Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Korona vebası Hakkında On Husus

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 2 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : kalemşör
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
هل أنا حقاً أنا ؟
*
5,212
mesajlar
476
konular
7,477
REP PUANI
Yeni Üye

Sep 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
31-03-2020, Saat:10:55 PM
1-Müslüman bilmelidir ki hayır ve şer ancak kader iledir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Her şeyi bir kader ile yarattık.” (Kamer 49) Fayda ve zarar yalnızca Allah’tandır. Onun ilmi ve emri dışında hiçbir şey meydana gelmez. O’nun takdirinde üstün hikmetler vardır. Allah kullarını belaya uğratır, hayırla imtihan ettiği gibi şer ile de imtihan eder. Bütün bunlarda murad edilen Allah Teâlâ’ya dönüş yapmaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
“Onları yeryüzünde ayrı ayrı topluluklar haline getirdik. Salih olanlar vardı. İçlerinden bunlardan uzak olanlar da vardı. Dönsünler diye onları hem iyiliklerle hem de kötülüklerle imtihan ettik.” (A’raf 168)

2- Müslümanın musibetlerin sebebinin, günahların yayılması olduğunu düşünmesi gerekir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Size isabet eden her musibet, ellerinizin kazandığı dolayısıyladır. Çoğunu da affeder.” (Şura 30) Hadiste de şöyle buyrulmuştur: “Çirkinliklerin alenî olarak işlendiği hiçbir kavim yoktur ki aralarında tâun hastalığı ve daha önce görülmemiş hastalıklar ortaya çıkmasın.” (İbn Mâce rivayet etmiş, el-Elbani sahih olduğunu belirtmiştir.)
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.” (Nahl 61)
“Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Vakitleri gelince. Kuşkusuz Allah, kullarını görmektedir.” (Fâtır 45)


3- Müslüman düşünmelidir ki, insanlık bilimde ne kadar ilerlemiş olursa olsun, insan zayıftır. Hakikat, Allah Teâlâ’nın buyurduğu gibidir: “İnsan zayıf olarak yaratılmıştır.” (Nisa 28)
“Ey insanlar! Sizler Allah’a muhtaçsınız. Allah ise Ganî’dir, Hamîd’dir.” (Fâtır 15)


4- Müslüman düşünmelidir ki, zararı giderecek olan yalnızca Allah Subhanehu’dur. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
“Allah sana bir zarar dokundurursa onu O’ndan başka giderecek yoktur. Sana bir hayır dokundurursa da O her şeye kadirdir.” (En’am 17)
“Darda kalana kendine yalvardığı zaman karşılık veren ve sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hâlifeleri kılan Allah'ın yanında başka bir ilah mı var! Ne kadar da az düşünüyorsunuz!” (Neml 62)
“Hastalandığımda bana şifa veren O’dur.” (Şuara 80)


5- Müslümanın musibet ve belalardan kurtulması için şer’î ve kevnî sebepler vardır. Bunların en önemlisi Allah Azze ve Celle’ye samimî bir şekilde tevekkül etmektir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
“De ki: “Allah’ın bizim için yazdığından başkası asla bize isabet etmez. O, bizim mevlamızdır. Onun için mü’minler yalnızca Allah’a tevekkül etmelidirler.” (Tevbe 51)
“Mü’minler iseniz ancak Allah’a tevekkül edin!” (Maide 23) Tevekkülün akibetini Allah Azze ve Celle şöyle açıklar:
“Kim Allah’a tevekkül ederse O, kendisine yeter.” (Talak 3)


6- Islah (düzletmek), tevbe, hakları sahiplerine iade etmek, bağışlanma dilemek, sadaka ve salih amelleri artırmak şer’î sebeplerdendir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
“Hâlbuki sen aralarındayken Allah onlara azap edecek değildir ve onlar bağışlanma dilemekte iken de Allah onlara azap edecek değildir.” (Enfal 33)
“Halkı, ıslah eden kimseler iken, rabbin o ülkeleri zulüm ile helak edecek değildi.” (Hud 117)

Hadiste de şöyle buyurulmuştur: “Allah'ın emirlerine sarıl ki, Al­lah da seni korusun. Allah'ın emir ve yasaklarına riayet et ki, Allah'ı karşında bulasın.” (Tirmizî rivayet etmiştir. el-Elbani sahih olduğunu belirtmiştir.) Müslüman, başa gelen her belanın ancak günah sebebiyle indiğini düşünmelidir. Bunu da ancak günahı terk edip tevbe etmekle kaldırabilir.
7- Kendisi ve ailesi için rivayetlerde sabit olan dualar ve zikirlerle korunmak da bu sebeplerdendir. Sabah ve akşam zikirleri arasında şu zikirler sabit olmuştur:
بسم الله الذي لا يَضُرُّ مع اسْمِه شيءُ في الأرض ولا في السماء وهو السَّميعُ العليم
“İsmiyle beraber yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremediği Allah’ın ismiyle. O işitendir, bilendir.” (sabah ve akşam 3 defa)
أعوذُ بكَلِماتِ اللهِ التامّاتِ مِنْ شَرِّ ما خَلَق
“Yaratılanların şerrinden Allah’ın tam kelimelerine sığınırım.” (sabah ve akşam 3 defa
)
Her gece Felak, Nas, Ayete’l-Kursî, Bakara suresinin son iki ayetini (âmene’rasuli) okumak.

Evden çıkarken, bir yerde konaklandığı zaman, yatarken okunacak dualar, sıkıntı duaları, meşrû rukyeler hadis kitaplarında ve heryerde tercümesinin teminin mümkün olduğu; Muhammed Said el-Kahtanî’nin Hısnu’l-Muslim kitabında mevcuttur. Sabah namazını cemaatle kılmanın da yine müslümanın Allah’ın korumasına girmesine vesile olan amellerden olduğu belirtilmiştir.

8- Uzmanların söyleriklerine göre bulaşıcı hastalıklardan dolayı ölenlerin oranı %2’den azdır. İnsan kendisi için bundan korkuyor da, herkes hakkında gelmesi %100 olan ölümden korkmuyor! İnsanın ölüm ve sonrası için yaptıkları, hazırlıkları nelerdir?
9- Tedavi olarak korunmak şer’î ve kevnî sebeplerdendir. Hadiste şöyle buyrulmuştur: “Tedavi olun Allah’ın kulları! Muhakkak ki Allah, yaşlılık dışında devasını indirmediği bir dert indirmemiştir.” (Sünen sahipleri rivayet etmişler, el-Elbani sahih demiştir.)
“Cüzzamlıdan aslandan kaçar gibi kaç” buyrulmuştur. (Buhârî muallak olarak ve Ahmed rivayet etmişler, el-Elbani sahih demiştir.)
“Hastalarınızı sağlıklı kimselerin yanına götürmeyin” buyrulmuştur. (Buhârî ve Muslim rivayet etmişlerdir.)
Sakif kabilesi heyeti içinde cüzzamlı bir adam vardı. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ona haber göndererek “Senin biatını kabul ettik, dönebilirsin” buyurmuştur. (Muslim rivayet etmiştir.) Bu hadis, hastalık bulaşması korkusuyla musafahayı terk etmeye delildir.
10- Bulaşıcı hastalığın isabet ettiği kişinin sabretmesi ve karşılığını Allah’tan beklemesi, insanların arasına karışmaması, daha önce olduğundan daha fazla Allah’a yalvarması gerekir. Nebileri örnek almalıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
“Eyyub'u da an. Hani rabbine: “Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin” diye niyaz etmişti. Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.” (Enbiya 83-84)
Her şeyin bir kader ile olduğunu hatırlamalıdır. Hadiste şöyle buyrulmuştur: “Mu’minin durumuna hayret edilir, onun her durumu hayırdır. Bu da mü’min kimseden başkası hakkında söz konusu değildir. Ona genişlik isabet ederse şükreder, bu kendisi için hayır olur. Ona darlık isabet ederse sabreder, bu da kendisi için hayır olur.” (Muslim rivayet etmiştir.) Hayır ile sevinir, Rahim ve Kerim olan rabbine güzel zan besler. Muhakkak ki musibetlerin büyük çoğunluğu Allah’ın izniyle şifa bulmaktadır.
Eğer Allah onun için şifa takdir etmemişse: “Taûn her müslüman için bir şehitliktir” hadisiyle ümit beslemelidir. (Buhârî ve Muslim rivayet etmişlerdir.)
Hastalıkların genel olarak günahlara keffaret olduğu sabit olmuştur. Aişe radiyallahu anha şöyle demiştir: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e taûn hakkında sordum. Buyurdu ki: ““Muhakkak ki o Allah’ın dilediğine gönderdiği bir azaptır ve şüphesiz Allah onu mü’minlere bir rahmet kılmıştır. Bulunduğu yerde tâûn hastalığı çıkıp da karşılığını Allah’tan bekleyerek ve Allah’ın yazdığından başkasının isabet etmeyeceğini bilerek beldesinde kalmaya sabreden hiçkimse yoktur ki, ona şehidin ecri gibi ecir yazılmasın.” (Buhârî rivayet etmiştir.)
Bu on husus, bütün bulaşıcı hastalıklar hakkındadır. Allah’tan ümmet adına af, afiyet ve selamet dileriz.
Şeyh Muhammed Ziyad b. Ömer et-Tukle’nin Cuma hutbesinden özetlenerek terceme edilmiştir.
Çevrimdışı
Yönetici
*******
5,893
mesajlar
292
konular
5,240
REP PUANI
Jun 2015
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#2
01-04-2020, Saat:10:45 AM
Allah razı olsun paylaşım için.
....


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Çevrimdışı
Yönetici
*******
4,681
mesajlar
597
konular
4,628
REP PUANI
Dec 2011
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#3
01-04-2020, Saat:02:14 PM
“Hâlbuki sen aralarındayken Allah onlara azap edecek değildir ve onlar bağışlanma dilemekte iken de Allah onlara azap edecek değildir.” (Enfal 33)

“Halkı, ıslah eden kimseler iken, rabbin o ülkeleri zulüm ile helak edecek değildi.” (Hud 117)
Sabret,    Şükret,    Seyret...


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi