Bir meseleyi bilmezse, hüküm vermez ve o konudaki şeri ilahi hükmün ne olduğunu bilene sorması gerektiğini aklı ona icbar eder. Onu öğrenince, öğrendiğine göre hüküm verir.
İşte aklın yararı budur. Dine ve şekilci bilgiye dayananların çoğu, şehvetlerinin hükmü altındadır.
Akıllı insan ise öyle değildir, çünkü akıl faziletlerde ısrarlıdır. Akıl, sahibini gerekli olmayan hususta tasarruftan alıkoyar. Bu nedenle akıl, bağ anlamındaki "ikal" kelimesinden türetilmiştir.
Fütuhat , c,13,s80 , Muhyiddin İbn Arabi (k.s.)