You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Allahü teâlâya itimât etmek

Allahü teâlâya itimât etmek

Profesör
Allahü teâlâya itimât etmek
İtimât etmek, güvenmek demektir. İnsan, bir işe başlarken veya o işi yaparken, bir yere güvenmesi gerekir. Bu güven, ya insanın kendisine yani nefsine veya Allahü teâlâya olur. Her insanın nefsi vardır ve herkesin nefsine itimâdı, güvenmesi, bu insanların birbirinden farklı, üstün ve haklı olmasına sebep olmaz. Zira;
“Başkasının yumruğunu yemeyen, kendi yumruğunu batman taşı sanır” atasözü meşhûrdur.
İnsanlar, işlerinde, kendi aralarındaki münasebetlerde ve hak arama konusunda nefislerine değil de, Allahü teâlâya itimât ederler, güvenirlerse, her bakımdan rahat ederler. Böylece hak sahipleri, haklarını alır ve insanlar arasındaki zulüm ortadan kalkmış olur. Allahü teâlâya inanan ve güvenen bir kimse, “Haklı olduğumu Rabbim biliyor, O bana yardım eder” diye düşünür, “Ben haklıyım nefsim bana yardım eder” diye düşünmez. Zira nefsine güvenen kimse, egoist, bencil olur. Nefsinin isteklerini ele geçirmede engel tanımaz, zulüm dahil her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmez, dahâ azgın ve saldırgan olur. Bu sebeple nefse güvenmek, kötü maksatları kullanmaya daha elverişli olmaktadır.

Allahü teâlâya itmât eden, güvenen kimsede, nefsine güvenenden kat kat daha fazla kuvvet hâsıl olmaktadır. Allahü teâlâya itimât eden kimse de, nefsine itimât eden kimse gibi, boş oturmayıp çalışmakta, sebeplere yapışmaktadır. Ancak nefsine güvenen kimse, kendinden başkasına itimât etmediği için, işlerinde, yaptıklarında ve düşüncelerinde yalnızlaşır, tek başına kalır. Allahü teâlâya güvenen kimse, yalnız kalmaz, ümitsizliğe düşmez çünkü onun itimât ettiği bir yer vardır ve bu tükenmez kaynaktan kuvvet almaktadır. Allahü teâlâya inanıp, güvenen bir kimse, hem bütün kuvveti ile çalışmakta, hem de, kazancını kendinden bilmek gibi egoistliğe, bencilliğe düşmemektedir.
Tevekkül, herhangi bir işe başlarken, o işin sebeplerine yapıştıktan sonra Allahü teâlâya güvenmek, Ona itimât etmek demektir. Peygamber efendimiz, Ebu Hüreyre hazretlerine hitaben;
(Yâ Ebâ Hüreyre! Allahtan başka hiçbir şeye ümit bağlama! Allaha tevekkül eyle! Bir arzun varsa, Allahü teâlâdan iste! Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesi şöyledir ki, her şeyi bir sebep altında yaratır. Bir iş için sebebine yapışmak ve sonra Allahü teâlânın yaratmasını beklemek lâzımdır. Tevekkül de bundan ibârettir) buyurmuştur.
İslâmiyyette tevekkül, çalışmayıp her şeyi Allahü teâlâdan beklemek değildir. Allahü teâlânın âdeti şöyledir ki, her şeyi bir sebep ile yaratmaktadır. Sebepleri O yarattığı gibi, onların te’sîr ederek, işin meydâna gelmesini de, O yaratmaktadır. İslâmiyyet, her şeyin sebebini araştırmamızı ve bu sebebe yapışmamızı emretmektedir. Her şeyin bilinen, meşhûr olan, sebebine yapışmamız ve bu sebebin te’sîrini yaratması için, Allahü teâlâya duâ etmemiz, yalvarmamız lâzımdır. Sebebe yapışmadan işin yapılmasını Allahtan beklemek, Allahü teâlâya karşı gelmek, Onun âdetini bozmaya kalkışmak olur. Allahü teâlâ, Dâvud aleyhisselâma vahyederek;
(Bir kimse, her şeyden ümit kesip, yalnız bana güvenirse, yerde ve göklerde bulunanların hepsi, ona zarar yapmaya, aldatmaya uğraşsalar, onu elbette kurtarırım) buyurmuştur.

Allahü teâlâya güvenmek yani tevekkül etmek, kalbde hâsıl olan bir hâldir. Allahü teâlânın lütuf ve ihsânının pekçok olduğuna îmân etmekle hâsıl olur. Bu hâl, kalbin vekîle itimât etmesi, güvenmesi, Ona inanması ve Onun ile râhat etmesidir. Böyle bir insan, dünyâ malına gönül bağlamaz, dünyâ işlerinin bozulmasından üzülmez. Allahü teâlânın, rızkı göndereceğine güvenir.
Netice olarak Allahü teâlâya güvenmek, Ona tevekkül etmek demek, iş yapmayıp tembel olmak için değildir. Bir işe başlamak, başlanan işi başarmak ve güç bir işi başaramamak korkusunu gidermek için, nefse değil, Allahü teâlâya güvenilir, tevekkül edilir. Bir âyet-i kerîmede meâlen buyurulduğu gibi:
(Bir işe başladığın zamân, Allahü teâlâya tevekkül et, Ona güven!)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Allahü teâlâya itimât etmek
SEVGİLİ KARDEŞİM TAHA,

Bu yazıyı nereden aldınız bilmiyorum.
Eğer bu yazı tercüme ise tercüme hataları var,tercüme değilse Türkçe hataları çok önemli bir yazı.....

Hatanın en önemli bölümünü İTİMAT ve GÜVENMEK kelimelerinin
aynı anlamda olduğu iddiasıyla başlayan bir yazı.....

İTİMAT ve GÜVEN kelimeleri tek başına kelime olarak düşünüldüğünde
mana benzerliği akla gelebilir. ancak aynı manada olduğu iddiası yerinde olmaz...

Bu iki kelimenin cümle içinde kullanımlarında manalarının farklı olduğu açığa çıkar...

İTİMAT kelimesi, kişinin değerli bir emtiasını EMANET EDECEĞİ
kişiler için kullanılır. Emanet edeceğiniz şeyleri İTİMAT edeceğiniz kişilere teslim edersiniz.

GÜVEN kelimesi ise çoğunlukla kötü zamanlarda yardım görmeyi bekleyeceğiniz kişiler için kullanılabilir...

Yukarıdaki yazıda İTİMAT kelimesinin ALLAH için kullanılması çok yersiz olmuştur..
ALLAHA İTİMAT KİŞİNİN HADDİ DEĞİLDİR DİYE DÜŞÜNÜRÜM...

GÜVEN KELİMESİ YERİNDE OLARAK KULLANILABİLİR...

selam kardeş.....
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Allahü teâlâya itimât etmek
yazının sahıbı işinin ehlı,dın bılgılerıne hakım,aynı zamanda lıse ogretmenı...
bılıyordur heralde neyın ne anlama geldıgını...
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 06-04-2010, Saat:01:12 AM, Düzenleyen: taha yusuf.
Forumcu
RE: Allahü teâlâya itimât etmek
[/quote]

yukarıda uzun uzun anlatmaya calıstıgın seyın özü:
"İTİMAT ETMEK VEYA ETMEMEK KİŞİNİN HADDİ DEĞİLDİR."
tumcesi ıse nıye uzun uzun anlatmaya calısıyorsun kı.bu cumleyı yazman kafı gelırdı..
[/quote]


SEVGİLİ KARDEŞİM,

BAK İŞTE BU NOKTADA TAMAMEN HAKLISIN......

Gerçektende yazıdaki uygunsuz,ve yerinde olmayan konu itimat etme
fiilinin ALLAHA karşı kullanılması idi....

Doğru söylüyorsun...yazı bir-iki cümle ile bitebilirmiş....!!!!!


selam kardeş..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Allahü teâlâya itimât etmek
ısteyınce anlasmak o kadarda zor degılmıs demekkı...
uzun cumleler kurmakla cok sey anlatmak,kısının ne demek ıstedıgını acık ve net anlatabılmesı acısından zor bır secım ve konuyu da dagıtıyor bu tur bı yaklasım...
daha kısa,öz satırlar anlatmak ıstedıgın seyı daha anlasılır hale getırır...
yalnıs anlasılmalara da meyıl vermez dusuncesındeyım...
.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.