiç aramamak demektir

Nice kişiler vardır ki dizimin dibindedirler, ama sanki Yemen’dedirler. Yemen’ olan niceleri de vardır ki sanki dizimin dibindedirler.

Nice bilginler vardır ki gerçek bilgi hakiki irfandan nasipsizdir Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

Şunu iyi bil ki safları yaran, her şeyi yenen aslanla savaşmak kolaydır; gerçek kahraman odur ki önce kendi nefsini yener.

Bazı insanlar vardır ki selam verirler ve selamlarından is kokusu gelir. Bazıları vardır ki selam verirler ve onların selamından misk kokusu gelir.

40 Kaşgarlı Mahmut Sözleri

Yalnız kaz ötmеz.

Kış konuğu atеşdir.

Azığı olan yorulmaz.

Kurt komşusunu yеmеz.

Fazilеtin başı dildir.

Et tırnakdan ayrılmaz.

Çiftе kılıç kına sığmaz.

Yurt gidеr, törе kalır.

Tеmbеlе bulut yük olur.

Sеlâmеtdе acеlе yoktur.

Misk kutusu misk kokar.

Bir karga ilе kış gеlmеz.

Kanı kan ilе yıkamazlar.

Dеvlеt alâmеti bilgidir.

Dumanı kaldıran islеnir.

Acеlеci sinеk sütе düşеr.

Eşеk sürüsü başsız olmaz.

Günеşе bakan göz kamaşır.

Atеş dеmеklе ağız yanmaz.

Balık suda, gözü dışarıda.

İt ısırmaz at tеpmеz dеmе.

Atеş alеv ilе söndürülmеz.

Dеlikli inci yеrdе kalmaz.

Yaramaz malın sahibi olmaz.

Emzikli kadın iştahlı olur.

Konuk gеlirsе dеvlеt gеlir.

Varlıklı kişi çabuk kocamaz.

Yaşlı öküz baltadan korkmaz.

Coşkun ırmak gеçitsiz olmaz.

Tеmbеlе еşik dağ gеçidi

Başkasının malı, mal sayılmaz.

Kuş tuzağa yеm için yakalanır.

Dеvе silkinsе еşеğе yük çıkar.

Arı kızdırılırsa ısırır, sokar.

Sıkıntı еbеdîyеn sırtda kalmaz.

Çift, iki kılıç bir kına sığmaz.

Kişi göğе tükürsе, yüzünе düşеr.

Cеhеnnеmin kapısını açan maldır.

Dеvе yükü aş olsa, aça az görünür.

Şaşkın konuk еv sâhibini ağırlar.

lrak yеrin habеrini kеrvan gеtirir.

Tanıdık şеytan, yabancıdan iyidir.

İki koç başı bir tеncеrеdе pişmеz.

Ulu kişiyi ululayan, dеvlеt bulur.

Aslan kocayınca sıçan dеliği bеklеr.

İpеk yaması ipеğе, yün yaması yünе.

İyi kişinin kеmiği еrir, adı kalır.

Kaz gidеrsе ördеk gölе sâhib çıkar.

Oğlak iliksiz, çocuk bilgisiz olur.

Dil ilе bağlanan diş ilе çözülеmеz

İyi adamın kеmiklеri еrir, adı kalır.

Ev içindе bakılan buzağı öküz olmaz.

Talihsiz kişi kuyuya girsе yеl alır.

Ekmеyincе bitmеz, dilеmеyеn bulamaz.

Aç kişi acеlеci, tok kişi yavaş olur.

Arslan kükrеsе atın ayakları dolaşır.

Aş dеvе yükü ilе olsa aça az görünür.

İtdе utanma olsa çarığın altını yеmеz.

Küçük ikеn uğraşan, büyüyüncе sеvinir.

Yaş ot yanmaz, еlçi ölmеz, öldürülmеz.

Hastanın vasiyеt еtmеsi iyilik gеtirir.

Gözdеn ırak olan gönüldеn dе ırak olur.

Külе üflеmеktеnsе közе üflеmеk yеğdir

Dağ dağa kavuşmaz, kişi kişiyе kavuşur.

Aç olan nе yеmеz, tok olan nе söylеmеz ?

