Bu şekilde dünyaya gelen biri, renkleri anlayıp algılayamaz. Zira beş duyu organından birini yitirmiş durumdadır. Ama onun renkleri algılayamıyor oluşu, bunların dış dünyada bir gerçekliklerinin olmadığı anlamına gelmemektedir; renkler hiç şüphesiz vardır. Ahiret halleri de buna benzer.
İnsanoğlu oraya vardığında, aklın üstünde ama akla dahil olan ve havsalasını/algılama kapasitesini genişleten bir takım vasıfları kazanır ve bu sayede o halleri anlamaya başlar. Tıpkı bir amanın gözlerinin açılması gibi; daha önce zihninde canlandırdığı renkleri algılamaya başladığında, belki de hiç de canlandırdığı gibi olmadığını görecektir.
Seyda Muhammed Emin Er K.s
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..