Forum Gündemi:

Konu Başlığı : MUÂZ BİN CEBEL (RADIYALLÂHÜ ANH)

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 1 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : Nazlıcan
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
Profesör
*
38,989
mesajlar
2,620
konular
26,559
REP PUANI
Yeni Üye

Mar 2013
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#1
Rose  20-12-2017, Saat:10:07 PM
Muâz bin Cebel (radıyallâhü anh) Hazretleri Ashâb-ı Kirâm'ın büyüklerinden ve Peygamber Efendimiz ve Hazret-i Ebûbekir zamanlarında fetvâ verenlerden idi.

Hz. Ömer (r.a.) anlattı: Muâz bin Cebel, Medîne'de insanlara fetvâ veriyordu. Şam'a -cihâd için- çıktığında, fıkıh ve diğer hususlarda bir karışıklık oldu. Hazret-i Ebûbekir'e onu insanların ihtiyaçları için Medine'de alıkoymasını söyledim. Lâkin: “Şehîd olmayı isteyen bir kimseyi bu yoldan çeviremem” dedi. Ben de: “Vallâhi, bir adam evinde ve yatağında olduğu halde dahi ona şehîdlik verilir” dedim.

Şehr bin Havşeb (r.a.) dedi ki: Ashâb-ı Kirâm konuştuklarında eğer aralarında Muâz (r.a.) varsa ona olan hürmetlerinden dolayı onun konuşmasını beklerlerdi.

Muâz bin Cebel (r.a.) buyurdu: Peygamberimiz (s.a.v.) benimle karşılaştı ve: “Ey Muâz, muhakkak seni Allah için seviyorum” buyurdu. Ben de: “Vallâhi Yâ Resûlallah, ben de sizi Allah için seviyorum” dedim. Buyurdular ki:

“Sana bazı kelimeler öğreteyim mi? Onları namazlarının arkasından okursun, ‘Rabbi eınnî alâ-zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike' dersin.” (Manası: Allâhım, seni hakkıyla zikretmekte, sana hakkıyla şükür ve güzel ibâdet etmekte bana yardım et.)

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), Muâz bin Cebel'i (r.a.) Yemen'e gönderirken bazı tavsiyelerde bulunup uğurlamak üzere onunla birlikte çıktı. Muâz (r.a.) binekli, Peygamberimiz (s.a.v.) yanında yaya olarak yürüyordu. Tavsiyelerini bitirdikten sonra buyurdular ki:

“Yâ Muâz! Sen belki bu yıldan sonra bana kavuşamayacaksın. Belki sen artık şu mescidime ve kabrime uğrarsın.”

Resûlullah'tan ayrılığın ateşi, Hazret-i Muâz'ın içini yaktı, feryâd ederek ağladı. Sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medîne cihetine yönelerek:

“Muhakkak insanların benim şefâatime en layık olanı, kıyâmette bana en yakın bulunanı, (Arab-Acem, zengin-fakir) hangi milletten olursa olsun ve her nerede bulunurlarsa bulunsunlar takvâ sahipleri (Allah'tan korkanlar) dır.” buyurdular.
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Çevrimdışı
<span style="color:black"><strong><s>Cezalı Üye</s></strong></span>
30
mesajlar
0
konular
Oct 2018
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#2
20-10-2018, Saat:12:40 PM
Elinize sağlık. Güzel bir paylaşım.


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi