Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Türk halk müziği ve sanatçılar

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 22 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : Murataltug
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
General
*
3,005
mesajlar
108
konular
116
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
26-11-2017, Saat:09:32 AM
TAHİR OTURAN (Mukim Tahir)

1900 de Şanlıurfa’da doğmuş ve 1945 te Zonguldak Yenice ilçesinde vefat etmiştir. Babası Mukimlerden Hacı Abdurrahman’dır. Ailece sevilen ve sözleri geçen varlıklı bir aileye mensuptur. 

Küçük yaşlarda bolluk içinde yetişti, ömrünün son döneminde yoksul düştü. gazel, hoyrat ve türkülerinde Urfa şivesini en mükemmel şekilde kullandı. Bağlamayı ve darbukayı çok iyi çalardı. Muzaffer Sarısözen, Şanlıurfa’da derlemelerinde kendisinden istifade etmiştir. 

1944 te 35 kişilik bir ekiple Türkiye’de konsere çıkmıştır. Taşplağa okuduğu eserleri; “Ayağında kundura”, “Kapıyı çalan kimdir”, “Elleri pambıh”, “Kırmızı kurdele”, “Hüsnün senin ey dilber nadide kamer mi”dir. 
Çevrimdışı
General
*
3,005
mesajlar
108
konular
116
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#2
26-11-2017, Saat:09:34 AM
YUSUF BİLGİN

1920 de Şanlıurfa’da doğdu. Baba adı Halil, anne adı Zemzem’dir. Esas mesleği helvacılıktır. Şanlıurfa makamını bilir. İlahi ve gazel ustadır. Arûz şiirleri vardır. Keskin zekâsıyla sahip yüzlerce beyit ve gazeli eksiksiz ezbere bilir. 

Çok geniş bir ilâhi repertuarı vardır. Şanlıurfa’nın ünlü ustaları Mukim Tahir, Kıde Hafız, Ahmet Hoca, Tenekeci Mahmut’la meclislerde bulunmuştur. Kültür Bakanlığı kendisinden kaynak kişi olarak istifade etmiş kendisinden Şanlıurfa’da okunan ilâhiler derlenmiştir.

YUSUF KUŞÇUOĞLU

1911 de Şanlıurfa’da doğdu. 1989 yda vefat etti. Babası Reşat, annesi İsmet’tir. Evli 8 erkek, 7 kız olmak üzere 15 çocuk babasıdır. Maddi yönden varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Buğday Pazarı’nda zahirecilik yapmaktaydı. Ankara’ya yerleşerek kuşçuluk yaptı. 

Gençlik yıllarında müzik merakından Mukim Tahir gibi devrin ustala meclislerine katılarak onlarla okudu. Hafızası kuvvetliydi duyduğu eseri hafızasına kaydederdi. Repertuarında çok sayıda şarkı, türkü ve gazel bulunmaktaydı. 

DAMBURACI DERVİŞ

1877 de Şanlıurfa’da doğdu. 1957 de vefat etti. “Tamburacı” lakabı dayılarından gelmiştir. Timuroğulları’ndandır Esas mesleği oturakçı (halıcı) idi. Küçük yaşlardan beri müziğe meraklıydı. 

Devrin ustalarına hizmet etti olgunlaştı. Ustaları; Mehış’ın oğlu Ali Hafız, Hacı İbiş, Cürre Mehemet, Mehsim’in oğlu Mehmet’tir.makamları ve makam geleneğini çok iyi bilirdi. En çok sevdiği makamlar Rast, Hicaz, Segâh, Sâbâ ve Araban’dır.gazel, hoyrat ve anonim türkülerimizin oluşmasında çok önemli katkıları olmuş Birçok ustalar yetiştirmiştir.
Çevrimdışı
General
*
3,005
mesajlar
108
konular
116
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#3
26-11-2017, Saat:09:34 AM
OSMAN ÖZSOY (Bandocu Osman)

1908 de urfa’da doğdu. Babası Hacı Ali, annesi Adile’dir. Çocukluk ve gençliği Şanlıurfa’da geçmiştir. 1972 de vefat etmiştir. Bursa Sanat Okulu’nda 2 yıl Musiki dersleri aldı. Urfa Sanat Okulu’nun bando kısmında Yüzbaşı Mehmet ve Ali Rıza Bey’den solfej ve armoni dersleri aldı. 

Notayı, solfeji ve diğer müzik bilgilerini ileri düzeyde öğrendi. 1934 te Mardin’de,Urfa’da bando takımını kurdu. 1950 ye kadar bu görevi yürüttü nota ve solfej öğretmiştir. Şanlıurfa Halk Müziği ni derlemiş; derlediklerini “Urfalı Musikişinaslar ve Halk Türküleri” adlı bir defterde toplamıştır. 

İcracı ve ekip şefi olarak birçok konserlerde bulunmuştur. 1946 da Gaziantep’ten başlayıp İstanbul’a kadar birçok ilde konserler veren Şanlıurfalı sanatkârlardan oluşan bir ekibin şefliğini yapmıştır
Çevrimdışı
General
*
3,005
mesajlar
108
konular
116
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#4
26-11-2017, Saat:09:38 AM
AHMET UZUNGÖL (Ahmet Hafız)

1930 da Urfa’da doğmuş ve 1992 de vefat etmiştir. Babası Bozan, annesinin adı Emine’dir. Evli ve altı çocuk babasıdır Müzik merakı, küçük yaşlarda başlamış ustalardan makamları öğrenmiş Şanlıurfa’nın ustalarıyla fasıllara katılmış; okuduğu gazel ve hoyratlarla Şanlıurfanın gönlünde taht kurmuştur. 

mahalli kasetlerde okuduğu gazellerle, gazel geleneğini devam ettirmiş gazeli sevdirmiştir. okuduğu gazeller,takdir kazanmış sevilerek dinlenmektedir. Urfa’da “çifte” denen ilâhileri çok güzel okumuş derlemelerde kaynak kişi olarak kendisinden faydalanılmıştır. 
Çevrimdışı
General
*
3,005
mesajlar
108
konular
116
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#5
26-11-2017, Saat:09:38 AM
BAKIR YURTSEVER (Bekçi Bakır)

1909 da Urfa’da doğmuş ve 1985 de Şanlıurfa’da vefat etmiştir. Musıkiye küçükken başlamıştır. Ustası Ahmet Hafız’dan makamları Nuri Hafız’dan mevlüt okumasını öğrenmiştir. 30 sene mevlüthanlık yapmıştır. Bekçilik yaptığı için kendisine “Bekçi Bakır” denilmiştir. 

Muzaffer Sarısözen’in “Yurttan Sesler” programına çağrılmıştır. radyo programlarına katılmıştır. TRT repertuarında derlemeleri yer almaktadır. Birçok plak yapmıştır.
Çevrimdışı
General
*
3,005
mesajlar
108
konular
116
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#6
26-11-2017, Saat:09:38 AM
CEMİL CANKAT

1913 de urfa’da doğmuş 1976 da urfa’da vefat etmiştir. Babası Onbaşı Mehmet, annesinin adı Ayşe’dir. Evli ve 3 çocuğu vardır. Esas mesleği şoförlüktür. 19 yaşında “Pencereden kar geliyor” adlı ilk plağını doldurur.plak çok sevilince, 300 civarında plak yapar. 

Ünü yurt sınırlarını aşmıştır. Arap ülkelerinde sevilerek dinlenmiştir. Halep, Şam ve Kahire’de konserler vermiştir. bestekârdır. eserlerini kendi bestelemiştir. başrol ve yardımcı rollerde oynamıştır.eserleri TRT repertuarına alınmıştır.
Çevrimdışı
General
*
3,005
mesajlar
108
konular
116
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#7
26-11-2017, Saat:09:39 AM
HALİL UZUNGÖL (Halil Hafız)
1928 de urfa’da doğmuş, 1992 de vefat etmiştir. Evli ve 6 çocuk babası idi. müezzinlik ve imamlık yapmıştır. Babası gazelhanlardan Bozan Emmi’dir. Şanlıurfa’nın en güzel ses, en güzel tavıra sahip kişilerindendir Sesi çok temiz, parlak, etkileyici ve yüksektir. 

