You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ahiret Unutkanlığı

Ahiret Unutkanlığı

Kıdemli Üye
Ahiret Unutkanlığı
Ne gariptir şu insanoğlu Dünyaya dair çok önemli istekleri vardır bitmek tükenmek bilmeyen Para, mal, mülk, makam, mevki, şöhret ve hepsinin dahası
Nedir önemli olan bizim için?

Hepsine birden sahip olmak mı?
İstediği her şeye sahip olanlar gerçekten çok mu mutludur? Mutmain olur mu, nefis madden ve manen doyar mı?

Yoksa bir avuç toprak mıdır, doyuran insanın gözünü?!
“Minarede ölü var diye bir acı salâ” bizim için hiç okunmayacak mı zannederiz? Bütün enerjimizi sahip olmaya harcamış, yatırımlarımızı yalnızca dünyaya yapmışsak, ölümü unutmuşuzdur zaten
Acaba nefesimizin ne zaman tükeneceği

bildirilseydi ne yapardık? Nasıl bir hâleti ruhiye içerisinde olurduk? Sayılı soluklarımızı hesapsızca kullanabilir miydik? Tüketebilir miydik dakikalarımızı, “Bu gün Allah için ne yaptın” denileceğini bile bile?
Elbetteki hayır!

Bilseydik eğer dünya hayatının geçiciliğini;
Buruk bir tebessüm olabilirdi belki yüzümüzde, ama kolay kolay çatılmazdı artık kaşlarımız, hemen

sinirlenmezdik, inciten, acıtan kelimeleri, çoktan çıkarmış olurduk lügatimizden Rabbimizle baş başa kalabilecek ortamlar oluşturmaya çalışırdık Belki de Halk içinde Hak ile olmak, hayat biçimimiz olurdu Mevlâna’nın, “Eğer herkesleysen ve

bensizsen hiç kimseyle değilsin/Eğer benimleysen ve hiç kimseyle değilsen herkeslesin” dediği gibi yaşamayı isterdik
Bilseydik eğer;

kâinatı hece hece okumayı isterdik gece gündüz Karanlıktan korkmaz, aydınlıktan rahatsız olmazdık
Bilseydik eğer;

başımızda gölge eden kara bulutlara ah vah etmek yerine, tedbiri elden bırakmaksızın sabırla yağmurun yağmasını bekler, huzurun nirengisini yaşardık

Bilseydik eğer;
İbadetlerimizde devamlı olurduk Geciktirmemize neden olan zaruretler önceliklerini yitiriverirlerdi
Bilseydik eğer;

vird olurdu dilimize rengine boyandığımız, aşkına uyandığımız güzel Rabbimizin isimleri
Bilseydik eğer;

günahlarımıza yüreğimizle ağlardık Ebediyete ulaştığımızda huzurunda utanmamak için güzel amellerimizi artırmaya çalışırdık
Bilseydik eğer;

“Yarabbi, bana ilk namazı soracağın için emrolunduğum üzere onu dosdoğru kılmaya çalıştım”
“Yarabbi, bana dünyalık olarak verdiğin emanetleri fazlasıyla emrettiğin yerlere ulaştırdım”

“Yarabbi, kullarının bana olan sevgisi ve muhabbeti beni değerlendirmende bir ölçü olacak biliyorum Çünkü sen, “Kullarımın sevdiğini ben de severim” diye buyuruyorsun, ben de bunun için kul

hakkına girmemeye ve Kâbe’yi yapar gibi gönüller yapmaya çalıştım Sonsuz bir sevgiyle yalnızca senin için sevdim” derdik

Senin için severdik Hem bu kâinatta var olan her şeyde senden bir parça varken incitilmiş olsak bile, haddimize midir bizim senin yarattığını beğenmemek ve sevmemek

Sen bu dünyayı ve bizleri habibini sevdiğin için yarattın Formülü ne ihtiva eder ki sevgi,

dokunduğu her şey uhrevîleşir, melekleşir, taş gönüllerde güller bitirir Ne kadar güzel bir hissediştir gül alıp gül satmak

Sevgi; insanın yaratılış hamurunda,
Sevgi; bir yetimin başını okşayan peygamberimin dokunuşunda,

Sevgi; ensarın özverisinde,
Sevgi; Hz Ebubekir’in dost yüreğinde,
Sevgi; Bilal-i Habeşî’nin siyah tenine düşen inci tanesi göz yaşlarında,

Sevgi; Veysel Karanî’nin adım adım Rasûl’e yürüyüşünde

Sevgi; Hz Âyşe’nin anam babam sana feda olsun deyişinde,

Sevgi; senin Kelam Kadiminin her harfinde,
Sevgi; ben değil, biz bilincine sahip olmakta
Bilseydik eğer; sevgi ve muhabbetin tadını

sevgisizliklerimizi pişmanlık göz yaşlarıyla yıkardık

Bilseydik eğer unutur muyduk ?
Bize hayatın ve ölümün hakikatlerini unutturan ihtiraslara, tamahlara binlerce kere ah Ve bu unutkanlığın masiyetlerine binlerce kere af
Bize bizi,
Bize seni

Bize hayatın hakikatlerini,
Bize ahireti unutturma ya Rabbi
Dünya hayatında telafi edilmesi mümkün olan küçük unutkanlıklarla kıyas edilebilir mi "ahiret unutkanlığı"
[Resim: allahmuhammedduais5.gif]
Bunu ilk beğenen sen ol.
RE: Ahiret Unutkanlığı
Bize hayatın hakikatlerini,
Bize ahireti unutturma ya Rabbi
Dünya hayatında telafi edilmesi mümkün olan küçük unutkanlıklarla kıyas edilebilir mi "ahiret unutkanlığı"

AMİN CÜMLETEN İNŞALLAH
Degerli Alime-i Nur Kullanicisi Jul 2009 Tarihinden Beri İmam Hatip, İslami Forum, Dini Forum, Genel Forum Üyesidir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 21-07-2009, Saat:07:49 PM, Düzenleyen: Alime-i Nur.
General
RE: Ahiret Unutkanlığı
Allah razı olsun kardeşim.
Ne kadar seversen sev, bir gün ayrılacaksın.
Ne kadar toplarsan topla, bir gün bırakacaksın.
Ne kadar yaşarsan yaşa, bir gün öleceksin.
Ne yaparsan yap, bir gün hesabını vereceksin.
[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]
[Resim: 373jx0.gif]
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 21-07-2009, Saat:08:27 PM, Düzenleyen: konyevi.
Forumcu
RE: Ahiret Unutkanlığı
insan dünyaya ilk geldiğinde çok hırslıdır. avuçlarını sıkar herşeyi istiyorum dercesine ağlar sızlar. ama ölürken ... o avuçlar artık açıktır. sessiz sedasız çeker gider.. bakın hiçbirşey götüremiyorum der. Rabbim ahireti unutturmasın.

"Basar(Göz) sanatı(mahlukatı) görürde, basiret(kalp gözü) sanatçıyı(Halıkımızı, Saniimizi, Ma'budumuzu, Rabbimizi) görmezse çok abes olur."

Ne ki SEVDA:Hakka sevdalanmadıktan sonra..
Ne ki HAYAT: Hakkı yaşamadıktan sonra..
Ne ki KAVGA: Hak yolunda olmayınca..
Ne ki ÖLÜM:Şehadet vurmayınca..

[Resim: ry185oo.jpg]
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.