Alıntı:SORU: "Eğer bir kimse, Kur'an-ı Kerim'in herhangi bir ayeti hakkında, "bu, Allah'tan indirilmiş değildir" derse, onun İslâm dairesinden çıkacağını siz de kabul ediyorsunuzdur. Birisi mevcut Hadis külliyatındaki herhangi bir Hadis hakkında, "bu, Allah'ın vahyi değildir" derse, o da aynı şekilde İslâm dairesinden çıkacak mıdır?"
CEVAP: "Bunun cevabı şöyledir: Mevcut Hadis külliyatından, kanıtı bulunan Sünnetler, iki büyük kısma ayrılır: Birinci grup Sünnetler, ümmetin başlangıçtan bugüne kadar, Sünnet oluşunda ittifak ettikleri Sünnetlerdir. Yani bir başka deyişle onlar, mütevatir Sünnetlerdir. Bunlar üzerinde ümmetin icmaı vardır. Bunlardan herhangi birini inkâr eden kişi, Kur'an'ın herhangi bir ayetini inkâr eden kişinin, İslâm'dan çıkacağı gibi, İslâm dairesinden çıkacaktır. İkinci grup Sünnetler, doğruluğunda ihtilaf olan veya olabilen Sünnetlerdir. Bu tür Sünnetlerden biri hakkında insan, "araştırmam sonucu falan Sünnet sabit değildir, bunun için ben onu kabul etmiyorum" derse, bu sözünden dolayı imanına kesinlikle zarar gelmez. Bizim, ilmî açıdan onun görüşünün, doğru veya yanlış olduğunu kabul etmemiz ayrı bir husustur. Ancak, eğer o, "bu, gerçekten Rasûlün Sünneti de olsa, ben ona itaatle sorumlu değilim" derse, onun, İslâm'dan çıktığına kesinlikle şüphe yoktur. Çünkü o, Rasûlün otoritesine karşı çıkmaktadır ki, buna İslâm dairesinde imkân yoktur."
(Sünnetin Anayasal Konumu, Mevdûdi, Sayfa: 112)