Oğul babasına çеkеr, çеkmеk üzеrе doğar. Bеş parmak düz, birbirinin еşi dеğildir.

Önе konan yеmеk ikram еdilmеmiş sayılmaz.

Öküz olacak buzağı, kеndisini bеlli еdеr.

Dişi dеvе inlеsе yavrusu bağırır, bozlar.

Şaşmaz ok olmaz, yanılmadık bilgin olmaz.

Kardеş dеmiş bakmamış, kayın dеmiş bakmış.

Günеşdе gеdik yokdur, bеydе caymak yokdur.

Ağılda oğlak doğsa, dеrе boyunda otu bitеr.

İyilik yap suya at, pınarında dilе bulursun.

Kulunun düşman, itinin kurt olduğunu unutma.

Dеlik küçük olsa da tapayı yamayı büyük vur.

Kişidе yüz güzеlliği dеğil fazilеt dilе.

Ev sahibi doyurunca, konuğun gözü yolda olur.

Yürеkli kişi yağılı, tеmbеlin başı kanlı olur.

Parolayı bilеn kişi hayâtını kurtarır, ölmеz.

Çеyiz vеrеn kız alır, gеrеkliysе pahalı alır.

Dеvеyе binip koyun sürüsü içindе saklanılmaz.

Yiğit ordu içindе, bilgin mеclistе bеlli olur.

Atеş dumansız olmaz, gеnç kişi günahsız olmaz.

Yеmеğе tad vеrеn tuzdur ama tuz çanakla yеnmеz.

Birеr birеr bin damlaya damlaya göl olur.

Şalvarı sağlam olan nеrеyе istеsе oraya oturur.

Ağaç ucuna yеl dеyеr, dеğеrli kişiyе söz gеlir

Avcı nе kadar hîlе bilsе, ayı o kadar yol bilir.

Oynak kadın koca bulamaz, acеlеci еvinе varamaz.

Öküz ayağı olmakdansa, buzağı başı olmak yеğdir.

Kulak işitsе gönül bilir, göz görsе sеvinç gеlir.

Düzlükdеki sülünü ararkеn, еvdеki tavuğu kaçırma.

Yiğitlеrlе vuruşma, bеylеrlе sürtüşmе,

Arpasız at aşamaz, arkasız yiğit rakibini yеnеmеz.

Yoğun bulutu tipi sürеr, karanlık işi rüşvеt açar.

Tüccarın malı tеmiz olsa yol üzеrindе kеndisi yеr.

Dеğirmеndе doğmuş sıçan gök gürlеmеsindеn korkmaz.

İnsan şişirilmiş tulum gibidir, ağzı açılınca sönеr.

Annеsi yalancı yufka yapar, oğlu tеtik koşup kapar.

Eğir otu kökü bulunduran kişi, hastalansa da ölmеz.

Kayın ağacına katılık, söğüt ağacına tazеlik yaraşır.

İşarеt olsa yol şaşırılmaz, bilgi olsa söz saptırılmaz.

Gеniş, bol giyim yıpranmaz, danışılmış bilgi yanılmaz.

Yılan kеndi еğriliğini bilmеz, dеvеyе boynun еğri dеr.

Tuzakdan korkmuş kuş kırk yıl çatal ağaç üstünе konmaz.

Tay at olunca at dinlеnir, çocuk adam olunca ata dinlеnir.

Kurdun avı ortaklı, kuzgunun avı ağaçda kеndinе ait olur.

Halk içindе uyuşmazlık olsa, kimsе birbirinе yan bakamaz.

Baba bir kardеşlеr dövüşürlеr, ana birlеr yardımlaşırlar.

Danışılmış bilgi güzеllеşir, danışılmamış bilgi yıpranır.

Bıçak nе kadar kеskin olursa olsun, kеndi sapını yontamaz.

Saban zamanı sürtüşmе olursa, harman zamanında dövüş olmaz.

İki buğra, еrkеk dеvе itişir, ortada bükеlеk sinеği incinir.

Dövüş olmayınca düzеn düzülmеz, tipi olmayınca hava açılmaz.

Onlara Türk adı vеrildi vе onlar yеryüzünе hakim kılındı.

Tay atlaşınca at dinlеnir, oğul еrginlеşincе babası dinlеnir.

Babası (anası) еkşi еlma yеsе, oğlunun (kızının) dişi kamaşır.

Gеcеylе yola çıkan gündüzün sеvinir,

küçükkеn еvlеnеn yaşlanınca sеvinir.

Buzdan su damlar.

Çеlik kılıç gеri durmaz.

Günеşе bakan göz kamaşır.

Alacalı at yük taşıyamaz.

Kuş tuzağa yеm için yakalanır.

Kişi söylеşеrеk, at koklaşarak anlaşır.

Taş üstündе ot olmaz, yavşak kişidе ar olmaz.

Yüz görümlülüğü çok olan gеlin, güvеyiyi yavaş, yumuşak bulur.

Karganın kocamışını kim bilir, kişinin gönlündеkini kim anlar.

Silâhını hazır еdеn at da bulur, silâhını unutsa tutsak olur.

41Ahmet Ümit Sözleri

Kardeşin, kardeşi vurması kabul edilemez.

Kazanmaktan çok haklı olmak, güçlünün değil, kaybedenin yanında, mazlumla birlikte olmak tam da öyleydik Ve bu huzur veriyordu bana.


beklemeyi bilmek en büyük erdemdir. hayatı oluruna bırakmak lazım

elbette umut vardı, hem de hiç yabana atılmayacak bir umut. Hayat daha güzel olabilirdi.

Ah aptal insanlar, ah aymaz insanlar. Mahvedecekler hem kendilerini hem dünyayı…

Dev bir orkestrayı oluşturan müzisyenler gibiyiz, tek başımıza ahenk sağlamamız imkânsız

Dev bir orkestragibiyiz, hep birlikte yeri göğü inleten enfes sedalar çıkartmamız mümkün.

Ülke ateşler içinde kalmışken, kendi gönül yaranı söndürmenin peşinde koşamazsın.

Şu yaşadığımız çağda vesveseli olmak için o kadar çok sebep var ki.

Sen oturduğun yerde otur, hak yerini bulsun. Yok öyle şey, dövüşeceğiz


Zalimin en büyük başarısı, zulüm ettiklerini kendine benzetmesidir.


Sorunları halletmek yerine baskıya, şiddete başvuruyoruz. Bu, çaresizlik anlamına gelir.

Sensizliğin sürekli seni hatırlatmasından bahsediyorum..korkunçtu.

… acımasız olan biz değildik, yaşadığımız dünya, yaşadığımız çağ, bütün bir insanlıktı.

Biz, vicdanını merhametini yitirmiş dünyayı yola koymaya çalışıyorduk. Ama bu romanlarda anlatıldığı kadar kolay değildi…

ızdırabımızla alay etmeyi başardığımızda insan olmaya bir adım daha yaklaşacağız

hayal kırıklıklarına uğrayınca, umut etmeye korkuyor insan bazen hayat, sen kılını kıpırdatmasan da mutlulukla dolduruyor içini


Ölümle yüzleşmek, ölmeyi düşünmekten daha iyidir.

Ey kudretli Allahım, ne olur vakit geçirmeden al canımı şu güzel ülkenin dağıldığını gösterme bana başka ülkede ölmeme müsaade etme.

O kadar genç, o kadar tecrübesiz, o kadar iyimserdim ki, tarihin, gönlümüze göre akacağına inanıyordum. Elbette olmadı, elbette duvara tosladım


tarihin vicdanı yoktu. insanları düşünmezdi. Ne insanları, ne aşklarını ne de hayatlarını. Biz, yön vermeye çabalasak da, o kafasına göre akardı

Ülke parçalanmış, milletler yok olmuş, şehirler yağmalanmış, insanlar katledilmiş hiç umrunda olmazdı

Hayatın en güzel bencilliğidir aşk.

İlerleme zaman meselesidir aziz kardeşim, eşitlik ve güzelliğin vazgeçilmez olabilmesi için epeyce zamana ihtiyacımız var.

İnsan, tarihin rüzgârı karşısında, okyanusa düşmüş ceviz kabuğu gibidir. Ne kadar şuurlu davranırsa davransın, kaderi dalgaların insafına kalmıştır.

İnsanın en zayıf anı, kendini en güçlü hissettiği andır.

Yeryüzünde beni anlayacak tek kişi vardı, o da sendin.

Fırtınalı okyanuslardan kurtulup, ölü denizde batmayı bekleyen yelkenli gibi çaresiz, kalakalmışken, insan daha iyi değerlendiriyor kendini.

Demek ki sadece seçimlerimiz değil, rastlantılar da belirliyormuş insanın hayatını…

despotluk karşısında şerefle dövüşenler, yüksek memuriyetlere tırmanmak için birbirlerine düşman oluyorlardı

insanoğlunun musibetliği ve habisliği güzelim sevdayı mundar etmiştir..


Anlamayacak bir şey yok. yaşın genç , bilmiyorsun, insanoğlu yanlış işlerden keyif alır dört kitabın dördünde birden niye cehennem var zannediyorsun?


İnsanın gönlü geniştir geniş olasına ama sevda kuşu da nazlıdır, öyle her önüne çıkan dala konmaz.

Her önüne çıkan dala konan kuşa bizde başka ad verirler.

Bu işin macerası olmaz.” dedi yaralı bir ses tonuyla. “hakiki sevda tektir. sonuna kadar da tek kalır.

yaşam belleğimizdeki anıları silmekte ustaydı, giderek izler zayıflamaya başladı,

Ve şu da bir gerçek: Amaç ne kadar yüce olursa olsun, kendi öz çocuğunuza bile zorla bir şey yaptıramazsınız.


yaşadıklarım öğretti ki, ülkenin asıl meselesi, hep boyun eğmesi, suskunluğu erdem zannetmesi.

En mühim mücadele, fikirle yapılandır.

Şiddet eninde sonunda onu uygulayana dönen bir bumerangdır.

Hep en son görüşmemizdeki an geliyordu gözlerimin önüne .’Yaşlanmışsın,’ deyişini hatırlıyordum…

Ama annem yanılıyordu, o zaman değil asıl şimdi yaşlanmıştım, onu kaybedince, onun tükenmiş, incecik bedenini şu toprağın altına gömünce.

Evet, o zaman yaşlanmıştım işte. Çünkü anneler ölmeden çocuklar büyümezdi.

Başka bir insanın bedenine bakarak nasıl büyük bir mutluluk duyulabilir ki?

bütün yaşamınızı bir tek insana bağlamanızı, o güldüğünde mutlu olmanızı, sizi görmezden geldiğinde kahrolmanızı anlayabilmiş değilim.

Yaşam o kadar zengin, o kadar güzel ki bir insanın mutluluğunu bir başka insanın davranışlarıyla sınırlaması bana çok saçma geliyor…

…sana inanıyorum. İnanmak kefil olmak demektir. Yani sana kefil oluyorum

biz acıyla yaşamaya alışmışız, değil mi?

bir yanımız ağlarken, bir yanımız güler… ne kadar güler, orası belli değil. çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor.

vatanın yangın yerine döndüğü bir devirde. insanlar bu kadar mutsuz ve birbirlerini öldürmek için fırsat kolluyorken mesut olmak mümkün mü?

Vatan düştükçe, bazı insanlar yükseliyor, millet bahtına küserken, bazıları şans atına binmiş koşturuyordu.

42 John Verdon Sözleri

”Gerçek senin dostundur.”

”Dikkat her zaman yararlıdır.”

”Güzel şeyler güzel duyguları tetikler.”

”Yalnız hayat, boşa geçen bir hayattır.”

”Eylemler kelimelerden daha güçlüdür.”

”Unutmak unutmaktır. İsteyerek yapılır mı hiç?”

”Hayat sana limon veriyorsa limonata yap.”

”Eğer geri çekilemiyorsan, tam gaz ileri git.”

”İnsanları öldüren silahlar değil, yine insanlardır.”

”Korkunç şeyler korkunç cezaları gerektirir.”

”Bir adamın gücü aynı zamanda onun zayıflığıdır.”

”İyilik yapmak için hiçbir zaman geç değildir.”

”Kötülük görme, kötülük duyma ve kötülük konuşma.”

”Yanlış sorular sorarsan, yanlış cevaplar alırsın.”

”Sen olumlu düşünürsen çözüm yolu önünde belirir.”

”Bir şey çok mantıklı, ama tamamen yanlış olabiliyor.”

”Kötülük usturasının sapı, ağzından daha derin keser.”

”Çoğu seri katilin zekâ seviyesi ortalamanın üzerindedir.”

”Gösterişin pahalı, yaşamın da ucuz olduğu bir dünyadayız…”

”Sanki öldürme içgüdüsüyle üreme içgüdüsü iç içe geçmişti.”

”Övülmek her zaman iyi değildir. Her şey kaynağa bağlıdır.”

”Tuhaf tesadüflerin genelde çok basit açıklamaları vardır.

”Zihnimin de bir kapasitesi var, bazı şeyleri unutabiliyorum.”

”Şikayet etmek zaman kaybından başka bir şey değil.”

”Karşısında ne kadar güçlü durursan, çöküşü o derece hızlanır.”

”Tazı sen tasmasını çözmediğin müddetçe tavşanı yakalayamaz.”

”Yavrusunu korumaya niyetli bir annenin sınırları var mıdır?”

”Eğer bir şeyin yapılmasını istiyorsan onu meşgul birinden iste.”

”Hayat kısa. Hepsi bu. Bu üzerinde düşünülmesi gereken bir şey.”

”İhmal edilen hayat yolculuğu her zaman sefaletle, acıyla sona erer.”

”Hayatın amacı diğer insanlara elimizden geldiği kadar yaklaşmaktır.”

”İnsan iyiyi, güzeli amaç edinirse, onu kötülükten bile sağlayabilir.”

”Çıkmaz sokaktan çıkmanın tek bir yolu vardır; aksi yöne gitmektir.”

”Bir bedende yaşayan iki insanın verdiğinden daha büyük acı olamaz.”

”Çoğu kez içimizdeki çalılıklara takıldığımızdan ilerleyemez hale geliriz.”

”Bazen acının derinliği bize kaybımızın ne kadar büyük olduğunu gösterir.”

”Kafasında harcadığı zaman, dünyada harcadığı zamandan daha fazlaydı.”

”Bize anlatılanlardan çok kendi bulduklarımızın doğru olduğuna inanırız.”

”Her şeyin hikayesi uzundur. Ama her uzun hikayenin bir kısa versiyonu vardır.”

”Oysa tek gerçek şu; yeterince uzun yaşarsanız her şeyi, herkesi kaybedersiniz.”

”Hayatlarımızdaki en büyük acı, kabul etmediğimiz hatalarımızdan gelendir.”

”Bizim asıl yapmamız gereken hayatı yaşanabilir kılan olgulara yoğunlaşmaktır.”

”Dünya üzerinde hiçbir şey kusursuz değildi. Her zaman artılar ve eksiler vardı.”

”Gördüğümüz örnekler, inanmak istediğimiz hikayeler tarafından oluşturulurdu.”

”İnsanlar kendi kusurlarından ziyade başkalarının hatalarını bulmaktan zevk alır.”

”Hayatta mutlu olmak için, parasız yapabileceğin kadar sevebileceğin bir işin olmalı.”

”Bazıları sadece bağnazlıklarından nefretlerini yönlendirecekleri birilerini arıyorlar.”

”Zihindeki bir yılan çalıların arasındaki iki gerçek yılandan daha korkutucu olabilir.”

”Hayatta sevgiden daha değerli hiçbir şey yoktur. Önemli olan sadece ve sadece sevgidir.”

”Bizi en çok üzen kişisel felaketler, içimizden atamayacak kadar güçsüz olduklarımızdır.”

”İnsanlar,siyah ve beyazı sever. Gri başlarını ağrıtır. Detaylar midelerini bulandırır.”

”Muhteşem insanların hep daha iyisini yapmaya çalıştığını fark ettiniz mi hiç?”

”Hiçbir kemik kırığı haddinden fazla kendine güvenme yanılgısının neden kadar acı veremez.”

”İnsan ne kadar görmezden gelirse gelsin, ölüm kendini fark ettirmenin bir yolunu buluyor.”

”Nacizane fikrime göre kurşunlar bazen problem çözmede en az beyin kadar değerlidir.”

”Genç kuşakların büyük kısmı sanki umursamazlık, tembellik ve basitlik içinde yüzüyordu.”

”Bir erkeğin bir kadına yapma çiçek alması, çiçekli bir duvar kağıdı rulosu hediye etmesiyle aynı şey Bu kadar korkunç bir şey nasıl yapılır?

bir insanın yapabileceği pisliklerin hiç sınırı yok mu?”

”Korkularımızın en büyüğü; karanlıkta, gölgeler arasında sinerek beklediğini hayal ettiklerimizdir

”Şans sevdiği bir kavram değildi. Şans, onun nazarında, aptalların kabiliyet yerine koydukları bir şeydi.”

”Eğer ne için orada durduğunu anlamayı başaramadıysan, yolunda duran kayayı asla yerinden kaldırma.

”Kimse gerçekleri savunmak için canını ortaya koymaz. Ama inançlarını savunmak için seve seve ölürler.

”Karşımızda avaz avaz bağıran değil, ama sakin bir sesle öfkesini aktaran adam bizim kanımızı dondurur.

modern dünyadaki çoğu insan gerçekte kim olduğuna ilişkin en ufak bir fikre sahip değildi.”

kendimizi daha büyük tehlikelerden korumak için korktuğumuz şeyleri yapmak zorunda kalırız

”Bu gökyüzüne yazı yazmaya benziyor. Hava açıkken, yazı okunaklı… Biraz rüzgar çıkınca, anlaşılması imkansız…”

Herkes haklı olduğu düşünülsün ister, belki de özellikle ruhsal bozukluğu olanlar

Bir hedefe ulaşmak için dış engellerden ziyade iç engelleri, gereksiz düşünceleri, duygusal itirazları aşmak gerekir

Gerçekte yaşamadığımız, bize başkalarının anlattığı şeyler bir süre sonra kendi yaşadığımız anılar haline gelir

her şey çökünce günahkarlar bile tek çıkış yolu olan dürüstlüğe sığınmak zorunda kalırlar.”

Bazen korkmak iyidir. Doğru şeylerden korkmak bizim geçmişte yapılan yanlışları yenmemizi sağlar.

Korku karanlıkta büyür. Kapıyı biraz aralık bırak yeter. Bırak kapının ardında neler olabileceğini o düşünüp, endişelensin.”

Yaz yaşlanan bir aktör misali sahnelerden çekilmeye hazırlanırken, sonbahar, tıpkı bir ölü kaldırıcısı gibi, rüzgarların arasına sinmiş, bekliyordu.”

”Hikayelere çok düşkünüz. Onlara inanma ihtiyacı taşıyoruz. Ve ne oluyor biliyor musun? Bu inanma ihtiyacı seni bataklığa sürüklüyor.”

her araştırmada tek bir hedef vardır. Ve sizin başarınız ulaştığınız her sonucu asıl hedefe ulaşmak için kullanmanızda yatar.”

”Masum çocukların ölümleri dokunaklı bir hadise olarak kabul edilebilir

İnsan ne kadar görmezden gelirse gelsin, ölüm kendini fark ettirmenin bir yolunu buluyor. Hislerinin arasına, bodrum dairesine sızan su gibi sızıyor.”

Hiçbir şey, insanı geçmişiyle başa çıkabileceği düşüncesinin yanılgı olduğunu anlaması kadar savunmasız hale getirmiyor.”

Kafamda o kadar çok şüphe var ki her konuda şüphe doluyum.Ama şüpheli olmakla birini suçlamak arasında çok fark vardır.”

İnsanların kendileri hakkında anlattıkları öyküler baştan aşağı gerçek dışı olma ihtimali taşırlar onlar hakkında kendi bulduğumuz bize gerçek gibi gelir

suçluluk, insanın yapmaması gereken bir şeyi yaptığı zaman hissettiği rahatsızlıktır.

inandığı şeylere çok sıkı sarılır insan. inanırsa zerre kuşku duymadan benimseyecektir.

43 Charles Bukowski Sözleri,

- Size zamanını ayırmayan birine, asla kendinizi harcatmayın.

çok tuhaf bir dünyada yaşıyoruz, "her şeyimiz var ama hiçbir şeyimiz yok."

Anlatacak çok şeyim olsa da, anlaşılmak istendiğimden emin değilim.

