ثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ قُدَامَةَ الْحِمْصِيُّ قَالَ: كُنَّا نُوَاظِبُ عَلَى ابْنِ عُيَيْنَةَ، فَقَالَ: " تَتْرُكُونَ الصَّلَاةَ وَالطَّوَافَ وَتَأْتُونِي؟ فَقَالَ بَعْضُنَا: لَعَلَّنَا نَسْمَعُ مِنْكَ بَعْضَ مَا يَنْفَعُنَا اللَّهُ بِهِ فَقَالَ: لَوَدِدْتُ أَنِّي أَرَى مَنْ يَطْلُبُهُ لِلَّهِ فَآتِيهِ وَأُحَدِّثُهُ
Muhammed b. Kudame El-Himsî anlatıyor: Biz sürekli ve devamlı olarak İbn Üyeynenin yanındaydık.
Kendisi bir ara ''Siz (nafile) namazları ve (nafile) Tavafı bırakıp (neden) benim yanıma geliyorsunuz? '' diye sordu.
(Orada bulunan) Bazılarımız ''Belki onunla Allahın bizi faydalandıracağı bazı şeyleri (hadisleri) senden işitiriz diye geliyoruz'' dediler.
Bunun üzerine ''Eğer Hadisleri Allah rızası için talep eden birisini görseydim , onu verirdim ve hadis naklederdim.''dedi.