Usta bir mevlüthan, gazelhan ve hoyrat okuyucusudur. hafızlık dersini kurra Mehmet Hafız’dan, makam derslerini Hacı Nuri Hafız’dan almıştır. İyi bir edebiyatçı olup gazeller yazmıştır. Farsça’yı da bilir Ramazan’da, bayramda ve yağmur dualarında okuduğu dualar dinleyenleri ağlatırdı.

HAMZA ŞENSES

1904 de Şanlıurfa’da doğmuştur. Tanburacıoğulları’ndandır. Ses sanatkârı ve bestekârıdır. Müziğe üç telli saz çalarak başlamış, tanbura ve cünbüş çalmasını öğrenmiştir. Sesi çok dik, temiz ve etkileyicidir. Mukim Tahir’le yaşamış Şanlıurfa Halkevi Sahnesi’nde ve Aynzelha gazinolarında programlar yapmıştır. 

İstanbul sahnelerinde çalışmıştır. Çok temiz modern bir kişiydi. “Kışlalar doldu bugün”, “Aşkın ne derin yaralar açtı ciğerimde”, “Ne hoş olur mahpushâne havası”, “Kız adın Fatma güzel”, “Nazmiyem gel beni yakma”, “Adanalı esmer olur can yakar”, “Duman duman olmuş karşıki dağlar” Taş plağa okuduğu eserleridir.

       
Çevrimdışı
General
*
3,005
mesajlar
108
konular
116
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#8
26-11-2017, Saat:09:39 AM
MAHMUT GÜZELGÖZ (Tenekeci Mahmut)

1919 da Şanlıurfa’da doğmuş ve 1988 de vefat etmiştir. Baba adı İbrahim, annesi İslim’dir. mesleği tenekeciliktir. Kütüphâne memurluğundan emekli olmuştur. Şanlıurfa folklor tarihinde en büyük müzisyenlerden biridir. Devrin en büyük ustalarından istifade etmiştir.

Şanlıurfa repertuarını hoyratları, gazelleri bilir makamına göre eksiksiz okur Şanlıurfa hikâye, masal, mani, gazel, atasözleri ve folklorunda söz sahibidir 

Büyük bir halkbilimcisi ve müzik üstatıdır Şanlıurfa adına birçok türküyü TRT repertuarına kazandırmıştır. Şanlıurfa’da derleme çalışmalarında kendisinden kaynak kişi olarak faydalanılmıştır.

MEHMET ATAÇ (Aliçine Mehmet)

1931 de urfa’da doğmuş ve 1994 de vefat etmiştir. Baba ismi Reşit’tir. Evli ve 4 çocuk babasıdır Cünbüş ve ud çalar. Ustası Mukim Tahir’dir. Müzik bilgileriyle duygularını bestelere döküp sevilen eserler yaptı.eserleri kasetlere ve plaklara okundu. “Derbederim yoktur yuvam”, “Felek hançerini almış eline” sevilen eserlerindendir.

ŞÜKRÜ ÇADIRCI (Şükrü Hafız)

1917 de Şanlıurfa’da doğmuş ve 1993 de vefat etmiştir. Türk Halk Müziği ve Sanat Müziğinde 70 civarında eseri vardır. Şanlıurfa’nın en ünlü bestekârlarındandır. İki yaşında gözlerini kaybetmiştir. Devrin ustalarından faydalanmıştır. birçok klasik ve halk türkülerni severek icra etmiştir. 

1938 de Şanlıurfada derleme yapan Muzaffer Sarısözen, kendisinden “Küstürdün barışamam”, “Bülbüller düğün eyler”, “Seherde girdim bağa” adlı türküleri derlemiştir. TRT repertuarında eserleri bulunmaktadır.
Çevrimdışı
General
*
3,005
mesajlar
108
konular
116
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#9
26-11-2017, Saat:09:40 AM
Osmanlı Musikisinde Urfa’nın Yeri

Doğu kültürü içinde, musîki estetiğinde Urfa önemli bir yere sahiptir. gazel okuma düşünce İstanbul ile makam,uslûb ve tavır bakımından benzerlik arz etmektedir.Urfa’da gazel geleneğine, İstanbul köprü oluşturmuştur. 

Urfa’da önem kazanan gazel geleneği doğu kültürü ve Orta Asya’dan bugüne uzanan bin yıllık Osmanlı geleneğinde gelişmiş müzik estetik ve güzellikleri ile İstanbul’dan etkilenmiş ve musîki estetiği yönünden gazeller önemli bir yere ve üne sahip olmuştur.

Urfa’da sıra gecelerinde İstanbul’dan gelecek olan taş plak veya gazelhan beklenir hem şiir hem de gazel tavrını aktaran kaynak kişiden gazel ezberlenirdi. Urfa gazelleri İstanbul’un etkisiyle alışveriş içinde olmuştur.

Eski Urfa’nın merkezinde önceleri sebze ve meyve hali olarak bilinen bir Mevlevihane bulunmaktaydı. 
Urfa, sadece folklorik müziklerin değil, aynı zamanda Anadolu Mevlevilik geleneğinin de önemli bir merkezi olmuştur.Urfa, hem klasik hem halk müziği geleneği ile köklü bir geçmişe ve birikime sahiptir.

Urfa’da müzik repertuarı içinde yer alan eserlerin, ortak yanı bulunmaktadır.türküler, hoyratlar, gazeller ezgiler; müzikte kullanılan çalgılarda halk müziği ile sanat müziğinin birlikte icra edilmiş geçmişten etkilenilmiş Urfa’da okunan gazellerde İstanbul’un etkisi olmuştur.

Gazelhancılar arasında tatlı bir rekabet görülmekteydi yeni bir eserin bilinmesi ustalık göstergesi sayılırdı.Sıra gecesinde topluluklar arasında yeni eser veya gazel gizlice dinlenir, öncelikli icra edebilmek için bir yarışın içine girilirdi. 

Gazel, Urfa’da çok eskilere ve doğu geleneklerine bağlı ise de; Saray etkisi ile farklı bir okuma tavrı kazandığı söylenebilir.Urfa’da halk müziği ile sanat müziğinin birlikte icra ediliyor olmasında Osmanlı sarayından sürgün edilen musikîşinasların Urfa’ya gönderilerek müzik birikimlerini yöre insanlarına aktardıkları belirtilmektedir

Urfa denilince, hiç şüphesiz sıra geceleri çatısı altında gazel okuma geleneği, türkülerin şarkılarla birleştiği, uzun havalar mani ve hoyratlar hemen ilk akla gelen özellikleridir. 
Çevrimdışı
General
*
3,005
mesajlar
108
konular
116
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#10
26-11-2017, Saat:09:40 AM
Sıra Geceleri

Sıra geceleri bir buluşma ve önemli bir görevi yerine getirmektedir. Sıra geceleri dostlukların paylaşıldığı, yeni tanışmaların yaşandığı, kırgın ve dargınların barıştığı, sevgi ve hoşgörü ortamının sağlandığı yerlerdir.

Sıra geceleri; âşıkların saza, şairlerin söze geldikleri, çırakların dize, ustaların ise; söze geldiği, ariflerin öze, yüreklerin yanıp köze ve gönül güzelliklerinin göze geldiği yerlerdir. 

Ustaların buluştuğu ve farklı meslek ileri gelenlerinin ve musikî ustalarının toplandığı evlerde Her hafta bir gece gerçekleştirilir belirli niteliğe ve düzene uygun sıra ile devam eden bu toplantılara sıra gecesi denmektedir. 

Sıra gecelerinin amacı müzik icrası olarak bilinse de, toplantı öncesi ileri gelenlerle bilgili ve tecrübeli kişilerle eğitim, sağlık, ekonomi, sanat dini konular Urfa sorunları, Türkiye ve Dünya meseleleri üzerine uzun sohbetler yapılır 

Sıra geceleri usta-çırak geleneği ile icra edilir.çıraklar ustaları dinleyerek kendilerini geliştirir evde büyüklerin ve ustaların baş köşede oturması saygı ve hürmetin de ifadesidir. Müzik ustalar ve bilenlerin iştiraki ile de sessizlik ve saygı çerçevesinde devam eder.

Sıra gecelerinin dayanışma ve yardımlaşma, misafir ağırlama, müzik icrası bakımından benzerliğini, tarihde, 13. yüzyıldan itibaren varlığını sürdüren Anadolu esnaf ve sanatkârlarına eleman yetiştiren, esnafın işleyiş ve denetimini düzenleyen “Ahilik teşkilatında” görmekteyiz.

       


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi