“Bunun içinde bir mektup var. Ama zarfı çok zor durumda kaldığında, halledemediğin bir mesele olduğunda ya da ne yapacağını bilemediğin zaman açacaksın...”
Sonra adamcağız öldü. Fakat herkesin kafasında “çorapla gömülme” meselesi vardı. Bunu kime danıştılarsa, aynı cevabı aldılar: “Çorapla defnetmek caiz değildir!”
Çocuklar kara kara düşünürken büyük oğulun aklına babasının bıraktığı zarf geldi. Kardeşlerine söyledi, hepsi birden “Açalım belki orada bir çare buluruz” dediler. Büyük oğul zarfı sakladığı yerden getirdi. Küçük, sade bir zarftı. Açtılar. İçinde küçük bir kâğıt vardı. Üzerindeki yazıyı büyük oğul okudu, sonra kardeşlerine verdi. Kâğıtta şunlar yazıyordu:
“Sevgili çocuklarım, işte gördünüz, öbür dünyaya çoraplarınızı bile götüremiyorsunuz. Size bıraktığım malı mülkü kullanırken bunu hiç unutmayın!..”