Bir kaplanı yakalayıp kafese koyabilirsiniz ama onu kırdığınızdan asla emin olamazsınız. İnsanlar daha kolay kırılır

Ruhunuzu kaybettiğinizin farkına vardıysanız, hala kaybedecek bir ruhunuz var demektir.

Hayatta tahammül edemediğim bir şey varsa o da yapış yapış duygusallıktır!

İnsan, geçmişin hasretçisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikayetçisidir.
Bunun nlayabilmeniz için yaşamanız gerek.

İki kişi sekiz dokuz saat yumruklaştıktan sonra tuhaf bir kardeşlik bağı oluşur aralarında.

Yüce Tanrım sana yaklaşma cesaretini kendimde ne hakla buluyorum? Zavallı sefil, bir günahkar sana nasıl yaklaşabilir?

En büyük acı, başkaları ile paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.

hayatlarımızı öyle yaşamalıyız ki ölüm bizi almaya geldiğinde titresin.

yemeğe geç kaldığımızda şikayet etmezler Tabanlarımızın su toplamasına ses çıkartmazlar Ayakkabı topuk ve tabanlarının aşındığını fark ettiklerinde yerdik fırçayı

- Yanınızda yutabileceğinizden fazlasını bulundurmayın: aşk, tutku ya da nefret.

Geride bıraktıkların ileriye gitmeni engelleyecek, unutma ileri gidebilmen için arkadakileri unutman gerek.

Kentler insanları öldürmek için inşa edilirler,

Benim konularım Eksik bir hayat olduğu söylenemezdi ama hayatın tamamı da değildi.

- Aklına sahip olmalısın, diye geçirdim içimden, asıl tehlike aklını kaçırmak.

- Boşuna değildi insanların sığınması. Dayanılır gibi değildi yoksa

Acı olmasa şair ne yapar? Daktilo kadar elzemdir şair için acı Korkunçtu.

Cesur bir adam ve bir korkak arasındaki fark şudur; Korkak aslan ile kafese girmeden iki kez düşünür. Cesur ise aslanın ne olduğunu bilmez. O sadece yapmış olduğunu düşünür

Birine ihtiyaç duyuyordu insan
Etrafında öyle biri olmak zorundaydı

- Ölmek için hep yeterince erkendir ve daima fazla geç.

hiç kaybetmedim; sadece sistemin istedikleri kazandı. Meteliksiz olabilirim; ama niteliksiz değilim

En büyük acı, başkaları ile paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.

- Aşk ne zaman biter biliyor musun? Bitti dediğinde yüreğin acımıyorsa.

Sen de bir gün boşuna ölmelisin benim boşuna yaşadığım gibi.

Dengeli insan delidir. Cesur insanın hayal gücü kısıtlıdır. Korkaklık kötü beslenmenin bir sonucudur.

Gittiğinde ağlarsın şarkılarda, filmlerde, her şeye ağlarsın. Aklın başına gelince de boşa harcadığın zamana ağlarsın

Kelebeklerin ve arıların arzuladığı bir çiçek olmak varken, sinekleri cezbeden bir bok parçasıydım

Ağzından bal damlayan arının bile, kıçında iğne var. Ne güveni?

Hayat öyle bir şey ki ,sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, konuştuğunda ise susmadığın için kahreder

Gerçek dostunun kim olduğunu öğrenmek istiyorsan hapse gir

Yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta. Ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak. O zaman çok geçtir ve çok geçten kötü bir şey yoktur hayatta.

- Sevmek belki birşeydir; ama "sevildiğini bilmek" çok şeydir.

Acı hissetmemek duyguların kesintisi demektir; her çoşku şeytanla pazarlıktır

Kuşkusuz en büyük ön yargı; etrafımızdaki herkesi "insan" sanmamızdır.

Yılların bana öğrettiği şeylerden biri de bu oldu; Mutluluğu yakalamışsan sorgulama.

- Harikulade düşünceler ve harikulade kadınlar kalıcı değildirler.

Hayat ile sanat arasındaki fark, sanatın daha katlanabilir olmasıdır

- Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatadır.

- Unutma ki; yalnız olmak, yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.

- Yorma kendini; Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.

- Afrika’ya ilaç göndermeye karar vermiştik; fakat hepsinin üzerinde "tok karnına" yazıyordu.

Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin, ya da olanları kabullenmeyi. İyilikerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin! Karar senin.

iki kişi arasında kalıyorsanız; ikinciyi seçin. Çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı

Boş insanlarla içi dolu hayaller kuramazsınız dostlarım

Kölelik kaldırılmadı, sadece bütün renkleri kapsayacak biçimde genişletildi

Ahlaksız insanlar kendilerini özgür sanırlar, ama nefret veya sevgiyi hissetme kabiliyetleri eksiktir

İnsanların hakkımda ne düşündüğünü önemsemeyerek hayatımı on yıl uzattım

Bir insanı sevmek, onu çok iyi tanımıyorsanız mümkündür.

İnsanlardan nefret etmiyorum, sadece onlar etrafımda olmadığında daha iyi hissediyorum.

Kalbi kırmaya tek söz yeter; ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter.

Dünyanın sorunu, akıllı insanlar şüphelerle doluyken, aptalların özgüvenle dolu olması.

Gittiğinde ağlarsın, şarkılarda, filmlerde, her şeye ağlarsın.

Aklın başına gelince onsuz boşa harcadığın zamana ağlarsın

Ateşin içinden ne kadar iyi geçebildiğindir mesele.

Onu sana tüm yaptıklarına rağmen affedebilirsin; zor olan onu affettiğin için kendini affedebilmektir.

Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam

Araba kullanmıyorum dün gece arabamı iskeleden aşağı ittim. Tek bir şeye pişmanım. lanet şey aşağı yuvarlanırken içinde olmadığıma.

Anladım ki; hayatında birinin olmaması değil, birinin hayatında olamamakmış yalnızlık.

hayatımız mahvolduğunda,
işte o zaman farkına varırız
intiharların,ayyaşların, hapishane
kuşlarının,uyuşturucu müptelaları
ve benzerlerinin.

insanda bir günde herhangi bir orduya
yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet
ve saçmalık vardır.


VE Cinayet konusunda En Becerikliler
Cinayet Karşıtı vaaz verenlerdir
VE Nefreti En İyi Becerenler
Sevmeyi Vaaz Edenlerdir

SON OLARAK SAVAŞI EN İYİ BECERENLER BARIŞ VAAZI
VERENLERDİR


Bilmişlerden Sakıının.
Yoksulluktan Nefret Edenlerden
Ya da Gurur Duyanlardan Sakının
Övgü Göstermekte Hızlı Davrananlardan SAKININ

Sansürlemekte Hızlı Davrananlardan SAKININ Bilmedikleri Şeylerden
Korkarlar

Sürekli Kalabalıkları Arayanlardan Sakının; Tek Başlarına Hiçtirler
Ortalama Erkek ve Kadından
Sakının

Sevgilerinden SAKININ
Sevgileri Vasattır, Nefretleri Dahiyanedir Nefretleri Seni Beni
Herkesi Öldürebilecek Kadar



44 Hacı Bayram-ı Veli'den Nasihatler

 
Konstantiniyye mutlaka alınacaktır. bunu öfke ve hiddet işi haline sokmadan, bir illeti tedavi eder gibi yapmak lazımdır

hiddet ve kin, gerçekleri gören gözleri kör eder.

Halk içinde Allah’ı çokça anınız. Bu maneviyatı yükseltir, katı kalpleri yumuşatır.

Hiç  bir günahı küçümsemeyiniz.

Boş durmayıp çalışınız. Çalışanları Allah sever.

Boş gezenler zengin bile olsalar yoldaşları şeytandır ve kalpleri şeytana konaktır.

Her nerede olursanız olunuz Allah’ın sizi gördüğünü  unutmayınız. Allah’tan korkunuz, fenalıklardan sakınınız

Neresi sizi dünyaya çekiyorsa ve size Allah’ı unutturuyorsa orası sizin helakiniz için bir tuzaktır.

Neresi sizi Allah’a yöneltiyorsa ve sizi düşündürüyorsa orası cennete gitmeniz için bir duraktır.

Emaneti koruyunuz ; zira din de size emanettir, beden de

Her namazın sonunda size hoş gelen bir ibadeti yapmayı adet edininiz. tövbe-istiğfar çekmek, a
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.