- Allah’ın muhabbetinde samimi olan, ne ayıp işitir ne de kulağına ayıp gider.
- Müminin âdeti önce düşünüp sonra konuşmaktır. Münafık ise önce konuşur, sonra düşünür.
- Kendine bir ağırlık veren kimsenin hiçbir ağırlığı yoktur.
- Hüzünsüz bir neşe ve darlıksız bir bolluk olmaz.
- İnsan Allah’a kalıbıyla değil, kalbiyle ibadet eder.
- Kalp Kitap ve Sünnete göre amel ederse kurbiyet (yakınlık) kazanır. Bunu kazanınca da neyin kendi lehine ve aleyhine, neyin Allah için veya başkası için, neyin de hak ve batıl olduğunu bilir ve görür.
- Tasavvuf yolu zahirî ve batınî hükümlere riayet etmeyi ve her şeyden fâni olmayı gerektirir.
- Yerini bilmeyene kader yerini öğretir.
- Sahte rabler boyundan çıkarılıp atılmadıkça, sebeplerle ilişik kesilmedikçe, fayda ve zararı insanlardan bilmeyi terk etmedikçe kurtuluş mümkün değildir.
- Kuran’dan, hakkında tartışarak değil, içindekilerle amel ederek faydalanın!
- Sufî batınını ve zahirini Allah’ın Kitabına ve Resulü’nün sünnetine uyarak arıtandır. O, safiyeti arttıkça vücut denizinden çıkar; iradesini, dilek ve ihtiyarını terk eder.
- Kalp salih olunca daimi zikir elde edilir ve kalbin her tarafına Hakk’ın zikri yazılır. Böyle bir kalbin sahibinin gözleri uyuyabilir ama kalbi Rabbini zikreder.
- Sabır, hayrın temelidir.
- Sağlam bir kalp tevhid, tevekkül, yakin, tevfik, ilim, iman ve kurbiyet ile dolar.