Yine, “Allah’a bağlı bir hayat”ı konuşmak demek, yaşadığımız hayatın Allah’a bağlılığı konusunda bilinç kaybına uğrama kaygısına düşmek demektir.
Bu ikisi, bizim, İslam inancının en şümullü ifadesi demek olan kelime-i tevhidin, yani “La ilahe illallah”ın “La” ve “İlla” boyutunda problemler oluştuğunun göstergesidir. Böyle bir problem ise, kelime-i tevhidin, yani Müslümanın inanç kökünün yaralanması anlamına gelir.
“La ilahe” dediğimizde “İlah yok” diyoruz. Bu söz, insanı, ilahlık adına bir tecride, soyutlamaya, yani yok saymaya götürüyor. Zihni siliyor, ilahlık adına bütün alakaları bitiriyor.
Ki yerine yeni bir alaka - bağ inşa edilsin.
Tertemiz, arınmış bir zihin temeli üzerine yepyeni bir bağlılık andı içilsin.
“İllallah” bunu getiriyor: “Ancak Allah var.”
Bu andın hep diri kalması lazım.
Hem “La” boyutuyla, hem “İlla” boyutuyla diri kalması lazım.
Yani hem, dünya planındaki bağlılıkların sürekli irdelenmesi ve Allah’a bağlılık yerine geçebilecek muhtevadan .....
![[Resim: urjn1.jpg]](http://t1311.hizliresim.com/1h/p/urjn1.jpg)
