You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Allah nasıl misafir edilir?

Allah nasıl misafir edilir?

Cezalı Üye
Allah nasıl misafir edilir?
"Allah Teâla Hazretleri şöyle ferman buyurdu: "Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum. Benden bir şey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mü'min kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem."(Buhârî, Rikak 38.)



Musa Aleyhisselâmın ümmeti:

- Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina'ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından şöyle nida olundu:

- «Ya Musa neden kullarımın davetini bana getirip söylemiyorsun?»

Musa Aleyhisselâm: «Ya Rabbi, böyle daveti size gelip söylemekten haya ederim. Nasıl olur, Zatı Ulûhiyetiniz onların söylediklerinden beridir» dedi.

Allah (c.c.): «Söyle kullarıma, onların davetine Cuma akşamı geleceğim» buyurdu.

Musa Aleyhisselâm gelip kavmini durumdan haberdar etti, hazırlığa başlandı, koyunlar, sığırlar kesildi. Mümkün olduğu kadar mükellef bir yemek sofrası hazırlandı. Çünkü misafir gelecek olan ne bir vali, ne bir padişah, ne bir başka yaratıktı. Kâinatın yaratıcısı misafir olarak gelecekti. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra, akşam üstü uzak yollardan geldiği belli; yorgun argın, üstü-başı birbirine karışmış bir ihtiyar gelip: «Ya Musa! Uzak yollardan geldim, acım, bana bir miktar yemek verin de karnımı doyurayım» dedi. Hz. Musa:

- Acele etme, hele şu testiyi al da biraz su getir bakalım. Senin de bir katkın bulunsun. Biraz sonra Allah (c.c.) gelecek, dedi.

Tabii adam daha fazla diretmeden çekip gitti. Yatsı vakti oldu, beklenen misafir halâ gelmedi. Sabah oluncaya kadar beklediler, halâ gelen giden yoktu. Neyse ümidi kestiler. Hz. Musa taaccüp içinde idi.

İkinci gün Hz. Musa Tur'a gidip:

- Ya Rabbi, mahcup oldum, ümmetim: «Ya Sen bizi kandırdın, ya Allah sözünde durmadı» diyorlar dediğinde, şöyle hitap olundu:

- Geldim ya Musa, geldim. Açım dedim, beni suya gönderdin, bir lokma ekmek bile vermedin. Beni ne sen, ne kavmin ağırladı.» Bunun üzerine Hazreti Musa Kelîmullah:

- Ya Rabbi bir ihtiyar geldi sadece, o da bir kuldu, Allah değildi. Bu nasıl olur? dediğinde Cenabı Allah:

- «İşte ben o kulum ile beraberdim. Onu doyursa idiniz, beni doyurmuş olacaktınız. Çünkü ben ne semalara, ne yerlere sığarım, ben ancak aciz bir kulumun kalbine sığarım. Ben o kulumla beraber gelmiştim. Onu aç olarak geri göndermekle, beni geri göndermiş oldunuz» buyurdu.

Demek ki, Allah için yapılan her şey, bizzat Allah'ın kendisine yapılmış gibi olmakta, Allah o kimseden razı olmaktadır.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Allah nasıl misafir edilir?
Hadisteki Allah'in tereddüt etmesi olayina takilmistim.

Google de bir Sorularla islamiyet sitesinde şöyle açıklama yapilmis.


- Hattabi’ye göre, hadiste yer alan Tereddüd sözcüğünün iki tevili vardır:

a. Mümin bir kimse, hayatında ölümcül bir hastalığa maruz kalır. Allah’tan kendisini bu sıkıntıdan kurtarmasını ister. Allah da ona şifa verir, sıkıntısını giderir. İnsanlar, bu tür işleri bir nevi tereddüt sözcüğüyle “öldüren Allah öldürmedi” şeklinde ifade ederler. İşte hadiste yer alan Allah’ın “tereddüdü” bu fiilinden kinâyedir.

b. Buradaki Tereddüd, terdid=tekrar tekrar göndermek anlamındadır. Nitekim Hz. Musa’ya giden ölüm meleği ile Hz. Musa arasında geçen meşhur kıssada, ölüm meleği defalarca Allah’a müracaat etmek zorunda kalmış ve Allah da onu tekrar ona yollamıştır. Buna göre hadisin manası: “Ben yapmak istediğim bir iş hususunda elçilerimi gönderirken, mümin kulumun canını almaya gönderdiğim zaman kadar tereddüd etmem”. Yani; başka konularda elçilerimi bir defa gönderir işi bitiririm, ama bu konuda onların defalarca gidip gelmelerine, aramızda mekik dokumalarına izin veririm(krş. İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi)

- Tevili ne olursa olsun, Hadiste yer alan “tereddüd” sözcüğü, Allah’ın mümin kuluna olan şefkati, merhameti ve lütfundan kinâyedir(İbn Hacer, a.y).

- Kelâbâzî’ye göre, burada fiilin terdid sıfatı yerine zatın tereddüd sıfatı kullanılmıştır. Yani, Allah’ın zatında bir tereddüd, gidip-gelme yoktur. Tereddüd, fiilin vasfı olan kulun kendi durumuyla ilgilidir.

Bunun özeti şudur: Mümin kul ölümden hoşlanmadığı için, Allah’a kavuşma arzusu ile, ölümden korkma duygusu arasında tereddüd etmektedir. Allah merhametiyle, onun Allah’a kavuşma arzu ve iştiyakını arttırmak suretiyle gel-gitlerden kurtarır ve o da ölmeye hazır hale gelir, hoşlanmadığı ölümden hoşlanmaya başlar. Allah da onun bu tereddüdünü giderdikten sonra onun canını alır.

Hadiste, insanların daha kolay anlaması için mecaz olarak, kulun vasfı olan tereddüd sıfatı, Allah’a ait olan terdid (kulun korkusunu gidermek, onu tereddüten kurtarmak) fiilinin yerine kullanılmıştır(krş. İbn Hacer, a.y).


...

Aklima 1 2 soru geliyor ama once bir bakim.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Allah nasıl misafir edilir?
Alketa

Allah'ın tereddüt etmesi ile hastalığı zor atlatmış bir kişinin öldürmeyen Allah öldürmedi söylemi ile nasıl bir ilişkisi var ve söyleyen bizzat Allah olduğuna göre, Allah'ın tereddüdü değil, kulun tereddüdü ve kulun korkusunu gidermek şeklinde neden algılıyoruz? Bunların hadisle bir bağlantısını görmüş değilim.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Allah nasıl misafir edilir?
Musa Aleyhisselam'la alakalı anlatılanın kaynağı belirtilmemiş. Ben bir tanesini buldum ama şöyle geçiyor:

Büyük Dini Hikayeler, İbrahim sıddık İmamoğlu, Osmanlı Yayınevi

Konuyla alakası yok ama, Karakaya iyi adamdı, müslümanları tutar kafirlere söverdi diye düşünenler için belirteyim:

Yanlış bilmiyorsam İbrahim sıddık İmamoğlu, Hasan Karakaya'nın her hafta düzenli olarak sövdüğü Ekrem İmamoğlu'nun amcası olması lazım. gülme
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.