Rivayet edilir ki “Kim bir kötü iş yaparsa onunla cezalanır” (Nisâ/123) ayeti nâzil olduğu zaman Hz. Ebubekir şöyle demiştir: ‘Bu ayetten sonra artık sevinmek nasıl olur?’ Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Ey Ebubekir! Allah seni affetsin. Sen hasta olmaz mısın? Sana eziyet dokunmaz mı? Sen üzülmez misin? İşte bunlar karşılığını göreceğiniz şeylerdendir.”
Ukbe bin Amir’in rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Bir insanı günahta ısrar ettiği halde Allah ona sevdiği şeyleri veriyor iken gördüğünüzde biliniz ki bu durum onun için aldatmadır.” Sonra Hz. Peygamber şu ayeti okumuştur: “Kendilerine yapılan uyarıları unutunca, üzerlerine her şeyin kapılarını açıverdik; kendilerine verilenle sevince daldıkları sırada da ansızın onları yakaladık, birdenbire bütün umutlarını yitirdiler.” (En’âm/44)
Eshabdan bir kişi, cahiliye devrinden tanıdığı bir kadını gördü. Onunla biraz konuşup ayrıldı. Yürüdüğü halde arada sırada dönüp kadına bakıyordu. Bu esnada bir duvara çarptı ve yüzü yaralandı, Hz. Peygamber’e gelip hâdiseyi anlattı. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Allah bir kuluna hayrı irade ettiği zaman günahının cezasını dünyada hemen verir.”
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)