Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Türkiyeyi Vahabiler mi yönetiyor?

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 0 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : gök tengri
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
Yeni Üye
*
8
mesajlar
8
konular
-10
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2019
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
21-08-2019, Saat:11:05 PM

Türkiyeyi Vahabiler mi yönetiyor?

Vahabi Suud Hanedanlığı, 1744’te Muhammed Bin Suud tarafından kurulmuştur. Muhammed Bin Suud, Muhammet İbn Abdülvahab’ın damadı olmasının da getirdiği dini erkin katkısıyla, kısa sürede bölgede büyük bir siyasi güç elde etmiş ve civardaki çoğu küçük hanedanlığı da topraklarına katmıştır. Birçok bedevi aşiretini yerleşik tarım toplumuna dönüştürmüş ve devletleşme adına istikrarlı bir yol izlemiştir. Suud Hanedanlığı, Vahabi cihatçı politikalarından dolayı, kurulduğu tarihten 1821’e kadar Osmanlı Devleti’nin Hicaz Emirliği’ne karşı ciddi bir tehdit unsuru haline gelmiştir. Bu süreç sonunda hanedanlık, Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından yenilgiye uğratılmış ve Osmanlı İmparatorluğu 1819 yılında Suud Hanedanı olan Abdülaziz’in oğlunu (Abdullah) ve 4 torununu İstanbul’da idam etmiştir. Yenilgiye uğrayan hanedanlık püriten (öz) ve tahakkümcü bir inanç yapısında olduğundan dolayı, kısa bir süre sonra toparlanmış ve tekrar Osmanlı’yla savaşır hale gelmiştir.

İnsanlık tarihi boyunca kabul görmüş çoğu inançta (özellikle semavi dinlerde), tanrının emrettiği yaşam biçiminin ancak kendi inancıyla başladığı iddia edilir. Bu doğrultuda Vahabilerde de, peygamberin ölümünden Vahabiliğin doğuşuna kadarki süreçte İslam’ın hiç yaşanılmadığı kabul edilmektedir. Bu kabulün temelinde ise, tarihteki Hicaz yönetimiyle yaşadıkları merkez-çeper çelişkileri yatmaktadır. Vahabiler, Vahabiliğin ortaya çıkışıyla gerçek İslam anlayışının tekrar hayata geçirildiğini iddia ederler. Vahabiler, ilk 4 halife de dâhil olmak üzere İslam tarihindeki hiçbir halifeyi tanımamışlardır. Hatta Vahabilerin inançsal atalarından biri olan İbn Mül Cem, Hz. Ali’yi katletmiştir. Vahabiler, İslam peygamberiyle halef-selef ilişkisi kurduklarından ötürü kendilerini “selefi” olarak da adlandırmışlardır.

Vahabilik; İslam tarihi boyunca oluşan mezhep, felsefi akım ve özellikle İslam kültürünü reddetmiş ve Vahabiliğin püriten algısı nedeniyle Haricilik dışındaki diğer İslami mezhepleri kâfir olarak görmüştür.

Vahabi Suudi Arabistan Devleti, soğuk savaş döneminin son yıllarında yaşanan ABD-Sovyet çelişkisi sonucu ortaya çıkan yeşil kuşak projesinde aktif rol alarak İslam dünyasında Vahabi misyonerliği çalışmalarına başlamıştır. Bu misyonerlik çalışmalarının temel sloganları ise “Kur’an merkezli İslam” ve “cihat” olmuştur. Oysaki Vahabiler; Kur’an da yer alan sure ve ayetlerden, sadece tahakkümcü siyasetleri açısından araç olarak gördüklerini sloganlaştırdıkları için Kur’an’ı bir bütün olarak algılamadıkları anlaşılmaktadır. Cihat kavramı, İslam inancında müdafaayı ifade ederken Vahabilikte saldırı ve tahakküm anlamlarına gelmektedir. Bu sloganların altında yatan temel amaç ise Vahabilik dışında kalan diğer İslam mezheplerine tabi olanları, kendi mezhebi inanç sistematiklerinden ve kültürlerinden uzaklaştırarak Vahabileştirip, boyunduruk altına almaktır.

11 Eylül olayı ile adını dünyaya duyuran ve Vahabi olan El-Kaide terör örgütü ile IŞİD gibi diğer Vahabi örgütler, Müslümanlar açısından kanayan bir yara olan Filistin-İsrail meselesinde Filistin lehine kayda değer bir tavır takınmayıp mazlum Müslüman halkların yaşadığı coğrafyaları savaş alanları olarak seçmişlerdir. Bu nedenle Vahabiler özellikle savaş yaşanılan Müslüman ülkelerde, finansal kaynaklarının da verdiği avantajla, hızla legal ve illegal olarak örgütlenmeyi başarmışlardır. Ağırlıklı olarak dünyanın diğer ülkelerinde örgütlenen bu Vahabi militanlar bugün ise, Suriye ve Irak coğrafyasına gelip yerleşmişlerdir. Gelen bu militanlar, basit anlamda bir Vahabi taraftarlığından ziyade, aktif savaş tecrübesi olan Vahabiler ile Vahabi devşirmelerdir.

