Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Kuranı kim yazdı

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 39 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : hallofen
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konu Kapalı 
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
48
mesajlar
2
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Oct 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
15-10-2017, Saat:05:10 AM
Kuranı Allah'mı yazdı yoksa görevli bir melekmi yazdı hz Muhammede indiğinde okuduğu o yazıları kim yazdı bilen var mı?
Çevrimdışı
Yönetici
*******
5,972
mesajlar
295
konular
5,305
REP PUANI
Jun 2015
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#2
15-10-2017, Saat:12:24 PM
Bu kadar basit bir soruyu burada sorduğuna göre bunun bir de saadedi olmalı.

-eee sonra?
....


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
48
mesajlar
2
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Oct 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#3
17-10-2017, Saat:01:29 AM
(15-10-2017, Saat:12:24 PM)alpi Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
Bu kadar basit bir soruyu burada sorduğuna göre bunun bir de saadedi olmalı.

-eee sonra?

O zaman bundan sonra bizlere sorulan her basit soruya "-eee sonra?" diyerek cevap verelim uygunmudur ?
Çevrimdışı
Yönetici
*******
5,972
mesajlar
295
konular
5,305
REP PUANI
Jun 2015
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#4
17-10-2017, Saat:11:12 AM
Genel olarak uygun değil.
Soruyu sorma şekli, ortam ve bilginin erişim kolaylığı "eee sonra?" demek için etkili olur.
Ayrıca soruyu soranın yaş, bilgi ve tecrübesi de etkilidir.

Neyse, sen yine de saadede gel.
Cevap vermek için çok kişi var burada. Mutlaka yardım bulursun.
....


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Çevrimdışı
General
*
3,850
mesajlar
66
konular
484
REP PUANI
Yeni Üye

Jul 2014
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#5
17-10-2017, Saat:11:54 AM
Kur'an-i Kerim'in Mushaf (Kitap) Haline Getirilmesi

(S.A.V.), insanlığı kurtuluşa çağıran, karanlık dünyada yolları aydınlatan bir ziya ve nur mesabesinde idi. Bu görev için seçilerek ilahi bir terbiyeden geçmiş ve nihayet, kemal döneminde görevlerin en yücesi ile vazifelendirilmişti. Resulullah, görevinde son derece titizdi. Vahyi telakki ederken ve de sonraki davranışları bunu ortaya koyar. Mesela O (S.A.V.), vahiy hali vuku bulduğunda, bildirileni çabuk ezberleyip kalbine yerleştirmek için dilini hareket ettiriyor. (Kıyamet, 16) Gelen vahiyleri özel katiplerine kaydettiriyor, buna mukabil Kur'an ile karışmasın diye kendi sözlerinin kaydedilmemesini ashabından istiyordu.



Kur’an-ı Kerim 42 vahiy katibi tarafından yazılmıştır. En meşhurları Mekke'de Abdullah b. Sa'd Medine'de ise Übey ibni Kab'dır. Kur’an ayetleri kağıt, bez, deri parçaları, taş, tuğla, kürek kemikleri üzerine yazılmıştır. Her Ramazan ayında nazil olan vahiy pasajlarını (Kur'an'ı Kerim'i) baştan sona Cebrail'e arz ediyordu. Karışıklığı önlemek için de gelen vahyin nereye konulacağını belirtiyordu. Peygamber Efendimiz hayatta olduğu sürece vahiy devam ettiğinden, Kur’an metni, iki kap arasında mushaf haline getirilemezdi. Böyle yapılmış olsaydı sık sık değişiklik yapmak, araya girecek birkaç ayeti yerleştirmek için, ikide bir çok sayıda yazılmış metni imha etmek mecburiyeti hasıl olacaktı. Diğer taraftan Kur’an metni birçok hafız tarafından ezberlenip devamlı surette okunuyor ve ashabın bir kısmının nezdinde yazılı nüshalar da bulunuyordu. Üstelik Hz. Peygamber gibi bir teminat mercii vardı. Bu yüzden metnin muhafazası konusunda endişeye sebep yoktu.



