Fâiz yasağının elbette birçok sebep ve hikmetleri vardır. Bunların başında işsizliği artırması, sun’î fiyat artışına yol açması, yardımlaşma, dayanışma, sevgi, merhamet ve şefkat gibi insânî ve ahlâkî meziyetleri zayıflatması, bencilliği körükleyip para ve nüfuz kazanma hırsını kamçılaması gibi hususlar gelir.
Bu sebepler muvâcehesinde fâizi yasaklayan İslâm, buna mukâbil karz-ı hasen denilen, “imkân nisbetinde Allâh için borç vermeyi” teşvik etmiş ve darda olan bir kimseye verilen borcu, sadakadan daha fazîletli saymıştır.
İmâm Câfer-i Sâdık’a:
“–Allah, fâizi niçin haram kılmıştır?” diye sorulduğunda şu cevâbı vermiştir:
“–İnsanlar birbirlerini ihsanlarından mahrum bırakmasın ve birbirlerinden yardımı esirgemesinler, diye haram kılınmıştır.” (Ebû Nuaym, Hilye, III, 194)
İnsanlar sadece menfaat karşılığında borç verirlerse, aralarında olması gereken yardımlaşma fazîleti aslâ vücut bulamaz. (Osman Nûri Topbaş, Faziletler Medeniyeti-2, Erkam Yay.)