“Ağzı alan konuşuyor.” Deyimi tam manasıyla ülkemizde karşılık buluyor. Kamuoyunda ciddi ve seviyeli bir kanal olarak kabul edilen, kanallarımızdan birinde yayınlanan bir program var.
Malumunuz, bu programa çoğumuz vakıfızdır. Formatı itibariyle, kadınların ön planda olduğu bu programda, hakikaten fikirlerine katılmasak da kendini alanında ispatlamış, kültürlü ve aydın kadınlar tarafından götürülüyor. Ama orda bu kanala ve programa yakışmayan bir “ayrık otu” var. Burada bir işlevi olmayan gerçi “süs bitkisi” gibi bir işlevi var bunu yok sayamayız. İlla ki “süs bitkisi” olması gerekiyorsa, bu manada hem güzel hem de akıllı ve kültürlü bir çok genç isim var. Bu bir zamanlar insanlara: “Ajdar ı dinletmek” gibi, bir işkence tipi vardı. Bu da öyle bir şey sanırım.
Neyse biraz bu bacımız hakkında bilgi sahibi olursak, ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.
Bu bacımız, ergen döneminde podyumlarda boy göstermeye başladı. Bu arada da kendine diğer meslektaşları gibi, topçu bir sevgili buldu, böylece hayatı; defileler, tanıtımlar, Gece Clubleri, Akmerkez, Kanarya Adaları arasında, kendi gibi “dünyadan bir haber güruh gibi” devam etti…
Bu dönemde medyada iç çamaşırı, mayo defileleri, erkek dergilerinde kapak kızı olma ve selülit haberleri dışında, pek yer bulamadı.
Sonrasında baktı ki deforme oluyor. Teşhircilik de bir dönem (geçici)… Kendini parlatma yollarını aradı, nitekim başarılıda oldu… “Bu ülkede yaşadığı için”
İşe devrini tamamlayan topçu sevgilisinden başladı, hemen ona bir tekme vurdu, hemen arkasından Yeşilçam da dustur olan “rejisor yatağı” hesabı, medyanın isim parlatıcı yapımcılarından olan, kendi alanında bir çok başarılı işe imza atmış, yaşlı bir kurt a arkasını yasladı. Gerçi; başka yerini yasladı desek… Neyse, bu yapımcı bunu birkaç dizide, filmde falan oynattı. Oynadığı dizilerdeki rol yapma yeteneğiyle (Soksan durmaz) yeni bir çığır açtı. Bunun doruk noktası “Pepsi reklamı”ydı. Bu arada anladı ki bu işler podyumda sallamaya benzemiyo…
Hemen ülkemizde para dan başka donanım ve vasıf istemeyen, üniversitelerden birine bastı parayı, kaydını yaptırdı, hem etiket de almış oldu. Bu arada, bunun bitmek tükenmeyen isteklerinden bunalan yapımcı, baktı ki “ödü bokunu” karşılamıyor, buna yol verdi…
Son olarak, bahsettiğimiz kanaldaki programa dahil oldu, bu program sabah kuşağı tarzı bir program olsa, hiç ehemmiyet vermeyeceğim ama burada da performansı ve konuşmalarıyla “beyninin giydiği bikinilerden daha küçük olduğunu ispatladı” zaten programda da bedeni orda ama beyni yoktu. gerçi onunda olduğu meçhul de…
İşte son sarf ettiği akıl tutulması yaratan vecizeler:
“Dağdaki çobanla benim oyum neden eşit olsun” Ak parti seçmenleri için de “ayak takımı” nitelemesinde bulunmuş bu konuda “Youtube” ye yapılan yorumlar benim yapacağım yorumdan daha iyi olayı açıklıyor:
Yazan: DoGrUcUcAtLaK:
Sen kim oluyor da ayak takımı diyebiliyorsun sen kimsin o ayak takimi dediklerin dikkat etde ayağına dolanmasın oturduğun yerden olduğun konumda tepe taklak yere düşersin o ayak takimi dediğin insanlarda senin gibi orasını burasını açarak ta para kazanabilirler ama onlar NAMUSUYLA kazanmayı tercih ediyorlar
Yazan: Gecekondu Sakini Çoban:
Lan, mal, sen ne anlarsın siyasetten? orda burda soyun sen salak zaten en iyi yaptığın iş bu o yamuk dötün gibi yorum yapıyon. Dağdaki çoban keyfinden mi vergi vermiyor? Onlar çok mu hoşnut gecekonduda yaşamaktan sen yorum yapmadan önce kendine sağlam bir beyin bul o ufak beynin ancak bikini giyebilmeni sağlar. Aptal...
Yazan: Dorsalaorta:
Geri zekalı bizim oyumuz senin gibi kültürsüz cahil paralı üniversite den diploma alanla eşit oluyor da biz ses çıkarıyormuyuz. gerzek diploma dağıtır gibi tapu dağıtılıyor diyosun o dediğin senin gittiğin paralı üniversitede yapılıyor akıl fukarası manyak ulan nerde gördün diplomanın öle gecekondu tapusu gibi dağıtıldığını…
vavvvvvvv
giderayak işlerim var bitirilecek,