Vahabi IŞİD’in, Bağdadi’nin halifeliğini ilan etmesinden sonra resmi yayın organı olarak çıkarttıkları dergiye “Dabık” ismini vermeleri; 1516 yılındaki Mercidabık savaşı ile Osmanlı’ların Arabistan’ı işgal etmesini hatırlarında tuttuklarını ve Türkiye’yi Osmanlı’nın devamı olarak kabul edip söz konusu savaşın rövanşını yapmak istediğini göstermektedir.

Tüm İslam nüfusunun sadece %2’sini oluşturan ve 20.yy.’ın başlarında ancak devlet olan Vahabilerin; petrolün kendilerine sağladığı ekonomiyle kısa sürede zenginleşip güçlenmeleri sonucu, Müslümanların yaşadığı coğrafyalarda giderek artan bir siyasi-militer etkinlik kazanmışlardır.

Anadolu Müslümanları, hangi mezhepten olurlarsa olsunlar, yüzyıllardır mezarları ve türbeleri ziyaret ederler, peygamberlerden şefaat dilerler, ibadet ve imanı ayrı tutar, tembellik edip namazını kılmayanı, orucunu tutmayanı kafir olarak görmezler.
Erdoğan Anadolu Müslümanlığını bir türlü sevememiştir. İktidardaki gücünü pekiştirdikçe de, İslamiyet’i en iyi ben bilirim havalarına girmiş, Anadolu insanını kendi kafasındaki inanç kalıbına sokmayı kendine amaç edinmiştir. Bu tavır, Anadolu Müslümanlığına uygun olmayan, daha çok Vahabiliğe uygun bir tavırdır.

Vahabilikte ölen insan için dua etmek anlamsızdır. Çünkü ölen insan için ahiret hesabı kapanmıştır, Dualarla günahlarının affa uğraması mümkün değildir.

Vahabiler peygamberlerden şefaat dilemeyi şirk, tembellik edip ibadeti aksatmayı kafirlik, türbe ve mezar ziyaretlerini ise puta tapmakla eş değer büyük günah sayarlar.

Vahabi mezhebine bağlı olan Suudiler inançları gereği yüzlerce sahabenin (ilk Müslümanlar) mezarını yok etmişlerdir.

Günümüzün en acımasız teröristleri Vahabilerin arasından çıkıyor, çünkü inançlarında hiçbir esnekliğe yer tanımıyorlar, tartışmayı bile kafirlik sayıyorlar. Farklı inançlara sahip insanlara karşı içleri nefretle dolu… İçlerinden bir çoğu canlı bomba olmayı cennete giden en kestirme yol olarak görebiliyorlar.

Erdoğan başkalarının inanç ve düşüncelerine son derece saygısız. Hiç düşünmeden Ezidileri ve Alevileri aşağılayabiliyor. Her fırsatta Vahabi/Selefi terörist örgütlere yardım etmeye çalışıyor.

Yemen’deki Vahabi teröristlere Türkiye’den gemiyle gönderilen suikast silahlarına Yemen güvenlik güçleri el koydu.

Irak’ta Vahabi/Selefi teröristlere katliam yapma emri vermekten hüküm giyen Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı Tarık Haşimi Erdoğan tarafından koruma altına alındı.

Suriye’de korkunç katliamlar yapan Vahabi/Selefi El Kaide militanlarını AKP’nin besleyip silahlandırdığını Esad düşmanı Batı medyası bile yazıp çiziyor.

Geçenlerde Suudi Arabistan Büyük Müftüsü Eş-Şeyh şöyle bir fetva vermişti:

“Müslüman ülkelerdeki bütün kiliseler kapatılmalıdır.”

Erdoğan’ın bu dünyadaki en iyi dostları Vahabi Katar Emiri ve Vahabi Suudi Arabistan Kralı’dır. Bu üç kafadar için en büyük düşman İran ve Suriye’dir. En sevdikleri yoldaşları ise ABD’dir.

Mahşerin bu üç atlısı şimdi de Hamas’ı yanlarına çekmeye çalışıyorlar.

Bir süre önce Katar Emiri El-Tani Gazze’yi ziyaret etti, Hamas’a 400 milyon dolarlık yardım sözü verdikten sonra İsrail'le barış yapılmasından söz etti.

Belli ki, Katar, Suudi Arabistan ve AKP iktidarı, Hamas’ın İsrail’e doğru çevrili vurucu gücünü ortak düşmanları Suriye ve İran’a çevirtmek istiyorlar, yani Hamas’ı da kendi bataklıklarına çekmek istiyorlar.

İsrail’e bundan daha büyük bir iyilik yapılabilir mi?

Erdoğan sürekli olarak Vahabi krallarla, prenslerle, emirlerle yatıp kalkıyor, onlar gibi davranıyor, hayata onlar gibi at gözlüğüyle bakıyor.

Heykel görünce yıkıyor, yürüyen insan görünce üzerine göz yaşartıcı gaz sıkıyor, kitap yazanı zindana tıkıyor, kendi gibi düşünmeyenlerden ve kendi mezhebinden olmayanlardan nefret ediyor, önüne geleni teröristlikle suçlarken kendisi Vahabi teröristlere yardım ediyor.

Vahabi krallar, prensler, emirler Türkiye’ye yaptıkları ziyaretlerde Anıtkabir’e gitmezler, çünkü bunu inançlarına uygun bulmazlar. Bir Suudi Kralı bir Türkiye ziyaretinde kabir ziyaretlerinin kendi Vahabi inancına ters olduğunu, bu yüzden Anıtkabir’e gitmediğini açıkça söylemişti.


İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi