Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Selamun Aleyküm demek

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 11 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : Muhammed Changg
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
Forumcu
*
333
mesajlar
24
konular
64
REP PUANI
Yeni Üye

Jan 2018
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#11
06-07-2020, Saat:03:54 PM
(06-07-2020, Saat:10:42 AM)camici Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Benim okuduğum bütün akaid kitapları böyle yazıyor. Kendi görüşüm değildir.

Allah'a emanet

Selam veren mi, alan mı?
Sual: Selam veren alandan daha çok sevap alır deniyor. Selam vermek sünnet almak farz olduğuna göre selam veren nasıl çok sevap alıyor?
CEVAP
Bu bir istisnadır. Selam veren, karşıdaki Müslümana farz sevabı işletiyor. Bir sevaba sebep olana da aynı sevap verilir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Hayra delalet edene [yol gösterene, o hayra sebep olana], o hayrı işleyen kadar sevap verilir.) [Buhari, İ. Ahmed, Ebu Ya’la]

Selam veren sünnet sevabı aldığı gibi, karşısındakine de farz işlettiği için onun kadar sevap da alıyor. Böylece o daha çok sevap kazanıyor. Onun için selam vermeyi ihmal etmemelidir.


muhtemelen şu sebepten böyle bir muhabbete yer verilmiş olabilir, bununla birlikte bir adet veya daha fazla kaynaktan referans göstermeniz önerirlir.
denilmiştir ki ;

"sadaka veren (normal şartlarda) alan elden üstündür." , " alan kişinin yüce Allah'ı zikretmesi durumunda, sadaka alan el veren den üstün duruma geçer"

bu spesifik konuda aynı mevzuu geçmemiştir. çünkü selam veren kişi zaten Allah'ı zikretmektedir. mesela burada selamı veren kişi deseydi ki

اهلً و سْهلً

o zaman bu aynı olmazdı bence ,çünkü burada Allah zikredilmiyor ,elbette Allah her yerde hazır ve nazırdır ama zikredildiğinde farklı olur. sadece merhaba kolaygelsin gibi birşey söylemiş oldunuz. fakat 

selam verdiğinizde , o zaman Allah'ın ismini de zikrettiniz. karşı taraf zaten söylenen "Allah'ın selamı üzerine olsun " nevindeki ("اسّلمْن علْيكم") ifadeye karşılık vermediğinde o zaman şöyle bir muhabbet çıkmıyor mu ortaya 

"ya mustafa (yada falanca kişi) ,affedersiniz ama siz yoldan geçerken ,üzerinize onun o suhulet veren, emniyet veren ismiyle hiç kimse mi sizin için bir nidada bulunmadı" yada devamla " hiçkimse sizin için bu konuda bir şey yapmadı ,size o büyük yaratıcı dan kimse mi sizin için birşey dilemedi?" dese bu da olağandışı birşey sayılmaz denebilir.


çünkü bu falanca zata yüce Allah'ın o ismiyle bi manada ikram edilmek istenmiş ve fakat kendisi buna (bizzat) iştirak etmemişti. çünkü cevap vermedi.

kanımca burada kişinin bilerek ve isteyerek cevap vermemesi ile , gözden kaçırması arasındada fark vardır. çünkü bu ikisi arasında mesela "neden?" denildiği zaman ;
"kişinin ihtiyaç duyup duymaması ya da başka nedenlerle (sonradan) kişinin sorumlu olmamasına yol açmasından yada sorumluluğun hafifletilmiş olması ya da kaldırılmış olmasından" dolayı durum aynı olmaz.

sizin demiş olduğunuz "veren mi daha fazla sevap kazanır , Alan mı?" sorusunda ise 

veren kişi zaten Allah'ın ismi ile ikramda bulunulmasına vesile olmak istemektedir. Alan kişi 

"انا جيّدًا كسيرًا,و كيف انت؟" (gibi bişey hatta bu biraz verilen selama karşılık olmazdı denebilir çünkü anlamı "ben iyiyim ya sen nasıılsın " gibi bir şey) o sebepten mesela 

türkçedeki 

"مرحب" (sözüyle karşılık verse) o zaman durum değişecekti ve selam veren kişi direkt alan kişiden üstün konuma geçerdi. ama mevcut durumda 

hem selam veren kişi önce alacaklıyı emniyetli konuma geçmeye vesile olmak istemiş ve Allah 'ın bir ismiyle buna sebep olmak istemiş.
hem de selamı alan kişi yine Allah'ın ismiyle cevap vermiş ve yani allah'ı zikretmiş 

o zaman kim kimden üstün , kim daha kazançlı?

biraz zor. 

ama şurası da muhakak , biri size bu sözü yöneltmiş siz de karşılık vermemişsiniz. o zaman bu şaşılacak bir iş olsa gerek.
pekala bilerek ve isteyerek yapılmış olduğunda ,gayet eleştiriye açık ve eleştiri de de şöyle bir ifade ortada kalıyor (cevapsız bir soru gibi)

"ey falanca kişi, size Allah'ın ismi ile hitap edildi,ancak siz buna iştirak etmediniz,acaba siz Allah'ın selamına (emniyetine) ihtiyaç mı duymadınız yoksa başka birşey mi oldu,ne oldu?" bu da (zannın) ilk tarafı gerçeklik ile uyum içinde ancak akla mantığa aykırı çok acaib bir sorunu içinde bulunduruyor haddizatında sizi o problemle başbaşa bırakıyor. diğer olasılık ise işte üstte belirtildiği gibi sizin savunmanızda ancak mesela "(ah), Allah affetsin ! doğrusu ben görmedim,duymadım!" gibi bir cevap vermeniz durumunda ancak sorumluluğun belki hafifletilmesine veya da kaldırılmasına sebep olacak bir cevabı bu durumda verebilirsiniz. ancak buda dediğim gibi ,bilerek ve isteyerek olmamalıdır.  

hatam varsa bu cevabımda hakkınızı helal ediniz ,Allah affetsin.
Çevrimdışı
Üye
*
199
mesajlar
17
konular
138
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2016
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#12
07-07-2020, Saat:10:13 AM
SELAMÜN ALEYKUM

"hatam varsa bu cevabımda hakkınızı helal ediniz ,Allah affetsin."
Sözünüze istinaden bir, iki ufak ikazda bulunmak isterim. Elbette baştan hakkımı da helal ederek, siz de helal ediniz.

1- Öncelikle ilk başta ben bunun genel İslami kabul olduğunu ve akaid kitaplarında böyle yazdığını söylemiştim. Ben kendi görüşüm olmadığını ve altta da konu ile ilgili hısmı içeren küçük bir alıntı eklemiştim. Ama siz kendi görüşünüzü belirtmişsiniz.
2- Yürüttüğünüz mantıkda gözden kaçırdığınız bazı hususları da uyarmak isterim.
    Öncelikle konumuzda her ikisi de başlı başına sevap olan, biri sünnet; diğeri farz olan iki eylemi tartışıyoruz. Yani selam vermek ve selam almak. Oysa sizin örnekte belirttiğiniz sadaka almak diye bir sünnet ben bilmiyorum. Başlıbaşına dilenmek için sevap verildiği diye bir hüküm de bilmiyorum. Tam tersine dediğiniz gibi "veren el alan elden üstündür" denilmiş, açıktan açığa isteyicilik, dilencilik dinimizde kınanmıştır.
Bakara 2/273- Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adamış olan fakirlere veriniz. Onlar yeryüzünde gezip dolaşmaya güç yetiremezler. Utangaç olduklarından dolayı, bilmeyenler, onları zengin sanırlar. Oysa sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey de isteyemezler. Ne türden bir iyilik yaparsanız, şüphe yok ki, Allah onu bilir.
Ancak zekat veya sadaka almak ve "aldım kabul ettim, Allah da kabul etsin" demek hem nezaketen iyi olur ve muhtemelen de sevap olur. Ama veren kişiyi sevaba zorladım filan gibi bir şey değildir. Zira zekat ve muhtaçlara sadaka vermek zaten hali vakti müsait olana farzdır.

Benzer mantık ile "ama şurası da muhakak , biri size bu sözü yöneltmiş siz de karşılık vermemişsiniz. o zaman bu şaşılacak bir iş olsa gerek." savınız da tutarsız kalmaktadır. Karşı taraf selamı almama ihtimali var diye kimseye selam vermeyelim mi?
Ayrıca İslami akaid bunun da cevabını vermiştir: Eğer bir kimseye veya bir topluluğa selam verirseniz ve karşılık alamazsanız, Allah'ın selamını yerde(ortalıkta) bırakmaz, kendi selamınızı kendiniz alırsınız.

Bütün bu meseleler zamanında tartışılmış, cevapları verilmiş ve kitaplara yazılmıştır. Bize düşen burada nakildir. Onu yapmaya çalışıyoruz.

Alllah'a emanet


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi