Gelin büyükler bir günlüğüne çocuk olalım birlikte oyun oynayalım.
Evlerimize yine büyükler gelsin hoş sohbetler yapılsın samimi içten...
Yada askercilik oynayalım ülkemizi işgal eden gavurlara karşı savaşalım...
Cihadı şehadeti konuşalım, dost kim, düşman kim belli olsun...
Fırından ekmek, pazardan meyve alalım, komşuların canı çekmesin diye saklayarak eve gizli girelim...
Mahallenin kadınları yine bir araya gelsin birlikte iş yapsın...
Sokaklara çıkalım seyyar satıcılar gelsin elmalı, şeker pamuklu şeker, çok çok alalım yine...
Yazlık sinemalara gidelim acı acıklı Türk filmleri izleyelim...
Bir naylon poşet bulalım içini kağıtla dolduralım maç edelim mesela…
Sonra gazoz kapaklarını toplayalım birlikte, Topaç çevirelim, gulle oynayalım.
Yaz gelince kara trene binelim köye gidelim, topraklara su dökelim kay kay yapalım, Üstümüz başımız çamur annemizden dayak yiyelim,Banyodan sonra sarılalım annemize gönül rahatlığı ile yataga girelim ve uyuyalım.
Bir günlük, sadece bir günlük oyun, saf, temiz, çocukça…
“Çünkü ben büyüklerin oyunlarında hem yoruldum, hem sıkıldım”
Evlerdeki ruhsuz birliktelikler, elektronik aileden…
Kimin kiminle yaptığı belli olmayan savaştan…
Evlerini terk etmiş, sokaklarını boşaltmış, çocuklarını ihmal etmiş analardan, büyük alışveriş merkezlerinden…
Gişe rekoru kıran Amerikan Rambo filmlerinden ,her yediğini içtiğini gösteren, ,giydiği elbise,bindiği araba ile adam olduğunu sanan insanlardan…
Riyadan ,gıybetten, kinden, hasedden,geniş kitlelerin içi boş tartışmalardan,yaşanması gerekirken konuşulan dinden,iki yüzlü dostluklardan,mezhepçilikten,cemaatçilikten,hocacılık tan,hesap günü gelmeden hocalara müritlere verilen hesaptan, bu kabir azabından sıkıldım.
Yoruldum, büyüklerin oyunlarından sıkıldım, çocuk olmak, bu oyunu çocukça oynamak istiyorum.
Hesapsız pazarlıksız samimi içten ihlaslı.
Mahmut Eraslan