You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

ABESE / kibre surat as! samimiyete d-eğil.

ABESE / kibre surat as! samimiyete d-eğil.

General
ABESE / kibre surat as! samimiyete d-eğil.
ABESE / kibre surat as! samimiyete d-eğil.
“O, suratını astı ve uzaklaştı. Çünkü kör bir adam o'na yaklaşmıştı!
Ne bilebilirsin ey Muhammed, belki de o arınacaktı. Yahut hakikat hatırlatılacak ve bu hatırlatma kendisine fayda verecekti. Ama kendini her şeye yeterli görene gelince, sen bütün ilgiyi ona gösterdin. Halbuki onun arınmaktan geri kalmasının sorumlusu sen değilsin. Ama sana büyük bir istekle geleni ve Allah korkusu ile yaklaşanı sen görmezden geldin!
Elbette bu mesajlar yalnızca birer hatırlatma ve öğütten ibarettir. İstekliyse O'nu hatırlayıp öğüt alabilir. O'nun kutsal ve soylu vahiyleri ışığında...Yüce ve arı-duru. Elçilerin elleriyle yayılıp duyurulan. Seçkin ve erdem sahibi elçilerin.” (1-16)
İlkel başlangıcını, nasıl bir özden yaratılıp, nasıl güzel bir tabiatla hayata geldiğini hep unutuyorsun. Hayatta bir parça ilerlediğin zaman, gerçeği geride bırakma alışkanlığın var senin. Geçen zaman içinde elde ettiğin kazanımlarınla kendini bir şey sanman çok zamanını almıyor...
Basit, bir damla bir su iken havalı bir toprak oluveriyorsun.
Şımarmaya hazırsın.
Kendi varlığını, ilkliğini ve sonunu, varlık öykünü bir okuyabilseydin, ilk ne hallerde olduğunu, nerelerden buralara geldiğini, ne idiğini, sonra ne olduğunu ve ne olacağını hatırında, hayalinde tutabilseydin, unutmasaydın böyle birden kendin bilmekliğini keşke...
Şimdi elindeki servetine, mal varlıklarına, tarlana tabanına, gayri menkulüne, banka hesaplarına, iş dünyana, çok kazanma, acaip harcama, tüketim rekoru kırma başarılarına, vergi rekortmeni olmana, makam, şan, şöhret, sosyal çevre, elalem, parti, kulüp, cemaat, adam çokluğuna, işte elinde seni sana güvendiren neyin varsa.... ona güveniyorsun.
Ona yaslanarak, kaykılarak şöyle bir tavır içine giriyorsun seni Yaratan’a:
“Bu benim hayatım!
Benim bedenim.
Benim ruhum!
Ben belirlerim hayatımın kurallarını.
Sen belirleyemezsin!”
Evet. Bunu diyorsun tam olarak.
İlahi Değerler’e, vahye karşı duyarsızlığın, Kuran’ı küçümsemen bunu gösteriyor.
Dini, dindarlığı, namazı, orucu ancak alt gelir gruplarına, varoşlara, kırsal kesim insanına, köylülüğe ait folklorik birer öge olarak görmek istiyorsun.
Sen başkasın tabii...
Sen kentlisin.
Uygarsın.
Maddi zenginlikler senin.
Şatovari kurumlar.
Seçkin salonlar.
Ödüllü sanatlar.
Tartışmasız bilimsellikler.
Çok yüksek akademik kariyerler.
Elit çağdaş yaşamlar.
Önemli kurumlar. Kurumsallaşmalar.
Statüler. Her alanda en üst kademeler.
Bütün bunlar sadece sende olur.
Sana aittir.
Sana yaraşır.
Sen layıksındır.
Sen kendi halkındaki “Ümmü Mektum safiyeti”ni, evet belki cahilliği, paldır küldürlüğü fakat samimiyetin coşkusunu görmezsin.
Sonra bir ara -özellikle işine gelecek gibi olursa- “dini en azından bir duyalım bakalım ne olacak?” şeklinde bir kibirle, guya ilgiliymiş gibi, sözüm ona “öğrenmeye” gelirsin.
Tıpkı bir zaman Peygamber as e “Bu dine inanırsam bana ne var?” diye soran o adam gibisin.
Peygamber ona “Herkese ne varsa sana da o var!” dediğinde, servet ve statüsüne rağmen ona hiç bir ayrıcalık tanınmayacağına, İslam’ın sınıfsal ayrımsız bir yaşam biçimi olduğunu vurguladığında şaşkınlık içinde küfreden o adam gibi...
“ Beni başkalarıyla eşit tutan bu din kahrolsun!”
Evet şımarık insan!
Sen...
Vahye karşı bu kibirli tutumunla, asla samimi bir insanla, saf bir kalbin coşkusuyla eşit değilsin.
Olamazsın.
Bunun için önce bir insan olman gerekir senin.
Bunu ben yapıyorsam benim de...
Bunu o yapıyorsa onun da...
Önce bir insan olmamız gerekir hepimizin.
Sen ondan, varoşlardaki teyzelerden, amcalardan, dağdaki çobandan, köydeki emmiden çok aşağılardasın.
Şimdi git ve Peygamber as i, -iyiliğin ve güzelliğin samimi ulaklarını- daha fazla meşgul etme.
Şimdi git ve gönlündeki kibirden arınmadan bir daha asla bu Kitab’a yaklaşma!
Şimdi git ve Peygamber as in bütün iyi niyetiyle -acaba bu kelli felliler İslam’ı anlar ve kabul ederlerse bu insanlığın hayrına mı olur ki?” cümlesiyle kafasını karıştırıp da Ümmü Mektumları...samimi olan her insanı, halklarını üzmelerine neden olma!
Şimdi git!
ANLAMIN İZİNDE II


a,şener
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.