Böyle adamlarla ve kadınlarla hiçbir iş düzelmez.
Yüzde yüz vatansever olacak.
Yüzde yüz iffetli.
Yüzde yüz ihlaslı (Zaten ihlas kesir kabul etmez, ya yüzde yüz olur yahut hiç olmaz.)
Yüzde yüz helal kazanacak ve helalinden yiyecek, geçinecek.
İyi ve olgun olması için insanda bazı hasletlerin yüzde yüz olması gerekir.
İnsanda bazı kusurlar olabilir. İyidir ama biraz tembeldir… Bu kabul edilebilir ama vatan hainliği, iffetsizlik, ihlassızlık, yamukluk, haram yeme, yalancılık, iftira, gıybet asla kabul edilemez.
İslamda bazı suçların affı yoktur. Hırsız affedilemez… Zina edenler (suçları sabit ise) affedilemez…
Devlet ve belediye bütçelerini hortumlayanları affetmeye kimsenin hakkı yoktur. O bütçeler halkın malıdır. Onlarda saçı bitmedik yetimlerin hakkı vardır.
Yalan söyleyerek halkı aldatanlar affedilemez.
Siyasette, medyada, halk hizmetlerinde yalan hem ahlaksızlıktır, hem suçtur.
Müslüman adalet taraftarıdır.
Vaktiyle bu düzen küfür düzenidir, bu düzen pistir, bunu yıkıp yerine hak bir düzen getireceğiz diyenlerin bir kısmının, ellerine imkan ve fırsat geçince, eskiden bozuk ve pis dedikleri düzenin haram nimetlerine ve rahtlarına nasıl aç köpekler gibi saldırdıklarını gördük. Bu adamlara kesinlikle güvenilmez.
Türkiye’nin adalete ihtiyacı vardır. İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya ve İngiltere’de olan ciddî adalete benzer millî bir adalete ihtiyacı vardır. Müslümanların var güçleriyle Kur’an, Sünnet ve Şeriat, Hikmet adaleti için çalışmaları gerekir.
Türkiye’nin, bilgi ve kültür yanında sağlam ahlak ve karakter terbiyesi veren millî bir eğitime ihtiyacı vardır.
Müslüman Türkiye’nin İslam ahlakına ihtiyacı vardır.
İslam ahlakına en fazla Müslüman halkın ihtiyacı vardır.
İslam ahlakı ile ahlaklı olmayan dindar kimse, kesinlikle dindar değildir, sahte bir dindardır, sinsi bir canavardır.
Siyasete vasıf, ahlak, temizlik, yüzde yüz vatanseverlik getirilmedikçe bu memleket düzelmez.
Eğitim milli kimliğe ve kültüre hizmet etmedikçe bu memleket düzelmez.
Yargı âdil olmadıkça bu memleket düzelmez.
Medya düzelmezse, Türkiye düzelmez.
Yeterli miktarda âdil, kültürlü, ahlaklı, faziletli, vatansever, ihlaslı, iffetli, müstakim (doğru ve dürüst), vasıflı, güçlü, başarılı elemanlar yetiştirilip, işler ve emanetler onlara verilmedikçe bu memleket düzelmez. Düzeleceğini sanan ahmaktır, geri zekalıdır.
Ağır konuşacağım… Müslümanların bugünkü durumu, parçalanmışlığı, bölünmüşlüğü, kültür eksikliği, ahlakî zaafları ile bu memleket düzelmez ve kurtulmaz.
Her şey iyiye gidiyormuş, İslamın zaferi pek yakınmış… Bendeniz bu yaldızlı edebiyata inanmam.
Dindarlık ile birlikte şu vasıflar, hasletler, faziletler=erdemler, üstünlükler, güçler bulunmalıdır:
1. Sağlam bir din kültürü… 2. Sağlam ve geniş bir genel kültür… 3. Yüksek ahlak ve karakter… 4. Hamiyet ve vatanseverlik… 5. Adalet… 6. Haysiyet… 7. Haram yemezlik… 8. Bilgelik…
Dindar geçiniyor ama mütemadiyen (durup dinlenmeden) gıybet ediyor. Böylesi gerçek dindar değil, sahte dindardır.
Haram yiyen, haram kazanan, haramla zengin olan kimse; namaz kılsa, oruç tutsa, umreye gitse bile gerçek dindar değildir, sahtekarın tekidir.
Yazdığım temizlikler ve iyilikler olmazsa Türkiye kurtulmaz.
Kuru, hayattan kopuk ahlak edebiyatı istemiyoruz, hayata uygulanan gerçek ahlak istiyoruz.
Gerçek dindarlık istiyoruz.
İslam dinindeki bütün faziletlerin ve vasıfların Müslümanlarda görülmesini istiyoruz.
Ahlaklı Müslüman istiyoruz, ahlaksız Müslüman istemiyoruz.
Mehmed Sevket Eygi