el-Hasen ibn Muhammed radıyAllâhu anh`den, Rasulullâh sallAllâhu aleyhi we sellem şöyle buyurmuştur; `Allah`tan başkası adına yemin eden veya İslam`dan başka bir din üzerinde olduğunu söyleyen bizden değildir.`
|Mürsel. İbn Ebi Şeybe, Musannef, (7/549), Hallal, Sunne, (1456)|
İbn `Umer radıyAllâhu anhuma`dan, Rasulullâh sallAllahu aleyhi we sellem şöyle buyurmuştur; `Allah`tan başkası adına yemin eden küfre girmiştir.
|Sahih. Hakim, Mustedrek, (1/65, 117); Humeydi, Musned, (2/280)|
Sa`d ibn Ubeyde şöyle demiştir; `Ben İbn `Umer radıyAllahu anh`ın yanında idim. Bir adam Kâ`be adına yemin etti. Bunun üzerine İbn `Umer radıyAllahu anh dedi ki; ` Sana yazıklar olsun! Böyle yapma! Zira Ben Rasulullâh sallAllahu `aleyhi we sellem`in şöyle buyurduğunu işittim; `Kim Allah`tan başkası adına yemin ederse şirke girmiştir.`
|Sahih. İbn Hibban, Sahih, (10/199); Hakim, Mustedrek, (4/330); Ebu Davud, Sunen, (3251); Ahmed, Musned, (2/69, 82, 125); Bezzar, Musned, (12/22); Tayalisi, Musned, (2008), Taberani, Kebir, (13/205)|
Tirmizi de hadisin son kısmı, `küfre girmiş ya da şirke girmiştir.`
|Bkz. Sunen, (1535), Tirmizi hasen demiştir.|
Bureyde ibn Husayb radıyAllâhu anh`den, Rasulullah sallAllahu aleyhi we sellem şöyle buyurmuştur; `Kim emanetle yemin ederse bizden değildir.`
|Sahih. Ebu Davud, Sunen, (3253); Ahmed, Musned, (5/352); İbn Hibban, Sahih, (10/205); Hakim, Mustedrek, (4/331); Beyhaki, Sunen, (10/30); Bezzar, Musned, (10/99); Deylemi, Musned, (5267); Ebu`ş-Şeyh, Kerem ve`l-Cud, (96); İbn Asakir, Tarih, (53/331)|
Bu sahih hadisler; Allah`tan başkası adına yemin etmenin insanı dinden çıkaran `Büyük Şirk` we `Büyük Küfür` olduğunu sarih we kat`i bir şekilde göstermektedir. Aşağıda zikredilen sebeblerden ötürü bunu `Küçük Küfür` we `Küçük Şirk`e hamletmek caiz değildir.
1. Bu hadislerde yer alan `küfür` we `şirk` lafızlarını `küçük küfür` we `küçük şirk`e hamletmek için mutlaka sahih we sarih bir karine olması gerekmektedir. Zira Usul ilminin mukarrer kaidelerinden bir tanesi şudur: Kur`an we Sünnet`te geçen lafızlar ilk olarak dinde bilinen anlamlarına hamledilirler. Ancak ne zaman lafza dinde bilinen anlamını yüklemek imkânsızlaşırsa o zaman lugat anlamlarına hamletmek caiz olur ki, bunun içinde -daha önce de dediğim gibi- sahih we sarih bir karinenin olması gerekir. Bu usul alimleri arasında ihtilafsız kabul edilmiş bir kaidedir.
Örneğin `salat` lafzının lugat anlamı `dua` iken dinde bilinen anlamı `namaz`dır. Kur`an we Sünnet`te geçen bütün `salat` ifadeleri öncelikle dinde bilinen `namaz` anlamına hamledilmelidir. Ancak -alimlerin çoğunluğuna göre- Allah`a izafe edildiği zaman `rahmet`, meleklere izafe edildiği zaman `istiğfar`, mu`minlere izafe edildiği zamansa `dua` anlamına gelmektedir. Nitekim Allah Te`âlâ şöyle buyurmuştur; `Şüphesiz, Allah ve melekleri Nebiyy`e salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin.` |Ahzab, 33/56|
Görüleceği üzere bu ayette salat lafzının dinde bilinen anlamına hamledilmesi manen mümkün değildir. Zira Allah`ın ve meleklerinin Nebiyy sallAllahu aleyhi we sellem`e namaz kılması we mu`minlere de Nebiyy sallAllahu aleyhi we sellem`e namaz kılmalarının emredilmesi manayı ifsat etmektedir.
İşte bu şekilde Kur`an we Sünnet`te geçen lafızları dinde bilinen anlamlarından başka anlamlara hamletmek için karine olması gerekir. Delilsiz bir şekilde lafızları farklı anlamlara hamletmek kesinlikle hatadır.
İmam Şafi`i rahimehullah şöyle demiştir; `Zahirinin kastedilmediğini gösteren Kur`an`dan, Sünnet`ten veya icma`dan bir delil gelinceye kadar Kur`an zahiri üzeredir.` |er-Risale, (580)|
İmam Hatib el-Bağdadi rahimehullah şöyle demiştir; `Aksine bir delil olmadıkça hadisler zahiri we umumu üzere alınır.`|el-Fakih, (1/222)|
İmam Taberi rahimehullah şöyle demiştir; `Zahir anlamın terk edilerek doğruluğuna delil bulunmayan batın/gizli anlama geçilmesi caiz değildir.`|Cami`u`l-Beyan, (1/15)|
-Yukarıda zikredilen- Hadislerde yer alan `küfür` we `şirk` lafızlarını dinden çıkarmayan `küçük küfür` we `küçük şirk`e hamledecek bir delil olmadığı gibi `Allah`tan başkası adına yemin eden, yemin ettiği varlığı Allah`tan daha büyük gördüğü takdirde bunun büyük küfür we şirk olacağı` şeklinde yapılan te`vilin de hiçbir delili yoktur. Zira kaide, `Delil te`vil edilmeden zahiri üzere alınır.`
2. Bu hadislerde yer alan küfür we şirkin, büyük küfür we şirk olduğunu gösteren karinelerden biri de şu rivayetlerdir;
Ebi Hureyre radıyAllahu anh`den, Rasulullah sallAllahu aleyhi we sellem şöyle buyurmuştur; `Lat we `Uzzâ`ya yemin eden hemen Lâ İlâhe İll`Allâh desin.` |Sahih. Buhari, Sahih, (4/219, 7/97); Muslim, Sahih, (2/1267); Ebu Davud, Sunen, (3/222); Ahmed, Musned, (2/309)|
Yine Rasulullah sallAllahu aleyhi we sellem Lat we `Uzzâ`ya yemin eden birine `Üç defa, `La İlahe İll`Allah` de` demesini emretmiştir. |Sahih. İbn Hibban, Sahih, (10/207)|
Bu hadislerde Rasulullah sallAllahu aleyhi we sellem, Allah`tan başkası adına yemin edenlere `La İlahe İll`Allah` diyerek imanlarını yenilemelerini emretmektedir. Bunun sebebi ise Allah`tan başkası adına yemin etmenin büyük şirk we küfür olmasından kaynaklanmaktadır. Şayet bu küçük küfür we şirk olsaydı keffaret olarak `La İlahe İll`Allah`ın telaffuzu emredilmezdi. Çünkü büyük küfür we şirk `La İlahe İll`Allah`ı bozan unsurlardandır küçük küfür we şirk değil!.
3. Bu hadislerde yer alan küfür we şirkin büyük küfür we şirk olduğuna delalet eden karinelerden birisi de şudur;Sahabeler bu hadiste yer alan küfür we şirki büyük küfür we şirk olarak anlamışlardır.
İbn `Abbas, İbn `Umer we İbn Mes`ud radıyAllahu anhum şöyle demişlerdir; `Allah adına yalan yere yemin etmem, Allah`tan başkası adına doğru bir hususta yemin etmemden iyidir. Zira Allah`tan başkası adına yemin etmek şirktir. Şirk ise yalandan daha büyüktür.` |Bkz. İbn Teymiyye, Fetava, (1/204); Bu ma`nada yine İbn Mes`ud radıyAllahu anh`ın bir sözü için bk. Taberani, Kebir, (9/205)|
İbn `Abbas, İbn `Umer we İbn Mes`ud radıyAllahu anhum`un bu sözleri Allah`tan başkası adına yemin etmenin büyük şirk olduğunu göstermektedir. Zira Sahabeler, bunu küçük şirk/büyük günah olan yalandan daha büyük görmüşlerdir.!
Ka`b el-Ahbar rahimehullah şöyle demiştir; `Şüphesiz sizler; babana yemin olsun ki, Ka`be`ye yemin olsun ki, hayatına yemin olsun ki ve bunun gibi şeyler demekle şirk işliyorsunuz. Sadece Allah`a yemin edin edin, başkasına değil!` |Sahih maktu. İbn Ebi`d-Dunya, Samt, (358)|
Bu gerekçelerden dolayı Allah`tan başkası adına yemin etmek büyük şirk we küfürdür.
Hamd we Hüküm sadece Allah`ındır.