Nefsin en kötü huyu benliktir. İnsanı şirke düşüren nefsidir. Şirki nefse güzel gösteren şeytandır. Şirk, yaratılmış varlıkları Yüce Allah’a ortak görmektir. Şirk Allah için yapılacak bir ibadeti başkası için yapmaktır. Şirk, Allah’a ait yetki ve sıfatları kullara vermektir, Şirk, tevbe edilmezse affedilmeyen bir günahtır.
Riya, Allah için yapılacak bir ibadeti veya işi insanlar görsün, sevsin ve övsün diye yapmaktır. Allah Rasulü A.S., bu ümmetin güneşe, aya, puta, taşa, insana tapmayacağını, fakat Allah rızasını unutup, insanlar için amel ederek dinlerini mahvedeceklerini bildirmiştir. (Hakim, İbnu Mace)
İnsan ile Rabbi’nin arasındaki en büyük perdelerden birisi de kibirdir. Kalbinde zerre kadar kibir olan kimse, ondan temizlenmeden cennete giremeyecektir
Bir diğer perde hasettir. Haset, insanda hayır bırakmayan bir hastalıktır. Ateşin kuru odunları yakıp kül ettiği gibi, haset de insanın yaptığı hayırlı amelleri yakmaktadır. Dünya sevgisi, gaflet, yalan, ibadetine güvenme, tevbeyi terk, Allah’ın takdirine karşı gelme gibi nefsin öyle hastalıkları vardır ki, her birisi hak yolunda ayrı bir yol kesicidir, perdedir, tehlikedir. Kesin tevbe edilmeyen bütün günahlar, Allah ile aramıza girmiş düşmanlardır.
Allah ile insanlar arasına girip hak yolu tıkayanlardan birisi de dini dünyaya alet eden, menfaati için ayet ve hadislerin kesin hükümlerini değiştiren din adamlarıdır. Din adına korkulacak en tehlikeli insanlar bunlardır, insanın Allah’a giden yolunu kesen de onlardır. Ehli olmadığı halde şeyh gözüken sahtekârlar da bu gruba girerler.
Allah ile kulların arasını açanların birisi de kötü arkadaştır. İnsan suretinde gözüken öyle şeytanlar vardır ki, insanı dinden imandan ederler. Hadiste belirtildiği gibi, her insan sevdiklerinin gidişatı üzere hareket eder. Öyleyse herkes kimleri sevdiğine iyi bakmalıdır.