Yıllar mı eskitecek seni ,beni.
/Zamanı ve Mekanı geç
/Seninim hala ben
Önemli olan ne ki dostum
ama bu soru önemli
Anlamak mı istiyorsun/
Yorul öyleyse
Ağzından önce duman
Sonra alevler fışkırdı
Doruk sen ve
bana ne
Bırak kendini varoluşun enginliğine/
Varoluş senin
Zaman geçiyor diye üzülme
Aşkımız saflaşıyor sevgilim
İnsan Vicdanıyla büyür/Kalbiyle bakar dünya’ya
İnsan yitirdikçe İÇİNİ:Öylesine küçülüyor ki Dünya’sı.
Hissi başlıyor, sonra arsızlığa dönüşüyor
hissiyat zaman geçtikçe boşanıyor ve kayıtsızlığa dönüşüyor
Acıtıyor insani anlayışsızlık
İnsan kendinle 'oynaşmamalı'
insan kendini anlamlandırmalı
Gerilim !Buyur gel
/Korkmuyorum senden
Tecrübe ile insan
daha bir "ol"uyor
İnsan tabiatında
zor olan kolaya evriliyor/kolay olan zor olana evriliyor
İnsanlar limana yanaşan gemiler gibi sığınacak dostlar ararlar
2.
Gerçek okurlar kendilerini okumaya çalışanlardır
Dünyanın merkezi İnsanın kendisidir.Çünki her insan kendi dünyasında yaşar
Bir insan ile diyolog kurduğumuz zaman aslında yeni bir dünyaya adım
atıyoruz demektir
Hayatı başkasının benliğinde ve gözlerinde arayan şaşkınlar
Görmenin en zor olanı insanın kendisini görmesidir
Günü beklemek değil önemli olan günü değerlendirmek
Eşek alıp beygir satan gözlerden ne beklersin
Ummanın ortasında bir katre olabilmek mesele işte bu.
Kardeşliğimiz birbirimizin üzerine sorumluluklar yükler.Ve bu sorumlulukları paylaşmamızı ister.
Kafadaki veriler yanlışsa yanlışın yapılmama ihtimali ne kadar?
İnsanların oyunları, oyuncakları var
Sanal sarmaşık.Zihnimizi sarmalayan sanal sarmaşık.
İnsan zor bir şey mi?
Eylem var felsefesi yok bu insan mı?
Ölçülere sığmaz insan
ölçmemek lazım
Düşünmeyen beyin rutubet tutar.
İnsanım
Duyarsız kalamam
Tıkanıyor duyarlılıklar
Almayınca nefes
İnsanlar yüklü geliyorlar, yüklerini boşaltıyor;paylaşıyorlar
İnsan kendi dünyasına dönmeli , kendini kavramalı, kabzamalı
Özgür katılımcı.
“OL”MAK İSTEDİĞİMİZ YER
Bizim idealist çocuklara ne oldu?
İdealist çocukluğumuz nerede?

