"Hayatlarımız oradan oraya çekiştirilerek geçiyor. Ancak gecenin karanlığında her şeyin bittiği, telefonun çalmadığı, televizyonun kapandığı, şehrin sustuğu anda benliğinizin temel sorusunu duyarsınız: 'Gerçekten mutlu muyum?' Eğer bu soruyu gözardı etmek isterseniz elinize tekrar telefonu alıp oyun oynamaya devam edebilirsiniz” diyor bir röportajında Muhyiddin Şekur.
Sırf bizi oyalasın diye bir sürü şey icat edip hayatımıza kattılar. Peki biz neden oyalanmaya bu kadar gönüllüyüz?
“Hayat kısa” dediler, “Hayır, gaflet uzun!” diye itiraz etti.
g,özcan