Ağzımdaki dilim şişmişti orucumu açmak için su bile vermediler. Ankara'ya götürdüler. Mamak'a geldik bir köşeye attılar. Her yanım kırık yan üstü düştüm. Bir ses duydum;
"Haluk...Haluk...Allah de Haluk..."
Kalkamıyorum çevreme bakıyorum kimse yok.
Bu ses nereden geliyor diye sırt üstü
düştüğümde baktım tavanda Filistin askısına asılı eli kolu bağlı 0 güzel gözleriyle Muhsin Başkan bana sesleniyordu;
- Allah de Haluk !
- Allah de ! "
(Haluk KIRCI)