Ayrıca El-Hakim (Ö 405-1014) Müstedrek’inde “Kur’an metninin biraraya getirilmesi 3 defa yapılıp, birincisi Resulullah’ın huzurunda olmuştur” dedikten sonra, bu hükmüne esas teşkil eden şu hadisi, Zeyd İbn Sabit’den (Buhari ve Müslim’in rivayet şartlarını taşıyan bir senedle) nakleder. Zeyd diyor ki: “Biz, Hz. Peygamber’in huzurunda Kur’an’ı birtakım parçalardan telif ediyorduk (topluyorduk).” Beyhaki bu hadis hakkında: “Kanaatimce bundan maksad, birkaç ayrı defada indirilen ayet gruplarını, Hz.Peygamber’in Nezaretinde sureler halinde derlemektir” demektedir.



Şu halde vahyi tamamlanan sureleri peygamberimiz, mevcut en uygun malzemeye, birtakım sahifeler halinde temize çektirip muhafaza ediyordu. Peygamberimizin hayatında birçok sahabi Kur’an’ı hem hafızalarında hem de sahifelerinde toplamış bulunuyorlardı. O’nun ahirete irtihali üzerine Hz.Ali derhal evine kapanmış, “Kur’an’ı cemetmedikçe Cuma namazına çıkmak hariç, ridamı giymemeye yemin ettim” diyerek, sözünü yerine getirmiş, Kur’an’ı cemetmedikçe Hz.Ebu Bekir’e biat etmemişti.



KUR’AN’IN MUSHAF HALİNE GETİRİLMESİ:



Hz.Peygamber’in vefatından sonra ilahi rehber Kur’an metninin, ümmetin icmaından geçmek suretiyle, tek kelimesinden şüphe edilmeyecek tarzda; kıyamete kadar hiç kimsenin itiraz edemeyeceği tarzda toplanması gerekmişti. Zeyd İbn Sabit diyor ki: “Yemame Savaşında ashabın öldürülmesini müteakib, Hz. Ebu Bekir beni çağırttı. Yanına vardım. Hz.Ömer de orada idi. Ebu Bekir bana dedi ki: Ömer bana gelip dedi ki: “Yemame ‘de Kur’an hafızları çok zayiat verdi. Bu gibi vakalarda hafızların ölmeleriyle Kur’an’ın birçoğunun zayi olmasından endişe ederim. Bana kalırsa Kur’an’ın cem edilmesi için bir emir çıkarman gerekir.” Ben de Ömer’e şöyle cevap verdim: “Resulullah’ın yapmadığı bir işi nasıl yapabilirsin?”, Ömer: “Vallahi bu hayırlı bir teşebbüstür, dedi.” Sonra bu iş üzerinde o kadar durdu ki, bana söyleye söyleye neticede Allah kalbime bu işi yatırdı, ben de onun görüşünü benimsedim.” Zeyd devamla diyor ki: “Ebu Bekir bana dönüp şöyle dedi: “Sen genç, dinç, zeki bir adamsın. Kimse ittiham edemez. Zaten Resulullah’ın da vahiy katibi idin. Kur’an metnini topla.” Vallahi bir dağı yerinden nakletmemi isteselerdi, Kur’an’ı toplama mes’uliyeti kadar bana ağır gelmezdi.” Neticede Kur’an’ı hurma dallarından, yassı taşlardan ve insanların hafızalarından derlemeye başladım.” (Buhari)



Kaynakların ittifakla bildirdiğine göre, Hz. Ebu Bekir, Zeyd’e asla hafızasına güvenmemesini, her ayet için 2 delil olmak üzere, 2 şahıstan yazılı nüsha aramasını emretti. Bu iş için Zeyd, Hz.Ömer’in yardımını şart koşmuş, O’da ciddi bir şekilde kendisine yardım etmiştir. Zeyd bizzat kendisi iyi bir hafız olduğu halde, kendisi gibi başka hafızlarla da yetinmeyip, her ayet hakkında mukabele görmüş 2 yazılı şahid aramak gibi son derece titiz ve ilmi bir usül takib etmiştir. Yalnız Tevbe Suresinin sonundaki 2 ayet hakkında, araştırmasına rağmen 2 yazılı şahidi bulamamış, Ebu Huzeyme’deki yazılı nüshaya istinad etmek durumunda kalmıştır. Bu şekilde Hz.Ebu Bekir devrinde biraraya getirilen sahifelere “el- Mushaf” denilmiştir.



HAFIZ SAYISI:



Burada yeri gelmişken o devirde ki mevcut hafız sayısının 4-7 arası olduğuna dair iddiaya da cevap verme ihtiyacı gördük. Hz. Peygamber (sav.)’in terbiyesinde yetişmiş sahabeler arasında 23 yıl içinde Kuran’ı sadece 4 veya 7 kişinin ezberlemiş olması aklen muhaldir. Buhari’nin Es-Sahih’inde rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav.) henüz hayatta iken meydana gelen ‘Bi’ru Maune’ olayında şehid olan ‘kurra’nın sayısı 70 kadardır. Hz. Peygamberin vefatını takip eden yıl içinde meydana gelen dinden dönme olayları üzerine yapılan savaşlarda, ‘Yemame’de şehid olan ‘kurra ve huffaz’ın sayısı da bazı alimlere göre 450-500 kadar bazılarına göre ise 700 kadardır. Bir başka önemli nokta da Hz. Peygamber hayatta iken vahyin henüz son bulmamış olmasıdır. En son nazil olan birkaç süre veya ayet, bazı kimseler tarafından bilinmeyebilir. Hamidullah’a göre Peygamberimiz (sav) vefat ettiğinde 3000 kişi Kuran’ı ezbere biliyordu. Zeyd B. Sabit’in yazmış olduğu Kuran ile Hz. Muhammed (sav) indirilen Kuran arasında hiçbir fark yoktur. Çünkü: Kuran’ı herkes ezberliyor, ayrıca ezberlediklerini yazılı vesikalarla te’yid ediyorlardı. Her gün namazda okunan ve ona göre amel edilen şey nasıl unutulabilir? Kuran ayetleri öyle ahenkli iniyordu ki, herkesin kolayca ezberleyebileceği kadar azar azar iniyordu.



Sonuç olarak, Kur'an vahyinin inmesinden peygamber dahil hiç bir kimsenin müdahalesinin söz konusu olmadığını aşağıdaki ayet bize bildirmektedir: "Eğer o Peygamber bazı sözler uydurup bize isnat etmeğe kalkışsaydı muhakkak ki biz onu kuvvetle yakalar (ve ondan intikam alırdık). Sonra da muhakkak ki, onun kalb damarını keserdik. O zaman sizden hiç kimse O'nu koruyamaz"



Kaynaklar:



1-KUR’AN-I KERİM VE KUR’AN İLİMLERİNE GİRİŞ Yazar: Doç. Dr. Suat YILDIRIM Yayinevi: Ensar Nesriyat



2-MİTOLOJİ KİTAB-I MUKADDES VE KUR'AN-I KERİM



3-DÜŞÜNCE KAYMALARI Yayınevi: Kaynak



4-KUR’AN'I KERİM BİLGİLERİ Yazar : Osman KESKİNOĞLU Yayınevi: Türkiye Diyanet Vakfı
Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız;
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
48
mesajlar
2
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Oct 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#6
20-10-2017, Saat:05:51 AM
hocam yanlış anladınız galiba kim yazdı derken çoğaltılması basılması vs değil, biraz derin düşünüyorum hz muhammede oku emri verildiğinde hz muhammed nerden okudu bir kağıt üzerinde yazan harfleri yani ayetleri okuduysa o ayetleri oraya kim yazdı bizzat allah ol deyipmi oldurdu veya hangi melek yada melekler yazdı bunu merak ediyorum yukarıdaki arkadaşta kim yazdı derken yanlış anlamış gelmiş basit soruyu soruyosun diyor ayrıca yaşıma falanda laf atmışta neyse ben ona cevap vermiycem
Çevrimdışı
Üye
*
220
mesajlar
18
konular
196
REP PUANI
Yeni Üye

Nov 2016
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#7
20-10-2017, Saat:09:22 AM
Selamün Aleylüm,

Allah indinde zaman, mekan, cisim, kavram yoktur. Bize anlatılan bütün kitap, kalem, cennet, cehennem, önce, sonra, kelimeler, konuşmalar vs, hepsi bizim anlayabilmemiz için, bizim anlayabileceğimiz şekilde benzetilmiş (müteşabih) kavramlardır. Kalem dediğinde, defter dediğinde, ateş dediğinde, gölge dediğinde vs. hiçbiri bizim anladığımız kaleme, kitaba vs. benzemez.

Ayrıca insanlar niye bunları merak eder onu da anlayamıyorum. Bana göre bunlar şeytanın vesveseleri, dürtüklelemeridir.

Bakara 2/25: İman edip iyi amel işleyenleri müjdele! Kendileri için altlarından ırmaklar akan cennetler var. Onlara her hangi bir meyveden bir rızık yedirilince onlar, her defasında: «Bu bizim önceden yediğimiz şeydir.» diyecekler; oysa ona benzer olarak sunulacaklar. Kendileri için orada tertemiz zevceler de var. Onlar orada ebedi kalacaklar.

Al-i İmran 3/7: O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.


Allah'a emanetsiniz
Çevrimdışı
<span style="color:black"><strong><s>Cezalı Üye</s></strong></span>
57
mesajlar
2
konular
Oct 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#8
20-10-2017, Saat:10:08 AM
Zenginler de yazmış olamaz mı?Fakir,yoksul kesimden canlarını,mallarını,kızlarını korumak için.Yoksul kesimin hırsızlık yapmasını önlemek,mallarına zarar gelmesin diye kol kesme gibi caydırıcı şeyler.Toplumu bir arada tutabilmek,yağmaları önlemek için.
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
48
mesajlar
2
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Oct 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#9
21-10-2017, Saat:12:24 AM
(20-10-2017, Saat:09:22 AM)camici Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
Selamün Aleylüm,

Allah indinde zaman, mekan, cisim, kavram yoktur. Bize anlatılan bütün kitap, kalem, cennet, cehennem, önce, sonra, kelimeler, konuşmalar vs, hepsi bizim anlayabilmemiz için, bizim anlayabileceğimiz şekilde benzetilmiş (müteşabih) kavramlardır. Kalem dediğinde, defter dediğinde, ateş dediğinde, gölge dediğinde vs. hiçbiri bizim anladığımız kaleme, kitaba vs. benzemez.

Ayrıca insanlar niye bunları merak eder onu da anlayamıyorum. Bana göre bunlar şeytanın vesveseleri, dürtüklelemeridir.

Bakara 2/25: İman edip iyi amel işleyenleri müjdele! Kendileri için altlarından ırmaklar akan cennetler var. Onlara her hangi bir meyveden bir rızık yedirilince onlar, her defasında: «Bu bizim önceden yediğimiz şeydir.» diyecekler; oysa ona benzer olarak sunulacaklar. Kendileri için orada tertemiz zevceler de var. Onlar orada ebedi kalacaklar.

Al-i İmran 3/7: O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.


Allah'a emanetsiniz


aleykümselam ,yani hz.muhammed'in okuduğu o şey bir kağıt üstündeki yazılar olması lazım çünkü ben okuma bilmem demiş sonra tekrar oku denmiş okumuş ben böyle biliyorum merak ettiğim husus o kağıdı allahmı yarattı yoksa görevli melekmi yazdı bunu merak etmiştim ha bide bu tip birsürü soru geliyo aklıma bana faydası olmayan birsürü soru geliyo örneğin cennette çocuk yapabilecekmiyiz eğer yapacaksak cennet sınırsızmı sınırsız değilse orası ebedi oldugu için insanlar çoğalıcak böyle böyle cennete sığmaz hale gelecek eğer cenent sınırsızda cennetin sonunda sidretül münteha var cennetin sonu yokki sidre nerede oluyor o zaman bu suallerime bir cevabınız varmı ?
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
48
mesajlar
2
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Oct 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#10
21-10-2017, Saat:12:25 AM
(20-10-2017, Saat:10:08 AM)antimatter Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
Zenginler de yazmış olamaz mı?Fakir,yoksul kesimden canlarını,mallarını,kızlarını korumak için.Yoksul kesimin hırsızlık yapmasını önlemek,mallarına zarar gelmesin diye kol kesme gibi caydırıcı şeyler.Toplumu bir arada tutabilmek,yağmaları önlemek için.

onu biz indirdik biz koruyacağız diye ayet var hangi ayet bilmiyorum o kadar bilgim yok gülücük yani zenginler müdahale edemez


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi