Forum Gündemi:

Konu Başlığı : İNSANLIĞIN ÖZ-ELEŞTİRİSİ...

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 38 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : çakyamuni
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
General
*
4,756
mesajlar
2,222
konular
1,286
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#31
08-01-2021, Saat:01:19 PM
Bizler gerçekten çok utanılası hayatlar yaşıyoruz. Niye mi? Dilimizden sevgi düşmüyor ama sevmeyi bilmiyoruz, lakin sevilmekte istiyoruz. Sevilenleri kıskanıyoruz. Bir insan gerçekten seviliyor mu ve saygı duyuluyor mu ona,  işte o vakit içimizde bir yerlerde sakladığımız tüm nefretimiz faş oluveriyor ve sevilenin üzerine boca ediyoruz olanca nefretimizi. Başkaları kötü oldukça iyi olduğunu ve mutlu olacağını sananlarız. Bunu çok iyi bakıp görmeyi becerebilirsek fark ediyoruz, çünkü olabildiğince ince bir detaydır bu, toplumsal psikoloji bağlamında. Oysa sevilen hiçbir kimse bedavaya sevilmez, (((bedavaya derken, kalkıpta bir şeyler verecek gücü olduğundan, koltuk ya da para dağıttığından, dalkavukluk ettiğinden değil))) mutlaka o da seviyordur, saygı duyuyordur da ondan sevgi görüyordur. Çünkü verdiğiniz kadar alırsınız hayattan. Niye böyle oluyor? Çünkü bazıları sevmek istemiyor, saygı duymayı bilmiyor, insan gibi yaşamıyor, zulmediyor, ahlaksızca davranışlar sergiliyor, jurnal yapıyor, sonra da herkes kendisinden nefret ediyor ve böylesi bir şeye katlanamıyor. Ama diğer yandan da hem böyle davransın hem de sevilsin istiyor. Hangi hakla katlanamıyorsa ve hangi hakla böyle bir beklenti içine giriyorsa ya da hangi hakla böylesi bir muameleyi kabul etmiyorsa? Ahmaklıktan öte bir şey bu. Çünkü yaşattığını yaşar her insan! Fakat sevilen birilerini de gördüğü vakit kıskançlık krizleri geçiriyor, ona elinden gelen kötülüğü yapmaya çalışıyor, toplum içinde karalıyor, nefretleri onun üzerine yönlendirmeye gayret ediyor, elindekini aldırmak için ne gerekiyorsa yapıyor. Hayır, hayat herkes için aynıdır, sevilmek istiyorsun madem, o zaman sen de sevilen gibi yaşa, insan ol, kötülük düşünme ve yapma, kalp kırma, kuyu kazma, zulmetme, jurnalleme, zor mu bunları yapmak, böyle yaşamak? Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bilecek, öğreneceksin. O zaman hiç yaşama pezevenk. İnsanlık görmek istiyorsan önce sen insan olacaksın, sevilmek istiyorsan sevmesini bileceksin!
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
Çevrimdışı
General
*
4,756
mesajlar
2,222
konular
1,286
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#32
09-01-2021, Saat:10:26 AM
Niye yazıyorum? Ne yapaydım ki? Düşünüyorum da, yaşayabilmem için yazmamdan başka bir çıkar yol göremiyorum, yoksa kafa uçuyor. Kabil olsa 365 gün 6 saat yazardım ve hiçte imtina etmez, usanmaz, bıkmazdım bundan. Ki, yazmış olmak için yazmaktan da hazzetmiyorum, böylesi bir şeyi kelimelere ihanet ediyormuşum gibi telakki ediyorum. Çünkü onların bana sadakatini ama uyarıcı sadakatini tüm benliğimle hissediyorum. Zira yazmanın da bir gayesi olması gerekir diye düşünüyorum. Sanki yücelerden bir buyrukmuş gibi hissediyorum. İlk evvelde kalplerini açtıkları ve tüm büyüleyicilikleriyle dünyasına hoş geldikleri bendenizin hayatımı kontrol etmiyorlarsa, sonra da şuurlandırmıyorlarsa, bilinç zerk etmiyorlarsa, direnişe sevk etmiyorlarsa, insanca bir yaşam nasıl olur izah etmiyorlarsa, aydınlatmıyorlarsa, cehalete darbe vurmuyorlarsa, namussuzları ve pezevenkleri ifşa etmiyorlarsa niye vardır ki kelimeler ve niye kullanılsınlar ki haybeye? Birgün ardımda bırakıp gideceğim ve giden tek bir kimsenin dönmediği gibi, dönüşün de zaten imkânsız olduğu bir dünyada yaşıyorum. Öyleyse kelimeleri onurlu yaşama giden yolda yoldaş biliyorum ve onlara ihanet edemem ve dilediğim gibi kullanıp soysuzlaştıramam onları. Öyleyse ne yapmalıyım? Ardımda kelimelerle örülmüş bir dünya bırakayım istiyorum. Toplumdan kaçmak için yazıya iltica ediyorum belki de. Çünkü toplum seni sarmaya görsün, kirlenmekten yana asla kurtuluşun olmuyor. Toplum, senin kendi yüzünle kendi yüzüne bakmanı istemiyor. İstiyor ki maske tak ve maskeli baloya katıl. Benim dönen çarklarıma takoz olma, bilakis o çarkları döndürmek için yaşa yaşayacaksan diyor. Öyleyse kaçıyorum kelimelerin sıcaklığına, samimiyetine, yalansızlığına. Çendan kelimelerle istediğin gibi hemhal olabiliyor, muhabbet edebiliyorsun, onlar sana kızmıyorlar gerçeği söylediğin için, hatan varsa düzeltiyorlar ve sen hatalarını düzeltmek için yine onlara iltica ediyorsun. Yüreklere dokunan, kafaları ağrıtacak, rahatları bozacak bir dünya kalsın benden geride diyorum. Kim bilir, kim görür, kim girer bilemem o dünyaya ama ıpıssız olarakta kalsa, öyle bir dünya varolsun istiyorum. Çendan varolduğumun gerçekliğinin hücceti olması babında. Öleceğim dünyada ölü gibi yaşamak bana göre değil, bunu tolere edemiyorum. Sessizce terk edip gideceğim dünyada sesli kalacak ve ara da bir seslenecek dünyam kalsın istiyorum.  Kimseyle de bir alıp veremediğim yok. Daha önce dediğim gibi kimsenin de düşmanı değilim yalandan başka ve dost değilim gerçekten başka kimseye de. Gerçeklerle dost olanların dostlarıyım belki de. Gerçekten korkmadım hiç ve korkanlardan da kaçtım hep. Çünkü yalanların saltanatında kaybettim insanlığımı, onurumu, yaşamak sevincimi, cennetimi ve kelimelerime inancımı bile kaybetmeye yüz tutum handiyse. Kelimelerimi tutsak kılmayın, dünyama dokunmayın, ne haliniz varsa görün. Ha bu meyanda kelimelerim elbette sizlere dokunabilir, ona da tahammül edin ya da insan olun soysuzlar çetesi. Birgün kelimelerim hepinize kan kusturacak, mutlaka korkun!
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
Çevrimdışı
General
*
4,756
mesajlar
2,222
konular
1,286
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#33
10-01-2021, Saat:10:37 AM
Bu ne lan, bir zaman birileri gelip kendilerine göre çalıp oynayıp, yiyip içip, gülüp eğlenip gidecekler, başka bir zaman birileri gelip aynı şekilde yaşayıp gidecekler ve geri de kalanlar da her dönem de maruz kaldıkları hayatın mahkûmu olacaklar. Senin, benim, onun, bunun, şunun, bizim, sizin, onların haklarını diledikleri gibi istediklerine peşkeş çekecekler, bizlerde eyvallah edip geçecez öyle mi? Kahrolsun ki ve ne acı ki öyle maalesef. Herkes kendinden olanın egemen olacağı dönemi bekliyor ve olan bitene tepkisiz, sessiz kalıyor. Kendisinin bile namussuzca sömürülmesine, haklarının yenilmesine suspus oluyor. Nasıl bir onurdur ki, böylesi bir tavra maruz bırakıyor insanları? Ya da kendinden olmayanlar egemense cılız sesler çıkarıp, egemenler kendindense hiç sesini çıkarmıyor ve böylesi bir fasit daireye tutsak kalıyor tüm insanlık bu tür asalaklar yüzünden. Her dönem de her şey güzel olsun, insanca hakça bir düzen olsun demiyor kimse. Yapboz tahtasına dönüyor her dönem de her şey. Çünkü içine tükürdüğümün çarkı böyle kurulmuş, böyle yürüyor. Birileri gelip eskiyi bozuyorlar, başka bir zaman yine birileri gelip kurulanı bozuyorlar ve zavallı insanlarda bundan memnun oluyorlar, her gelene bendendir diye bakıyorlar ve kendilerinden olan gidesiye kadar dalkavuklukta demir atıyorlar, her şey her zamanda olması gerektiği gibi olsun ve her dönemde herkes gülsün demiyorlar. Acılardan acılara sürgün bir hayatın etkisiz elemanları oluyorlar. Yaparlarsa münhasıran bunların yardakçılığını yapıyorlar, tek söz edip, böylesi hain bir gidişe hayır diyemiyorlar. Diyenler de dedikleri an giyotine gönderiliyorlar. Aydınlarda, âlimlerde, sanatçılarda, köşe başını tutmuş kadılarda aynı türküyü söylüyorlar ve aynı çarkın hadimi oluyorlar, tıpkı avam gibi, hiçbir olana bitene tek söz etmiyorlar, yanlışa yanlış, doğruya doğru diyemiyorlar. Bende bendendir diye susup oturacam gelene gidene öyle mi? Yok öyle yağma kardeşim, hayır diyorum bu lanet düzene, bu kötü gidişe dur diyorum, bu sokak çıkmaz sokak diyorum, isyan ediyorum, hakkımın yenilmesine eyvallah etmiyorum, hakkımı helal etmiyorum, ne lan bu benim hakkım benim topraklarımın dışına gönderiliyor ve çatır çatır yeniliyor, içeridekilere de hiç hak etmedikleri halde göz göre göre sunuluyor afiyetle yesinler diye. Hiçbir etkisi olmasa da onurumu korumak adına yapıyorum bunu, kötülüklerde payım olmasın için yapıyorum, çendan hak ettiğim yaşam adına yapıyorum. Devlet, mülk, hayat hep birilerinin inhisarında olacak dönem dönem ama benim olmayacak hiçbir dönem. Tükürürüm lan böyle dünyanın da, düzenin de, hayatın da, adaletin de içine. Lanet olsun! İnsanlığı aldatıp, uyutup, uyuşturup âlem yapıyorsunuz insanlık toprağında. İnsanlar da öylece bakınıyorlar mal gibi. Acıyorum lan bu insanlığın haline. Sesini bile çıkaramayan, hayır diyemeyen, suskuya mahkûm olmuş, elindekinin alınmasına eyvallah eden, önüne konulanla iktifa eden, her söylenene aldanan, handiyse kapının önünde yal bekleyen ite döndürülmüş olan, her önüne gelenin önünde eğilen, hiçbir adaletsizliğe ve ahlaksızlığa ses edemeyen insan mı olur? Silkinin, atın üzerinizden ölü toprağını ve hayır deyin, bu gidiş gidiş değil deyin, gittiğiniz yolun sonu iyi değil dönün geri deyin. Herkes kendi içinde ki hainlere bunu söylese bile kifayet edecektir bir şeylerin olmasına. Çünkü bizim suskumuzdur egemenleri azdıran, istedikleri gibi at oynatmalarına, dilediklerince yaşamalarına ama yaşatmamalarına yol veren. Sizin lan bu mülk sizin, behemehâl alın geri sahibi olduğunuz ama metazori el konulan mülkünüzü!
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
Çevrimdışı
General
*
4,756
mesajlar
2,222
konular
1,286
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#34
11-01-2021, Saat:11:19 AM
Kutsal uyarı; mülk, birkaç kişi arasında dönüp duran bir devlet olmasın. Kutsal vaat; yarınlar ezilenlerin olacak. Kutsal emir; emrolunduğun gibi dosdoğru insan ol. Öyleyse komprador pezevenklerin ve müptezel, pespaye işbirlikçilerinin, madrabaz politik payandalarının, din adamı kılıklı mugalatacılarının mülkü, kendileri arasında dönüp duran bir devlet kılmalarına hayır diyoruz. Vaadi biliyoruz ve vade inanıyoruz. Nasıl olmamız gerekiyorsa öyle olmak için sabırla, inatla, inançla, cesaretle ve dirençle, bitmeyen, badema da bitmeyecek olan sürgit bir kavga veriyoruz. Devlet, kimsenin babasının istediği gibi çarklarını döndüreceği bir aracı değildir, mülk kimsenin babasının hazinesi, çiftliği değildir. Susmayacağız, yılmayacağız, yorulmayacağız, yıkılmayacağız! Her daim hakikati haykıracağız. Böyle yapamazsınız, böyle olamaz diyenler çıksınlar insan gibi desinler ki bizde herkesin gerçek yüzünü görmüş olalım ve sözümüzü ona göre söyleyelim. Sonra da kimse çıkıpta tek laf etmesin ve bizi ezmeye yeltenmesin. Ezilecekleri günü beklesinler tüm kan emici aşağılık ve alçak yaratıklar. Hayatım boyunca bir devirde değil her devirde zulme, sömürüye, adaletsizliğe hayır dedim. Kanın, terin, yaşın, emeğin sömürülmesine, peşkeş çekilmesine eyvallahım olmadı. Çünkü vicdanıma tolere ettiremedim bunun aksi olan ağır bir ihaneti. Böyle yaptığım için hain diyenlerin kirli ve kara yüzlerine tükürdüm ve tükürmeye de devam edeceğim.  Öyleyse bundan kimse gocunmamalıdır. Kimsenin arzularına göre hareket edecek kadar şerefsiz bir insan değilim. Kardeşim diye kimsenin köpekliğini, pezevenkliğini, aldatmacalarını tolere edecek durumum yok, çünkü şerefli kılınan bir varlığım. Dünyanızda gözüm yok, öyleyse gönlünüzü hoş edecek sözüm de yok. Sözlerim hep ağır ve acı verici olacak. Herkese ait olan topraklar kimsenin babasının çiftliği değildir ve olamaz, oldurmayız, oldurmayacağız. Suskuya mahkûm olup, o topraklarda kimseye istediği gibi at koşturtmayız. Herkesin olan herkese ait olacak, bunun başka yolu da yok ve olmayacak. Olmadığı takdirde oldurasıya dek mücadelemiz sürecek behemehâl. Kötü bir şey istemiyoruz. Birilerine ait olana bize ait olsun demiyoruz. Herkese ait olan birilerine ait olmasın diyoruz. Namussuzluk mu ediyoruz? O zaman çıkacaksınız meydana kozlarınızı paylaşacaksınız. Hayır, silahla değil beyinle. Hemen yanlış anlamayın, vuracak fırsat yakalamaya çalışmayın, öyle bir fırsat verecek kadar da salak sanmayın. Bilakis yağlı urganlarını hazırlayanlar kadar salak kim olabilir bu dünyada?
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
Çevrimdışı
General
*
4,756
mesajlar
2,222
konular
1,286
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#35
12-01-2021, Saat:08:23 AM
Gerçekleri söylediğim için hain mi oluyorum? Hiçbir zaman ihanette yüzüm olmadı, hain sözüm olmadı. Her zaman insanca duruş sergiledim ve hep gerçeklerle yoldaş oldum. İhanet edecek kadar şerefsiz ve soysuz değiliz biz. Ama ihanet eden soysuzları ve şerefsizleri de tanıyacak kadar zekiyiz çok şükür. Kimdir hain izah ve izhar edeyim mi? Çırılçıplak ortaya koyayım mı? Elbette ki giyotine gitmeyeceksem! Öyle ya madem hainleri deşifre ediyoruz ve hatta herkes bilsin istiyoruz, öyleyse hainleri gerçekten deşifre edelim mi, kutsal hakikatler temelinde. Öyle kallavi olguları maske yapıp sadıkmış gibi görünmek gerçeği gizleyemez bebeğim! Her zaman dedim, sakın bana ihanetin tarifini yaptırtmayın diye. İhanet etmek, gerçekleri söylemek, zulme ve sömürüye başkaldırmak, adaletsizliğe hayır demek, ahlaksız gidişe dur demek değildir bebeğim! Bilakis bunları yapmamak ihanettir. İhanet nedir bilir misin? Hakikati haykırmamaktır, hakikati yalanla örtmektir, mülkü monopolüne geçirip insanlığı kul ve köle kılmak için kullanmaktır, mülk inhisarımda diye önüne gelene bol kepçe dağıtmak ama mülkün gerçek sahiplerini mahrum koymaktır, insanlar üzerinde egemen olup insanların kaderlerini çizmeye yeltenmektir. İhanet nedir bilir misin? Rüşvet almaktır, kul hakkı yemektir, benim olanı terimin, yaşımın, kanımın ve emeğimin karıştığı bu topraklarda ve mülkte güç kullanarak bana vermemektir ya da benden metazori almaktır, yalan söylemektir, kardeşliği bozmaktır, mazluma şedit zalime munis olmaktır, zalimin önünde kedi mazlumun karşısında aslan posuna bürünmektir, suçsuzu suçlu ilan etmektir, kalbe ve beyne zincir vurmaktır. İhanet bu halka ait olanı halkla zerre ilintisi olmayanlara peşkeş çekmektir. Umutları karartmak, hayalleri kirletmektir. İhanet nedir bilir misin? Kapitalist düzenden nemalandığın için o düzene kulluk, kölelik, köpeklik etmektir. İhanet nedir bilir misin? Herkese ait olanı birkaç kişinin inhisarına terk etmektir. Daha da dip derinliğine doğru gidelim mi ve sonsuz netlikte ifade edelim mi? Ettirtmezsiniz değil mi, zira ucu çoook başka yerlere dokunur. İnsanız ve ihanet etmeyiz, badema da etmeyeceğiz ama ihanet edenlere her devirde isyan edip, başkaldıracağız. Çünkü biz, insan onuruna yaraşır bir yaşamın peşindeyiz ve bu bizim hakkımız ve alacağız bu hakkımızı mutlaka. Er ya da geç bu hak sahibine iade edilecektir, her ne pahasına olursa olsun ve her ne şekilde olursa olsun!
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
Çevrimdışı
General
*
4,756
mesajlar
2,222
konular
1,286
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#36
13-01-2021, Saat:08:04 AM
Silahınızla tehdit edeceksiniz, kan emici bankalarınızla aşımıza, ekmeğimize göz dikeceksiniz, tahrip ve tahrif ettiğiniz dininizle ve içi boş ideolojilerinizle aldatacaksınız, Karunlarınızla elimizi kolumuzu bağlayacaksınız, Belâmlarınızla bizi aldatıp uyutacaksınız, bizde suskuya mahkûm olup köleniz, kulunuz olacağız öyle mi? Sonra da vatan elden gidiyor diye höyküreceksiniz. Yok öyle yağma, olmayacak istediğiniz gibi. Ne yani benim hakkımı göz göre göre çalacaksınız ama ben vatan haini olacam düşüncemi ifade ettiğim için, sizlerde insan sıfatıyla dolaşacaksınız ve insan muamelesi göreceksiniz öyle mi kanı, soyu, sütü bozuk pezevenkler? Şu insanlık koyunluğu bırakıp bir hareket etse istenilen gibi de görsek dünyanın kaç köşe, kaç bucak olduğunu. Hayır arkadaş, böyle bir düzen olamaz. İnsanca, hakça bir düzen olsun istiyoruz. Herkes, kendine ait olandan, akıttığı terin, yaşın, kanın ve sarf ettiği emeğin karşılığını bihakkın alsın istiyoruz. Kimsenin elindekine ya da kimsenin bu yolla sahip olduğuna göz dikmiyoruz, dikmeyiz, dikmeyeceğiz. Çünkü yetim hakkından, kul hakkından korkarız ama korkmayan soyu, sütü, kanı bozuk pezevenkler var bu dünyada. Çünkü hesap verme bilinci bizim dilimizde değil, ruhumuzun derinliklerindedir. Allah ile de aldatacak kadar aşağılık, alçak ve namussuz değiliz. Ne kötü bir şey istiyoruz ne de olmayacak bir şey olsun diye talebimiz var. Biz, bize ait olanın çalınmasını istemiyoruz. Beytülmalden çalınan her beş kuruşun hesabının verilmesini istiyoruz, o beş kuruşu çalan, çaldıran, çalınmasına aracılık eden, çalanı koruyan soysuz, kansız, alçak pezevenklerden. Çok masum şeylerdir istediklerimiz ve olabilecek, oldurabilecek şeylerdir. Kimse kendisine ait olmayan şeyde istediği gibi, dilediğince, gönlünce tasarrufta bulunamaz. Bulunamaz kardeşim, kim ki bulunurum diyorsa, o katıksız bir soysuzdur. Benim olanı başkasına bağışlayamaz. Benim olanı istediği gibi harcayamaz. Devleti var eden benim ve varolan devlet benim, öyleyse o devletin imkânlarını kullanarak benim olana tasallut edemez ve beni köleleştiremez kimse. O devleti zorba bir güç gibi kullanamaz benim üzerimde kimse. Devlet benim lan onun bunun çocuğu. Ömrümüzü devlete adamışız biz, kimsin sen, ne verdin bu devlete? Devlet benim, silah benim, mülk benim, din benim, ideoloji benim ama benim olanlarla ben gebertiliyorum. Buna da eyvallah etmem isteniyor. Eyvallah etmeyince de hain ben oluyorum. Ne biçim anlayış lan bu? Hain pezevenkler! Tükürürüm böylesi aşağılık bir zihniyetin içine. Ne biçim bir zihniyetiniz var sizin? İnsanlık ailesine de yazıklar olsun, ömrü boyunca suskuya mahkûm olarak yaşadı, elan böyle yaşıyor, bu gidişle de böyle yaşamaya devam edecek gibi görünüyor. Hayat mı lan bu? Nerede kaldı onur, şeref, haysiyet, namus? Nasıl oluyor da böyleyken kendimizi insan gibi görebiliyoruz?
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
Çevrimdışı
General
*
4,756
mesajlar
2,222
konular
1,286
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#37
14-01-2021, Saat:08:10 AM
Kutsal emir; oku ve düşün diyor. Üstat Cemil Meriç; düşünceden değil düşüncesizlikten korkmalıyız, düşünceye hürriyet sonsuz hürriyet diyor. Bir şair; beyne zincir vurulamayacağını, düşüncenin tutsak olamayacağını ve zincirlerini elbet birgün kıracağını söylüyor. Bir filozof; sorgulamadığın hiçbir şey kalmasın şu hayatta diyor. Bir aydın; hakikat güneşinin, düşüncelerin müsademesinden tevlit edeceğini söylüyor. Yalan mı? Kitap var, gözüm var o kitabı okuyacak. Kafam var. Kafama ulaşan hakikat var. Kalbim var hakikati hissedecek. Dilim var o hakikati haykıracak. Bunların hepsi insanca ve insanla ilgili şeyler. Bunlara mugayir mi hareket edeyim? Ama tutup bir de üstüne kendime insan diyeyim. O kadar kolay ve basit mi insan olmak? Okuyacam ama okuduklarım beynimde tutsak kalacak. Tükürürüm lan böylesi aşağılık bir zihniyetin içine. İhanet ediyorsam vurursun zincirleri bileklerime. İhanet etmiyorsam da haddini ve hududunu bilirsin ve kendine gelir insan olursun. Ki, yapman gereken de budur zaten. Çünkü hain ben değilim sensin. Yahut ne yapmalıyım, nasıl yaşamalıyım çıkar söylersin kızaracak yüzün yoksa. Bildiklerime göre yaşıyorum, karşı çıkıyorsan, yaşamam gereken bildiklerini söylemek zorundasın o zaman, tabi bildiğin bir şey ve izah edebilecek zekân varsa. Hem zekâdan yoksunsun, hem saf sektersin, hem de zekâlara hükmetmeye yeltenecek kadar küstah. Kuvvetimle değil beynimle, kalbimle çıkıyorum karşınıza. Kaleminde kılıçtan üstün olduğunu biliyorum, hayatta ne kadarda aksi durum tezahür etmiş ve ediyor olsa da. Ki, elbet birgün kalem üstünlüğü, zaferini ilan edecektir. O zaman kılıcınız ne yapacaktır, neye yarayacaktır? Ama bizim kalemimiz sizin kaleminizi mutlaka kıracaktır! Bekleyin gelmekte olanı…
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
Çevrimdışı
General
*
4,756
mesajlar
2,222
konular
1,286
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#38
15-01-2021, Saat:08:37 AM
Hiç akletmiyoruz ve ibrette almıyoruz. Görmüyor musunuz behey şaşkınlar? Tanrı huzurundan kovdu yekpare kullarını tüm mülkünde. Benim evimde işiniz yok dedi. Riyakârca evime gelip huzurumda diz çöküyorsunuz ama hiçbir şey anlamadan çıkıp gidiyorsunuz, geldiğiniz yere dağılınca eski halinize dönüyorsunuz dedi. Beni kandıracağınızı mı sanıyorsunuz, her şeyi söylüyorsunuz ama hiçbir şey yapmıyorsunuz, o zaman niçin söylüyorsunuz yapmayacaklarınızı, şimdi Benim Evimde, Benim Huzurumda işiniz yok dedi. Benim evimi de kirletiyorsunuz dedi. Ubudiyet toprağında yapmadığınız pislik, işlemediğiniz kötülük, etmediğiniz zulüm kalmıyor, sonra sahtekârca huzuruma gelip temizleneceğinizi sanıyorsunuz dedi. Her tülü kötülüğü edip, pisliği yapıp, sonra huzuruma gelip ellerinizi açınca dualarınızın kabul olunuvereceğini sanıyorsunuz, oysa hiçbiriniz Benim Kullarım gibi davranmıyorsunuz, sahtekârsınız dedi. Deli gibi girip evime, deli gibi çıkıyorsunuz evimden dedi. Bari hiç girmeyin de masiyetlerinizi çoğaltmayın dedi. Siz kendinizden başka kimseyi kandıramazsınız dedi. Şimdi gidin ve yeniden iman etmeden evime gelmeyin dedi. Temizlenin, arının ve insan gibi yaşayacağınıza, emrolunduğunuz gibi dosdoğru olacağınıza söz verdikten sonra gelin dedi. Yediğiniz yetim ve kul haklarından arının, açlığa mahkûm ettiğiniz insanları doyurun, suçlu ilan ettiğiniz ve hayatlarını zindana çevirdiğiniz, çocuklarını sütsüz bıraktığınız kullarımı bağışlayıp, onlardan af dileyin ve huzuruma öyle gelin dedi. Yoksullara, gariplere, yolsuzlara, yetimlere ait olan beytülmalden çalıp çırptıklarınızı geri koyun öyle gelin dedi. Siz Tanrı’yı kandıracağınızı mı sanmıştınız behey ahmaklar, şaşkınlar, geri zekâlı mallar? Ve evine gidip kurtulacağınızı mı düşünmüştünüz? O kadar kolay mıydı kurtulmak? Her tülü kötülüğü yap, zulmü işle, kirletmediğin hiçbir şey kalmasın ama Tanrı’nın evine girip çıkmakla temizleneceğini, merhamet edileceğini, affa mazhar olacağını ve Tanrı’nın cennetine gireceğini zannet. Tanrı’nın adaletinin bu mu olduğunu sandınız? Tıpkı mülkün de her tülü zorbalığı yapıp, insanlık mahkemesinde yargılanmadan cehennemden kurtulacağınızı zannettiğiniz gibi. Hatta ve hatta bu dünyada zincirlere vurulup, rezilce süründürülmeden başka hesapları vermeye gidebileceğinizi mi sanmıştınız? Ömrünüz boyunca güya kandırdınız Tanrı’yı, oysa kandırdığınız kendinizden başkası değildi ama idrak edecek zekâdan yoksundunuz. Çünkü ahmaktınız, maldınız, sekterdiniz, geri zekâlıydınız ama kendinizi çok akıllı bir şey sanmıştınız. Siz ki, Tanrı’yı dinlemediniz, mazlumlara, masumlara eziyet ettiniz, insanları aldattınız, haram helal demeden yediniz, çoluk çocuk demeden katlettiniz, yeryüzünü cehenneme çevirdiniz, yetim hakkı, kul hakkı demediniz çaldınız, çırptınız, yediniz, içtiniz, kustunuz. Ve şimdi Tanrı’m bizi bağışla diyorsunuz, Tanrı’nın adil olduğunu, intikam sahibi olduğunu, kahredici olduğunu bilmiyormuş gibi, ki gerçekten de bilmiyorsunuz, çünkü bilecek kadar akıl sahibi değilsiniz. Elbette her nerede olursa olsun hesap vakti mutlaka gelecek ve kaçamayacaksınız!
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
Çevrimdışı
General
*
4,756
mesajlar
2,222
konular
1,286
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#39
Dün, Saat:11:08 AM
Bizler insançocukları olarak kendi duvarlarımızın içine hapsolmuşuz ve insanlığa o duvarlarda açtığımız bir mazgaldan öylece bakıyoruz. Münhasıran seyrediyoruz, zira korkuyoruz, çünkü cesaretimiz yok hayatın içine girmeye. Adeta mahpusu yaşıyoruz. Kaderimizi korkularımız tayin ediyor. Adam ekmeğiniz benim elimde, ben izin verirsem toksunuz, izin vermezsem açsınız diyor ve biz buna müteşekkir oluyoruz, oysa adam ekmeğinizi avcunuza koymak istiyor ama ona itibar etmiyoruz. Biz alışmışız kula kulluğa, köleliğe ve kapıda yal beklemeye, maalesef böyle bu, ister kızın, ister dövün, ister vurun, gerçek değişmez. Oysa yaşamak bu değildir bebeğim! Yaşamak; bir duvarın arkasına saklanmak ve herkesten uzak kalmak değildir. Yaşamak; başkalarına ulaşmak, el vermek, başkalarıyla göz göze gelmek ve onlarla birlikte yaşayabilmektir. Duygularını ve düşüncelerini paylaşmasını bilmektir, paylaşmadığın düşüncenin ve duygunun yük olduğunu anlayabilmektir. En kaliteli kavgadan sonra bile dostuna sarılabilmektir. Dostunun can yakan sözlerine göğüs gerebilmek, onu satmayı aklına getirmemektir. Bizler kafalarımızda ve kalplerimizde paylaşmayacağımız, kendimize saklayacağımız duyguları ve düşünleri mi biriktirdik yoksa? Kendi başına güzel ve güneşli bir dünya hayali kurmak değil, herkesle birlikte dünyayı daha güzel, yaşanılabilir bir yer haline getirmektir yaşamak. Motorları maviliklere sürmektir hep birlikte, güzel günler göreceğimize inanç beslemektir. Bizleri ayrı düşürenlerin de istediği, bizleri kendi mahpuslarımızda tek başımıza kalmaya mahkûm etmektir. Çünkü biliyorlar ki, bizler birleşirsek, onların tenekeden saltanatları savrulup gidecektir, birlikten doğan gücümüzün oluşturduğu fırtına karşısında tutunamayacaklardır. Vurdukları zincirleri birlikte kırabileceğimizi çok iyi biliyorlar. Bu yüzden bir kısmımızı zincirlerken bir kısmımızın zincirlerini çözüveriyorlar ki, zincirlerini çözdükleri kardeşlerimiz, arkadaşlarımız onların saflarında yerlerini alsınlar, onların sofralarına otursunlar, onların ellerine baksınlar. Bu büyük bir yanılgıdır bebeğim! Bizim kaybedecek bir şeyimizin olmamasına nazaran onların kaybedecekleri çok şeyleri vardır. Bu yüzden onların tezgâhlarına gelmemeliyiz. İnadına buluşmalıyız, birleşmeliyiz ve birlikte, kendisinden başka kaybedeceğimiz hiçbir şeyimiz olmayan zincirlerimizi paramparça etmeliyiz. Ondan sonra kavuşabiliriz ancak, insanlık onuruna yaraşır yaşamımıza ve tatmadığımız sevinç kalmaz hayatta. Lütfen düşün bebeğim!
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi