Her Müslümanın kötü huydan vazgeçmeye çalışması, bunun için gayret göstermesi gerekir. İnsan, kötü bir şey yapınca, arkasından kendini cezalandırmalıdır. Bu, nefse güç gelen şeyi yapmayı âdet edinmesi de, faydalı ilaçtır. Meselâ, bir kötülük yaparsam, şu kadar sadaka vereceğim veya oruç tutacağım, gece namazları kılacağım, diye yemîn etmelidir. Nefis, bu güç şeyleri yapmamak için, onlara sebep olan kötü âdetini yapmaz.
Kendinde kötü huy bulunan kimse, buna yakalanmanın sebebini araştırmalı, bu sebebi yok etmeye, bunun zıddını yapmaya çalışmalıdır. Kötü huydan kurtulmak, bunun zıddını yapmak için çok uğraşmak lâzımdır. Meselâ, cimri olan kimse, her vesile ile az çok demeden başkasına bir şeyler vermeye kendini zorlamalıdır. Çünkü, insanın alıştığı şeyden kurtulması çok zordur. Kötü şeyler nefse tatlı gelir.
Kötü ahlâkın zararlarını okumak, işitmek de, faydalı ilaçtır. Kötü huyun zararını anlatan hadîs-i şerîfleri okuyan kimse kendini frenler.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
“Her günâhın tevbesi vardır. Kötü ahlâkın tevbesi olmaz. İnsan, kötü huyunun tevbesini yapmayıp, daha kötüsünü yapar.”
“Sıcak su buzu erittiği gibi, iyi ahlâk da, hatâları eritir. Sirke balı bozduğu gibi, kötü ahlâk, hayrâtı, hasenâtı mahveder.”
“İnsanların hiç çekinmeden, sıkılmadan yaptıkları günâh, kötü huylu olmaktır.”